Yazarlar
Konuk Yazar
SELENDİ NİN AK SIVALI EVLERİ...
SELENDİ NİN AK SIVALI EVLERİ... |
|
|
|
| Pazar, 15 Temmuz 2007 | |
|
Kınık parkından Selendi yi seyrettim. Akşamüzeri muhteşem bir hava...serin, rüzgarlı... Dinginleştirici... Gözyayılımı...Kınık Parkı bir yarım ada şeklinde germenin üzerinde yüksekçe ...Çamların aralarından değişik açılardan Selendi yi seyrettim. Bir kent olarak gözümü doldurmadı.Bilen bilecek bilmeyen Selendi yi nahiye zannedecek. Selendi dışarıdan ne kadar küçük.Mütevazı fakir... Üç cepheden köy yollarının bağlandığı güzergahlarda az da olsa bir yoğunlaşma olmuş.Görünümü, esneyen bir cisme daha fazla yer kaplaması için üç yerinden ip takılmış gibi.Çay boyunca (çayda su yok, uzaktan görünmüyor.) kavak ağaçları yeşil alanlar biraz olsun görüntüye renk katıyor.İlçe sınırlarından çıkar çıkmaz sarı anız tarlaları, kel tepeler,çalılar, sınır boylarında meşe kümeleri karamsarlık veriyor.Vakit akşamüstü olunca güneş evlerin duvarlarını parlatıyor. Şehir merkezi zannı veren yüksek bir bina iş merkezi yok.Cami sayısı artmış.Minareleri saydım, 8 tane .İçimde kanaat oluşturuyor.Elimde fotoğraf makinem var.Akşam güneşinin yardımıyla farklı açılardan Selendi yi fotoğraflıyorum.Selendi nin otuza yakın fotoğrafını çekiyorum. Selendi kuruluşu itibariyle köklü bir kent.M.Ö 7. yüzyıla kadar biliniyor. Lidya krallığına bağlı bir yerleşim yeri..Tarihi süreç içerisinde Bizanslılara geçiyor.Ta ki 1282 ye kadar.Ancak bu tarihi sürecin kalıntıları yer olarak Selendi yle bir ilintisi yok.Tarihi kalıntılar Karaselendi Yağcı Dağı çevresinde.Şimdiki Selendi nin yerleşimi yedi sülalenin Selendi çayı üzerine yerleşmesi ile meydana gelmiş.Bu sürece bağlı olsa gerek Selendi nin kepremliğine rağmen çok güzel özel yaşam kültürü var.Nerede olursa olsun bir toplantı bir bireyntide düğünde Selendililerin Selendi havası nı arzulamaları oynamaları göz ardı edilecek bir durum değildir.Bunun yanında cirit oyunu, orta oyunları örf adetler ekonomik gelişmeyle desteklenmeli, bu değerlere sahip çıkılmalı.Onun için Selendi ye ciddi bir çivinin çakılması lazım.Selendi de ekonominin canlandırılması lazım. Göçün durdurulması lazım. Manilerde türkülerdeki ak sıvalı evlerin yerinde şimdilerde betonarme binalar arz-ı endam ediyor. Selendi nin ak sıvalı evleri/ İçindedir ağaları beyleri türküsündeki ak sıvalı haney evlerden kaç tane kaldı bilmiyorum.Pikniğe giderken nevale almak için şehir içinde iki turladık. Gözlerim çocukluğum zamanındaki kerpiç haney evleri aradı.Zannediyorum MEB in taşımalı eğitimi çıkana kadar bu evlerin durulmayanlarında Selendi ye uzak köylerden gelen öğrenciler kiracı olarak kalıyorlardı.Şimdi yıkılmayanlar metruk halde.Gezdiğim güzergahta eski İmam Hatip Okulu binasının üst tarafındaki sokakta bir tane gördüm.yaşlanmış terk edilmiş. Bunun yanında şehir merkezindeki vitrinli dükkanlar üzerlerinde kibrit kutusunu andıran katlar bizden ne kadar uzak geleneksiz, hatırasız; bir zamanların ak sıvalı haney evleri, şimdilerin yıkılmaya meyilli metruk kerpiç evleri ne kadar bizden. Bu evlerde ömür süren insanların kopan her fırtınadan yağan her yağmurdan ve kardan hatıraları mevcuttur.sanırım çürümüş pörsümüş direkleri hayat ların gıcırdayan tahta döşemeleri bu insanların hatıralarında zenginleştirici bir pay sürdürüyordur. Görüntü olarak göz doldurmayan Selendi Türküleriyle folkloruyla örf adetleriyle özgün bir kişiliğe sahip.Halk pazarının kurulduğu yerden Hükümete kadar ben kaç tane haney kerpiç evler tanırım bilirim.Bugün bu istikamette yosunlu, oluklu kiremitli ak sıvalı evlerden kalan yok sanırım. Modern zamanın şartlarına dayanabilen yönü kıbleye dönük haney evler bir elin parmaklarını geçer mi? Bilemeyeceğim.Yabandan gelen insanlar eski şeylere bayılırlar,biz de severiz, merak ederiz.Kula evleri gibi, Safranbolu evleri gibi, Beypazarı konakları, evleri gibi...Bizim kafamızda yıkma fikri var.Bu geriliktir.Biz bunu ilericilik sayıyoruz.Üç beş tane de olsa kalan bu haney evler aslına uygun ak sıvalı evler haline getirilmeli. Bizim Selendi mizin de modern zamanımızda koruma altına alınmış ak sıvalı haney evleri olsaydı.Sit alanı oluşturulsaydı.Onlar yaşayışımızın somutlaşmış görüntüsü olsalardı.Hiç olmazsa bundan sonra metruk haldeki haney evler aslına uygun restore edilse, bu evlerimizde acılarımızı, sevinçlerimizi, mutluluklarımızı temsil eden değerlerimizi sergilesek,sonraki nesillere o heyecanı tattırsak... MEHMET ÖZCAN
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Toplam Üyeler | 1852 | |
| Aktif Üyeler | 1836 | |
| Pasif Uyeler | 16 |