Skip to content

SELENDİ - Kalplerin Buluştuğu yer - Manisa

Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Selendi: Anasayfa arrow Manisa arrow Manisa adının kaynağı

Manisa adının kaynağı

PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 10 Mart 2007
Şehrin cumhuriyetten önce Magnisa biçiminde yazılan adı eski çağdan kalma Magnesia dan türemiştir. Bu adın bir zamanlar Taselya’dan buraya göç etmiş Magnetlerden kaldığı,yada çevredeki mıknatıslı demir yataklarından ileri geldiği söylenirse de Manisa sözcüğünün Lydia yada başka bir ön Asya dilinden türemiş olması daha kuvvetlidir. Manisa Dağı’nın Kuzey yamacında oyulmuş 9 metre yükseklikteki bir kaya resminkinde Frikya tanrılarından Kybele,yada Hititlerin bereket tanrıçası temsil ettiği sanılır.
      Evliya Çelebi’ye inanmak gerekirse Orhan Gazi de Kütahya da doğmuştur. Şah Çelebi adıyla da anılan Süleyman Şah,Kütahya‘ı hükümeti için olduğu kadar,devrinin ilim ve fikir hareketleri için de merkez haline getirdi. Kütahya da yaptırdığı Kaley-i Bala Camiinin Kapısındaki kitabede Sultan Al, Germiyaniya ve Al-Amir ve Al kabir olarak tavsif edilen Süleyman Şah hükümetinin ilk yıllarını sükunetle geçirmiş ise de sonraları Karaman oğullarının baskısına karşı bir müttefik bulmak ihtiyacıyla kızı devlet Hatunu Osmanlı’larda Şehzade Beyazıt’a vermek suretiyle Kütahya’yı ve memleketinin diğer bazı kasabalarını (Tavşanlı, Simav, Emet, Eğri göz)çeyiz olarak ona verdi. (Tafsilat için bak. m Mad. Germiyan oğulları) Murat, birinci gelini başta olmak üzere Bursa kadısı Konca Mahmut Efendiyi Kapıkullarından Ak sungur Ağayı zevceleriyle birlikte ve bir kısım askerle ile gönderdiği zaman Germiyan beyi düğünün birinci safhasını Kütahya da yapmış ve kızını buradan Bursa’ya göndermiştir. Kütahya’nın bir sancak olarak Şehzade Beyazıt’a verilmesi de bu sıradadır. Süleyman Şah bundan sonra KULA’ya çekildi ve orada öldüğü söylenmektedir. Bu duruma göre bu tarihlerde SELENDİ’den söz edilmemekte, ancak Germiyan beyliğinin sınırları ve şehirleri belirtilirken, Simav ve Kula ‘nın adı geçmektedir. Büyük bir ihtimalle Selendi de aradan atlanarak Kula, Germiyan beyliğine bağlanamaz. Anlaşılıyor ki bu tarihlerde Selendi de Germiyan Beyliğinin yönetiminde idi.

 
    Germiyan ili başlangıçtan itibaren Kütahya’ya tabi şu mevkileri içine alıyordu.: Uşak, Gediz, SELENDİ, Kula, Güre, Tavşanlı, Simaveğrigöz, Ezine, Banaz, Baklan, Donuzlu, Honaz, Dazkırı, Geyikler, Gökhöyük, Çarşamba, Şihlu, Karahisar’dır. Katip Çelebi bunları sayarken yukarıdakilerden başka Eşme, Bozkuş,  Maakalçan, Çakırca, Çal, Sirke, Dağardı, Toymaaa Osmaneli, Kazı kulu, sıçanlı, Kazalarını da Kütahya tabiilerinden göstermektedir. Abeş oğlu Mustafa yörede örfi idaresini sürdürmüştür. Aynı şekilde Abeşten sonra Germiyan Beyliği Şüleyman Şah idaresine girmiştir. Süleyman Şah idaresinde iken Selendi ve yöresine vergi atılmak üzere vergi memurları gelerek halka vergi atmışlardır. Birinci sınıf evlere baş,ikinci sınıf evlere tırnak, üçüncü sınıf evlere de uç adı verilen vergi atılmıştır.Bu devirde Abeşoğlu Kızını gelin ederken çeyiz olarak yaptırdığı elbiselerinin muhtelif yerlerine altınlarla bolca süsleme yapılarak bolca altın ve takı takıldığı adet üzerine çeyizleri de sergilendiği söylenmektedir. Bu sırada Germiyan Beyi Süleyman Şah’ın tüfekçi başları bu düğüne rastlarlar ve düğündeki bu ihtişamı görür. Halkı vergilendirmeden önce Kütahya’ya dönerek Selendi’deki gördüğü bu muhteşem düğünü Süleymean Şah’a anlatır. Süleyman Şah bunun üzerine Selendi’yi altın çukuru olarak adlandırır. Tüfekçi başlarına emir vererek bundan böyle Selendi’nin evlerden alınan vergi sistemi değiştirilerek BAŞ(1.sınıf) vergi alınmya başlanır. Halk bu durumdan müzdarip olmuş ve bunun üzerine çeyiz serme adeti kaldırılmıştır. Selendi de o tarihten bu yana çeyiz serme olmamıştır.Fakat çevre il ve ilçelerde hala bu durum devam etmektedir. 1282 tarihine kadar Selendi Kütahya’ya bağlı kalmış bu tarihten sonra Denizli’ye bağlanmıştır. Selendi’nin kazalığı da lağvedilmştir.1282 tarihinden önce kaza olduğu konusunda esaslı bir evrak elegeçirilememiş.Selendi daha sonra İzmir’e bağlanıyor.Bu sıralar İzmir Vilayet, Manisa ise sancak durumunda.Yunan harbinden sonra 1922’de Manisanın vilayet olmasıyla Selendi’de tam teşekküllü nahiye iken lağvedilmiş, sadece müdürlük olmuştur.
Copyright © Selendi Com tüm hakları saklıdır. 
 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular

Şiir Bölümü Şiir bölümümüz açılmıştır. Yayınlanmasını istediğiniz şiirlerinizi turpcan@selendi.com adresine gönderebilirsiniz.

Zara - Çayın Öte Yüzünde Zara'nın seslendirdiği, Selendimize ait olan "Çayın Öte Yüzünde" türküsü türkülerimiz bölümüne eklenmiştir.

Selendi.Com!

Selendi Anadolu Lisesi sizlerinde yardımıyla kütüplanesini kuruyor.    Değerli Kitap Gönüllüleri,            Selendi Anadolu Lisesi öğretmenleri olarak okulumuza sizlerin katkılarıyla kütüphane kurmak  istiyoruz.            

KİMLER SİTEDE

Şuanda 2 misafir bağlı
Toplam Üyeler1825
Aktif Üyeler1822
Pasif Uyeler3

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta

Search Cloud

No search terms found