Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Şiir ve Edebiyat
 yasam


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: yasam  (Okunma Sayısı 427 defa) Seçenekler Arama
« : Mart 16, 2006, 12:13:45 ÖÖ »
mursit_45@hotmail.com
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 46


yasam

Hayvanların bazısı hususî durumlarda kısa bir müddet için iki ayakları üzerine kalkarak durabilirler. İnsan ise; varlıklar arasındaki hususî konumuyla iki ayağı üzerinde rahatça durabilecek ve çok çeşitli hareketleri rahatça yapabilecek bir biçimde yaratılmıştır. Çok mükemmel ve özel bir mimarî gösteren ayaklarımız, vücudumuzun bütün yükünü ömür boyu taşırlar.
Ayağın mükemmel mimarî yapısını teşkil eden kaslar, kemikler ve eklemlerdeki bağdokuları gibi dokuların hepsi, yürüme ve ayakta durma işlerini yapacak tarzda dizayn edilmişlerdir.

Yürüyen robot yapmak üzere çalışmalar yapılan biomekanik ve bionik lâboratuarlarında, yürümenin dinamiği ve bacağın mimarisi üzerine yapılan araştırmalar, bilim adamlarını, hayrete düşürecek müthiş bir mühendislik harikasıyla karşılaştırmıştır.

Ayakta duran bir insanın ayaklarına içten baktığınız zaman, ayak kemikleri âdeta kemerli bir köprüyü andırır. Rabbimizin mükemmel şekilde yarattığı çok hususî hesaplarla çizip modelleyebildiğimiz bu köprü sayesinde, ayak iskeleti üzerine düşen ağırlık daha geniş bir alana dağıtılır.

Ayak bileğimizden aşağıda 26 tane kemik vardır. Bunlardan 12 tanesi yük taşımak için gerekli olan tarak ve bilek kısmına ait, Diğer 14 tanesi ise; yürüme anında itici güç olarak kullanılan parmak kemikleridir. Parmaklar; bağ ve kirişleriyle birlikte arabalardaki vitesler gibi hız artımlarında itici güç olarak, dengeli güvenli yürüyüp koşmamıza yardımcı olurlar. Parmak uçlarına doğru kemiklerin çoğalması ve yanlara doğru yaygın bir durum almaları sayesinde, yüke karşı dayanma ve dağılma yüzeyi büyütülmüştür.

Ayakkubbesini meydana getiren kemikler, birbirlerine eklemlerle bağlanmışlardır. Sadece ayak bileği ve parmak eklemleri hareketli, diğerleri ise; az hareketli eklemlerdir. Bu eklemler az hareketli olmalarıyla direnme gücü kazanmakta, az esnek olmalarıyla anatomilerine zarar gelmesini engellemektedirler. Kemeri oluşturan kemiklerin anatomik yapıları çok ilginçtir. Kemiklerin, kemerin alt yüzüne bakan satıhları dar, üst kısmına bakan satıhları geniştir. Tıpkı tarihî kemerli köprülerdeki kemer taşlarının birbirine destek olması gibi bir plâna sahiptirler. Bu sayede eklemleri oluşturan bağlara ve kas kirişlerine az yük bindirerek kemiklerin ağırlığı kendi yapısı içinde hafifletilmektedir. Eklemleri birbirine bağlayan bağlar, ortaya çıkan seviyelere göre ayağın pozisyon alması için dizayn edilmiştir. Meselâ yokuş aşağı inerken kemerin alt kısmı sıkışır, üst kısmı gevşer ve açılanır. İşte bağlar bu esnemeyi yapacak bir potansiyele sahiptir ve uzunlukları rahat bir işleyişe ayarlıdır. Bu bağların boyu ve esneme kapasitesi 1 mm bile uzun olsa, eklemde boşluklar meydana gelir ve bu durum da kemiklere veya kaslara binecek yük artar. Eğer bu bağların boyu ve gerilimi hassas bir şekilde ayarlanmasaydı, ömür boyu yorgun bacaklar ve ağrılı ayaklarla dolaşacaktık. Nitekim ayakları sık sık burkulan kimselerde eklem ve dış bağlar gevşediği için, ayaktaki hakimiyet azalmakta ve burkulmalar da tekrar etmektedir. Ayak burkulmaları uzun müddet devam ettiğinde ise; eklem kıkırdakları zedelenmekte ve ileride eklem kireçlenmelerine sebep olmaktadır.

Vücut ağırlığını ayak bileğinde ilk karşılayan bilek kemiği (talus)'dir. Topuk kemiği üzerine oturan bilek kemiğinin çok sayıda eklem yüzü olmasına rağmen, eklemler bir vazife için ortaklaşa hizmet ederler. Sadece kaval (tibia) kemiğinin altına denk gelen bilek kemiğinin ön parçası arka parçasına göre geniştir. Bu kama gibi genişlik sayesinde bacak kemiklerinin (tibia ve fibula) kayarak öne doğru gitmesi engellenmiştir. Vücudun ağırlığını tek kemiğin taşıması zor ve tehlikeli olduğundan, bunun altına ikinci bir kemik olan topuk kemiği calcaneus konulmuştur. Topuk kemiği arkada dışa doğru çıkıntı yapacak şekilde yerleştirilmiştir. Taban kısmı ise içe doğru bir kavis yapar. Bu şekilde duruşu ile; gelen kuvvetin ekseni ayak dışına doğru kaymaz ve topuk kemiğinde son bulur.

Vücudun yükü, bacaklardan ayak bileğine; ayak bileğinden topuk kemiğine ve tarak kemiklerinin başına biner. Vücut ağırlığının son bulduğu topuk kemiğinin arka ucu aşağıda, ön ucu ise yukarıdadır. Gelen yükle, topuk kemiğine yapışan arka ve ön kaslar kasılarak topuk kemiğinin ön ucunu yukarıda tutar ve kemer anatomisini korur. Kemer şeklindeki ayak tabanının anatomisi korununca, yük tarak kemiklerinin başına yayılarak basıncı geniş bir alana dağıtmış olur ve yük bir kemikten ziyade diğer kemiklere de dağıtılmış olur.

Ayak tabanında oluşan kemer çok önemlidir. Kemer olmazsa yük ayak topuğu ve tarak kemiklerinin başına yayılmayarak sadece bir noktada kalır, böylece ayak ve bacak kasları ayağa binen yükü hafifletmek için kasılırlar; dolayısıyla kısa yürüyüşlerde bile bacak ve ayak ağrıları olur. Nitekim bu yüzden düz tabanlılar (pes planus) çok çabuk yorulurlar, dinlenirken bile bacak veya ayak ağrıları çekerler. Ayak kemerinin alt kısmı yüke karşı direndiği için, bu bölgenin eklem bağları ve kasları hem kuvvetli, hem de çok sayıdadır. Böylece kemerin eğimi muhafaza edilir ve düz tabanlıktan korunulur.

Ayağımızdaki kasların çok kompleks bir yerleşim şeması vardır; mucizevî bir plân sayesinde dinamik ve statik güçler en ideal şekilde dengelenmiştir. Ayak üstünde 13 tane kas vardır. Bunların 6 tanesi baldırdan gelir, 7 tanesi ise ayak sırtındadır. Buna karşılık ayak tabanında 17 tane kas vardır. Bunların 2 tanesi baldırdan gelir, 15 tanesi kas ayak tabanında çeşitli pozisyonlarda yerleştirilmiştir. Ayak tabanında kasların çok sayıda oluşu ve anatomik yapılarının daha kalın ve kuvvetli oluşu yükle karşı karşıya geldikleri içindir. Kasların çekme kuvvetlerine baktığımız zaman, kuvvetler farklı olsa da, sayıları topladığımız zaman, sağa-sola, yukarı-aşağı yapışan kasların kuvvetleri eşittir. Meselâ ayağı dışa çeken biri yardımcı üç kas varken; içte, içe çeken bir kas vardır; içteki bu kasın yapışma yeri üç tanedir. Üç kasın dışa çekme kuvveti, bir kasın içe çekme kuvvetine eşittir. Yine parmakları yukarı kaldıranlarla, aşağı bükenlerin sayıları aynı olmadığı halde kuvvetleri eşittir. Ayak sırtındaki 13, ayak tabanındaki 17 kas öyle muntazam yerleştirilmişler ki, neticesi; duruşta, dengeli hareketlerde, her türlü zemine göre fonksiyonel, ağrısız ve problemsiz bir ayağa sahip olmuşuzdur.

Çocuk felci geçiren hastalarda eğer dıştaki kaslar felç olursa, ayak içe; içtekiler felç olursa, ayak dışa doğru yön değiştirir. Ayak bileğini yukarı kaldıran kasların 4 tanesi yardımcı, 1 tanesi asıl olmak üzere 5 tane iken; bileği aşağı indirenler 1 tanesi asıl, 3 tanesi yardımcı olmak üzere 4 tanedir. Fakat bilek dengesi için bu kasların kuvvetleri eşit kılınmıştır.

Ayak tabanındaki 15 kasın yerleşim yeri müthiş bir ilimle tayin edilmiş olup, vücut ağırlığının daha fazla bindiği yerleri desteklemek üzere hususî olarak seçilmiş ve destek olması için kemerin altına yerleştirilmiştir. Yük bindiğinde bu kaslar kasılarak kemeri destekler, yastık işi görür ve eklem hareketlerine (bastığımız yüzeye göre) yardımcı olur. Ayaktaki 30 kasın seçilmiş yapışma yerlerini biraz ileri veya biraz geri alacak şekilde değiştirmeye kalkarsanız, ayak fonksiyonları bozulur ve dengesi alt-üst olur. Asla bu şekilde bir yürüyüşe sahip olamayız.

Ayak kemiklerini ve kaslarını besleyen kan damarlarıyla, duyu ve hareket ileten sinirlerin bu kadar karışık kaslar ve kemikler arasında birbirine karışmadan, ezilip sıkışmadan seyretmeleri ve hiçbir noktanın ihmal edilmeden beslenmesi; müthiş bir rahmetin tecellisinden başka bir şey olamaz. Eğer böyle olmasaydı yürüdüğümüz, koştuğumuz ve ayakta durduğumuz zamanlardaki farklı pozisyonlarımıza göre birçok rahatsızlık ortaya çıkacak, beslenemeyen kısımlar kangren olacak, bastığımız zemini hissedemeyecek ve gerekli duruşumuzu temin edemeyecektik. Fonksiyonu en az olan bir kasın dahi görevini iptal etseniz, ayak anatomisi bozulacak, fonksiyon kaybı ve ağrılar ortaya çıkacaktır
Logged
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: yasam
« Posted on: Mayıs 25, 2012, 12:09:48 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Nisan 03, 2006, 11:43:01 ÖÖ »
cankurtaran
kndini affetmyn
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1574


yasam

Teşekkürler paylaşım için.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions