Çansa Köyü Eskiden Yörüklerin sürüleriyle koyun ve keçilerini rahatlıkla otlatabildikleri ormanlık,sulak bir yerleşim birimidir. Tek olduğu için Şah namında Bir yörük beyi köye çadır kurar. Yalnız olduğundan hayvanlarını kaybederse bulamama endişesi taşıyormuş. Bu nedenle hayvanların kaybolmaması için keçilerine bolca çan takmış. O zamanlar bu yörük beyine bu nedenle çanlı Şah lakabını takmışlar .Zamanla çanlı Şah lakabı Çanşa şeklinde dönüşerek köyün bu günkü adını taşımaktadır. Çanşa köyü Selendi 1954 yılında ilçe oluncaya kadar Demirci ilçesine bağlı idi. Köyün en yaşlılarından İmam oğullarından Mustafa oğlu (Rumi 1325)1908 doğumlu Ali Türkmen’den aldığımız bilgilere göre köyde halen mevcut bir türbe bulunmaktadır. Bu türbede eski zamanlardan beri duya geldiğimiz şekliyle hanımı ölmüş bir kızı olan çiftçi yaşarmış. Hanımı öldükten sonra tekrar kendine başka bir eş almış. Üvey anne olan bu eş adamın önceki eşinden olan bu kızı sevmiyormuş. Bir türlü onu kabullenememiş. Elinden gelen kötülüğü bu kıza yapmış. İftiralar atmış,kocasına kızı kötülemek ve hatta kızın ölmesi için elinden gelen işkenceyi yapmışlar. Öküzlerle çift sürerken sabanın bir yanına öküz bir yanına da bu kızı koşarlar çift sürerlermiş. Daha sonra bu da olmuyor o’na karşı çirkin iftiralar atarak babasının kızını fırında yaktığı söylenir. Daha sonraları fırında köylülerden bu kızı namaz kılarken görenler olur. Bu nedenle Kızın şehit olduğuna inanırlar. Kızın yakıldığı ve namaz kıldığı bu yeri köylüler imar ederek yatır haline getirmişler. Buraya gelerek dilekte bulunulur. Gelin olacaklar,çocuğu emmeyen anneler,sünnet olanlar buraya uğrarlar dilekte bulunurlar. O günden bu güne kadar köyde önceki bu türbenin ne zamandan beri var olduğunu kimse tarihini bilmiyor. Bu nedenle buranın eski bir yerleşim alanı olduğunu belirtiyorlar. Halen bu türbeye Ayşe Avcı adında yaşlı bir kadın bakımını yapmaktadır.
Köyde 1940 yılından önce karakol olduğu ve karakolda telefon bulunduğu,1944 yılından sonra karakolun kaldırıldığı söyleniyor.
Selendi’ye 33 kilometre mesafededir. Selendi ile Demirci ilçesi arasında sınır köyüdür. Batısında Ormanlarla kaplı Kıran Dağı ve doğusunda İlke çayı geçmektedir. Bu çay, köyün tarım ve ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır. Köyde 1990 nüfus sayımına göre 139 hane bulunmakta ve 498 kişi yaşamaktadır.
Köy eski bir yerleşim alanıdır. Mezarlığındaki mezar taşlarından da anlaşılaşağı gibi kuruluşunun eskilere dayandığı bellidir. Köy mezarlığının yanından geçen yolun altında eski yıllarda yapılmış bir su tüneli geçmektedir. Bu su tüneli de köyün eski bir yerleşim alanı olduğunun bir kanıtıdır. Köyde 1993 yılında 87 yaşında olan Rafiye Özdemir’den ve bu günün köy muhtarı Nurullah Tuncer den köyün geçmişi hakkında aldığımız bilgilere göre:Köyde daha önce 25 yıla yakın imamlık yapmış,6 lisan bilen,orduda subay olan ve Atatürk’e yakın silah arkadaşlığı yapan halk arasında Şevki Hoca olarak bilinen kişiyi halk hiç unutamıyor. Bu kişinin köye ve köylüye yol gösterici olarak sosyal ve kültürel çok faydasının olduğu söylenmektedir. Bu kişiyi Atatürk çok sevdiği için 3 kez kendine mektup yazarak yanına çağırmış. Eşinin müsade etmemesi üzerine gidemediği söylenmektedir.
Köyün yol ve ulaşım konusunda Demirci-Kula arasındaki köylerden Kula veya Demirci’ye gelip giden ferdi veya şahsi araçlarla rast gelirse gidiş geliş sağlanabildiği gibi köyden hergün ilçeye minibüs ve taksilerle sefer yapılmaktadır. İlçede iş bittikten sonra akşama doğru da geri dönüş yapılır. Köyden Demirci’ye,Kula’ya haftanın belli günlerinde yolcu aracı gidip-gelmektedir. Köyde 1993 yılında 1 kamyon,50 traktör,11 taksi,20 motosiklet,2 kamyonet ve 2 tanede dolmuş bulunmaktadır. Bu özel araç-gereçlerin köye göre çokluğu köyün bu tarihteki ulaşım ve ekonomik tablosunun yansıtılmasında bize müspet fikir
|