|
Pazar, 13 Mayıs 2007 |
|
Nedendir bilmiyorum ama bugün aklıma Fethi Gemuhluoğlu düştü. Sanırım dostlarımı, dostluklarımı, dostluk üzerine adamakıllı sözleri tespih gibi dizen insanları özledim. Dostlarımın güzel adları vardı. Dostlarımın güzel artları vardı. Dostlarımın güzel hikayeleri var… Bir gece yarısı Zeynep Kamil Hastanesinin önüne gelipte cebindeki paranın tamamını verip giden dostumu belki de 10 yıldır göremiyorum. Kıbrıstaki dostumsa cebinden, yüreğinden, hayatının mahrem kuytularından verdikleriyle içimde bir pınar olup kaynasa da 5 yıldır görüşemiyoruz. Okuldan uzaklaştırıldığım sene bana sırt verip bir hikayeyi bir ömür birlikte ayrı ayrı taşıyacağım dostumun kızı orta 3′e geçmiş ve görüşmeyeli sanırım 10 yıl olmuş. Fethi Gemuhluoğlu’nun yazdığı bir kitap yok. Ancak, oğlu, babasının vefatından sonra mektuplarını derleyip Dostluk Üzerine adıyla bastırmıştır. O gönül insanının zamanına eremedim ama dostlarının sohbetlerinde boyun kırıp feyz almaya çalıştım. Gemuhluoğlu’nun sohbete başlarken cümle alemi selamlamasına bayılırım. Önce selam sonra kelam deyipte bir saife selam ettikleri arasında olmak isterdim. Selamı unutmamak, dostluğu unutmamak olsa gerek. Taşı , toprağı , kurdu , kuşu, bebeği, nineyi…ilh selamlayan bir insanın naif ruhu geçti dünyadan ve ben dostlarımla Fethi Gemuhluoğlu’nun lisanınca kavilleştim. Kelp kelp iken yavrusunu unutmazken..diye başlayan o meşhur, muhteşem beyt’i ilkin o’nun satırlarında okudum ve her unutmanın ertesinde bu beyitle ağladım. Her gittiğim kapıdan Veysel Karani gibi gittim. Her vardığım şehre Taif’e varan Efendim gibi vardım. Her kırılmamdan sonra Yakup olup, vazgeçtim tüm haklarımdan. Her yenilgimde Napolyon gibi bekledin, yeni savaşları. Her çıktığım yolda Exupery gibi Küçük Prensle yoldaş olacağımı umdum. Ama en dokunaklısı şudur ki; Her selam eden yüzde Hızır’ı aradım. Her yaklaşıpta gülümseyende İbrahim’in dostluğuna düçar olmak için dua ettim. Ensar müminleri gibi, muhacirlere varının yoğunun yarısını veren yürekli dostlarım oldu. Artık ölebilirim. Gördüm kıyametten önce gelecek olanları. Gözlerimi kapattığımda minnet orduları geliyorlar üzerime gümbür gümbür. Neden korkayım ki;üzerime gül de attı dostlarım, taşta..ama incinmeyi değil; dayanmayı ve güvenmeyi öğrettiler bana. Keşke , şuracıkta olsalar da gözümün nemiyle, kalbimin gamıyla sarılsam ve helalleşebilsem tüm dostlarımla. Ölmeden önce… Uzakşehir
|