Köylerimiz
Çıkrıkçı
Çıkrıkçı |
|
|
|
| Çarşamba, 28 Şubat 2007 | |
|
Çıkrıkçı Köyü kökü çok eskilere dayanan tarihi bir yerleşim yeridir. Köy adını daha önceleri buraya yerleşen ,çıkrıkçılık yapan bir yörük beyinden al maktadır. Çıkrıkçı köyüne yakın olan Şimdiki Terziler köyü civarına yerleşen ve Çadır kuran bir yörük çevresinde Yün eğirmekte kullanılan Çıkrık denilen aleti yapıp satarmış. Dolayısıyla bu kişiye Çıkrıkçı Lakabını takmışlar. Bir zaman sonra bu kişi ölüyor. Oğulları şimdiki Çıkrıkçı köyünün olduğu yere göç ederek burada mekan kuruyorlar. Buraya yerleşen bu kişilere çıkrıkçı oğulları lakabını takıyorlar. Bundan sonra buradaki yerleşen oğullar ve diğer sonradan gelerek çadır kuranlarla beraber burası adını ÇIKRIKÇIOĞULLARI olarak alır. Daha sonra köy olma aşamasında adı ÇIKRIKÇI olarak kalır. Köyün yüksekliği takriben 1500 metre civarındadır. Yaylak olarak çobanlar tarafından kullanılan bu yer sonradan yerleşim alanı olmuştur.Çıkrıkçı tarihi çok eski bir yapıya sahiptir. Köyde yaşayan yaşlılardan 1898 doğumlu Hacı Emin Koca demirden ve Muhtarı Mustafa Türkyılmaz’dan alınan bilgiler Köyün tarihine ışık tutmaktadır. Hacı Emin Kocademir”Köyün mezarlığının adı öteden beri Germiyan mezarlığı olarak dedelerimizden söylenegelmektedir. Bir gün köyde bir cenaze zuhur etti. Bu cenazenin mezarını kazmak için adı geçen bu mezarlığa gittik. Mezar kazacak yer ararken çok eski ve oldukça da kalın bir kaba ağacın kuruduğunu dibinden kuruduktan sonra yan bir filiz çıktığını gördük. Yanımdakilerle birlikte kuruyan bu ağacı kesip kaldırarak bunun yerine mezarı kazmaya karar verdik. Mezarı oldukça tarihi ve kalın olan bu kuru ağacın gövdesini kaldırdıktan sonra köklerini ve daha aşağı kazmaya devam ederken ağacın tam dibinde bir cesedin iskeletine rastladık. Cesedin kemikleri bozulmadan duruyordu. Ancak dikkatimizi çeken bir şey oldu. Ağacın kökleri kafatası kemiklerini ve diğer kemiklerin ortasından delerek yukarıya doğru çıktıklarını gördük. Anlaşılıyordu ki Bu ceset bu ağaç burada bitmeden önce konulmuştu. Cesedi çıkardıktan sonra biraz daha derin olması için mezarı kazdık. Bu sefer aynı yerden bir de sadece kulpları kırık diğer yerleri sağlam bir çömlek çıkardık. Cesedin kemiklerini incelerken dişler ve kafatası çok fazla tahrip olmamış sapasağlam duruyordu. Cesedin azı dişlerinin birisinin çürük olduğu ve bu dişin çürük olan kovuğundan hiç bozulmamış bir üzüm çekirdeği çıkardık. Bu durum üzerine bilen kişilere buradan kazdığımız kuru ve kalın ağacın yaşının ne olabileceğini araştırdık. Tahminen 550-600 yıllık olabileceği kuvvetli ihtimal olarak bize söylendi.” Dedi. Anlaşılıyor ki bir zamanlar Selendi GERMİYANOĞULLARI beyliğine bağlıydı. İlişkiler Kütahya merkezli olarak yürüyordu. Tahminen 1300-1400 ‘lü yıllarda Manisa Saruhan beyliğinden çıktıktan sonra Bayazıtın Hükümdarlığı sırasında 1389-1402 yıllarında Selendi ve civarı Germiyan beyliğine bağlı olarak iş gördüğü Kesinleşiyor. Ayrıca Selendi’de de yaygın olarak bilenen bir söylentide de Dilikoğullarından bir düğüne Germi yan Beyliğinden birisi katılır. Bu düğünde geline adet ve gelenekler gereği altın ve takı takılır. Burada geline çok altın takısı takıldığına şahit olur. Bunun üzerine Selendi’ye Altın çıkuru olarak nitelendirerek Germi yan beyliğine övgüyle söz eder. Bundan sonra Selendi de vergilerin artırıldığı söylenir. Bütün bunlar Selendi’nin Kütahya’ya Germi yan Beyliği zamanında bağlı olarak yaşadığını göstermektedir. Çıkrıkçı köyü mezarlığının adının GERMİYAN mezarlığı denilmesi de buna bağlamak gerekirse köyün tarihinin çok eskiye dayalı olduğu ve ilçenin tarihine de ışık tuttuğunu söyleyebiliriz. Köyden bir çok asker kurtuluş Savaşında çok değişik cephelerde savaşanlar olmuştur. Yemen, Çanakkalle, Balkan cephelerinde görev almışlardır. Görüşlerini aldığımız Hacı Emin Kocademir Seyh sait ve Kürt isyanını bastırmak için görev almış kişilerdendir. Ayrıca bu kişinin belirttiğine göre Köyden Balkan Harbine Katılıp da cephede kalan geriye dönmeyen insanlar olduğunu söyledi. Bunlar:Kocaibrahimoğlu Mehmet,Şıh Hasan oğlu Nurullah,Somuncu İsmail ‘in oğlu Halil,Kuzu baş Ahmet,Emin Efendi’nin amcası Mehmet köyden balkan harbine katılıp da geri dönmeyenlerden bilinenlerdir. Çıkrıkçı Köyü 1947 yılında Selendi’ye bağlandı. İlçeye 17 kilometre mesafededir. Selendi-Simav yolu köyün içinden geçmesi nedeniyle de Ulaşım yönünden çok şanslı bir köyümüzdür. Ulaşım problemi hemen hemen yok gibidir. Ancak kış aylarında köyün oldukça yüksek olması nedeniyle köye çıkış zirveye yakın olan yolun bölümlerinde buzlanma ve karlanmalarda yol kısa süreli de olsa kapanmaktadır. Köyde Otomobil, traktör, motosiklet, minibüs ve kamyon türü aracı olanlar da vardır. Zaman zaman ulaşımda bu araçlar da kullanılır.1993 yılı itibariyle köyde 3 kamyon,6 traktör,2 taksi,8 motosiklet,1 minibüs bulunmaktadır. Köyün nüfusu yaklaşık olarak 2000 yılı nüfus sayımına göre 517 dir.1950 yılında da köyün nüfusu 537 idi.1985 yılına kadar en fazla 691 kişiye kadar nüfus artışı oluyor. Ancak bu tarihten sonra nüfusta bir gerileme görülüyor. Bunun sebebi de köyün tarıma elverişli arazisinin olmaması ve gelirini hayvancılıkla sağlayan köylünün otlakların ve ormanların azalması nedeniyle hayvancılığında oldukça azalması köyde geçim sıkıntısına yol açmış ve burada yaşayan insanların genellike çocuklarını okutmaya çalışmışlar. Buradan bir çok kişinin okuyarak devletin çeşitli kademelerinde vazife aldığı,ayrıca bir çok kişinin de özellikle başta Salihli olmak üzere Turgutlu ve Manisa’nın diğer ilçelerine ve komşu illere köyden göçler yaşanmıştır. Dolayısıyla bu durum köyün nüfusunun azalmasına neden olmuştur. Köyün Tepe dibi,Gökçe oluk,Söğüt deresi mahalleleri vardır. Köyün yol,su,elektrik,kanalizasyon problemi yoktur. Köy devlet tarafından desteklenen 30.05.1973 tarihinde imara uygun Tarım ve Köy işleri Bakanlığının uzun vadeli kredi verilerek yeni oluşturulmuş planlı bir yapıya sahiptir. Okulu vardır. Köyde daha önceleri orta okul vardı. Daha sonra öğrenci yetersizliğinden kapanıp, şimdi ise ilköğretim okulu vardır. Köyde imece usulü ile köylü tarafından yapılan bir camisi vardır. Köy spor sahası vardır. Köyde bulunan Soyadları:AŞKIN. ACAR, AKTAŞ, ARICI, BAŞARAN, BAŞOL, BAŞOĞLU, BAŞYİĞİT, BİLGİÇ, ÇELİK, ÇEVİK, DALKILIÇ, DEMİREL, DOĞAN, DOĞRU, GÖKÇE, GÖKMEN, GÖKTAŞ, İNKAYAKABACA, KABAK, KAHRAMAN, KARABAŞ, KARAGÖZ, KARATAŞ, KOCABAŞ, KOCADEMİR, KOCAKAYA, KOYUN, OKTAY, ÖZDEMİR, ÖZTÜRK, SARI, SARIKAYA, SARITAŞ, SERT, SEZER,Ş AHİN, ŞENŞENTÜRK, TOKDEMİR, TÜRKYILMAZ,Y ILMAZ ’dır Yıllara göre Köyde görev yapan Muhtarlar: 1917 Düdüş Mustafa 1918 İsmail Kahya 1936 Şıh Mehmet 1940 İbrahim Koyun 1942 Mehmet Koyun 07.01.1954 Mehmet Bilgiç 1963 Emin Şen 02.06.1968 Mustafa Türkyılmaz 11.12.1973 Nurullah Koyun 01.12.1977 Yakup Kocademir 25.03.1984 Ali Başoğul 26.03.1989 Mustafa Türkyılmaz 27.03.1994 Ali Başoğul 1977 Mustafa Aktaş 18.04.1999 Mustafa Aktaş
Köyün geçim kaynakları tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Köyün ekilebilen araziler köye uzak mesafede olup,şehirli oğlu köyüne kadar inmektedir. Fazla miktarda tarıma elverişli arazisi yoktur. Genellikle hayvancılık ve orman ürünlerine dayalı bir geçim kaynağı vardı. Şimdilerde ise bunlarda yok olmak üzere. Hayvancılık en geçerli geçim kayağı olarak ağırlığını devam ettirmektedir. Köylü Simav ve Selendi ile münasebetleri ve alışverişleri olmaktadır. Köyde özellikle gençlerin eğitim öğretimine oldukça önem verilmiştir. Çok eskilerden bu yana çocuklara daha ilk yaşlarda Kur’an ve surelerini okutup öğretmek için hocalar tutulur bu hocalara kendi aralarında paralar toplayarak onun ücreti karşılanırmış. Köyde çok eski olarak bilinen hatip Hoca lakaplı kişinin bu yönde köyde fahri olarak irşat vazifesi yaptığı söylenmektedir. Köyde okul çağındaki bir çok genç hafız olarak yetişmiştir. Köyün eğitim öğretime oldukça önem verdiği her haliyle kendini belli ediyor. Kazıklı, Tavak, Yenice, Terziler köyleriyle sınır olan Çıkrıkçı köyü Orman ürünleri yönüyle sanayiye katkıda bulunmuş yaşlı ormanlar kesilerek yerine yeni ormanlık alan oluşturulmaya çalışılmıştır. Köyde sanayi ürünü olarak tütün üretimi yapılmakta az da olsa Ekimde verimli ve elverişli topraklarda özellikle düz kesimdeki arazilere tütün ekimi yapılmaktadır. Bir çok köylü ekmeklik buğdayını pazardan temin etmektedir. Köyde kış geceleri eğlenceler tertip edilirken ayrıca av sporu da özellikle kış aylarında yapılmaktadır. Köyü dağlık kesimde olması bu spora karşı ilgi duyanları bu yöreye kış aylarında çekmektedir. Devlet tarafından destek verilerek alt yapı oluşturulursa av sporu bu köyde cazibe haline getirilebilir. Hatta turizme bile kazandırılabilir Köyde meyvecilik de eskiden çok güzel yapılırmış son senelerde bu durum oldukça zayıflamış görünmektedir. Tarihinde de anıldığı gibi bu köyde eskiden çok kaliteli üzüm bile yetiştirilirmiş. Şimdilerde ise bu yok ancak Çıkrıkçıyla aynı iklimi paylaşan yakın köylerde bu üzüm ve muhtelif meyvecilik hala ağırlıklı olarak yapılmaktadır. İstenirse burada meyvecilik tekrar canlandırılabileceği söylenmektedir. Çıkrıkçı yakınlarındaki KANDIRMIŞ dağı meşhurdur. Civarın en yüksek dağlarındandır. Bu dağ adını bir efsaneden almaktadır.”Bir sultan varmış. Bu sultan askerleriyle beraber muharebe için giderken yolu bu dağın zirvesine rastlamış. Burada emrindeki askerlerle birlikte konaklamaya karar vermişler. Dağın zirvesi Ege Bölgesinin bir çok yerinden kendini göstermektedir.1600 metre civarında yüksekliği olan bu dağa sultan ve askerleri bir rivayete göre düşman askerlerini gözetlemek için çıkmış olabilecekleri söylenmektedir. Burada konaklarken oldukça susadıkları ve sultandan su bulmaları gerektiğini söylemişler. Sultan da askerlerine dağın zirvesinde İken olduğu yeri kazmalarını ve altında ki suyu çıkarmalarını söylemişler. Askerler sultana bu zirvede suyun olmayacağını söyleyerek onun bu sözüne pek itibar etmemişler. Sultan kendisi orayı asasıyla kazarak oradan suyun çıktığını askerlerin hayretli bakışları altında izlemişler. Oradan çıkan su oldukça bol olduğundan askerler kana kana bu sudan içmişler. Bu sultana kandırmış Dede lakabıyla çevrede hala anılmaktadır. Bu gün bu dağın tepesinde gerçekten merdivenle inilen bir kuyu vardır. Kuyunun da suyu mevcuttur. Bu efsaneden olsa gerekmektedir,yoksa kandırmış Sultanın buraya yerleşerek soyunu mu devam ettiriyordur kesin belli olmasa da bu gün bu dağın kuzey tarafında bulunan Yağcı köyünde Kandırmış soyadında Naimoğulları lakabıyla anılan kişiler yaşamaktadır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Toplam Üyeler | 1825 | |
| Aktif Üyeler | 1822 | |
| Pasif Uyeler | 3 |