Yazarlar
Konuk Yazar
KIRMIZI SOKAK
KIRMIZI SOKAK |
|
|
|
| Pazartesi, 24 Eylül 2007 | |
|
İşte böyle bir güz günü varmıştım İstanbula& Selendiden, köyden gelmenin yozluğu içerisinde Beşiktaşta Sızıntı bürosunda Mesut Abi ilgilenmişti. İstanbul kalabalık mı kalabalık& Benim ise içimde yalnızlık dipsiz bir kuyu& Bu dehlizde Mesut Abinin daha başka ağabeylerin sıcak ilgilerine tebessümlerine tutunmuştum. Birkaç gün Sızıntıda misafir kaldım. Ortaköyde Kırmızı Sokakta kalacağımı söylediler. Yanıma bir arkadaş verdiler. Ortaköye Kırmızı Sokaktaki evime gidiyorum. Yol boyunca karşılıklı birbirine yaslanmış çınar ağaçlarının sararan dökülen yaprakları, hüznümü yalnızlığımı katmerleştiriyordu. Bodrum katıyla üç katlı, dış cepheleri ahşap bir apartman. Eski konak, yalı evlerini andırıyordu. Haney köy evlerinin avlu kapılarını andıran kapıdan içeri girdik. Öğrenci evinden ziyade çekirdek bir ailenin kalabileceği bir ev. Banyo tuvaleti bir, mutfak çok küçük& Tezgahla duvar arasına bir yolluk serecek alan yoktu. Çıplaktı, terlikle girip çıkılıyordu. İki kişi ancak girebiliyorduk. Bulaşık yıkarken sıçrayan sularla zemin, suyla dolardı. Bezle alır alır lavaboya sıkar temizlerdik. Şimdilerde öğrenci evleri çok modern. Bütün teşrifatı tam. Kırmızı Sokak hatıralar deniziyle dolu Benim için: Her gün yanı başımızdaki kilisenin saat 8de çanı çalardı. Okula gitmeye hazırlanırken saate bakmaktan ziyade kulağımız kilisenin çanında olurdu. Çevremizdeki apartmanlar modern apartmanlar değildi. Doğal ortamıyla Kırmızı Sokakta insanlar arasında mesafe yoktu. Hemen karşımızdaki Eskici Murat ağabeylerle içli dışlıydık.Lig, ya da Türkiyenin maçları olduğu zamanlar gider Murat abiden bir maç seyredimliği televizyon alırdık. Hemen geri vermezdik. Birkaç gün bir hafta kalırdı da öğrencilerle programlarda kullanırdık. Pasajdaki şimdi Pasajın ismini hatırlayamıyorum-konfeksiyoncu Bekirden gömlek vs alırdık elimize para geçince öderdik. Pfizerde çalışan Doğanı hiç unutmuyorum. Entelektüelliğiyle, kişiliğiyle İstanbulu yansıtırdı. Bize Misafirliğe gelirdi. Ya Marketçi Veysel Abi& alışverişe gittiğimizde öğrenci olmamızdan fazlasıyla verirdi. Başında hafiften kondurulmuş kalın takkesiyle alelade kıyafetiyle tipik bir mahalleliyi andırırdı. Giresunlu sütçü dede, Yunusun dedesi sabahları bizim apartmanın önünden geçerken sesi yankılanırdı.Elinde ölçekli bakraçlarıyla kapılara kadar süt götürür,dağıtırdı. Yunus bizim eve gelip giden orta 3 öğrencisiydi. Kabataş Erkek Lisesinde okuyan Aydın, Murtaza, Abdurrahman, Muzaffer,Nuri&b izim eve geliyorlardı. Benden iki üç yaş küçüklerdi. Abi diyorlardı. Hepsi üniversiteyi kazandılar. Ne acı ki onlarla irtibatımız yok.En son Murtazayla seneler önce Erzurum Nil dersanelerinde karşılaşmıştım. Fizik öğretmeni olmuş. Evde beraber kaldığımız Erzurumlu Yıldız Teknik İnşaatçı Ömer, sınav haftasında geç saatlere kadar ders çalışır, teknik resim masasında burnunun üstüne uyuyakalır,sonra da Yaa tüh sınavı kaçırdık. diye üzülürdü. En son üç sene önce öğrenci gezisine gittiğimde uğramıştım Kırmızı Sokağa. Geçtiğim yerlerden sokaklardan yürüdüm. İçimde dalından düşen bir meyve serinliği hissettim. Tecessüs içinde Kırmızı sokak ve onun bağlantılı sokaklarında öğrenciliğime ait hatıra kırıntılarımı aradım. Mesela eskici Murat Abiye ne kadar uğramak isterdim. Bekirin dükkanına uğradım; ama başkasına devretmiş. Veysel Abiyi Akşam namazında Ortaköy camiinde gördüm. Namazdan sonra yanına vardım. Yaşlanmış haliyle beni bir müddet tanıyamadı. Belki de hiç tanıyamadı. Benim anlattığım hatıraların hürmetine ayaküstü sohbet ettik. Aradan geçen zaman Veysel Abiyi biraz tahrip etmiş Aşındırmış. Modern zamanımız öyle ya da böyle Kırmızı Sokaktaki o şeffaflığı, samimiyeti şimdilerde kaldıramıyor, çekemiyor. MEHMET ÖZCAN |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Toplam Üyeler | 1852 | |
| Aktif Üyeler | 1836 | |
| Pasif Uyeler | 16 |