ramsey1127845
|
* İzzet sahibi Rabbın katından bana bir melek geldi. Ve dedi ki ;Allah-ü Taâlâ sana emir veriyor : Muhammed 'e gideceksin. Ama düşük ve zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve ademoğullarını nasıl kandırdığını anlatacaksın. Onları nasıl aldattığını söyleyeceksin bir bir ona. Sonra o sana ne sorarsa doğrusunu diyeceksin. Sonra ... Allah-ü Taâlâ buyurdu ki :
* Söylediklerine bir yalan katarsan , doğruyu sölemezsen .... seni kül ederim ; rüzgara savurur ... Düşmanlarının önünde , seni rüsvay ederim.
İşte ... böyle ; ya Muhammed , o emir üzerine sana geldim.
Arzu ettiğini bana sor . Şayet bana sorduklarına doğru cevap vermezsem ;düşmanlarım benimle eğlenecek. Şu muhakkak ki , düşmanlarımın eğlencesi olmaktan daha zor bir şey yoktur.
* * *
Bundan sona Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle sordu :
— << Madem ki , sözlerinde doğru olacaksın. O halde bana anlat : Halk arasında en çok sevmediğin kimdir ? >>
Şeytan şu cevabı verdi :
* Sensin ya Muhammed. Allah' ın yarattıkları arasında senden daha çok sevmediğim kimse yoktur. Sonra senin gibi kim olabilir ki ?
Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu :
* << Benden sonra , en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?...>>
Şeytan anlattı :
* Müttaki bir gence ki ... varlığını Allah yoluna vermiştir.
Bundan sonra , sual cevap aşağıdaki şekilde devam etti. Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu ; şeytan anlattı :
* << Sonra kimi sevmezsin ? >> * Kendisini sabırlı bildiğim , şüpheli işlerden sakınan âlimi ... * << Sonra ? >> * Temizlik işinde ... yıkadığı yerleri üç defa yıkamayı adet eden kimseyi. * << Sonra ? >> * Sabırlı olan bir fakiri ki ; ihtiyacını kimseye anlatmaz... Halinden şikayet etmez. * << Peki, bu fakirin sabırlı olduğunu nerden bilirsin ? >>
— Ya Muhammed , ihtiyacını kendi gibi birine açmaz. Her kim ihtiyacını kendi gibi birine üç gün üst üste anlatırsa, Allah onu sabredenlerden yazmaz. Sabırlı kimselerin işi buna benzemez. Hasılı , onun sabrını ; halinden , tavrından ve şikayet etmeyişinden anlarım.
* << Sonra kim ? >> * Şükreden zengin. * << Peki, ama zenginin şükreden olduğunu nasıl anlarsın ? ...>>
— Onu görürsem ki , aldığını helal yoldan alıyor ve mahalline harcıyor. Bilirim ki : şükreden bir zengindir.
* * *
Resullullah (s.a.) Efendimiz bu defa mevzuu değiştirdi ve ona başka bir sual sordu :
* << Peki, ümmetim namaza kalkınca , senin halin nice olur? ..>> * Ya Muhammed, beni bir sıtma tutar . Titrerim. * << Neden böyle olursun ; ya lain ? .. >> * Çünkü bir kul , Allah için secde edince bir derece yükselir. * << Peki ya oruç tuttukları zaman nasıl olursun ?...>> * O zaman da bağlanırım. Taa, onlar iftar edinceye kadar. * < Peki ya hac yaptıkları zaman nasıl olursun ? >> * O zaman da çıldırırım. * << Peki, ya Kur'an okudukları zaman nasıl olursun ? ..>> * O zaman da, eririm. Tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi eririm. * << Peki ya sadaka verdikleri zaman halin nasıldır ? .. >>
— Ha, işte.. o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren , bir testere alır eline ve beni ikiye böler.
Resullullah (s.a.) Efendimiz sebebini sordu :
* << Neden öyle testere ile ikiye biçilirsin, ya Ebamürre ? >>
Bunun üzerine iblis :
* Onu da anlatayım ..
Dedikten sonra anlatmaya başladı :
* Çünkü sadakada dört güzellik vardır. Şöyle ki ;
1 - Allah-ü Teala, sadaka verenin malına bereket ihsan eyler.
2 - O , sadaka veren kimseyi halkına sevdirir.
3 - Allah-ü Teala, onun verdiği sadakayı , cehennemle arasında bir perde yapar.
4 - Allah-ü Teala, belayı sıkıntıyı ve ahları ondan defeder.
|