|
since
|
Avrupa'nın PKK'yla masaya oturduğunun belgesidir Önce, 9 Temmuz 2006 tarihli Özgür Politika gazetesinden bir haber aktaralım: "HPG Basın ve İrtibat Merkezi (BİM) dün yaptığı açıklamada, 5 Temmuz'da HPG gerillalarının, Siirt'in Baykan İlçesi, Ziyaret Beldesi çıkışında bulunan ve aynı zamanda Batman- Bitlis İpek yolunun güvenliğini sağlayan bir karakola eylem düzenlediğini bildirdi. Eylemde, karakolun içine girilerek askeri mevzilerin vurulduğunun belirtildiği açıklamada, karakola ait kamelyanın da etkili bir şekilde vurulduğu kaydedildi. BİM, eylem sonucunda 2 askerin öldürüldüğü ve 2 askerin de yaralandığını bildirdi. BİM, eylemin Bingöl'de yaşamını yitiren gerillalar anısına gerçekleştirildiğini belirtti." Bu haberi "HPG" nedir, anlaşılması için aktardık. Şimdi, PKK Kongra Gel'in yayın organı ROJ TV yayınlarını yakından takip eden Şirvan Altun'un bize aktardıklarına bir göz atalım: "16 Temmuz 2006 tarihinde ROJ TV haber bülteninde yüzlerce insanın ölümü ve binlerce insanın yaralanmasına yol açan anti-personel mayınlarına karşı, HPG'den önemli bir adım atıldığı, HPG ile Birleşmiş Milletler'in desteklediği Cenevre Çağırısı Örgütü arasında, Kara Mayınlarına Karşı Mücadele Sözleşmesi imzalandığı belirtildi. Anlaşmaya; HPG adına Ana Karargah komutanı Dr. Bahoz Erdal, Cenevre Çağrısı Örgütü adına da aynı zamanda İsviçre Parlamentosu Başkanı olan Elisabeth Reusse Decrey'in imza attığı, bu arada kara mayınlarına karşı, hafta başında, İsviçre'nin Cenevre kentinde bir basın toplantısı düzenleneceği öğrenildi. Basın toplantısına, Kongra Gel yetkilileri ve HPG ile Kara Mayınlarına Karşı Mücadele Sözleşmesine imza atan Birleşmiş Milletler'in desteklediği Cenevre Çağrısı Örgütü yetkililerinin de katılacağı öğrenildi. ROJ TV'de yayınlanan bu haberin ardından 18 Temmuz'daki haber bülteninde ise; HPG'den sonra PKK/Kongra Gel'in de uluslar arası bir sözleşmeye imza attığı, Kongra Gel'in Kara Mayınlarına Karşı Mücadele Sözleşmesi'nin imzalanması dolayısıyla, İsviçre'nin Cenevre kentinde Uluslar arası Basın Merkezi'nde bir toplantı yapıldığı, toplantıya, Kongra Gel adına Başkan Zübeyir Aydar'ın katıldığı, Birleşmiş Milletler Cenevre Çağrısı Örgütü adına ise, aynı zamanda İsviçre Parlamentosu Başkanı olan Elisabeth Reusse Decrey'in phazır bulunduğu, kaydedildi." Demek ki neler oluyormuş? PKK'nın bir kolu Türkiye sınırları içerisinde karakollara baskınlar düzenliyorken diğer kolu BM destekli uluslar arası örgütlerle, Avrupa'nın resmi çatıları altında, iki eşit muhatap gibi masaya oturuyor, "Kara Mayınlarının Temizlenmesi" konusunda sözleşmeler imzalayabiliyor, Cenevre'de, Uluslar arası Basın Merkezi'nde PKK liderleri Avrupa ülkelerinin Parlamento Başkanları ile yan yana basın toplantıları düzenleyerek, imzaladıkları resmi belgeleri Batı kamuoyu ile paylaşabiliyormuş. Acaba Avrupa aynı çatı altında Filistin'de seçimlere girerek iktidar olmuş Hamas ve Lübnan Parlamentosu çatısı altında bir resmi parti olan Hizbullah'la masaya oturabilir miydi? Yine Avrupa'daki herhangi bir kurum Irak'ta Zerkavi'nin, Afganistan'da Üsame Bin Ladin'in temsilcileri ile "Kara Mayınlarının Temizlenmesi" bahsinde resmi bir evrak imzalayıp, yan yana oturarak bir de basın toplantısı gerçekleştirebilir miydi? Bu işin bir yönü… Diğer yönü ise PKK'nın BM destekli Cenevre Çağrısı Örgütü'nü resmen kullandığı ve BM destekli Cenevre Çağrısı örgütünün de PKK'nın kendisini kullanmasına resmen izin verdiği gerçeğidir. Öyle ya, mâdem bir yandan PKK için "Terör örgütüdür" diyor, diğer yandan bu sözünü unutup PKK ile masaya oturarak "Kara Mayınlarının Temizlenmesi" sözleşmesine terör örgütü ile eşit şartlarda imza atıyorsun, öyleyse o günden beri PKK'nın Türkiye sınırları içersine döşediği yüzlerce mayının, o mayınlara basarak canından olan onlarca çocuğun, güvenlik görevlisi ve sivil halkın hesabını PKK'ya niye sormuyorsun? Ölenler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, ölenler Müslüman olduğu için mi? Hani benzer bir çifte standardınız ve benzer bir sağır ve körlüğünüz de İsrail'in Lübnan'da, Amerika ve İngiltere'nin Irak'ta, özellikle Kerkük, Telafer ve Felluce'de gerçekleştirdiği katliamlar söz konusu olduğunda karşımıza çıkıyor da… İşte medenî Batı bu…
|