Skip to content

SELENDİ - Kalplerin Buluştuğu yer - Manisa

Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Selendi: Anasayfa

Dedeler

PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 01 Mart 2007

 

Dedeler köyü ilçeye 20 kilometre uzaklıktadır. Yörenin ve bölgenin en yüksek dağlarından olan Kandırmış dağının ( KARATAŞ ) Kuzey eteklerinde kurulmuş bir yerleşim alanıdır. Adını bu köye 1900’lü yıllarda gelerek yerleşen ve yaşlı bir yörük dedesi olan kişiden almaktadır. Bu dedenin torunları olmuş ve burası çoğalmış, dede lakabı Dedeler olmuştur. Hep bu köy adını hiç değiştirmeden bu güne kadar Dedeler olarak biline gelmektedir.

 

1954 yılında Selendi ilçe olmadan önce bu köy Demirci ilçesine bağlı idi. Bu tarihten sonra Selendi’nin ilçesi oldu. Karakilise olarak bilinen mevkide Naimoğlu çiftliğinin içinde oldukça yaşlı 400-500 yıllık olduğu bilinen bir çınar ağacı vardır. Bu çınar ağacının dibine Naimağa tarafından filiskin otu olarak söylenen bir ot getirilir ve dikilir. Bu ot Naim ağada bulunan halk arasında basur denilen hastalağına iyi geldiği için oraya ekilerek bu çınarın dibinde yetiştirir. Hala bu otun burada bittiği ve diğer insanlar tarafından faydalandığı söylenir. Aynı zamanda bu çınarın dibinde av mevsimi geldiğinde av sezonu burada açılır. Avcılar ilk avlarını buraya getirerek burada bir şölen havasında avlarını yerler. Yörede, Kandırmış veya Karataş Dağı lakabıyla bilinen, denizden yüksekliği yaklaşık 1500 metre civarında yüksekliğe sahip bu dağla Köyün tarihi birbirini bütünlemektedir. Dağın eteğinde kurulmuş olması köyün tarihini-geçmişini, geçim kaynaklarını bu dağa göre ayarlamaya sebep olmuştur. Adı geçen dağın zirvesinde dağa Kandırmış adının verilmesine sebep olan evliyanın mezarının olduğu dinlenilen efsanelerden ve mevcut kalıntılar ve bulgular bunu doğrulamaktadır.

 

Tarihte bir paşa askerleriyle dağın çok yüksek olması nedeniyle çevre düşmanı gözetlemek ve kolay haberleşmek üzere bu dağa çıkarlar. Dağın zirvesine geldiklerinde çok susamışlardır. Askerler susuzluktan ölecek hale gelirler. Ancak askerler başındaki emir erine çok susadıklarını bildirirler. Emir eri de askerlerine dönerek bulunduğu yerleri kazmalarını buradan su çıkacağını söyler. Askerler bu söze çok şaşırmışlardır. Çünkü 1500 metre dağın sipsivri zirvesinden su çıkabileceğine inanmak istememişler. Ancak bu sırada emir eri tekrar eder. Askerlerine bulunduğunuz yeri eşelemelerini söyler. Bunun üzerine askerler bir müddet dağın zirvesini kazarlar. Bu kazma sonucunda çok az bir su elde ederler. Askerler suya kavuşmanın sevicini yaşarken aynı zamanda da buradan su çıkmasının mucizesinin şaşkınlığını yaşarlar. Çıkan suyu askerler içer ama çıkan ve bulunan su çok az olduğundan onları kandırmaz. Askerler emirerinin gözüne bakarlar. Emir eri onlara dönerek:”Kanmadınız değil mi “der. Evet hünkarım derler. Bunun üzerine bu emir eri yaşlı dede elindeki asa ile yeri kendisi hafif karıştırır. Askerler gözlerine inanamaz, yerden su fışkırdığını görürler. Askerler kana kana buradan su içerler. Bu yaşlı dede askerlerine kana kana su içirdiği için adı kandırmış dede olarak kalır buradaki dağ da, Dağın eteğinde kurulan Dedeler köyü de adını bu efsaneden alır.

 

Dağın ve eteklerinin çok eski bir yerleşim yeri olması yüksek ve stratejik öneminden kaynaklanmaktadır. Bu dağ gözetleme kulesi olarak kullanıldığı aşikardır. Eskiden haberleşmenin duman veya ateşle yapıldığını ve bu dağın da yüksekliği dikkate alırsak, aynı zamanda bu dağın bölgenin en yüksek dağı olması özelliğini de düşünürsek burası kavimler tarafından bir yerleşim alanı olarak kullanıldığı stratejik öneme haiz bir yer olduğu kesindir. Bu durumun bu gün köylülerce de fark edilmiş olması onları bir beklentiye itmiştir.

 

Köyden görüştüğümüz büyükler ve köy muhtarı köyün ve dolayısıyla bu dağın dağcılık, avcılık, sporu ile turizme kazandırılabileceğini, açılabileceğini-ayrıca bir çok televizyon istasyonu buraya vericilerini kursalar çevresinde bir çok ile ve yerleşim alanına yayın yapma ekonomik bir durum olacaktır. Radyo, tv ve gsm vericilerinin buraya elektrik getirilmesi halinde bu bölgeyi değerlendireceklerine inanmaktalar. Bu nedenle kendi köylerinin de az da olsa ekonomik olarak ürettikleri tarım ve hayvansal ürünlerini tanıtma ve satmada şanslı olabileceklerini söylemektedir.



 

Bu gün hala dağın zirvesinin de görüldüğü ve kolaylıkla haberleşilebil-diği köy kalıntıları bulunmaktadır. Bu kalıntıların Bizans dönemine ait olduğu Dedeler köyüne yakın Kara kilise lakabıyla anılan yerde kilise sütün başlıkları ve kilise kalıntılarına rastlanmaktadır. Kara kilise denilen bu yerde hala 8 metre çapında 3 çatal bir çınar ağacı bulunmakta ve burası sulak verimli bir yerdir. Halk bunun için buraya kara kilise adıyla söylemektedir. Kandırmış dağının zirvesinde 42 basamaklı bir kuyu bulunmaktadır. Köy mezarlığında haç işaretli mezarların olması da bu mezarlığın çok eski ve burada Bizans yerleşim alanı olduğunun kuvvetli delilleri arasındadır.

 

03.08.1993 günü kendisiyle görüştüğümüz köyün yaşlılarından 1908 doğumlu Ayşe Yıldız köyün yunan işgaline uğradığında 9-10 yaşlarında olduğunu ve köyün yaşlıların herkesin seferberliğe çağrıldığını, ancak yağcılı Naim Bey’in yaşlı olduğu için askere çağrılmayak burada kaldığı ve tek bir kişinin yunan askerinin halka zarar vermemesi için onları çeşitli oyunlarla oyaladığını ve onların isteklerini yerine getirerek Yunan mezaliminden köylerimizi koruduğu için ondan Allah razı olsun şeklinde ifadelerde bulundu.

 

Köy gelirini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Bilhassa koyun bu köyde ağırlıklı olarak yetiştirilir. Köyde tütün ekimi de yapılır. Köy genellikle taşlık bir arazi sahip olduğundan tarıma elverişli arazi yeterli denemez. Köyde az da olsa antep fıstığı üreticiliği son yıllarda yapılmaya başlanmış verim alındığı söylenmektedir. Köyde 2004 yılı itibariyle 6 traktör, 2 taksi, 1 ısuzu bulunmaktadır.

 

Köyün yolu asfalttır. Elektriği, suyu, telefonu, okulu, camisi, çeşmesi vardır. 1990 nüfus sayımına göre köy 39 hanedir. Köyde 2000 yılı nüfus sayımına göre 173 kişi yaşamaktadır. Köyde diğer köylere oranla fazla göç yoktur. Köy orman ürünleri ve tarım ve hayvancılık yönüyle kendine yeterli olabildiğinin bir göstergesidir.

 

Köyde: AY, AKDENİZ, AKGÜL, AKKAYA, BİLEK, BOZKURT, ÇAKMAÇELİK, ÇENESİZ, ÇETİNKAYA, DEMİR, DİNMEZ, DÖNMEZ, GÖKKAYA, KANDEMİR, KAPLAN, KARAOĞLAN, KAYNAK, KIZILDAŞ, KIZILKAYA, KORKULU, ÖZDEMİR, ŞAHİNKAYA, YILDIZ, ZEYBEK Soyatlarında aileler yaşamaktadır.

 

Köyde bilinen bu güne kadar muhtarlık yapmış ve bu köye hizmet etmiş muhtarları ve görev yaptıkları tarihler de şöyledir:

Hasan Çetinkaya :1934’e kadar

Şükrü Şahinkaya :1934-40

Hasan Yıldız :1940-54

Hasan Çetinkaya :07.11.1954

Arif Karakuyu :17.11.1963

Şerif Ali Knndemir :02.06.1968

Arif Karakaya :11.12.1973

Arif Karakaya :01.12.1977

Hüseyin Yıldız :25.03.1984

İsa Bozkurt :26.03.1989

H.Hüseyin Çetinkaya :27.03.1994

H.Hüseyin Çetinkaya : 18.04.1997

H.Hüseyin Çetinkaya : 28.03.2004





 
< Önceki   Sonraki >

Anketler

Çevre yolunun faydalı olacağına inanıyor musunuz?
 

Duyurular

Şiir Bölümü Şiir bölümümüz açılmıştır. Yayınlanmasını istediğiniz şiirlerinizi turpcan@selendi.com adresine gönderebilirsiniz.

Zara - Çayın Öte Yüzünde Zara'nın seslendirdiği, Selendimize ait olan "Çayın Öte Yüzünde" türküsü türkülerimiz bölümüne eklenmiştir.

Selendi.Com!

Selendi Anadolu Lisesi sizlerinde yardımıyla kütüplanesini kuruyor.    Değerli Kitap Gönüllüleri,            Selendi Anadolu Lisesi öğretmenleri olarak okulumuza sizlerin katkılarıyla kütüphane kurmak  istiyoruz.            

KİMLER SİTEDE

Şuanda 1 misafir bağlı
Toplam Üyeler1804
Aktif Üyeler1802
Pasif Uyeler2

Search Cloud

No search terms found