Gurbettekilerin Gözüyle Selendi

Cuma, 11 Nisan 2008

          Bazen insan bir şey arar ya. Arar, tarar ama bir türlü aradığını bulamaz. Sonra bir de bakar ki aradığı şey elindedir. İşte Selendi'nin içinde yaşayanlar hep Selendi'den şikayet ederler, iyi bir yönlerini hiç bulamazlar. Sanki Allah bütün kötü özellikleri Selendi'ye vermiş, hiç iyi şeylerden nasibini almamıştır zannederler. Ne zaman bir Selendi'li gurbete çıkar, gurbette uzunca bir süre yaşar, ondan sonra Selendi'nin kıymetini anlamaya ve değerlerini fark etmeye başlar.

         Bugün www.selendi.com'a girdim ve “Ziyaretçi Defteri”ne bir göz attım. Avusturya'dan bir hemşerimiz iki yıldır göremediği Selendi'deki mahallesinin fotoğraflarını görünce ne kadar mutlu olduğundan ve memleket hasretinden bahsediyor. Almanya'dan bir hemşerimiz uzaklarda bile “Memleketim daha müreffeh nasıl olur?” diye düşünüyor ve memleket hasretini ve duygularını kelimelere döküyor ve “Garip Şehir Selendi” şiirini hemşerileriyle paylaşıyor: 
          Çay yanında kurulmuş, küçük bir şehir,        Yağmur yağdığında, Çay'a sel inmiş,        Yakınından geçer "Gediz" adlı nehir,   Bu şehre zamanla "Selendi" denmiş.  İnsanları muzdariptir her daim,Geçimleri, tütün ve hayvancılıktır. İşsiz gençlerin durur mu çok vahim, Hanımların hali pek acıklıdır. 

         Düşündükçe, üzülüyorum bu şehri, O,  neden zengin ve müreffeh olmasın, Beni yaralar, garip şehrin kaderi, Şehrim kalkınsın da ayrılık olmasın. Bu durumun kimdir baş sorumlusu?Suç altın taç olsa kimse takmaz başa,Büyük başlardır sorumlusu, işin doğrusu,Onların kimisi ağadır, kimisi de Paşa.... 
        

     İstanbul'dan, Diyarbakır'dan, Antakya'dan, Şırnak'tan askerler Selendi'ye dönecekleri günü iple çektiklerini, Selendi'ye duydukları hasreti dile getiriyorlar. Selendi'nin içinde yaşayanların olumsuz olarak kullandığı “Yörük” kavramının ne kadar farklı ve gurur duyulması gerektiğini anlayan bir hemşerimizin “Selendili bir yörük olarak kendimle gurur duyuyorum. Selendi'nin eski kimliğine dönmesi lazım. Kültür yozlaşmasını önleyelim.” şeklindeki serzenişi ve olanağı olanlardan Selendi'ye ve kültürüne sahip çıkmasını ve Selendili'leri Selendi'de tutacak projelere imza atılmasını istemesi “Selendi sevdasını” göstermiyor mu? Selendili olmayıp da Selendi'de görev icabı bulunanlar bile www.selendi.com'a girince eski Selendi günlerinin ne güzel günler olduğunu söylüyorlar ve Selendi'nin güzel insanlarına selam gönderiyorlar. 

       Şimdi Selendi'nin dışında yaşayıp, Selendi'nin güzelliklerini ve değerlerini fark eden hemşerilerime sesleniyorum: Gelin hep birlikte Selendi için ne yapabileceğimizi, kültürünü nasıl tanıtabileceğimizi, Selendi'nin özel ve güzel özelliklerinden Selendililerin nasıl yararlanabileceklerini düşünelim. Olanaklarımızı ve birikimlerimizi bir araya getirerek büyük projelere imza atalım. Yozlaşmış bir dünya ve Türkiye'de, özünü ve kültürünü koruyan bir Selendi'nin nasıl bir cazibe haline getirilebileceğini herkese gösterelim.

Benim gibi düşünenler lütfen benimle temasa geçsin.

04.04.2008

Doç. Dr. Şaban GÜRCAN

E-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır