Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » DİNİ BİLGİLER » Dini bilgiler
 Mektûbât’tan Ganîmetler


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Mektûbât’tan Ganîmetler  (Okunma Sayısı 419 defa) Seçenekler Arama
« : Aralık 08, 2006, 09:17:15 ÖÖ »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Mektûbât’tan Ganîmetler

MEKTÛBÂT’TAN GANÎMETLER
…Kezâ teheccüd namazı sanki bu yolun zarûriyâtındandır. Zarûretsiz terk etmemeğe gayret etmelidir. Eğer başlangıçta bu zor olur ve uyanmak kolay olmazsa uykuya bırakmadan, isteyerek-istemeyerek uyandırmaları için hizmetçilerden bir kısmını tayîn etmelidir. Birkaç gün kalkmaya alıştıktan sonra meşakkat ve zorlanmaya hâcet kalmaz. Gecenin sonunda kalkmak isteyen, yatsıyı kıldıktan sonra ehemmiyetsiz şeylerle meşgûl olmadan gecenin başında uyumalıdır.
Teheccüd vaktinde istiğfâr, tevbe, ilticâ, tazarru’ etmek, isyân ve günahlarını hatırlamak, kusurları ve ayıpları düşünmek, âhiret azâbından ve dâimî azâbdan korkmayı ganîmet bilmek ve Hak sübhânehû ve Teâlâ hazretlerinden afv ve mağfiret istemek lâzımdır.
“Estağfirullâh el-azîym ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm ve etûbü ileyhi sübhânehû” istiğfârını kalbe müteveccihen lisân ile yüz defa okumalıdır. Kezâ bu kelimeyi terk etmeksizin ikindi namazını edâdan sonra, abdestli veya abdestsiz yüz defa daha aynen söylemelidir.
Hadîs-i şerîfde: “Amel defterinde pek çok istiğfâr ve duhâ namazı bulunan kimseye müjdeler olsun! ” buyruldu. Eğer bu müyesser olursa, büyük devlettir. Öyle ise devamlı olarak, iki rek’at dahi olsa, bunu edâya gayret etmelidir. Duhâ namazının rek’atleri teheccüd namazı gibi en fazla on iki rek’attir. Vaktin ve hâlin muktezâsına göre edâ olunan kadarı da ganîmettir.
Yine her gün ve gece yüz defa “Sübhânallâhi ve bi-hamdihî” demeye devam etmelidir. Zîrâ bunda çok büyük sevâb vardır. Her sabah ve akşam bir defa “Allâhümme ma asbeha bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke fe-leke’l-hamdü ve leke’ş-şükrü” duasını okur. Akşam okuyacağında “Mâ asbeha” yerine “mâ emsâ” der ve duâyı tamamlar. Hadîs-i nebevîde vârid oldu ki: “Muhakkak şu duâyı gündüz okuyan o günün şükrünü edâ etmiş olur, bu duâyı gece okuyan da muhakkak o gecenin şükrünü edâ etmiş olur.” Bu duânın abdestli olarak okunması şart değildir... (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî 3/17)    (İLA 182)
2006.12.06 Tarihli Fazilet TakvimiGösterim: 845
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Mektûbât’tan Ganîmetler
« Posted on: Mayıs 24, 2012, 08:13:40 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Aralık 08, 2006, 09:23:20 ÖÖ »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Ezânî (gurûbî ) Saat Nedir?

EZÂNÎ (GURÛBÎ ) SAAT NEDIR?
Bir gün; dünyânın, kendi mihveri (ekseni) etrâfında saat ibresinin aksi yönünde bir kere döndüğü süredir. Dünya bu dönüşünü 24 saatte tamamlar. Bir gün; bir gece ve onun gündüzünden ibarettir.
Günün başlangıcı ise kabullere göre değişiklik gösterir. Müslümanlar, rasat edilmesi kolay olan güneşin batış ânını günün başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Akşam ezanı vakti girince başlayan ve müteakip akşam ezanına kadar süren güne ezânî (gurubî, alaturka, şer’î) gün denir. Bölgenin en yüksek noktasından bakıldığında güneşin üst kenarının ufukta kaybolduğu an, bu vakit girer ve saatler 12.00’ye (sıfıra) ayarlanır. Buna göre ayarlanan saate, akşam ezânı devamlı saat 12.00’de okunduğundan, “ezânî saat”, güneşin batışı esas alındığından; “gurubî saat”, Müslüman Türkler kullandığından; “alaturka saat”, dînî mahiyeti olduğundan dolayı da; “şer’i saat” denilmiştir.
Günümüzde günün başlangıcı, gece saat 12.00 olarak kabul edilmiştir. Buna göre gece saat 12.00 olduğunda gün biter. Ertesi gün başlar. Buna da vasati gün ve buna göre ayarlanan saate de vasatî saat denir. Milletimiz bu saat; “alafranga saat” ismini vermiştir.
Eskiden büyük câmilerimizde bulunan muvakkithânelerde astronomiye vâkıf olup namaz vakitlerini hesaplayan “muvakkit”ler bulunurdu. Ezân, muvakkitlerin gözlem ve hesaplarına göre okunur, müslümanlar da saatlerini her gün ona göre ayarlardı. Köy hocaları da ilm-i hey’et öğrenerek vakitleri hesaplamayı öğrenirlerdi. Köylerde de bunların yaptığı hesaplara göre akşam ezânı okunur ve saatler 12.00’ye ayarlanırdı. Bugün radyolar vâsıtasıyle verilen saat ayarı o zaman ezânla bildirilirdi.
Şimdi kullandığımız vasatî saate göre hesaplanmış namaz vakitleri takvimlerde yazılıdır. Bu vakitlere göre güneş battığı zaman, yâni akşam ezânî okunduğunda saat 12.00’ye getirilir ve hergün bir evvelki güne göre güneş kaç dakika erken batıyorsa o kadar ileri, kaç dakika geç batıyorsa o kadar geri alınırsa, saatimiz gurûbî (ezânî) saat olmuş olur. (İLA 151)
2006.12.01 Tarihli Fazilet TakvimiGösterim: 840
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions