|
r a p u n z e l
|
Kendimle kaldığım anda yine yazmak,sana yazmak... İlk başta dedim "yazmasam mı" diye kendime,ama sonra yine doldurdum mürekkebimi,kalemim düştü beyaz yollara,"sen"in izini bulmaya. Aşk mektubu değildir bu yazdığım,sadece kalemimin coşkunluğu tuttu yine,"sen"li cümleleri özlemiş,benim seni özlediğim gibi... Düşündüğün gibi "kapalı kutu" olabilirim belki ama çekinmeden belki de milyon kez,istesen de istemesen de kağıtlara dökerim sana olan...seni hissettiğimi... Her bir yanı odamın "sen" oldu yine...Nedensiz,mecalsiz "seviyorum"lar dökülüyor benden yine.Durduramdığım gücüm sana işliyor yine,seninle... Söyleyemediklerini,cesarete erip döküverirmiş mektuplara insan,ama benim sana söyleyemediğim yok ki?Ne kadar çok "sen"le başlayana cümle varsa -"seni seviyorum","seni özledim","seninleyim","sana...."-işte ne kadarsa,söyledim sana...
Şimdi... Seni özledim... Ne bileyim işte,özledim.Sesini özledim,olmadık anlarda beni hal değişimlerine uğratan... Özlemeyi en çok sende sevdim sanırım... En çok "sen"li özlemler yaktı içimi... "Sen"li karanlığı özledim. En zifiriden aydınlığa kavuşulan anın tadını...
-Artık karanlıktan da korkmaz oldum,senle öğrendim.-
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 30, 2006, 08:56:26 ÖÖ Gönderen: r a p u n z e l »
|
Logged
|
[SIGPIC][/SIGPIC][COLOR="Purple"][SIZE="4"][FONT="Palatino Linotype"]Uçurumun önünde, ölüme kafa tutarcasına sarkmaktayım, ifadelerinizi tartmaktayım, yabani yamyamlar tarafından yabana atılmaktayım! Selametle![/FONT][/SIZE][/COLOR]
|