Yazarlar
Şaban Gürcan
Dünya Sadece Bizim Değil
Dünya Sadece Bizim Değil |
|
|
|
| Pazar, 26 Ağustos 2007 | |
|
Kuraklığın had safhaya ulaştığı şu günlerde geçmişe dönüp “Atalarımız bu dünyayı mı bize bırakmıştı?” diye hiç düşündünüz mü? Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde topraklarımız için “Her yer o kadar ormanla kaplıydı ki bir sincap hiç toprağa ayağını basmadan ülkenin bir ucundan diğer ucuna gidebilir” diye tanımladığı topraklar bu topraklar mı acaba? Ormanların yok edildiği, yanan ormanların yerine otel veya evlerin yapıldığı, tüm kaynakların hoyratça kullanıldığı, ihtiyaç için değil lüks için tüketimin teşvik edildiği bir dünyada bir gün doğanın intikamını alacağını hiç akla getirmedik mi? Yıllardır gelen tehlikenin uyarılarını yapan bilim adamlarına felaket senaryoları yazdıklarını söyleyerek inanmamanın, birey olarak üzerimize düşeni yapmamanın, “dünyayı ben mi kurtaracağım” yaklaşımının bedelini birden ödemeye başlayınca insanlar yeni yeni tehlikeyi fark edebildi. Artık kaynakları bol olan o eski dünyada değiliz. Kaynaklarımızı daha verimli ve sonraki nesilleri de düşünerek kullanmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor bile. Bir büro elemanının yılda 81 kilo kağıdı çöpe attığını, 70 kilo atık kağıdın bir ağaç kurtardığını, atık kağıdın ağaç yerine kullanılmasıyla %25-70 enerji tasarrrufu, %60 hava kirliliğinde azalma, %40 su kirliliğinde azalma, %60 su tasarrufu, %40 çöp hacminde azalma sağlayabileceğini ve kurtardığımız bir kayın ağacının 72 kişinin günlük oksijen ihtiyacını karşıladığını biliyor musunuz? Buruşturup attığımız her bir kağıdın nelere mal olabileceğini artık biliyorsunuz. Bir kağıdın beş kez yeniden kullanılabileceğini düşünerek onları ayrı bir yerde biriktirelim ve geri dönüşüme kazandıralım. Çocukluğumda hatırlıyorum; bakkal veya pazarda yaptığımız alışverişlerde aldığımız malzemeler poşetlere değil eski gazete kağıtlarına veya kullanılmış defter veya kitap sayfalarına konurdu. Bu gün ise doğada bin yıl kaybolmayan poşet kullanımı oldukça yaygın. Bir cam şişe doğada 4 bin yıl kaybolmuyor. Bir insanın yaşamı boyunca bu atıklardan tonlarca ürettiğini düşünürsek sonraki nesillere nasıl bir dünya bırakacağımızı da tahmin edebilirsiniz. Dünyanın sonraki nesiller için bir süre daha yaşanılır bir şekilde kalabilmesi için bu malzemeleri tekrar tekrar kullanmalıyız. Camlarımızı ve plastik malzemelerimizi kullanmak zorunda isek bir yerde biriktirip geri dönüşüme kazandırmalıyız. Ünlü Karaca markasının yaratıcısı ve TEMA Vakfı’nın kurucusu Hayrettin KARACA dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu tehlikeyi farketmiş ve tüm varlığını doğaya hizmet etmeye vakfetmiştir. Yapılan bir röportajda “Ne zamandır alışveriş yaptığımı hatırlamıyorum. Kendime sadece kitap alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam. Bunun dışında hiç bir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir. Ayakkabılarımın altı yamalıdır. Dokuz senedir bu pantolonu giyerim. Param var ama tüketmeye hakkım yok.” diyerek örnek bir davranış sergilemiştir. Peki bu dünya sadece Hayrettin KARACA’nın mı? Biz bu dünyada yaşamıyor muyuz? Bizim de aynı sorumluluklarımız yok mu? Herkes kendine bu soruları sormalı ve ben neler yapabilirim diye düşünmelidir. 22.08.2007 Doç.Dr. Şaban GÜRCAN |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Toplam Üyeler | 1812 | |
| Aktif Üyeler | 1807 | |
| Pasif Uyeler | 5 |