SULTÂN ÜÇÜNCÜ MUSTÂFA HAN
Üçüncü Mustafâ Han, saltanatı devrinde, devletin mutlak bir ıslaha muhtâç olduğunu görmüş, fakat bu hususta kendisine yardımcı olacak devlet adamları bulamamıştı. Bilhâssa Koca Râgıp Paşa'nın vefâtından sonra bu sıkıntıyı daha çok hissetmiştir. Padişahlığı zamanında Rusya harbinden dolayı memleketteki sıkıntı ve buhrana rağmen, hayır işlerini mümkün olduğu kadar ihmal etmemeye çalıştı. 1757-1760 seneleri arasında vâlidesi Mihrişah Sultan ile ağabeyi Şehzâde Süleyman'ın ruhları için Üsküdar'da Ayazma Câmii'ni inşa ettirdi. 1760'ta Lâleli Camii ile etrafındaki medrese, imâret, türbe ve sebilini tamamladı. Soğukkuyu'daki (Gülhâne Par-kı'nın giriş kapısı karşısı) Zeynep Sultan Camii de onun zamanında inşâ olunmuştur. Allâhü Teâlâ'nın rızâsı için yaptırdığı bütün bu eserlerin hiçbirine kendi adını vermemişti. Üçüncü Mustafâ Han, 1766'da meydana gelen büyük istanbul zelzelesinde harap olan Davud Paşa kasrını, Kapalı çar-şı'yı, surları, Baruthâne'yi, Saraçhâne'yi ve Kızkulesi'ni tamir ettirdiği gibi; zarar gören Fatih ve Eyüb Sultan câmilerini de ihyâ etmişti. Şiirlerinde "Cihângir" mahlasını kullanırdı.
Sultan Üçüncü Mustafâ Han, Haremeyn hizmetine ehemmiyet vererek, hacıların muhâfazası ve yollarda sıkıntı çekmemesi için devletin imkânlarını seferber etti. İlme ve alime ehemmiyet verir, onlara bol ihsanda bulunurdu. Alimleri huzurunda toplar ve onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışırdı. Aynı zamanda iyi bir hattat olup, birçok levhaları mevcuttur. Kadıköy'deki İskele Câmii'nin mihrâbı üzerinde bulunan Allah ve Muhammed levhaları kendisine aittir.
Sultan Üçüncü Mustafâ Hân, 1774 Rus Harbi'nin acı haberleri neticesi rahatsızlığı artarak 21 Ocak 1774'te irtihâl-i dar-ı bekâ etmiş ve Laleli Camii yanında bulunan türbesine defnedilmiştir. (Rahmetüllâhi aleyhi rahmeten vâsiaten)
