|
Seçimden önceki salı günüydü. Tıraş olmak için köyden şehre geldim, Selendi'ye... Ramazan abim'le pınarlar çeşmesine içme suyuna gideceğiz. su doldurmaya giderken abimin arkadaşı Ahmet Abi yi de alacağız. Ahmet Abi Selendi'de kahvehane işletiyor. Onun kahvehanesine gelip Ahmet abi yi beklemeye başladık. Ben de zamanı değerlendirmek için yakınlarda gözüm berber aradı. Belediye binasının hizasındaki berber salonu gözüme ilişti. Ahmet ağabeyin kahvehanesinde bir bardak çay içtikten sonra berber salonuna girdim. Sıra var mı, dedim. Berber: Yok, dedi. Kapıdan girerken, koltukta oturan müşteri, öğretmen menşeli.Onu öğrencilikten tanıyorum.O zaman ince uzun boylu, gençti. Şimdi biraz genişlemiş, olgunlaşmış. Berberimin dediğine göre emekli olmuş. Koltuklarının arkasında müşteri oturamağında oturan bir kişi daha vardı. Seyhan Dilik... Onu tanıyorum. Öncelerden de tanıyordum. Belediye başkanlığı yapmış, hatırımda kaldığı kadarıyla kız ya da erkek çocuklarını bir işe katmak ya da sokmak isteyenlere Taa Ankaralara gidip yardımcı olduğu kulağımda kalmış. Selendi nin bürokrasisinde etkili olmuş, önemli şahsiyetlerden... Ben içeriye girdim oturdum. Berber beni görür görmez yabancı olduğumu fark etti. Beş dakika soluklandım. Koltuktaki emekli öğretmenin tıraşı bitti. kalktı."sıhhatler olsun"larla dükkandan çıktı. Koltuğa oturdum. Çocukların üzerlerine yemek dökmemeleri için ön taraftan, önce kolları giydirilen sonra arkaya bağlanan önlükler gibi bana önlük giydirdi. Berberin bana böyle bir önlük giydirmesi önce tuaf geldi. Berberde ilk defa böyle bir önlük giyiyordum. Sonra biraz mantıklı buldum. Berberim tıraşın nasıl olacağını sordu. Tarif ettim. Benimle ne zaman tanışacak, bekliyorum. Berberliğin kuralından olsa gerek, İlk defa gelen müşteri ile tanışmak sohbet etmek, ne iş yaptığına varıncaya kadar konuşmak. Akşama kadar ayakta durmak gelen müşteri ile konuşmamak olmazdı. Nerelisiniz, Subay assubay mısınız?(söylediğim tıraş şeklinden olsa gerek). Öğretmen olduğumu söyledikten sonra berberim; öğretmenler şu partiye oy verecek şeklinde konuya girdi. İktidar partisinin Selendi ye bir çivi çakmadığını mahalli üslupla anlattı. İktidar partisinin ilçe başkanın ne kadar beceriksiz, ehliyetsiz birisi olduğunu aralara galiz küfürler serpiştirerek anlattı. Ben dümen suyuna giderek heyecanı yatıştırmaya çalışıyordum. Muhalefet partisinin dokunulmazlıkları kaldıracağından, her halükarda ona oy vereceğini katmerli küfürlerle anlattı. Belli ki çok doluydu. Bu arada Seyhan Dilik Beyefendi oturduğu yerde zıyınabildiği kadar zıyınmış, elinde tirajı birinci sırada olan bol magazinli gazete var. Onu okumaktan olsa gerek gözleri perdelenmiş, bazen başını kanepemsi oturamağın arkasına bırakıyordu. Zannımca sıcak hava ona peynir suyu içmişlik hali veriyordu. İçimde hayal kırıklığı had safhada...Selendi de önemli şahsiyet olarak zikredilen Seyhan Dilik Selendi için ne yapabileceği içimde merak konusu oldu.İçimden dedim, kilometre dolmuş.Tıraşım çok güzel gidiyor.Yaşadığım şehirdeki berberim, sanki bir yerde eksik tıraş yapıyordu. Şimdi dört dörtlük tıraş olmak keyif veriyordu. üstelik fiyatı da ucuz. Selendi mizde böyle bir sanatkarın bulunması doğrusu gururlandırıcı& Gözüm ustalık, kalfalık belgelerine takıldı. Ustalık belgesi benim çocukluğumun berberiydi. Şimdilerde yaşlanmış olsa gerek oğluna devretmiş. Onun dükkanı Şambalcı Şerif in hizasında ahşam bir berber dükkanıydı. Berberimin kalfalık belgesindeki doğum tarihine baktım, benden küçük. Berberim yerel üslupla başımda tıraşım bitene kadar katmerli küfürlerle bezenmiş siyaset muhabbeti yaptı. Ben de dinlemek zorunda kaldım. Bazen ona geçiştirme cevaplar verdim.Sıkıldım, biran önce tıraş bitse de çıksam şu dükkandan dedim. Berberimin Seyhan Dilik in yanında saygısızca katmerli küfürler sallamasını çok yadırgadım. En azından yetmişini devirmiş bir mahalli bürokratın yanında seviyeli saygılı ölçülü olunması gerekirdi. Berberim yakınmalarında haklıydı. Hakikaten Selendi miz en yakın komşularından Demirci ile kıyaslandığında Selendi mize göze görünen bir şeyin yapıldığı söylenemez. coğrafi konum itibariyle Demirci den kat kat üstün olmasına rağmen Selendi mizde neden bir şeyler olmuyor? Bu soruyu Selendiliyim diyen selendili olmayı kendi içinde bir ayrıcalık olarak hisseden herkes düşünmeli. Ben Selendili olmanın coşkunluğunu içimde yaşıyorum. Tıraş olma sürecinden sonra Selendi mizle ilgili düşündüm:Önce ümitsiz olmamak lazım.Bizim Selendi ye bundan sonra bir çivi çakılmaz deyip, efkarla sigara içip ona buna sövmekle bu iş olmaz.Selendi miz 1954'ten beri ilçe&Tarihiyle özellikle folkloruyla edebiyat araştırmaları açısından zengin bir değer&Buna rağmen neden bir sıçrama olmuyor? Kendi insanımız olarak birbirimizi sevmeliyiz. Her ne suretle olursak olalım tavırlarımızda hareketlerimizde ciddi olmalıyız, vakarlı olmalıyız.Bu konuda alacağımız çok mesafe var.Yaptığımız işlerimizde özellikle tarım ve hayvancılıkta bilinçli olmalıyız. Bilinçli çalışmalıyız. Bilinçli, ileri görüşlü, kanaat önderlerimizi öne çıkarmalıyız. Onlardan azami istifade etmeliyiz. Köken olarak yörük olmamızdan göçebe kültürümüzü rafine etmeliyiz. Dünya köy haline geldi. Selendi mizi kendi dışımızla entegre etmeliyiz, hatta dünya ile sosyo- ekonomik bağlantı kurmanın yollarını aramalıyız. Şahsi menfaatlerimizden ziyade toplumun menfaatini gözetmeliyiz. art niyetli değil, şeffaf olmalıyız. Kendi aramızda olsun, başkaları ile olsun iletişimimiz en yüksek seviyede olmalı. Derdini söylemeyen derman bulamaz. Kanaat önderlerimize son derece destek olmalıyız. Yıkıcı değil, yapıcı olmalıyız. Hepsinden önce zamanımızı çok iyi değerlendirmeliyiz. Kısır çekişmelerle, boş dedikodularla kıymetli zamanlarımızı öldürmemeliyiz. Birileri gelip de Selendi mize bir çivi çakacağı boş hayal. Ne yaparsak kendimiz uğraşacağız, yapacağız, yapamadığımız yerde takıldığımız yerde birilerinden, ehil insanlardan, devletimizden destek alacağız. İkinci dünya savaşında Almanya yerle bir olmuştu.1945'ten bu tarafa kendi değerlerine tutunarak nitelikli insan unsuruyla bu gün Almanya ekonomik olarak 60 yıl bizden ileride, japonya da aynı şekilde... Yeter ki insan azmi elinden bırakmasın. Selendi'de yaşayanlar olarak birilerimiz bu konularda model olmalıyız. Nemelazımcılıktan uzak durmalıyız. Sorumluluktan kaçmamalıyız. Sorumluluk sahibi kanaat öndeleri yok mu Selendi de! Bilgi çağındayız. Bu süreçte Selendi daha ne kadar bekleyecek. Selendi için bir şeyler yapılmazsa, Selendi ilçeden nahiyeye düşerse Selendi ye yazık olur.Selendi nin kültürüne folkloruna yazık olur.Uyanın ey kanaat önderleri neredesiniz?!!! Selendililer! Selendi ye sahip çıkalım.
MEHMET ÖZCAN
|