« : Ocak 06, 2006, 10:57:33 ÖÖ » |
|
muhsin
|
Nöbet Değişimi istedigim yagmur hazir mi bakalimyerlerine konuldu mu soguk katillerkaranligi ya gevsek dokudularsaoldurulecegimden emin olmaliyim simsekler gecikti herhalde unutulmusaci yesil keseceklerdi birden yolumuhani viraj isliklariyla hain otomobillersari sari goz kirpan trafik isigi yeryuzunde cok fazla bir yalnizligimbaska yalnizliklara hak tanimayanbiliyorum kurallari bozdugumuyerimi uysal birine birakmaliyim -KORKUNUN KRALLIGI'ndan
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 06, 2006, 10:59:52 ÖÖ Gönderen: muhsin »
|
Logged
|
Hayatta en anlamlı kelime "BİZ", en anlamsız kelime ise "BEN" dir... :35: muhsin
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Ocak 06, 2006, 11:21:27 ÖÖ » |
|
since
|
muhsin ben bu şiirden birşey anlamadım çünkü düz yazı gibi yazmışsın.şiirin yazım kurallarına dikkat edersen şiirin daha anlaşılır olacaktır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #2 : Ocak 06, 2006, 11:24:25 ÖÖ » |
|
since
|
birde muhsin şiir kısmına yazdığın her şiir için yeni konu başlığı açmana hiç gerek yok.ilk şiirinin devamına yazabilirsin.sitemizin en büyük sorunu bu zaten.yeni konu açılıyor çoğumuz o kunuyu okumadan bir sürü yeni konu açıldığı için sitemizde karışıklık oluşuyor.lütfen şiir yazarken muhsinden şiirler başlığı altında bütün şiirlerini gönderebilirsin.eminim bu şekilde senin şiirlerinide takip etmiş oluruz
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #3 : Ocak 06, 2006, 01:03:25 ÖS » |
BLaCKizM
|
İncecik bir yazı akar usulca.
Kelimeler.
Küçük,minik,kopuk kelimeler.
Sonra birleşir,toplanır,kendini sürekli terarlayan kısa bir cümle olurlar.
İnsan şaşırır ölümü görünce.
O kısa cümleye şaşkınlıkla bakarsın.
Göğüs hizasında,yazı gibi,ince bir sızıdır önce.
Kelimeler gibi küçük,minik,kopuk sızılar.
Birleşip toparlanırlar.
Bir sessizlik büyür içinde,o sessizliğin içine yayılırlar.
Ve bir kora çıplak elinle dokunmuş gibi olursun.
'yanık yanık kokar bir karanfil.'
'bir katre alevdir' o kızıl çiçek;ömrüne bir yerinden dokunup orada bir gülümseyiş ya da bir hüzünle hatırlanan bir iz bırakan birinin senden,senin ömründen,hatıralarından koparılırken hissedilen bir alev.
Yanarsın.
Yanık yanık kokar hayat.
Aşılmaz bir duvarın önünde durursun;herşeyin rengi değişmiştir,herşeyin adı değişmiştir,her şeyin kokusu değişmiştir;biri ölmüştür ve sen değişmişsindir.
Her ölümle değişirsin.
her yok oluşla biraz da sen yok olursun.
İnsan şaşırır ölümü görünce.
Hep beklenmedik bir şeydir ölüm.
Geleceği hep bilinen,geleceğine hiç inanılmayan bir şey.
Bir gülüş,bir ses,bir mısra,bir şarkı kaybolmuştur.
Yazılar der ki:'Biri öldü'
çok çok gençliğinde,ölüm kadar uzak bir çağında duyduğun bir şarkıdır şimdi gençliğin gibi kaybolan.
Biri kaybolmuştur.
Biri gitmiştir.
Senin de gideceğin bir menzile senden önce ulaşmıştır.
Çok sevdikleri yüzbaşıları vurulduğunda yazdıkları şiirle tarihe geçen ve herkesin biraz acıyarak,biraz da gülerek hatırladığı o garip askerler gibi şaşkınlıkla dersin ki:'Ama daha dün sağdı'
Ama bugün değil.
Artık değil.
ve ne garip,insanların ne kadar sevildiği hep onlar öldükten sonra farkedilir.
Bir gün söylenecek diye bir kenarda bekletilen,ama hiç söylenmeyen bir cümle kalır kaybedenlerin aklında.
Hayattan bir gün ödünç almak istersin.
Sadece tek bir gün.
Bir gün önceye dönmek,söylenmeyen bir şeyi söylemek,konuşulmayan bir şeyi konuşmak için bir tek gün,hatta bir tek saat istersin.
Yoktur.
Ölümün,zamandan alınacak ödünç anların bitmesi olduğunu kavrarsın.
Geri çağırmak için duyulan o müthiş istektir duyduğun acı,o isteğe verilmeyen cevaptır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Yaşamak Değil Beni Bu Telaş Öldürecek ! (Ö.Asaf)
|
|
|
« Yanıtla #4 : Ocak 06, 2006, 01:23:04 ÖS » |
BLaCKizM
|
Bir şatonun kenarındaki kuyu bahçede,Dvorjak'ın mezarının yanında yan yana dizili duran irili ufaklı mermer taşlar,o taşlardaki yazılar,rutubetli toprak,ağaçların gölgesi ve defne yapraklarının kokusu arasında dolaşırken gördüğün,bir ölünün ardından yazılmış bir satır düşer aklına.
uzun bir yolculuğa çıkanı çağıranlara cevap veren bir satırdır o:
'Gideceği çok uzun bir yol var,geri çağırmak nafile.'
Nafiledir çağırmak.
Çağırma isteğine direnmek de nafiledir.
Bir dua mı okumalı?
Bir şarkı mı söylemeli?
Bir küçük çocuk mutlaka sorar babasına:
'Baba ölüm nedir?'
uzun bir yolculuk.
Varılacak yer gökyüzünde ıssız bir bahçe belki,belki bir ışık,belki koyu bir karanlık,belki bilinmez bir diyarda bir ağaç gölgesi.
Belki tam bir yalnızlık.
Belki ahenkli bir kalabalık.
Bilinmez,ulaşacağı menzilde ne var.
Bu yolculuğa çıkılacağını hep biliriz.
Ama hep de şaşırır insan yolculuğa kendinden önce çıkanı görünce.
Ve sevdiği biri bir gün ölünce,ölümden duyduğu korku azalır.
Dersin ki:'o öldüğüne göre,belki de kötü bir şey değil ölüm'
Kötülüğüne değil öfkemiz,'veren Allah alır canı',bunu biliriz,ama ayrılık,ani kopuş yakar canımızı.
Zamandan ödünç alınamayan o bir gün,o tek saat kederlendirir bizi.
Ölüm şaşırtır insanı.
İncecik bir yazı geçer.
Kesik,kopuk kelimeler.
Haber gelmiş,uzun bir yolculuğa çıkmış biri bizden önce.
Varılacak bir yer mi var,nereye bu telaşlı gidiş?
Hem niye tek başına?
Gidilecekse beraber,dönülecekse beraber.
Ne hep beraber gidiliyor,ne hep beraber dönülüyor.
O zaman çağırmak isteriz.
Bazen ağlayarak,bazen dualarla,bazen bir şarkı söyleyerek çağırırız.
Ömrünüze ömrü değmiş birine sesleniriz
Her gidenle biraz daha eksilerek,varılcak yere oraya bizden önce varan biriyle biraz daha yakınlaşarak,göğüs hizasında keskin bir sızı hissederek,hatıralarımızdan kopartılan bir tebessümü,bir sesi,bir şarkıyı geri isteriz.
Gelmez.
Gelmeyecek.
Ona ait bir anı gelir aklımıza gülümseriz,ona ait bir anı gelir aklımıza hüzünleniriz.
Bir söz söylemek isteriz ona.
Söyleyemeyiz.
Göğüs hizasındaki o sızı yağmur bulutları gibi kabarır.
'Baba' deriz,'baba ölüm nedir?'
yağmur bulutları gibi kabaran sızı çığlıkla boşalır:
'gel,geri gel'
Yapayalnız bir trompet çalar.
sessiz bir taş cevap verir:
'Onun çok uzun bir yolu var gidilecek,geri çağırmak nafile.'
|
|
|
|
|
Logged
|
Yaşamak Değil Beni Bu Telaş Öldürecek ! (Ö.Asaf)
|
|
|
« Yanıtla #5 : Ocak 06, 2006, 01:54:05 ÖS » |
|
since
|
İnsan şaşırır ölümü görünce. Hep beklenmedik bir şeydir ölüm. Geleceği hep bilinen,geleceğine hiç inanılmayan bir şey.... eline sağlık sevgili blackizm.gerçekten insanoğlu nun geçmişten günümüze milyonlarca yıldır hep geleceğini bildiği;inandığı ama nerde ne zaman geleceğini tahmin edemediği şey.ölüm.....
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 06, 2006, 02:26:57 ÖS Gönderen: since »
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #6 : Ocak 06, 2006, 02:04:45 ÖS » |
|
varyans45
|
ölüm bundan dolayi güzel değilmidir zaten.yani nerde ve ne zaman seni bulacağı belli değil.işte büyük buluşma diye ben buna derim.
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #7 : Ocak 06, 2006, 02:17:27 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #8 : Ocak 06, 2006, 02:23:32 ÖS » |
|
varyans45
|
korkmakta bir sevgi çeşidi midir acaba?
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #9 : Ocak 06, 2006, 02:50:21 ÖS » |
|
since
|
Yaşamaya zaman ayırın..zaman bunun için yaratılmıştır. Çalışmaya zaman ayırın..başarının bedeli budur. Düşünmeye zaman ayırın..güçlü olmanın kaynağı budur. Çevrenize nazik davranmaya zaman ayirin..mutluluğa giden yol budur. Etrafiniza bakmaya zaman ayırın..günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadir. Gülmeye zaman ayırın..ruhunuzun müziği budur. Oynamaya zaman ayırın..zevklerin en büyüğüdür. Terbiyeli olmaya zaman ayırın..insan olabilmenin sembolü budur.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #10 : Ocak 06, 2006, 04:54:04 ÖS » |
|
|
|
|