Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » BUYRUN MUHABBETE :)) » Yaşam
 Türkiye İş Kurumu ve İşsizlik


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Türkiye İş Kurumu ve İşsizlik  (Okunma Sayısı 525 defa) Seçenekler Arama
« : Şubat 17, 2007, 07:12:23 ÖÖ »
moppito
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 80


Türkiye İş Kurumu ve İşsizlik

Türkiye İş Kurumu ve İşsizlik - Erdem ÖZGÜR

08.02.2007 18:27  

Ülkemizin en önemli ve kronik sorunudur işsizlik. Küresel ekonomideki olumlu gelişmelere rağmen dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalıcı ve uzun süreli işsizlik sorunu ciddiyetini korumaktadır. Gelişmiş ülkelerde, özellikle işgücü arzının hemen hemen sabitlendiği Kıta Avrupası’nda, işsizlik sorunu, işgücü piyasasının neden olduğu yapısal bir sorun iken, gelişmekte olan ülkelerde daha çok tarım ağırlıklı ekonomiden sanayi ve hizmet ağırlıklı ekonomiye geçişin yarattığı değişimlerin bir ürünü olarak karışımıza çıkar. Yapılan gözlemler ve araştırmalar Türkiye’de işsizlik sorununun gerek geçiş ekonomisinin sorunlarından gerekse işgücü piyasasının katılıklarından kaynaklandığını göstermektedir.

İşsizlikle ilgili politika üreten en önemli Kurumlardan bir Türkiye İş Kurumu(TİK). TİK, 4904 sayılı Kanun ile yeniden yapılandırılmıştır. Kurum özel hukuk kurallarına tâbi, tüzel kişiliği haiz, idarî ve malî bakımdan özerk bir kamu kuruluşu olup, genel kurul, yönetim kurulu, genel müdürlük ve il istihdam kurulları yönetim birimlerine sahiptir.

Kurum açık işe uygun yurtiçi ve yurtdışı işe yerleştirme, işsizliği azaltma, istihdamı koruma ve artırmak amacıyla aktif iş gücü politikaları uygulama, işsizlik sigortası, işsizlik sigortası fonu, ücret garanti fonu, kısa çalışma ödeneği, özelleştirme nedeniyle işini kaybedenlere yönelik çalışmalar, program ve projeler yürütmektedir. 2005 yılında yurtiçinden Kuruma 516.703 başvuru olmasına rağmen, 113.827 açık işe 81.685 kişi yerleştirilmiştir. 2006 yılı Ocak-Ağustos döneminde Kuruma, 367.315 kişi iş isteğiyle başvurmuş, özel ve kamu işyerlerinden 98.996 açık iş intikal etmiş ve 65.126 kişi bir işe yerleştirilmiştir. 2005 yılında işsiz sayısı 2.520.000, 2006 yılında 2.215.000 olduğu düşünüldüğünde, işe yerleştirilen sayı düşündürücüdür.

İşe yerleştirilenlerin %74 ila %88 arasında değişen kısmı, özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru kişilerin kanuni olarak çalıştırılma zorunluluğuna dayanmaktadır. Kalan yüzdelik dilim ise Kurumun çalışması ile işe yerleştirilmiştir. Mardin, Muş, Nevşehir, Şırnak’ta Kurumda çalışan personel kadar dahi özel sektöre işçi yerleştirilememiştir. Birçok ilde ise personel başına düşen işe yerleştirilen sayısı beşin altında kalmaktadır.

İşsizliği azaltmada en etkin çözüm sürdürülebilir bir ekonomik büyüme hızını yakalamaktır. Ancak, ekonomik büyüme tek başına mevcut işsizlere ve işgücü piyasasına girecek genç işsizlere iyi işler sağlamada yeterli değildir. Nitekim 2002 yılından itibaren ekonomide yakalanan büyüme hızı yeterli düzeyde istihdama yansımamıştır. Bu nedenle, istihdam dostu büyümenin yanısıra, işgücü piyasası reformlarına, insan kaynaklarına yatırıma, yeni teknolojilerin istihdam yaratıcı özelliğinden etkin yararlanmaya, girişimciliğin desteklenmesine, aktif işgücü piyasası politikalarının etkin uygulanmasına ve tüm bunların sosyal diyalogla yapılmasına gerek vardır .

İşsizliğin önlenmesine için Kurumca aktif politika olarak, işe yerleştirme, meslek araştırma-geliştirme, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri ile iş gücü yetiştirme kursları düzenlenmektedir. Ancak yerleştirilen işçi sayısına baktığımızda bu politikaların başarılı yürütüldüğünü söylemek mümkün görülmemektedir.

İşsizliğin önlenmesinde, kamu politikalarının belirlenmesi ve uygulamasında, Türkiye İş Kurumuna önemli görevler verilmiştir. Acaba bu görevleri yerine getirebilecek Kurumsal kapasite var mıdır? Yeterli olduğunu ifade etmek mümkün değildir. Zira personel sayısı Kurumun rutin işlemlerini gerçekleştirebilecek kadardır. Merkezde 516, taşrada ise 1815 personel çalışmaktadır.

Kurum hizmetlerinin internet ortamında sunulmasına yönelik Kurumsal Dönüşüm Projesi (e-İŞKUR) ile işgücü piyasasına ait ortak bir veri tabanı oluşturulması ve üretilen verilerde standardizasyonun sağlanması için oluşturulan “İşgücü Piyasası Bilgi Danışma Kurulu” çalışmalarına hız verilmelidir.

Yöneltilebilecek diğer bir soru eğitim faaliyetleri yeterli olup olmadığıdır. Çünkü Ülkemizde işgücü ile istihdamdakilerin eğitim düzeyi ve verimliliği düşüktür. Hızla değişen teknoloji, bilgi ekonomisi, küreselleşme ve artan uluslararası rekabet, işgücü piyasasında eğitimli, becerili, kalifiye işgücüne gereksinimi artırmıştır. Bu nedenle işgücünün yalnızca tek bir alanda eğitimi artık yeterli olmamakta, bunun yerine değişen işgücü piyasasının gereklerine kısa sürede uyum sağlayabilecek niteliklere sahip işgücünün yaşam boyu eğitimi öngörülmektedir. Bireyin sürekli istihdamda kalması yaşam boyu eğitim alması ile mümkün hale gelmiştir. Çünkü, istihdam ve eğitim arasında interaktif bir ilişki sözkonusudur; eğitim istihdamda artışa ve yeni iş kollarına uyumu sağlarken, günün koşullarına göre istihdam yapısında meydana gelen değişmeler de eğitim politikalarına yön vermektedir. Ayrıca işgücünün daha eğitimli hale getirilmesi verimliliği de artırmaktadır. Bu süreç, kamu istihdam kurumlarınca yürütülen aktif işgücü programlarının önemini artırmıştır .

TİK’nda iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri 17 il/şube müdürlüğünde, Meslek Danışma Merkezi çalışmaları 43 il/şube müdürlüğünde yürütülmektedir. Kurum 2005 yılında, 55.012 kişiye iş ve meslek danışmanlığı yapmış, 500 işgücü yetiştirme kursunda 11.473 kursiyere eğitim verilmiştir. Ayrıca işletmelerde verimlilik, kalite ve iş güvenliği bilinci arttırmak, iş gücünün yüksek performansa ulaşmasına katkı sağlanmak amacıyla ilk ve orta kademe yöneticilerine 342 seminerde 7.337 kişiye eğitim verilmiştir. Bu sayının, ekonominin talep ettiği işgücü niteliği gözetilerek, eğitim faaliyetlerini arttırılması gerekmektedir. Eğitim faaliyetleri ise Kuruma ekonomik kaynakların arttırılması ile mümkündür.

İstihdamı koruyucu ve geliştirici önlemleri saptamak üzere illerde Valinin başkanlığında, sosyal taraflar ile kamu temsilcilerinden oluşan ve her yıl eylül ayı içinde olağan toplanan il istihdam kurulları, önlemlerin uygulanmasında da etkin hale getirilebilir.

İşyerlerinin Kurumdan işgücü ihtiyaçlarını karşılanmasını sağlamak amacıyla, işyerleri ile yakın ilişkiler geliştirilebilir. Bu manada işyeri ziyaretleri çözüm olabilir. 2005 yılında Kurum görevlilerinin işyeri ziyareti 20.610’da kalmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu verilerine göre bir milyonu aşkın işyerleri bulunduğu düşünüldüğünde bu sayının arttırılması zorunludur.

192 özel istihdam bürosuna, Mart 2004-Eylül 2006 döneminde 2 milyon 616 bin 257 kişi başvuruda bulunmuş olup, bunlardan toplam 25 bin 362’si bir işe yerleştirilmiştir. Özel istihdam bürolarının da bu verilerden, işe yerleştirmede başarısı tartışılır. Özel istihdam bürolarının başarılı olabilmeleri için Kurum öncülüğünde bir model oluşturarak, büroların çalışmaları özendirilebilir. Yetkisiz çalışan bürolara karşıda etkin bir denetim mekanizması oluşturulabilir.

KAYNAK: http://www.stratejikboyut.com
Logged
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Türkiye İş Kurumu ve İşsizlik
« Posted on: Mayıs 25, 2012, 10:14:56 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #1 : Şubat 17, 2007, 07:16:17 ÖÖ »
moppito
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 80


İşsizlik Fonu'ndaki Para Torunlarımıza Bile Yeter

İşsizlik Fonu'ndaki Para Torunlarımıza Bile Yeter

15.02.2007 15:43  

Turan YILMAZ

Ekonomik kriz ortamlarında işsiz kalan çalışanlara ödeme yapılabilmesi amacıyla oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu’nda ne kadar para birikti biliyor musunuz?

Ekonomik kriz ortamlarında işsiz kalan çalışanlara ödeme yapılabilmesi amacıyla oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu her geçen gün büyüyor. Ancak bu hormonlu büyümenin Nema ve KEY hesaplarındaki gibi gelecekteki durumu merak ediliyor.

Sizce bu fonda biriken miktar ne kadar oldu? 5 katrilyon, 10, 20 hayır bu yıl sonunda rakam 30 katrilyon lira olacak.

Resmi istatistiklere göre 2007 yılı Ocak ayı sonunda Türkiye İş Kurumu tarafından hazırlanan İşsizlik Sigortası Fonunun toplam mal varlığı 24 milyar 272 milyon YTL’yi (24 Katrilyon) aştı. 2006 yılında yani geçen yıl bu fon tarafından işsizlere yapılan ödeme miktarı ise sadece 400 Milyon YTL olarak gerçekleşti.

Yapılan projeksiyonlara göre 2007 yılı sonunda Fonun toplam varlığının 30 Milyar YTL tutarına ulaşması beklenmekte. Bu yılki toplam harcama tutarı ise 629 milyon YTL’ye ancak ulaşacak.

MAAŞ MİKTARI ARTIRILMALI

Bu çerçevede işsizlik sigortasından yararlanan kişi sayısı şimdiye kadar yapılan ödemelerle birlikte değerlendirildiğinde işsizlik sigortasının kapsadığı kesimin sınırlı kaldığı ve fondan yapılan ödemelerin düşük kaldığı söylenebilir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gerek işsizlik ödeneği miktarının artırılması ve gerekse fondan yararlanma koşullarının kolaylaştırılması için teknik çalışmaları artırmış durumda.

Türkiye İş Kurumu tarafından bu yönde bir kanun tasarısı hazırlandı. Bu tasarının yakında Meclis gündemine getirilmesi bekleniyor.

Eğer hükümet bunu gündeme getirmez ise seçim kampanyalarında Genç Parti bu vaadi gündemine çoktan aldı bile: ‘İşsizlik maaşı yeni yılda 500 YTL olacak!’

FAİZ GELİRİ HERKESE YETER DE ARTAR BİLE

İşsizlik Sigortası Fonu’nun gelirleri, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden hesaplanan yüzde 2 işveren, yüzde 1 sigortalı kesintiler ve yüzde 1 devlet payı ile bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar ile işverenlerden alınan gecikme zammı ve faizlerden oluşmakta.

Buna göre 2000 yılı Temmuz ayında resmen çalışmalara başlayan İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken miktar hızla katlanıyor.

31 Ocak 2007 tarihi itibariyle Fonun toplam gelirlerini 3 ana kalem oluşturuyor.
Birincisi, halen 8 milyar 8 milyon YTL’ye ulaşan işçi ve işveren pirimi gelirleri,
İkincisi 2 milyar 691 milyon YTL’ye ulaşan devlet katkısı,
Üçüncüsü ise en yüksek payı oluşturan 14 milyar YTL ile faiz geliri.

İşsizlik Sigortası Fonu elindeki bu kaynakları bankalar aracılığıyla Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinde değerlendiriyor. Böylece toplam gelir 25 milyar YTL’yi aşıyor.

Aynı dönemde yani son 6 yılda toplam işsizlik maaşı ödemeleri ise sadece 1 milyar 176 milyon YTL olarak gerçekleşti.

Alttaki tablodan da açıkça görülebileceği üzere İşsizlik Sigortası Fonunun şu anki bir aylık faiz geliri bile tüm ödemeleri karşılamaya yetiyor ve artıyor bile. Fonun Ocak ayı faiz geliri 319 milyon YTL iken işsizlik ödemeleri ise sadece 29 milyon YTL oldu.

O zaman milyonlarca işçi ve işverenden halâ kesinti yapmak niye?

Hükümetin alacağı bu karar sigortalı çalışan sayısını hızla artırırken bürokratik işlemleri de oldukça azaltmış olacak.

Bakanlık ve İşkur ise bu konuya bir yönden itiraz ediyor.
Ya yeni bir ekonomik kriz olur da milyonlarca işsizimiz kapıya yığılırsa?

Bu konuya tek itiraz yeni bir ekonomik krizde işinden olacak milyonlarca insana yapılacak ödemelerin nasıl karşılanacağı konusunda düğümleniyor.

Siz hiç korkmayın . Zaten ülkemizde yeni bir kriz olursa ne İşsizlik Sigortası Fonu ayakta kalır, ne de hükümet.


Kaynak: http://www.stratejikboyut.com/index.php?option=com_content&task=view&id=300&Itemid=1
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions