Skip to content

SELENDİ - Kalplerin Buluştuğu yer - Manisa

Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Selendi: Anasayfa arrow Yazarlar arrow Konuk Yazar arrow Merhaba

Merhaba

PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 23 Nisan 2007


Selam ile efendim!

Sözlerin en kıymetlisi olan, ucuzluğa gram yaklaşmayan selamın değer ve hürmetiyle, selam eylerim efendim!

Beni sizlere bağlayan, buradan yazılarımın sizlere ulaşmasını sağlayacak olan selamın hatrıyla; kurduna-kuşuna, bebesine-dedesine, eniğine-cücüğüne, Selendi’nin güzel insanlarına gönülden selamlar efendim!

Manisa’yı, Manisa Tarzanı’ndan tanımıyorum , sadece. Güzel dostlarım vardır memleketinizde.Toprağınıza ayak basmadım. Suyunuzdan içmedim. Ekmeğinizden yemedim. Lakin güzel insanlarınızın ferah selamlarını aldım. Bir selamın hatrıdır ki, hakkıdır ki sizlere acizane mektuplar yazmak niyetindeyim.

Uzun zaman önceydi… Anamdan göbek bağımı kesipte dünyaya ram olduğumda gördüm; Ademdik işte! Ellerinde ve ayaklarında tırnakları olan; gözlerinde ateş yalımıyla yeryüzüne, gökyüzüne ve öteki ademlere bakışlar atan… Her adem bir şeylere tırnağını saplıyordu; kimi toprağa, kimi  paraya, kimi aşka, kimi hali ömürlere bedel ideallere… Ben tuttum tırnaklarımı kalbime sapladım!

Kanayan bir dünya vardı.

Irmaklar gibi çağıldayıp akan bir dünya vardı.

Ağlayan ve gülen bir dünya vardı.

Kulağımda savaş çığlıklarıyla ve dünyanın en güzel müzikleriyle büyümeye çalıştım. Tırnaklarını kalbine saplayan her ölümlü gibi sancılı zamanlarım oldu.

Dünya ırmağının çağlayan değil de ağlayan tarafında durdum uzunca bir vakit. Vakit her akşama eripte karanlıklar çöktüğünde Boşnak saçlı kızları, Çerkez duruşlu delikanlıları, Arnavut bakışlı ihtiyarları ve Afrika mahzunluğunda  çocuklarıyla odama dolan  hüzün, ömrümün boyaynası kaderimin kimliği oldu.

Bağdat’ta  bir kere ölmem yetmedi.

Saraybosna’da sevgilimin katledilmesi de yetmedi.

Diyarbakır’da naaşım  bir askeri araçla taşınırken; Kerkükte bir hain ölüm vardı yakamda.

Yakamda bir amonyak çiçeği hayali kurarken , Ramallah’ta ve Kudüs’te anamın gözleri  önünde hergün öldüm.

Artık tırnaklarımı kalbime saplamıyorum.

Tırnaklarım benim değil!

Kalbim de benim değil artık…

Kalbimi vatanımın imparatorluk haritasının her yerine param parça gömdüm!

O kadar ölümden, öldürmeden ve katliamdan sonra yanacak yanacak bir canım olmadığını gördüm.

Yazarken,

Yaşarken,

Bir ömür yalana batarken;

Tv camlarının önünde hergün biraz  daha ölüyorken, gülmenin ne kadar pahalı olduğunu öğrendim sanırım.

Hani, ‘Hayatımız ne kadar da ucuz!’ diye üzülüyoruz bazen ya… değer biçilemeyen ne varsa ucuzlamışken bu dünyada; ucuz olmayan ne varsa – bir daha ölmeden- onu bulup alnından öpmek, selamımı vermek istiyorum.

Selamımıza sahip çıkalım efendim!

Selamsız geçmesin gününüz…

 

Uzakşehir 

10/05/2007

 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular

Şiir Bölümü Şiir bölümümüz açılmıştır. Yayınlanmasını istediğiniz şiirlerinizi turpcan@selendi.com adresine gönderebilirsiniz.

Zara - Çayın Öte Yüzünde Zara'nın seslendirdiği, Selendimize ait olan "Çayın Öte Yüzünde" türküsü türkülerimiz bölümüne eklenmiştir.

Selendi.Com!

Selendi Anadolu Lisesi sizlerinde yardımıyla kütüplanesini kuruyor.    Değerli Kitap Gönüllüleri,            Selendi Anadolu Lisesi öğretmenleri olarak okulumuza sizlerin katkılarıyla kütüphane kurmak  istiyoruz.            

KİMLER SİTEDE

Şuanda 5 misafir bağlı
Toplam Üyeler1852
Aktif Üyeler1836
Pasif Uyeler16

Search Cloud

No search terms found