Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Tarih Bölümü
 Yilmaz Güney


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Yilmaz Güney  (Okunma Sayısı 2003 defa) Seçenekler Arama
« : Şubat 15, 2006, 05:30:09 ÖS »
ÜNAL TÜZ
KINIKLI
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 667


Yilmaz Güney

YILMAZ GÜNEY-




Soru: ... Proleter devrimci bir sanatçının görevlerini saptarken ölçümüz ne olmalıdır?

Cevap: Herhangi bir ülkede, devrimci bir sanatçının görevlerini ve sorumluluklarını saptarken, o ülkenin tarihi, toplumsal, ekonomik ve siyasi yapısını, o ülkedeki toplumsal kurtuluş mücadelesinin düzeyini, kitlelerin sanat ve kültür ilişkilerinin düzeyini doğru kavramak gerekir.
Devrimci sanatçı, devrimci tabiatı gereği militandır, yenileştirici ve değiştiricidir. Toplumsal kurtuluş mücadelesinden ayrı düşünülemez... Devrimci mücadeleye organik bir biçimde bağlı olmalıdır. Bu nedenle, devrimci bir sanatçı, o ülkenin devrimci mücadelesinin hedefleri ve görevleri doğrultusunda görevlerle yüklüdür. O herşeyden önce bir devrimcidir, militandır, sanatı devrimin bir aracıdır, bir silahıdır.
Genel olarak ifade etmek gerekirse, devrimci sanat, halkın yaşamını, halkı ezen sınıf baskılarını, bu baskılara karşı halkın mücadelesini, yeni bir topluma duyduğu özlemleri, ezen sınıflara duyulan kini, nefreti temel almalı, onların devrimci mücadele ruhunu geliştirmeli, halk kahramanlığını, halk için fedakarlık ruhunu derinleştirmeli, olumlu ve olumsuz insan örneklerini karakterize ederek mücadeleyi bütün boyutlarıyla konu edinmelidir.
Sanatın ana konusu, işçiler, köylüler, halk aydınları, devrimci militanlar, kısaca sosyalist mücadele süreci olmalıdır. Bu süreç içerisinde, olumlu olumsuz, sınıf dayanaklarıyla birlikte işlenmelidir. İşçiyi anlatırken patronu, köylüyü anlatırken toprak ağasını... toprak kapitalistini, devrimci militanı anlatırken kaypak küçük burjuva unsurları... polisi... bürokrasiyi ve devlet mekanizmasının işleyişini de birlikte, sınıf gerçeklerine bağlı olarak anlatmalıdır.
Sadece toplumun objektif tanımlanması, sadece eleştirel gerçeklik yeterli değildir. Devrimci sanat, toplumun gelişen güçlerinin sanatıdır, bu güçlerin gelişmesini ve mücadelesini sergilerken, aynı zamanda yol gösterici olmalı, fakat kuru slogancılığa düşülmemelidir, işi basite indirgememelidir.
Toplumun gelişen güçleri önündeki engelleri, engellerin ideolojik, siyasi, kültürel, toplumsal niteliklerini kavratmada devrimci sanata büyük görevler düşmektedir. Devrimci sanat, sosyalist ve ilerici olanı ele alırken, gerici ve olumsuz güçleri gerçeğe ters düşecek biçimde ele alırsa, küçümserse, ya da olduğundan çok önemserse hayalci olur, oportünizme kayar, devrimci görevleri yerine getiremez. Aynı zamanda, devrimin zaaflarını vurgularken, bu zaafları da ne abartmalı, ne de küçümsemelidir. Devrimci sanat, devrim güçlerinin yarına duydukları inancı pekiştirirken, devrimin önündeki zorlukları da objektif olarak belirtmelidir.
Sanat ve kültürde, yaratıcı çalışmamızın kaynağı halktır, halkın devrimci mücadelesidir. Devrimci sanat kaynağını halktan alır, ürünlerini halka götürür. Karşılıklı etkileme ve etkilenme süreci içerisinde halk sanatın... sanat da halkın gelişmesine yardımcı olur. önemli noktalardan biri de şudur:
Devrimci sanat, halkın ve özellikle gençliğin bilincini yozlaştıran, halka zararlı düşüncelere karşı verilen mücadelede etkin ve güçlü bir temizleme silahıdır. Kendinden olan şeyleri küçümseyen, kendinden olan hey şeye güvensizlik duyan, yabancı şeyler karşısında kölece eğilen, yabancı olan şeylere hayranlık duyan bir anlayışın yıkılmasında, bu anlayışın maddi temellerinin kavranmasında, kendine ve kendinden olanlara güven duygusunun geliştirilmesinde devrimci sanata büyük görevler düşmektedir. Yabancı sigara, yabancı damgalı giysiye, yabancı müziğe... sanata... edebiyata, körükörüne bağlanan, kendi sigarasını, giysisini, kendi sanat ve fikir adamlarını hor gören bir anlayış, emperyalizmin bilincimize yerleştirdiği organik ajanlardır.
Bu anlayış, kaynağı aynı olmakla birlikte, farklı biçimlerde siyaset ve devrimci mücadele alanında da belirgin biçimde kendini göstermektedir. Biçimsel olarak taklit etmek, benzemeye çalışmak. Hatta devrim yapmış ülkelerin halk deyimlerini kullanmak, onlardan örnekler vermek... Her ülkenin tarihi ve toplumsal koşulları kendi devrimini ve devrimcisini biçimler. Bu nedenle, şu ya da bu ülkenin devrimcilerine biçimsel olarak özenmek, taklit etmek, ezbercilik, kopyacılık gibi şeyler yanlıştır. Bir ağacın gölgesinde ağaç yetişmez. Yetişse bile o ağacın gölgesinde kalır, kendini bulamaz. Kendini küçük gören, kendi özgücüne, kendi işçisine, köylüsüne, kendi siyasetine ve siyasal önderliğine, kendi sanatçısına, kendi kültürüne dayanmayan, umudunu dıştan gelecek yardımlara bağlayan bir halk, kesinlikle ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal boyunduruktan kurtulamaz. Sözün kısası devrim yapamaz... yapsa bile devrimini yaşatamaz.
Köylümüz darda kaldığında elini havaya açar, havaya bakar, havaya konuşur. Ama ürünü topraktan, toprağı işleyerek, toprağın kahrını çekerek alır. Bitkilerin, ağaçların kökü topraktadır, havada değil. Din kitaplarında, kökü havada olan ağaç resimleri vardır. Oysa asıl dayanağımız kendi toprağımızdadır. Hava havadır. Umut dışta değil, içtedir. Umut kendi toprağımızda ve kendi halkımızdadır.
Her türlü olumsuz eğilimlere karşı yürütülecek ideolojik mücadelenin bir unsuru olarak devrimci sanat, doğru bir ideolojik ve teorik temellere dayanmalıdır. Sanatçı, sanatsal kaygı ve titizliğinin yanı sıra, bir devrimci olduğunu akıldan çıkartmamalıdır.

Soru: Sanatçının devrimci görevleri temel alması gerektiğini söylediniz. Bir devrimcinin görevleri nelerdir?

Cevap: Bir devrimcinin temel görevi, bilimsel sosyalizmin bilimini özümlemek ve öğretilerinin propagandasını yapmak ve bilimsel sosyalizmin ilkelerine uygun bir pratik içinde yaşamaktır. Yani, içinde bulunduğumuz toplumsal ve ekonomik yapıyı doğru kavramayı başarmak, buna bağlı olarak sınıflar arasındaki ilişkileri doğru biçimiyle değerlendirmek, sınıf mücadelesini günlük yaşayış içinde sürdürmek, sömüren sınıfları ve temsilcilerini, onların iç dış, maddi manevi toplumsal dayanaklarını, sömürülen kitlelere devrim hedefleri olarak göstermek, işçi sınıfının tarihi rolünü, yani devrimin önder ve itici gücü olduğunu anlatmak, kitlelerde devrim isteği ve heyecanını kabartacak propaganda ve ajitasyon çalışmaları yapmak, emekçi kitlelerin ekonomik, demokratik, siyasi hareketlerine katılmak, hem kendisini, hem de kitleleri örgütlemektir. Ayrıca emekçi kitlelerin dikkatini sınıf hedeflerinden şaşırtmak için girişilen gizli kapaklı oyunları bozmak, onlara günlük isteklerini en doğru bir biçimde ifade edebilmeleri için yardımcı olmak, bütün çalışanların, ulusal ve uluslararası planda çıkarlarının birliğini, devrimin dostlarını ve düşmanlarını kavratmak, bir devrimcinin genel görevleri arasında sayabileceğimiz çalışmalardır.
İşte, proleter devrimci sanatçı da çalışmalarını, devrimci mücadelenin organik bir unsuru olan sanatının araçlarıyla gerçekleştirecektir. Sanatın yaptığını herhangi bir bilim dalı gerçekleştirseydi, sanata gerek kalmazdı. Demek istediğim şudur: Sadece doğru fikirlerin kabaca aktarılması değil, yeni toplumsal süreç içerisinde insanın çalkantılarını, umutlarını, acılarını, coşkularını, sanatının hamuruyla yoğurarak anlakabilmek; yani sanatçı sezgi ve duyarlığını, yeteneğini katabilmek.

Soru: Size proleter devrimci bir sanatçı denebilir mi?

Cevap: Bir sanatçının kendisine "ben proleter devrimci bir sanatçıyım" demesi, ya da yakınlarının ona "proleter devrimci sanatçı" adını yakıştırması, onun proleter devrimci bir sanatçı olduğunu göstermez. Sanatçının niteliğini pratiği belirler. Amacım proleter devrimin bir savaşçısı olmaktır. Proleter devrimci saflardayım. Pratiğim adımı ve yerimi belirleyecektir.
__________________
ALINTIDIR belki merak eden olur diye...
Logged
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Yilmaz Güney
« Posted on: Mayıs 25, 2012, 12:56:24 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Şubat 15, 2006, 05:48:02 ÖS »
umut
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


Yilmaz Güney

bu yazıyı yılmaz güney,n bi kitabında okumuştum yinede tekrar bana okuma fırsatı verdigin için saol:)
Logged
« Yanıtla #2 : Aralık 28, 2007, 11:37:14 ÖS »
aydınarıkan
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 131


Ynt: Yilmaz Güney

amacım polemik yaratmak değil baştan bunu belirteyim ama benim merak ettiğim bir konu var. bu ve bunun gibi adamlar bu memlekette neyi devirmeyi ve yerine neyi getirmeyi istiyorlar hep merak ettim ve merak etmeye de devam edeceğim?
Logged

İyi yaşamak özel bir ilgi ve birazcık dikkat ister. Bilgi, emek, sevgi ve şefkat ister. ''Kendi olmak'' ama ''aynı kalmamak'', ''çoğalmak''  ama ''kaybolmamak''  ister.
« Yanıtla #3 : Mart 03, 2008, 09:38:52 ÖS »
murat arslan
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 85


Ynt: Yilmaz Güney

devrilmek istenen türk insanının özü osmanlı hoşgörüsü ve türk milli kimliği, yerine getirilmek istenen de mankurtlaşmış kendinin ne olduğunu bilmeyen içki masasında devlet kurup batıran, bugünü atlattık yarına hayırlısı diyen zevatlar üretmek
Logged

Yalnızca mutluluklar ve zevkler değil!
Acılar büyüdükçe...
Gelecek ve ikbal arayarak değil!
geleceğini koyarak...
Yalnızca dostluğu ve arkadaşlığı değil!
ihaneti ve satılmışlığı da görerek...
Yaşadıkça ve yaşlandıkça değil!
direndikçe büyürsün...
« Yanıtla #4 : Ağustos 13, 2008, 11:52:53 ÖS »
yasamak direnmektir
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Ynt: Yilmaz Güney

yılmaz güney değerli bi sanatçı ve aynı zamanda sağlam bi dewrimcidir..lütfen görüşlerine katılmıyosanız bile saygılı olun..keşke sizler de onun gibi olsanız.sadec laf üretmeyio icraat yapsanız..içki konusuna gelince.neyzen tevfik in bi şiiir aklıma geldi..''ne girersin allah ile arama diye baslayan atatürk olmasıydı..... falan diye giden şiiri okuyun lütfen...
Logged
« Yanıtla #5 : Ağustos 30, 2008, 04:27:57 ÖS »
alperen
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 741


Ynt: Yilmaz Güney

neyin devrimcisi ki bu devletinin düzenini  yıkmaya çalışan ATATÜRK ün arkasına sığınarak ATATÜRK ün kurmuş olduğu Türkiye cumhuriyetinin anayasına karşı gelmiş  bu vatana baş kaldırmış TÜRK milletinin değerlerine küfretmiş şu an pkk dediğimiz baş belası terör örgütünün temellerinde yer almış , che denilen Türkmilletiyle alakası olmayan düyanın öbür ucunda yaşayan kendi ülkesindeki düzeni değiştirmeye çalışan bir kişinin hayali ile yaşayan hayal perest devletine küfretmeyi bir görev sayan  yalaka şerefsizin tekidir
Logged

« Yanıtla #6 : Eylül 09, 2008, 10:47:33 ÖÖ »
gazipaşa
Moderator1
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1719

mutlu olmak için mutlu etmesini bileceksin


Ynt: Yilmaz Güney

alperen seni sevdim görüşlerine saygı duyuyorum
Logged

insanların hayatlarına saygı duymaktansa,iftira atmayı tercih edenler, ruhlarındaki ezikliği hazmedemiyenlerdir
« Yanıtla #7 : Eylül 12, 2008, 09:31:44 ÖS »
yasamak direnmektir
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Ynt: Yilmaz Güney

yapılan yanlışlara dur demek başkaldırmaksa bende başkaldırıyorum o zaman..arkadaslar yılmaz güney dewrimci kimliğiyle bize yol gösterici oldu.siz onu terörist diye damgaladınız ya da baskalarının ezberlerini dewam ettiriyosunuz..burası tarih bölümü ama sizin tarih bilginizyok galiba pkk nin kurulusunda che nin alakası yok.deseydiniz ki marksist ve leninist silahlı mücadeleyle kuruldu size hak verirdim.ezberlerinizi bozun gercekleri görün..ölen askerlerin resmini koyarak vatansewer olunmaz.gercek milliyetçilik bu deil..
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions