mustafatemiz
|
Şu olay patladı. Hafızamı yokladım bu tespiti daha önce yaptığım yoğun gözlemlerin ardından yazmış siz değerli okurlarımla paylaşmışım. Sayın başbakana bile bu konu öylesine dokundu ki, son günlerde gene kükrüyor, kantarın topuzunu da bana göre çoktan kaçırmış durumda. Şimdi herkes Deniz feneri yardım derneğinin ortaya çıkan yolsuzlukları ve Almanya’da devam eden mahkemesi iddialar ifadeler doğrultusunda bu işlerin AKP ile ne alakası var diyor. Karşıdan bakınca var mı yok mu? Şimdi gayet objektif bir şekilde kendimizi yoklayalım. Bırakın Deniz fenerini devletin sosyal kurumu sosyal yardımlaşmanın yaptığı yakacak ve yiyecek yardımları bile evlere teslim edilirken AKP’nin seçimlerde yurttaş ile yüz göz olmuş simaları ile kapılar çalınıp başkanımın selamı var, falanca ağabey gönderdi sizlere selamı var gibi ifadelerle bu yardımlar dağıtılmadı mı? Yardımı alan yurttaşımız nihayetinde seçmen bu mesajı sizce nasıl algıladı. Yani şimdi biri çıksın söylesin. Devletin sosyal kurumu sosyal yardımlaşmadan bu yardımı alan insanların AKP’nin seçim faaliyetlerinde eskimiş yüzleri vasıtasıyla getirdiği hem poşet, hem çuvalların üstüne iliştirilmiş direk ağızdan” başkanımın selamı var “ mesajını “YARDIMI AL OYUNU AK PARTİYE VER” gibi anlamadığını kim söyleyecek. Sayın başbakan Valilere Kaymakamlara bile binin kamyonların tepesine kömür işini bizzat takip edin diye beyanatlar vermedi mi? Sayın Başbakanın deniz feneri ile şahsi olarak ilişkilerinin çok yakın olduğunu bende sanmıyorum. Ancak Sayın başbakanın yakınlarının yakınlığı olduğu veya partisinde siyaset yaptığı Anadolu’daki birçok şahsiyetin bu dernek ile dirsek teması ve hatta kucak kucağa oturduklarını da biliyorum. Deniz feneri derneğinin yaptığı takdire şayan birçok yardımın olduğunu da gözlemliyorum, yapılan bu yerinde ve gerçek yardımlara hiç kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Gelgelelim AKP’de siyaset yaparken eşide deniz feneri derneğinin temsilcisi veya gönüllüsü olarak çalışan yakın çevremde en az onlarca isim sayabilirim. Yardımı götüren sivil ama hem eşi hemde yardım kolilerini getirirken bir başından tutan kişinin ceketinin üstünde AKP’nin ampullü rozeti var. Din ağırlıklı yaşam tarzını siyaset arenasına sokan ve bunu siyasi iktidara taşımayı başarabilen bir topluluktan bahsediyorum. Milli görüş geleneğinden gelipte Avrupa’daki Müslümanların cami avlusunda bağışladıkları ile üzerlerinden “kayıp tirilyon” davası geçmiş, mahkeme kararı ile suçu sabit görülüp ceza yemiş, ancak kaderin cilvesi ve milli görüşün kudreti ile 2 numaralı sanığın Çankaya köşkünden, davanın 1 numaralı sanığını evinde cezasını çekerken bile affedebildiği süreçten ve son günlerde gündeme düşen mayası veya çıkış noktası ayni dünya görüşü ile soluk alıp veren insanların topluluğundan bahsediyorum. Yardım alan insanlarla sırf bu işi teyit edebilmek için gittim konuştum dostluklar kurdum. Konuştuğum insanların çok azı ” yardımı devlet verdi “derken, çoğunluğu ise farklı ifadelerle “reis bey göndermiş”,”falanca başkan yollamış”,” filan il genel meclisi üyesi verdi” gibi sözlerle yardımı yapanı iktidar partisi gibi algılayıp, yardımın kesilmemesi, düzeninin bozulmaması içinde gene AKP’ye oy vereceğim diyorlardı.
Ülkede olup bitenlerle, insana dair onur, şuur ve gurur gibi kavramları gündeme taşıdığımızda ise bu insanların ağzını bıçak dahi açmıyordu. Yüzyılın tokadı... Deniz Feneri. Bakıyorum yazılıp çizilenlere... Hep aynı benzetmeler yapılıyor:"Dindar insanlarımızı kandırarak..."Temiz duyguları kandırarak...""Hassas yürekleri kandırarak...""Vicdanlı insanlarımızı kandırarak...""Saf Anadolu insanını kandırarak..." Yok öyle! Kendinizi kandırmayın... Saf maf değil, o para kaptıranlar. Bu dünyada her türlü katakulliye rıza gösterip, öbür dünyayı makbuz karşılığı satın almaya kalkan... Kaç euroysa ödeyip, cennette tapu kapmaya çalışan bu âlemin en akıllı güya kurnazı onlar. Üzülmeyin sakın. Gariban şehit çocuklarının yırtık pırtık çoraplarla gezdiği bir ülkede, Mehmetçik Vakfı dururken, Tanzanya'daki yoksullara iftar veren, köprü altında yaşam sürdüren kapkaç ile yaşam süren balici sürüsüne el uzatmayıp, cami avlusunda sakallı veznedarlara para verip nereye gittiğini araştırmayanlar var ya "vicdan sahibi" güya Anadolu insanları. Bırakın dolandırsınlar kardeşim! Sevaptır. Buralarda büyüklerin sık söyledikleri bir laf vardır”Haydan gelen huya gider”
[/color]
|