« : Haziran 22, 2006, 12:26:45 ÖS » |
|
since
|
dün akşam tesadüfen Yeni Asıre gazetesinin 12.sayfasında SELENDİ hakkında haberlere rastladım.. galiba sitemizden bu haberleri gören olmamış o yüzden sizlerle paylaşmak istedim.. sanırım;SELENDİ 3 EYLÜL gazetemiz önümüzdeki pazartesi günü Yeni Asır çalışanlarının röportaj ve haberlerini yayınlayacaktır... 12.sayfanın tamamına yakını SELENDİ ilçemize ayırılmış arkadaşlar... imkanı olanlar Yeni Asır gazetesinin 21 haziran Ç.şamba yani dünkü gazetesini bulmaya çalışsınlar... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Haziran 22, 2006, 12:36:45 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #2 : Haziran 22, 2006, 12:40:23 ÖS » |
|
ÜNAL TÜZ
|
yeni asır sayfasından denedim ama eski sayısı yok herhalde.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #3 : Haziran 22, 2006, 12:44:57 ÖS » |
|
since
|
21.06.2006
Bize randevu veren başkan, köye gitmişSelendi'de, Yeni Asır Muhabiri Mehmet Emin Akkoyun'un yaptığı programa göre, Belediye Başkanı Mürsel Uçan ile randevumuz var. Mehmet Emin, geleceğimizi bildirmek üzere Başkan Uçar'ı makamından arıyor, "yok" cevabı ile karşılaşınca cep telefonunu tuşluyor. Başkan, gerçekten Selendi dışında. Bilmem ne köyüne, "su meselesi" için gitmiş. Bir gün önce kendisinden adımıza randevu istenmiş, "buyursunlar" cevabı alınmış. Bu arada Başkan'ın acil işi çıkmış olabilir. Ama randevu verdiği insanlara bir "kusura bakmayın" telefonu etmesi gerekmez mi? Ya da "ben şu saatte belediyede olacağım, o zaman buyurun" diyemez mi? Her ikisi de olmadı ve biz, Selendi gezimizi "ev sahibi" olarak gördüğümüz belediye başkanısız sürdürüyoruz.10 koyunla 6 nüfusa bakıyor
Manisa'nın Selendi İlçesi'nde, Akkoyun Ailesi, sahibi oldukları "Seray Süt Ürünleri" Tesisleri'nin bulunduğu mütevazı çiftliklerinde öğle yemeğine davet ediyor. Zorlu bir toprak yolu aştıktan sonra işletmeye varıyoruz. Bahçede, yaz sıcağına rağmen başı poşu ile sarılı, ceketinin, tertemiz mavi gömleğinin tüm düğmeleri ilikli bir köylü ile karşılaşıyoruz. - Merhaba... Adınız nedir? - Sait Doğan - Yaş kaç? - 76 yaşındayım. - Nereden geldiniz buraya? - Şehirlioğlu Köyü'nden - Yakın mı buraya? - 7 km. kadar - Ne yapıyorsunuz burada? - Süt satıyorum. Hergün gelirim buraya. - Kaç ineğiniz var? - 10 tane koyunum var . - Nasıl geçiniyorsunuz 10 koyunla? - Geçinmeye çalışıyoruz. Koyunlar bizim tek geçim kaynağımız. Tarlamız da yok, emekliliğimiz de... - Çocuklarınız var mı? - 4 çocuğum var. Birisi askerde, diğerleri de çalışmıyor. ......... Baktık konuşma "sarpa sarıyor" noktalıyoruz. Bir hanım, birisi askerde 4 çocuk 10 koyunun geliri ile geçinmeye çalışıyor. Kişi başına milli gelirin yıllık 5 bin doları bulduğunu iddia edenlere ithaf olunur.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #4 : Haziran 22, 2006, 12:45:24 ÖS » |
|
since
|
Selendi'nin ilklerinde hep Akkoyun Ailesi var... Seray Çiftliği'nde, işletmenin kurucuları Eczacı Ayşe Akkoyun, eşi Servet Bey, Büyükbaba Kemal Bey tarafından karşılanıyoruz. Bizi ofisine alan Ayşe Hanım, rahatsızlığı dolayısıyla bir süre işinden uzak kaldığını ama çabuk toparlandığını anlatıyor. Karşımızda oturan genci bizimle tanıştırmak isteyen Ayşe Hanım "Oğlum Kemal... İzmir'de Türk Koleji Fen Lisesi'nde okudu. Pazar günü üniversite sınavlarına girecek. Lise yıllarında bizi çok gururlandırdı. Bir çok yarışmada başarıları var. Fen lisesi mezunu Kemal'in gönlünde, uluslararası ilişkiler okumak olduğunu öğrenip, başarı dileklerimizi belirttikten sonra, annesi Ayşe hanım ile sohbeti sürdürüyoruz. Ayşe Akkoyun aslen Demircili. Servet Akkoyun'la evlendikten sonra Selendili olmuş. Hem de fanatik bir Selendili. Çünkü, ilçenin bir çok ilkinde O'nun adı var. Örneğin; ilk radyo, ilk tekstil atölyesi, ilk süt ürünleri fabrikası gibi. - Ayşe Hanım, eczacılıktan sütçülük nasıl oldu? - 11 yıl önce bu araziyi aldık ve besihane yaptık. Burada 20-25 inekle başladık ve işletmelere sütümüzü satmaya çalıştık. Ama masrafları karşılamadı. Bir inek hergün üç çuval yem yedi. Baktık zarar ediyoruz, be bu sefer süt toplama ünitesi oluşturduk. Selendi'de süt ürünleri üzerine ilk imalathaneyi biz kurduk. Başka da yok zaten buralarda. Yani köylünün şimdi çektiği sıkıntıyı o dönem biz de çektik. Şimdi de köylü, tıpkı bizim başlangıç dönemimizde olduğugibi, sattığı sütle kesinlikle yem parasını karşılayamıyor. - İlk ürününüz neydi? - Kaşardı. Onun yanında peynir yapalım, ayran yapalım derken bu konuma geldik. - Şu an kaç kişi çalışıyor burada? - 45 kişi - Pazarda ne durumdasınız? - İzmir'de epeydir varız zaten. Denizli, Ayvalık Körfezi'ne kadar çıktık piyasaya. Afyon'a giremiyoruz. Çünkü oralarda süt fiyatları dibe vurmuş durumda. 25-30 kuruş karşılığı süt fiyatlarından bahsediliyor. Yani üreticinin eline hiçbir şey geçmiyor. Sütteki bu dalgalanmalarla küçülmeye doğru yol alıyoruz. Daha da başedemezsek yok olacağız. Bütün bunlar bölgesel gerçekleşiyor. Ben tek başıma başedemem. Ürünlerimize talep attı ama, tek başına ayakta kalmak zor
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #5 : Haziran 22, 2006, 12:45:43 ÖS » |
|
since
|
Hayvancılıkta "toplu sistem" önerisi Selendi'de, tütüne kaybolan tütün ekiciliğine alternatif olarak gelişen hayvancılık konusunu biraz daha derinleştirmek istiyor ve Ayşe Akkoyun'a soruyoruz: - Nasıl yapılırsa daha iyi olur? - Herşey yine olgunlaşma projelerinden geçiyor. Şu anda AB Uyum Yasası'ndan dolayı sütteki bakteri oranının düşük olması gerekiyor. Biz küçük miktarlarda süt topladığımız için her noktada bulaşmadan dolayı yüksek miktar çıkabiliyor. Ama madem ki biz "mikropsuz süt" oluşturacağız, o zaman köy-kent projesinin oluşturulması gerekir. Örneğin Selendi Bölgesi'ni ele alalım; burada mecra usulü bir yerleşme şekli var. Doğuda bile bu kadar dağınıklık yok. İnsanları bir arada toplamak gerekir. Burada hayvancılık yaygın. Mutlaka "toplu sistem besicilik" yapılmalı. Bütün bunlar olsaydı, şu an daha farklı bir konumda olacaktık. Bizim sıkıntımız; büyük şirketler yüksek bakteri oranından dolayı sütümüzü almıyor. Biz de küçük işletme bazında işlemeye çalışıyoruz. Girdileri çok ve büyüklerle başetmek çok zor. Ayrıca kalifiye eleman bulma sıkıntımız var. Küçük yere gelme ve çalışma imkanları cazip gelmiyor insanlara. - Siz buranın en büyük işvereni misiniz? - Evet öyleyiz. Dolaylı olarak da iş sağlıyoruz. - Neler yapılmalı peki? - Ortak beslenme ve sağım noktaları kurulmalı. Bunların hepsi toplu bir yerleşim planında yapılmalı. Bütün bunların planları var. Çanakkale tarafında örnekleri var. Burada tütün ve haşhaş kaldırıldı. Şu anda insanların hayvancılıktan başka geçim kaynağı yok. Dolayısıyla insanlara alternatifler yaratılmalıdır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #6 : Haziran 22, 2006, 12:46:27 ÖS » |
|
since
|
yeni asır sayfasından denedim ama eski sayısı yok herhalde. ben bütün haberi sizler için bulup yayınladım dostum...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #7 : Haziran 22, 2006, 12:47:45 ÖS » |
|
ÜNAL TÜZ
|
Allah razı olsun çok dolu dolu! çok eğitici! ve çok objektif bakmışlar doğrusu(?) yeniasırada bu yakışır hani...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 22, 2006, 01:00:11 ÖS Gönderen: şövalye »
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #8 : Haziran 22, 2006, 12:57:50 ÖS » |
|
since
|
İLÇEMİZE GELİP İLÇE SORUNLARINI DİNLEYEN VE YENİ ASIR GAZETESİNE İLÇEMİZ SORUNLARINI TAŞIYAN SAYIN;DURMUŞ ODABAŞI BEY VE YENİ ASIR ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİYORUZ...
Bize randevu veren başkan, köye gitmişSelendi'de, Yeni Asır Muhabiri Mehmet Emin Akkoyun'un yaptığı programa göre, Belediye Başkanı Mürsel Uçan ile randevumuz var. Mehmet Emin, geleceğimizi bildirmek üzere Başkan Uçar'ı makamından arıyor, "yok" cevabı ile karşılaşınca cep telefonunu tuşluyor. Başkan, gerçekten Selendi dışında. Bilmem ne köyüne, "su meselesi" için gitmiş. Bir gün önce kendisinden adımıza randevu istenmiş, "buyursunlar" cevabı alınmış. Bu arada Başkan'ın acil işi çıkmış olabilir. Ama randevu verdiği insanlara bir "kusura bakmayın" telefonu etmesi gerekmez mi? Ya da "ben şu saatte belediyede olacağım, o zaman buyurun" diyemez mi? Her ikisi de olmadı ve biz, Selendi gezimizi "ev sahibi" olarak gördüğümüz belediye başkanısız sürdürüyoruz.AYRICA SANIRIM BU YAZI HAKKINDA BELEDİYE BAŞKANIMIZIN ÖNEMLİ BİR MAZERETİ VE AÇIKLAMASI VARDIR...BÖYLE BİR FIRSAT ANCAK 2-3 YILDA BİR KEZ GELİR...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #9 : Haziran 22, 2006, 01:10:04 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #10 : Haziran 22, 2006, 02:07:28 ÖS » |
teketek
|
İLÇEMİZE GELİP İLÇE SORUNLARINI DİNLEYEN VE YENİ ASIR GAZETESİNE İLÇEMİZ SORUNLARINI TAŞIYAN SAYIN;DURMUŞ ODABAŞI BEY VE YENİ ASIR ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİYORUZ...
Bize randevu veren başkan, köye gitmişSelendi'de, Yeni Asır Muhabiri Mehmet Emin Akkoyun'un yaptığı programa göre, Belediye Başkanı Mürsel Uçan ile randevumuz var. Mehmet Emin, geleceğimizi bildirmek üzere Başkan Uçar'ı makamından arıyor, "yok" cevabı ile karşılaşınca cep telefonunu tuşluyor. Başkan, gerçekten Selendi dışında. Bilmem ne köyüne, "su meselesi" için gitmiş. Bir gün önce kendisinden adımıza randevu istenmiş, "buyursunlar" cevabı alınmış. Bu arada Başkan'ın acil işi çıkmış olabilir. Ama randevu verdiği insanlara bir "kusura bakmayın" telefonu etmesi gerekmez mi? Ya da "ben şu saatte belediyede olacağım, o zaman buyurun" diyemez mi? Her ikisi de olmadı ve biz, Selendi gezimizi "ev sahibi" olarak gördüğümüz belediye başkanısız sürdürüyoruz.AYRICA SANIRIM BU YAZI HAKKINDA BELEDİYE BAŞKANIMIZIN ÖNEMLİ BİR MAZERETİ VE AÇIKLAMASI VARDIR...BÖYLE BİR FIRSAT ANCAK 2-3 YILDA BİR KEZ GELİR...Selendinin neden böyle olduğu belli;İşte Arkadaşlar Hep söylüyorum Selendide Bişey olmaz; Önce Selendiyi SEven;Duyarlı; ve Ciddi insanları iş başına getirmek gerekiyo. Yoksa herşey boş; Başkan Çok güxzel bir Selendi İmajı Bırakmış. SAHİPSİZ SELENDİ:mad:
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #11 : Haziran 22, 2006, 03:04:09 ÖS » |
|
since
|
haydi arkadaşlar yeni asır gazetesine ve Durmuş Odabaşı bey e ilçemizle ilgili yapmış oldukları çalışmalardan dolayı teşekkürlerimizi; yeni asır gazetesinden bize ulaşın bölümünden bildirelim... bir teşekkür ilçemizin haberler ve emeğe gösterdiği değer ve saygıyı gösterir.. haydi arkadaşlar tşk.maillerimiz yollayalım...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #12 : Haziran 22, 2006, 03:11:21 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #13 : Haziran 22, 2006, 03:43:15 ÖS » |
|
since
|
yazının tamamı bu mu acaba , ben selendinin sorunlarını sayfasına taşıdığına pek emin değilim......... bu olabilirmi?   selendinin sorunları gazetenin sadece bir sayfasında anlatmak imkansız tabiki? en azından bir kısmını ele almışlar. takdir etmek lazım.... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #14 : Haziran 22, 2006, 03:53:19 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #15 : Haziran 22, 2006, 04:07:09 ÖS » |
|
umutzi
|
22.06.2006
Selendi'nin "ikinci ziraat mühendisi" Selendi'de, bize ikram etmek için bahçesinde yetiştirdiği iri kirazlardan getiren Enver Gündüz ile de tanışıyoruz. Tarım alanında ilçede bir çok ürün denemesi yaptığını, deneyimlerini komşularıyla paylaştığını belirten Enver Bey anlatıyor: - Bezelye, karpuz, amerikan mısırı, turşuluk biber, turşuluk salatalık ve çabuk kırılan ceviz ektim. Domatesi salça fabrikasına ilk ben ürettim. Kiraz diktim. Hangi meyve iklime uyuyorsa, halka onu tavsiye ediyorum. Hepsini önceden deniyorum. Vatandaş bana "ikinci ziraat mühendisi" diyor. - Birinci mühendis nerede? - İlçe tarımda duruyor. - Ne iş yapıyordunuz daha önceden? - Orman muhafaza memurluğundan ayrıldım. - Akkoyun ailesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? - Selendi'de bu aile gibi 10 tane daha aile olsa Selendi çok gelişirdi. Ayrıca onların ayarında zenginlikte aileler var burada. Ama hiçbirşey yapmıyorlar. Onlar da böyle çaba gösterseler Selendi'de işsiz kalmaz. Hijyenik üretim
Seray Süt Ürünleri Kalite Müdürü Mehmet Şener tesisleri gezdiriyor. Pınar Süt'te 12 yıl çalıştıktan sonra Selendi'ye geldiğini anlatan Şener, görevini "yöresel olanı bölgesel yapmaya çalışmak" olarak özetliyor. Yani Selendi'de üretilen Seray Süt ürünlerini önce tüm Ege'ye, hemen ardından da tüm Türkiye'ye yaymak. Mehmet Bey bize, sırtımıza bir gömlek, ayaklarımıza birer galoş, başımıza bone taktırarak tesis gezintisine çıkarıyor. Yoğurt, süt, tereyağı, peynir ve ayranın yapıldığı kısımları tek tek geziyoruz. Derken önümüze, "hijyenik" bir genç kız çıkıyor. Sadece güzel yüzü açık. - Kaç yaşındasınız? - 18 yaşındayım - Ne zamandır çalışıyorsunuz burada? - 5.5 ay kadar oldu. - Şu an da ne yapıyorsunuz? - Yoğurt kaplarını ve kapaklarını 90 derecede yıkıyorum. Hijyen için yapılması gereken bir şey bu.Yolsuz köylüler, yolumuzu kesti
Seray Süt Tesisleri'nden ayrılmaya hazırlanırken, çevremizde toplanan vatandaşlar "Şu yol sorunuzu bir de siz yazın" diye önümüzü kesiyor. - Hangi yolu yazacağız. - Sizin buraya gelirken kullandığınız toprak yolu. - Asfalt mı istiyorsunuz? - Belediyenin imar planında yol yok maalesef. En azından biraz düzenlense iyi olacak. Yolumuzu keser grubun sözcülerinden öğrendiğimizi göre, bu yol hikayesi bir hayli eski. Yazılıp çizilmedik yönü, anlatılmadık yetkili malmamış. İlerisindeki 6 köyü, yani Çarta, Mıdıklı, Ramazanlar, Yaveller, Kavaklar ve Topallar'ın ilçe ile iletişimini sağlayan yolun yaklaşık 2 km.lik kısmı her yağışta sular altında kaldığından, geçit vermez hale geliyormuş. Yamaçlardan gelen sular, yakından geçen Selendi Çayı'na gidecek kanal bulamadığı için, bu çukur alanda toplanıp kalıyormuş. Sular çekilene kadar, yola da çevresindeki bahçe ve tarlalara girilemiyormuş. Çevredeki arazi sahiplerinden Adem Ekim anlatıyor: - 50 yıldır buralara gelip giderim, 50 yıldır bu sorun var. Kışın yağmur yağdığında bir ay tarlalara giremediğimiz oluyor. Köylere ise sadece traktörle ulaşılabiliyor. Ya yol ve çevresini yükseltsinler, ya da suyu tahliye edecek kanal yapsınlar. Mağduruz ama, ne valilik, ne kaymakamlık, ne de belediye ilgileniyor.Bu icraatı bekliyoruz Köylülerden öğreniyoruz ki, 50 yıldır her yağmurda gündeme gelen sorunla valilik de ilgilenmiş, kaymakamlık da. Ama sadece dilekçelere cevap vererek: - Şu kanunun şu maddesinin şu bendine göre, sorun sorumluluk alanımızın dışında... Bir de öğreniyoruz ki; sorunlu alan, Selendi Belediyesi'nin mücavir alan sınırları içinde. Oradan gelen cevapta deniliyormuş ki; "O yol bizim planlarımızda görünmüyor. Planda olmayan yolu nasıl yapalım? Belki yüz yıllık yol, yerleşim planından nasıl çıkmış, ya da planlara nasıl girmemiş, onu bilen yok. Şimdi; İlçenin belediye başkanı var, kaymakamı var, bir de ilçenin bağlı olduğu Manisa İli'nin valisi var. Ama ortada da çözülmemiş böyle bir sorun. Savıyın vali, sayın kaymakam, sayın belediye başkanı; asfalttan masfalttan vazgeçtik; hadi kurtarın şu insanların yolunu da, görelim icraatınızı
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #16 : Haziran 22, 2006, 04:33:44 ÖS » |
Serk@N
|
20.06.2006
Manisa'nın "uzak" ilçesi Selendi... Sizleri bu hafta, Manisa'nın gözden ve gönülden uzak ilçesi Selendi'ye götürüyoruz. Selendi, il merkezi ne 155, komşu ilçe Kula'ya 35 km. uzaklıkta. 8.000 nüfuslu ilçeyi çevreleyen çanak şeklindeki dağlarn ortasından, Gediz Nehri'nin önemli kollarından Selendi Çayı geçiyor. ............. İzmir'den Selendi'ye iki yoldan ulaşılabiliyor. Birinicisi; Kula'yı Uşak yönünde 20 km. kadar geçtikten sonra soldaki tabelayı takip edip, 18. km sonra Selendi'ye ulaşabiliyorsunuz. İkinci yol ise, Kula'nın içinden, kuzey batı yönünde ilerleyerek ilçeye ulaşan yol. Selendi'ye ulaşım için, dar ve bozuk olan bu yolu önermiyoruz. .............. Aslında Selendi'yi bundan 3 yıl kadar önce gitmiştik. Ancak Yeni Asır Muhabiri Mehmet Emin Akkoyun telefon ediyor, e-mail geçiyor: - Ağabey, çevremizdeki yerleşim merkezlerine ikinci kez gittiğiniz halde, bize gelmediniz. En kıza zamanda bekliyoruz. Biz de, bu israrlı davetlere duyarsız kalamıyor ve Selendi'yi programa alıyoruz. Yaklaşık 2 saat 15 dakikalık yolculuktan sonra, sessiz ve sakin ilçeye ulaşıyoruz. Sessiz ve sakin bir ilçe. Genelde bakımsız denebilir. Gerek ilçe girişinde, gerek çadde ve sokaklarda "hizmet" adlı çalışmalar yapılmış ama, ilk bakışta uzman elinden çıkmamış görüntüsü veriyor. Sonraki yıllarda gelecek belediye başkanlarının, mutlaka "yeniden düzenleme" gereği duyacağı, kalıcılığı olmayan "hizmet"ler...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #17 : Haziran 22, 2006, 04:34:16 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #18 : Haziran 22, 2006, 04:34:46 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #19 : Haziran 22, 2006, 04:35:25 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #20 : Haziran 22, 2006, 05:44:18 ÖS » |
|
varyans45
|
bu haber çok iyi...
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #21 : Haziran 22, 2006, 05:45:58 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #22 : Haziran 22, 2006, 05:53:32 ÖS » |
|
varyans45
|
ıyı de hıcbır getırısı olmaz. isminin geçmesi yeter....
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #23 : Haziran 22, 2006, 05:55:19 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #24 : Haziran 22, 2006, 06:03:01 ÖS » |
|
varyans45
|
gec bunları kardeşım ya. speed bu işler böyle ilerler... 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 22, 2006, 06:06:45 ÖS Gönderen: cankurtaran »
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #25 : Haziran 22, 2006, 07:06:43 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #26 : Haziran 22, 2006, 09:33:32 ÖS » |
<ulas>
|
haberi bastan sona okudum .. hiç kimse art niyetli oldumu sanmasın ama: sanki Akkoyun ailesinin reklamını yapmıs . sevgili gazeteci. keske akkoyun ciftliğine götürecegine gateciyi alıp da kazıklıya götürseydi.yada yolu olmayan köylere yada bugday tarlalarına yada tütün tarlalrındaki çilekeş selendilileri gösterseydi..diye düsünüyorum (SAKIN HA ART NİYET ARANMASIN SADECE DÜSÜNCEM BU) haklısın.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #27 : Haziran 22, 2006, 09:39:32 ÖS » |
tofur
|
İLÇEMİZE GELİP İLÇE SORUNLARINI DİNLEYEN VE YENİ ASIR GAZETESİNE İLÇEMİZ SORUNLARINI TAŞIYAN SAYIN;DURMUŞ ODABAŞI BEY VE YENİ ASIR ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİYORUZ...
Bize randevu veren başkan, köye gitmişSelendi'de, Yeni Asır Muhabiri Mehmet Emin Akkoyun'un yaptığı programa göre, Belediye Başkanı Mürsel Uçan ile randevumuz var. Mehmet Emin, geleceğimizi bildirmek üzere Başkan Uçar'ı makamından arıyor, "yok" cevabı ile karşılaşınca cep telefonunu tuşluyor. Başkan, gerçekten Selendi dışında. Bilmem ne köyüne, "su meselesi" için gitmiş. Bir gün önce kendisinden adımıza randevu istenmiş, "buyursunlar" cevabı alınmış. Bu arada Başkan'ın acil işi çıkmış olabilir. Ama randevu verdiği insanlara bir "kusura bakmayın" telefonu etmesi gerekmez mi? Ya da "ben şu saatte belediyede olacağım, o zaman buyurun" diyemez mi? Her ikisi de olmadı ve biz, Selendi gezimizi "ev sahibi" olarak gördüğümüz belediye başkanısız sürdürüyoruz.AYRICA SANIRIM BU YAZI HAKKINDA BELEDİYE BAŞKANIMIZIN ÖNEMLİ BİR MAZERETİ VE AÇIKLAMASI VARDIR...BÖYLE BİR FIRSAT ANCAK 2-3 YILDA BİR KEZ GELİR...geçerli mazereti yoksa ayıp etmiş başkan...
|
|
|
|
|
Logged
|
BEN SADECE KADERİN PENÇESİNDE HAYALİM
|
|
|
« Yanıtla #28 : Haziran 22, 2006, 09:43:12 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #29 : Haziran 22, 2006, 09:56:23 ÖS » |
tofur
|
haberi bastan sona okudum .. hiç kimse art niyetli oldumu sanmasın ama: sanki Akkoyun ailesinin reklamını yapmıs . sevgili gazeteci. keske akkoyun ciftliğine götürecegine gateciyi alıp da kazıklıya götürseydi.yada yolu olmayan köylere yada bugday tarlalarına yada tütün tarlalrındaki çilekeş selendilileri gösterseydi..diye düsünüyorum (SAKIN HA ART NİYET ARANMASIN SADECE DÜSÜNCEM BU) bencede kardeş... ama en azından ilçemiz sorununa az da olsa değinmiş...
|
|
|
|
|
Logged
|
BEN SADECE KADERİN PENÇESİNDE HAYALİM
|
|
|
|