Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » DİNİ BİLGİLER » Dini bilgiler
 mekke


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: mekke  (Okunma Sayısı 452 defa) Seçenekler Arama
« : Mayıs 14, 2006, 10:50:52 ÖÖ »
akşam güneşi
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93


mekke

mekkenden resimler
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: mekke
« Posted on: Mayıs 24, 2012, 08:12:36 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Mayıs 14, 2006, 10:54:24 ÖÖ »
akşam güneşi
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93


kıyamet alemetleri

Kiyametin 10 büyük alametlerinin genis açiklamasi

Kiyâmetin büyük alâmetleri ise su hadis-i serifte toplu olarak zikredilir: Huzeyfetu'l-Gifari (r.a)'den rivayet edilmistir: Biz bir gün kendi aramizda konusurken, Hazreti Peygamber yanimiza çikageldi. Bize "Ne konusuyorsunuz?" dedi. Biz de "Kiyâmet gününden konusuyoruz" diye cevap verdik. Hazreti Peygamber" Süphesiz on alâmet görülmedikçe kiyamet kopmayacaktir" dedi ve "Deccâl'i, dumani(duhan), Dâbbetü'l-arz'i, günesin batidan dogmasini, Isa (a.s.)'in yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doguda, batida ve Arap yarimadasinda olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çikarak insanlari Mahsere sürecek atesin vuku bulacagini söyledi" (Müslim, Fiten, 39).



Kiyâmetin bu on büyük alameti baska hadislerce ya da Islâm bilginlerince su sekilde açiklanir:

1. Deccal'in ortaya çikisi: Deccâl, kiyâmette zuhur edecek yalanci bir kisidir, Islâm Dini'ni ve müslümanlari ifsad edip, kötülüge ve bozgunculuga sevketmek isteyecektir. Deccal'in sag gözünün kör oldugu, iki gözünün arasinda "kâfir" yazdigi, çocugunun olmadigi, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyecegi, ortaya çiktiktan sonra yeryüzünde kirk gün kalacagi, bu süre içerisinde istidrac türünden bazi olaganüstü olaylar gösterecegi, daha sonra da yine kiyâmetin büyük alametlerinden olan Hz. Isa'nin yeryüzüne inmesiyle onun tarafindan öldürülecegi sahih hadislerde belirtilmistir (Buhâri, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112).

2. Duhan'in çikisi: Duman anlamina gelen duhan da kiyâmetin büyük alametlerinden biridir (Müslim, Fiten, 39). Kiyâmetin vukuundan önce dünyayi bir duman bulutu kaplayarak, kirk gün ve kirk gece kalacak, mü'minler nezleye tutulmus gibi, kâfirler ise sarhos gibi olacaklardir.

3. Dabbetü'l-arz'in çikisi: Kiyâmet'ten önce çikacagi bildirilen bir yaratiktir. Kelime anlami "yer hayvani" demektir. Kur'an-i Kerim'de "Kendilerine söylenmis olan baslarina geldigi zaman, yerden bir çesit hayvan (dâbbe) çikaririz ki o, onlara, insanlarin âyetlerimize kesin olarak inanmadiklarini söyler" (en-Neml, 27/82) buyurulmaktadir. Hz. Peygamber Dâbbetü'l-arz hakkinda "Çikacak olan kiyâmet alametlerinden ilki, günesin bati tarafindan dogmasi ile, bir kusluk vakti insanlara karsi bir dâbbenin (hayvanin) zuhurudur. Bu iki alametten biri, arkadasindan evvel olur. Akabinde digeri de onun izi üzerinde yakin olarak meydana gelir" (Müslim, Fiten, 118) buyurmustur.

4. Günesin Batidan dogmasi: Günes batidan dogacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemis olanlarin imanlari kendilerine bir yarar saglamayacaktir (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118).

5. Hazreti Isa (a.s)'in inmesi: Ehl-i sünnet itikadina göre Kiyâmetin vukuundan önce Hazreti Isa yeryüzüne inecek, hristiyanlari Islâm'a davet edecek, Deccâl'i öldürecek, Hazreti Peygamber (s.a.s)'in serîati ile hükmedecektir (Buhârî, Büyû, 102; Müslim, Imân, 242-247).

6. Ye'cûc ve Me'cûc'ün çikisi: Kiyâmetin vukuundan önce çikarak "yeryüzünde bozgunculuk yapacak" (el-Kehf, 18/94) olan asillari ve soylari belirsiz iki insan toplulugudur (Muhammed Hamdi Yazir, Hak Dini Kur'an Dili, IV, 3288). Hz. ZülKarneyn'in önlerine yaptigi seddin yikilarak (el-Enbiya, 21/96) açilmasi ile yeryüzüne dagilacaklar insanlara saldiracak, kentleri yakip-yikarak harabe haline getireceklerdir. Bazi rivayetlerde bu seddin Çin seddi oldugu zikredilir (Muhammed Hamdi Yazir, a.g.e., IV, 3291, 3374; Buhâri, Enbiyâ, 7; Müslim, Fiten, 1,2).

7.8.9. Doguda, Batida, Arap Yarimadasinda olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kiyâmet'in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39).

10. Yemen'den çikacak olan büyük bir atesin insanlari önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39).

Ebu Davud ve Tirmizi'nin Sünen'lerinde yeralan bazi hadislere göre Mehdî'nin çikmasi da Kiyâmet'in büyük alametlerindendir (Sünen-i Tirmizî, IV, s.1-93: Sünen-i Ebu Davud, N. Sr. M.Abdul Hamid IV, 100, 106).

Hz. Peygamber (s.a.s), Kiyâmetin kötü insanlar ve kâfirler üzerine kopacagini bildirmistir. Bu hadislere göre Kiyâmet kopmadan önce mü'minlerin ruhlari alinacak ve onlarin âhirete göçmeleri saglanacaktir (Buhari, Fiten, 5; Müslim, imare,
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
« Yanıtla #2 : Mayıs 14, 2006, 10:59:35 ÖÖ »
akşam güneşi
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93


Peygamber sevgisi

Peygamberi sevmek ve sevdirmekPeygamberi sevmek ve sevdirmek
Hiç elinize bir hadis kitabı alıp incelediniz mi? Bindört yüzyıl öncesinin Mekke'sinin, Medine'sinin kokusunu duyabildiniz mi? Peygamber Efendimizin insan ilişkilerinde en başarılı insan olduğunu bu güzel kokulu sayfalardan okuyup fark edebildiniz mi? O Peygamber, bize hiç bir zaman eskimeyecek, pörsümeyecek, vazgeçilmeyecek bir ahlakı aşılamak için gelmiş ve en güzel şekilde aşılayıp, görevini tamamlamış olarak Rabbine varmıştır.

N'olurdu O'nun bir tek hadisini kendi ağızından duyabilseydik!

N'olurdu ashabdan birisi de biz olabilseydik! O ashab–ı kiram efendilerimiz ki, ne kadar şanslı olduklarının farkındalar ve bu yüzden O'na en büyük yardımcıydılar. O hadisleri rivayet edenlerden, bugüne kadar ulaştırıp taşıyanlardan, okuyup okutanlardan Allah razı olsun. Hadislerin hükümleri kıyamete dek okunsun ve uygulansın.

İnsan düşünmeden edemiyor bu hadisler insanı en kamil şekilde yetiştirebilmek için en güzel rehber.

Peki biz bunun ne kadar farkındayız?

Bugün bu eşsiz örnek varken medyanın ortaya attığı insanları örnek almaya çabalayan, ağlayan, kendinden geçen gençlerimiz acaba bir hadis kitabını açıp okudular mı? Peki acaba büyüklerimiz bize Peygamber sevgisini gereğince verebildiler mi?

Bugünlerde çocuklarımız besmeleden önce televizyon programlarını öğreniyorlar. İnsanlarımız kendilerinden kopup nereye gidiyor? Gençlerimizin çoğu nereye kadar böyle sürüklenecek? Bu işin sonu nereye varacak? Biz neden gençlerimize bir tek hadis olsun öğretmedik ve Allah'ın sevgisini hakkıyla tanıtamadık? Yarın bize sorarlar.

Bir şiirde “Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş” diyordu. İşte Peygamber sevgisi için de bir kıvılcım gerekli. O'nu sevmeyi öğrenmek lazım, öğretmek lazım. Çünkü O bizim şefaatçımız olacak inşaallah. Bu dünya kimselere kalmayacak, istediğiniz kadar şöhretli olun. Bir gün bedenimiz teneşire, musallaya yaslanacak, o kıyamet zamanında mahşer yerinde günahlarımızdan dolayı terlere boğulduğumuzda şefaatçimiz Efendimiz olacak, unutmayalım.

Yazımızı bir hadis–i şerifle bitirelim. Ebu Hüreyre'den (ra) rivayetle, Resul–i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Üç dua var ki, bunların kabul olunacağından şüphe yoktur.

1–Mazlumun duası
2–Misafirin duası
3–Anne ve babanın evlatlarına olan duaları.”

Çocuklarımıza ve gençlerimize dua edelim insa Allah.

Vesselam
Hiç elinize bir hadis kitabı alıp incelediniz mi? Bindört yüzyıl öncesinin Mekke'sinin, Medine'sinin kokusunu duyabildiniz mi? Peygamber Efendimizin insan ilişkilerinde en başarılı insan olduğunu bu güzel kokulu sayfalardan okuyup fark edebildiniz mi? O Peygamber, bize hiç bir zaman eskimeyecek, pörsümeyecek, vazgeçilmeyecek bir ahlakı aşılamak için gelmiş ve en güzel şekilde aşılayıp, görevini tamamlamış olarak Rabbine varmıştır.

N'olurdu O'nun bir tek hadisini kendi ağızından duyabilseydik!

N'olurdu ashabdan birisi de biz olabilseydik! O ashab–ı kiram efendilerimiz ki, ne kadar şanslı olduklarının farkındalar ve bu yüzden O'na en büyük yardımcıydılar. O hadisleri rivayet edenlerden, bugüne kadar ulaştırıp taşıyanlardan, okuyup okutanlardan Allah razı olsun. Hadislerin hükümleri kıyamete dek okunsun ve uygulansın.

İnsan düşünmeden edemiyor bu hadisler insanı en kamil şekilde yetiştirebilmek için en güzel rehber.

Peki biz bunun ne kadar farkındayız?

Bugün bu eşsiz örnek varken medyanın ortaya attığı insanları örnek almaya çabalayan, ağlayan, kendinden geçen gençlerimiz acaba bir hadis kitabını açıp okudular mı? Peki acaba büyüklerimiz bize Peygamber sevgisini gereğince verebildiler mi?

Bugünlerde çocuklarımız besmeleden önce televizyon programlarını öğreniyorlar. İnsanlarımız kendilerinden kopup nereye gidiyor? Gençlerimizin çoğu nereye kadar böyle sürüklenecek? Bu işin sonu nereye varacak? Biz neden gençlerimize bir tek hadis olsun öğretmedik ve Allah'ın sevgisini hakkıyla tanıtamadık? Yarın bize sorarlar.

Bir şiirde “Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş” diyordu. İşte Peygamber sevgisi için de bir kıvılcım gerekli. O'nu sevmeyi öğrenmek lazım, öğretmek lazım. Çünkü O bizim şefaatçımız olacak inşaallah. Bu dünya kimselere kalmayacak, istediğiniz kadar şöhretli olun. Bir gün bedenimiz teneşire, musallaya yaslanacak, o kıyamet zamanında mahşer yerinde günahlarımızdan dolayı terlere boğulduğumuzda şefaatçimiz Efendimiz olacak, unutmayalım.

Yazımızı bir hadis–i şerifle bitirelim. Ebu Hüreyre'den (ra) rivayetle, Resul–i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Üç dua var ki, bunların kabul olunacağından şüphe yoktur.

1–Mazlumun duası
2–Misafirin duası
3–Anne ve babanın evlatlarına olan duaları.”

Çocuklarımıza ve gençlerimize dua edelim insa Allah.

Vesselam
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
« Yanıtla #3 : Mayıs 14, 2006, 11:01:17 ÖÖ »
akşam güneşi
Üye Bilgileri Selendili
**

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93


aile&yaşam-kibir

Aile & Yaşam - KİBİR
Kibir, kendini diğer insanlardan daha üstün görme hissi ve bu üstünlüğü de herkese gösterme isteğidir. Oysa ki, kibir, azamet ve izzet ancak ve ancak âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur ve O’na yakışır.

Kulun kibirlenmesi, Allah ile mücadeleye girmesi demektir. Yaratılan bir varlık için Yaratıcı’sıyla mücadeleye girmesinden daha büyük bir haddi aşma söz konusu olabilir mi?

Kibirli insanlar, kin ve haset gibi kalbî hastalıklardan kurtulamadıkları gibi, insanları çekiştirmekten de kendilerini alamazlar. Kibrin çok zararları olmakla birlikte, en büyük zararı ilim öğrenmeye mani, hakkı kabule engel olmasıdır. Çünkü kibirli insan, başka birinden hak ve hakikati duymak ve kabul etmek istemez.

Amel ve ibadet sahipleri de kendilerini beğenme ve kibir illetinden kurtaramazlar. Diğer insanları helakta görüp, yalnız kendilerinin kurtuluşta olduklarını görürler. Kendi amel ve ibadetlerini beğenip kusur ve eksikliklerini görmezler. Allah’ın yardımıyla ibadet ettiklerini unuturlar. Hatta yaptıkları ibadetlerden dolayı Allah’tan hak iddia etmeye kalkarlar. Allah, bizleri kibir ve ücubtan muhafaza buyursun. Amin.
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions