|
GARİP ŞEHİR SELENDİ.
Çay yanında kurulmuş,küçük bir şehir,
Yağmur yağdığında,Çay’a sel inmiş.
Yakınından geçer,”Gediz”adlı nehir,
Bu şehre zamanla,”Selendi”denmiş.
İnsanları muzdariptir her daim,
Geçimleri,tütün ve hayvancılıktır.
İşsiz gençlerin dururmu çok vahim,
Hanımların hali de çok acıklıdır.
Ana yol geçmez ki,canlılk olsun,
Bu şehir,edilmiş kaderine terk.
Yoktur sanayisi,kent ali olsun,
Saysam bitmez ki,vardır birçok dert.
Bu durumun kimdir baş sorumlusu?
Suç,altın tac olsa kimse takmaz başa.
Başlar sorumludur,işin doğrusu,
Onların kimi ağa,kimi de paşa.
Düşündükçe,üzülüyorum bu şehri,
O,neden zengin ve refah olmasın?
Beni üzüyor,garip şehrin kaderi,
Şehrim kalkınsın da,ayrılık olmasın.
Sen,kaderine küs ey garip şehir!
Seni bu hale koyanlar utansınlar.
Yenen yetim malları olsun zehir,
Yiyenler,içenler Allah’tan bulsunlar.
Ey İmalettin! niçin dertlenirsin?
Kimedir bunca sitem,bunca kahır?
Onu,görev için,niçin terk edersin?
Bu durum,sana gelmez mi hiç ağır?
“Doğduğun yer değil,doyduğun yer”denmiş,
Doymak için gurbetlerde yaşarım,
Çocukların gurbeti yurt edinmiş
Vurdum duymazların haline şaşarım.
İmalettin KORKULU
05.02.20001
|