« : Aralık 27, 2005, 04:37:42 ÖS » |
|
yılmaztuna
|
Marifet, bilmek, ‘marifetullah’ ise Allah’ı bilmek anlamına gelir. Bilindiği üzere Allah’ı bilmek kulluğun esasını ve yaratılış gayesini ifade eder. Fakat bu bilgi sadece mücerret akılla kayıtlı olmayıp gönül ve akıl gözünün birlikte çalışmasıyla elde edilir. Kâinattaki eser–müesser, fiil–fail, sebep–müsebbip münasebetlerini yakîn gözüyle gösteren, müşahede ettiren bir bilgidir. Bu bilginin sahiplerine sadece âlim değil, ârif denir. Her ârif âlimdir, ancak her âlim ârif değildir. Ârif, Allah’ı bilen, eşyanın tabiatına vakıf olan, hikmeti kavrayandır. Keşif erbabıdır. Eşya üzerindeki tevhid sırrını keşfeder, sıradan olayların arkasındaki kudret elini görür. Keşfi kalp ve aklın işbirliği iledir. Eşyanın, maddenin mahiyetine nüfuz eder, Allah onu varlıkların kühnüne vakıf kılar. Marifet Hakk’ı bilmek, bu yolla varlığı tanımak ve hikmeti kavramaktır. Peki acaba yaratılış gayesine götüren ve hikmet ilmine ulaştıran marifet ilmi nasıl elde edilir ve bu yolda zikrin önemi nedir? Bir insan mahlukat üzerinde tefekkür ederken Cenab–ı Hakk’ın sanatını kavrar, tevhid ve kudret elini görebilirse; bu yüce bir idraktir ve bu idrake sahip olan insan akl–ı selim sahibidir. Akl–ı selim, marifet ilmine sahip insanlarda olur. Bu insanlar Allah korkusuyla yaşarlar. Zaten hikmetin başı, marifetin sebebi Allah korkusudur. Duymak ve işitmek için, takva ve Allah korkusu şarttır. “Allah’tan korkun, takva üzerine bulunun ve işitin.” . “Allah’tan korkun ve Allah size bildirsin.” . Bu deliller Allah korkusu ve takvanın marifet ilmini elde etmede baş amiller olduğunu göstermektedir. O halde günah, gaflet ve isyan, anlayışı etkiler.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Ocak 10, 2006, 01:30:38 ÖS » |
|
cankurtaran
|
Teşekkürler kardeşim devamını bekliyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #2 : Ocak 10, 2006, 06:29:24 ÖS » |
|
reney45
|
teşekkürler paylaşıma ama acizane tavsiyem, dilinin günümüz Türkçesine daha yakın olması bu güzel yazının gönüllerde daha çok yer bulmasını sağlar...
|
|
|
|
|
Logged
|
- [COLOR=darkslateblue]Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.[/COLOR]
- Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
[/COLOR][/SIZE][/SIZE]
|
|
|
« Yanıtla #3 : Ocak 11, 2006, 02:28:10 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #4 : Ocak 12, 2006, 11:14:32 ÖÖ » |
|
varyans45
|
teşekkürler arkadaşım.
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #5 : Ocak 12, 2006, 07:27:59 ÖS » |
sezar45
|
sağolasın arkadaşım
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #6 : Ocak 16, 2006, 03:58:11 ÖS » |
ahmet
|
teşekkürler paylaşıma ama acizane tavsiyem, dilinin günümüz Türkçesine daha yakın olması bu güzel yazının gönüllerde daha çok yer bulmasını sağlar... ecdadın dilinden kopmama , kelime dağarcığımızı zenginleştirme adına eski sözcüklerin de kullanılması iyi olabilir; ama sözlük ihtiyacı olabilir bazen. Çok az kelimeyle konuşan bir milletiz. Aslında dedelerimizin sözcüklerini günyüzüne çıkartabilirsak TÜRKÇEMİZ müthiş zengin... Ayrıca yukarıdaki yazı tarzı yazılar biraz akademik olduğundan terimsel sözcükler de mevcut. Bunu eleştiri olarak algılamayın bu konu genelde gündeme geliyor, o yüzden ...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #7 : Ocak 16, 2006, 04:47:38 ÖS » |
|
since
|
eline sağlık yılmaz..
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #8 : Ocak 16, 2006, 07:28:24 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #9 : Ocak 18, 2006, 01:18:40 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #10 : Ocak 18, 2006, 11:46:28 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #11 : Ocak 18, 2006, 12:05:09 ÖS » |
|
muhterem KILINÇ
|
aktarım için Allah c.c. Razı olsun yalnız bu konuda kafama takılan bişey var zikir nedir nasıl yapılmalıdır... Arifler aynı zamanda alim olduğuna göre bunlar bu mertebeye nasıl geliyorlar acıklarsan sevinirim bunu da siz açiklayın hocam, bu sizin branş değil mi.. biz de istifade edelim..
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
|
|
|
« Yanıtla #12 : Ocak 18, 2006, 04:54:34 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #13 : Ocak 19, 2006, 01:46:09 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #14 : Ocak 20, 2006, 07:30:14 ÖS » |
aglayankul
|
bunu da siz açiklayın hocam, bu sizin branş değil mi.. biz de istifade edelim.. Zikir ( Vird) Konusu Zikr vird .. Zikir ( Vird) Konusu Zikir iki çeşittir : 1. Lafza-ı Celal ( Allah sözü) zikri, 2. Nefy-u İsbat ( Kelime-i Tevhit ) zikri. 1. Lafza-ı Celal Zikri : Celal zikri yalnız kalple veya hem kalp hem de latifelerle çekilir. Müride ilk kez beş bin adet verilir. Herhangi bir nedenle eksik çekerse veya bırakırsa kazası gerekmez. Bunu çekiliş yöntemi şu şekildedir : Salik abdestli , gözleri kapalı, kıbleye veya üstadının yönüne doğru duvara yakın olarak bir örtü altına girerek oturur. Sağ ayağını sol ayağının altına koyar, sağ kalçası üzerine oturur; bunu yapamazsa bağdaş kurarak ve diz çökerek oturur. Yirmi beş kez diliyle “ Estağfirullah” der. Sonra sekiz adet Fatiha’yı okuyarak Sadatlara bağışlar. Daha sonra mürşidine rabıta yaparak kalp huzuruyla zikr etmek için yardım ister. En sonunda ağzını kapatır, dilini damağına yapıştırarak Allah, Allah diye virdini çekmeye başlar. Her yüz adet bitince diliyle bir kez “ İlahi ente maksudi ve Rıdake Matlubi” Allah’tan başka gayesi olduğu için de kendini bu konuda yalancı görür. Çünkü gerek zikir etmede, gerek başka gayesi olmadığını söylemede samimi değildir. Bu duruma üzülür ve gayesinin düzgün olması için üstadına yalvarır. Zikri bitinceye kadar bu şekilde devam eder. Bitirince de “ Görevimi gafletle yaptım. Gafletle yaptığım zikir günah işlemek gibidir” der ve yaptığı ibadeti Cenab-ı Hakka’a ( c.c) yaraşır bulmayarak yeniden yirmi beş kez “ Estağfirullah” çeker. Bu istiğfarı oruç, namaz, Kur’an-ı Kerim okumak ve okutmak, farz veya nafile ibadetler gibi hayır işlerinin başında ve sonunda devamlı yapar. Celal zikri konusunda Sadat-ı Kiram şunları söylemişlerdir : Alalh ( c.c) kelimesinin kalbinde nurla yazılı olarak düşünmek; sözsüz sadece kalbden anlamını söylemek; sürekli kalbden anlamını söylemek; sürekli kalbden Allah (c.c) sözünü geçirmek; anlamını düşünmeden sadece sözü kalben söylemek veya kalben hem anlamı hem de sözü devamlı anmak. Bunların en güzeli sonuncusudur. Kitap ezberleyen öğrenci gibi, önce Cenab-ı Hakk’ın ( c.c) huzurunda bulunma düşüncesine kendini alıştırır, sonra da kalbini O yüce zikre bağlar. Bu şekilde zikir yapmak sevap kazanıp, cezayı gidermek için değil; esas amaç olan murakabeyi ( Alalh-u Teala’nın ( c.c) huzurunda olma) elde etmek içindir. Gerçekten de zikrin bu türü çok güzeldir ve hızla mukarabenin kazanılmasına neden olur. Zikir ederken gaflet ve kuruntu ( vesvese) olursa bunları kovmakla uğraşmamak gerekir. Çünkü bunlardan kurtulmak çok zor ve karışıktır. Zikir yapan sıkılmamalı, kızmamalı, belki de bunlar yaptığım zikirden dolayı oluyor diye düşünerek kalbinin zikrini izlemelidir. Bu şekilde zikirden hoşlanır. Allah’u Teala ( c.c) bir kulunun kalbinin uyanmasını ve gönlünün huzura kavuşmasını dilerse ona bir takım belirtiler gösterir. Bu belirtilerden en açık olanları; nefsin kötü tutkularından ve arzularından kaçınma ile haram ve mekruhlardan sakınmadır. Bunlar görülünce latifelerle Zikir etmenin zamanının geldiği anlaşılır. Latifelerin makamlarının ( yerlerini) anlatmak uzun uzadıya açıklamayı gerektirdiğinden dikkatlice okumalı ve anlamaya çalışmalıdır.
|
|
|
|
|
Logged
|
 YOLCU YOLUNDA GEREK.......
|
|
|
« Yanıtla #15 : Ocak 28, 2006, 03:12:12 ÖS » |
|
varyans45
|
toplumda zikirçekenlere ''hucu'' gibi saçma sapan kelimeler kullanıyorlar.bu konuyu açıkladığınız için teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="2"]yaz yağmuru düşer durur yüreyime bir küçük aşk yeter benim hasretime sende benim yağmurum ol damla damla düş gönlüme...[/SIZE][/FONT][/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #16 : Ocak 28, 2006, 06:26:17 ÖS » |
|
muhterem KILINÇ
|
teşekkürler ağlayankul, Allah bizi kendisini zikredenlerden eylesin.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
|
|
|
« Yanıtla #17 : Ocak 29, 2006, 05:43:54 ÖS » |
aglayankul
|
toplumda zikirçekenlere ''hucu'' gibi saçma sapan kelimeler kullanıyorlar.bu konuyu açıkladığınız için teşekkür ederim. kardesim ne derlerse desin ler .zaten bu sıkıntıların hepsi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğumuzdan ileri gelmiyormu.Oysa ülkemizin sözde yüzde 99 müslüman ama dinini yasamaya calısan a bi yakıstırma bi yafta vuruveriyorlar. Allah sonumuzu hayır etsin mutlak vardır bundada bir hayır. Ayrıca bütün kainat Allah ı zikreder encek zikreden Taş tır bildigimiz taş günde 70.000 kere Allah ı zikreder. MAhlukatın en sereflisi olan insan Allah ı kac kere zikreder yada etmesi lazım. Eger zikreder se MAhlukatın en sereflisi olur Meleklerin bile üstüne cıkar Ama Allah ı hatırlamzssa(Allah muhafaza) Aşşağıların aşşağısına iner ki:Rabbül Alemin Rahmet etsin Affedip Bagışlasın selamlar...
|
|
|
|
|
Logged
|
 YOLCU YOLUNDA GEREK.......
|
|
|
« Yanıtla #18 : Ocak 29, 2006, 05:51:24 ÖS » |
|
ÜNAL TÜZ
|
aktarım için Allah c.c. Razı olsun yalnız bu konuda kafama takılan bişey var zikir nedir nasıl yapılmalıdır... Arifler aynı zamanda alim olduğuna göre bunlar bu mertebeye nasıl geliyorlar acıklarsan sevinirim ZİKİR DİL,KALP,LİSANI HAL İLEDE YAPILABİLİR.BUNA NASILKİ İLİM ZAHİRİ VE BATINİ OLUYORSA ZİKİRDE AYNISIDIR.HEM KALP İLE HEM DİL,HEMDE HAL İLE YAPILABİLİR.DOĞADAKİ HER VARLIK LİSAN I HAL İLE ALLAH DER.TAKİ SON NEFESİNİ VERENE KADAR.ZİKİR BİTTİĞİNDE HAYAT I DÜNYEVİYE BİTİP,AHİRET HAYATI BAŞLAR.HER NEFES ALIŞVERİŞİMİZDE YÜCE YARADANI ZİKRETTİĞİMİZ GİBİ BÜTÜN NEBATAT DA FOTOSENTEZLE ALLAH DER. FEZADAKİ AHENK GÜNEŞ SİSTEMİ,DÜNYAMIZIN HEM KENDİ ETRAFINDA HEMDE GÜNEŞİN ETRAFINDA DAİRE ÇİZDİĞİ DÜŞÜNÜLÜRSE 'HEMZE' YANİ 'HU' DEMESİDE AYRI BİR İŞARETTİR.DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN HÜVE NÜKTESİNİ OKUMANIZI ACİZANE TAVSİYE EDERİM. PEYGAMBERİMİZ 'ALLAH 'IN ADINI HERKİMKİ GÜNDE BİN SEFER ZİKREDERSE EVLİYALARLA HAŞROLUNUR' DEMESİ BİR MÜJDEDİR.ZİKREDELİM,İSTER NAMAZLA İSTER DİLİMİZLE İSTER KALBİMİZLE,AMAÇ YARADAN I ANMAKSA,YADA HEPSİYLE....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #19 : Ocak 29, 2006, 09:29:14 ÖS » |
|
cankurtaran
|
:DAlemdeki her yaratılmış olan canlı Allahı zikrediyor Kaplumbağa nın ağır yürüyüşü de zikrinin ağırlığından Ya biz ne kadar zikrediyoruz acaba?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #20 : Ocak 30, 2006, 08:50:35 ÖÖ » |
|
since
|
ZİKİR DİL,KALP,LİSANI HAL İLEDE YAPILABİLİR.BUNA NASILKİ İLİM ZAHİRİ VE BATINİ OLUYORSA ZİKİRDE AYNISIDIR.HEM KALP İLE HEM DİL,HEMDE HAL İLE YAPILABİLİR.DOĞADAKİ HER VARLIK LİSAN I HAL İLE ALLAH DER.TAKİ SON NEFESİNİ VERENE KADAR.ZİKİR BİTTİĞİNDE HAYAT I DÜNYEVİYE BİTİP,AHİRET HAYATI BAŞLAR.HER NEFES ALIŞVERİŞİMİZDE YÜCE YARADANI ZİKRETTİĞİMİZ GİBİ BÜTÜN NEBATAT DA FOTOSENTEZLE ALLAH DER. FEZADAKİ AHENK GÜNEŞ SİSTEMİ,DÜNYAMIZIN HEM KENDİ ETRAFINDA HEMDE GÜNEŞİN ETRAFINDA DAİRE ÇİZDİĞİ DÜŞÜNÜLÜRSE 'HEMZE' YANİ 'HU' DEMESİDE AYRI BİR İŞARETTİR.DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN HÜVE NÜKTESİNİ OKUMANIZI ACİZANE TAVSİYE EDERİM. PEYGAMBERİMİZ 'ALLAH 'IN ADINI HERKİMKİ GÜNDE BİN SEFER ZİKREDERSE EVLİYALARLA HAŞROLUNUR' DEMESİ BİR MÜJDEDİR.ZİKREDELİM,İSTER NAMAZLA İSTER DİLİMİZLE İSTER KALBİMİZLE,AMAÇ YARADAN I ANMAKSA,YADA HEPSİYLE.... zikir konusundaki eksikliklerimizi devamlı zikrederek gidermemiz lazım.ayrıca sitemize hoş geldin,sitemize katkını her zaman bekleriz.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
|