seyman
|
BAĞLANDI YOLLARIM, KALDIM ÇARESİZ
Bağlandı yollarım, kaldım çaresiz Gayrı dünya bana aralandı, gel Derildi dertlerim, artsız arasız Üst üste dizildi, sıralandı gel
Yârı görse idim haftada, ayda Sevip ayrılmaktan ne buldum fayda Azrail göğsümde, canım hay hayda Ciğerimin başı yaralandı, gel
Karac'oğlan der ki, başa yazıldı Gözüm yaşı Ceyhun oldu, süzüldü Kefenim biçildi, kabrim kazıldı Mezarım üstü kar'alandı, gel
KARACAOĞLAN
------------------------------ ELÂ GÖZLÜM BEN BU İLDEN GİDERSEM
Elâ gözlüm ben bu ilden gidersem Zülfü perişanım kal melûl melûl Kerem et aklından çıkarma beni Ağla göz yaşını sil melûl melûl
Yiğit, ey sevdiğim sen seni gözet Karayı bağla da beyazı çöz at Doldur ver bâdeyi, bir dahi uzat Ayrılık şerbetin ver melûl melûl
Elvan çiçeklerden sokma başına Kudret kalemini çekme kaşına Beni unutursan doyma yaşına Gez benim aşkımla yâr melûl melûl
Karac'oğlan der ki, ölüp ölünce Ben de güzel sevdim kendi halimce Varıp gurbet ile vâsıl olunca Dostlardan haberim al melûl melûl
KARACAOĞLAN ------------------------------- BİR YİĞİT GURBETE GİTSE
Bir yiğit gurbete gitse Gör başına neler gelir Merdin sılayı andıkça Yaş, gözüne dolar gelir
Bağrıma basarım taşlar Akıttım gözümden yaşlar Yavrusun aldıran kuşlar Yuvasına döner gelir
Kocadım çekemem nazı Bağrıma dökemem közü Yârin bana kötü sözü Kara bağrım deler gelir
Evlerinin önü söğüt Atalardan kalmış öğüt Yârinden ayrılan yiğit Sılasına döner gelir
Yaşa Karac'oğlan yaşa Ben söylerim coşa coşa İş düşünce garip başa Düşünerek gider gelir
KARACAOĞLAN
-----------------------------
BİR AYRILIK BİR YOKSULLUK
Vara vara vardım ol kara taşa Hasret ettin beni kavim kardaşa Sebep ne gözden akan kanlı yaşa Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Nice sultanları tahttan indirdi Nicesinin gül benzini soldurdu Nicelerin gelmez yola gönderdi Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Karac'oğlan der ki kondum göçülmez Acıdır ecel şerbeti içilmez Üç derdim var birbirinden seçilmez Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Karacaoğlan
--------------------------- İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR
İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye
Elif'in uğru nakışlı Yavru balaban bakışlı Yayla çiçeği kokuşlu Kokar Elif Elif diye
Elif kaşlarını çatar Gamzesi sineme batar Ak elleri kalem tutar Yazar Elif Elif diye
Evlerinin önü çardak Elif'in elinde bardak Sanki yeşil başlı ördek Yüzer Elif Elif diye
Karac'oğlan eğmelerin Gönül vermez değmelerin İliklemiş düğmelerin Çözer Elif Elif diye
KARACAOĞLAN
----------------------------
GÜZEL, NE GÜZEL OLMUŞSUN
Güzel, ne güzel olmuşsun Görülmeyi, görülmeyi Siyah zülfün halkalanmış Örülmeyi örülmeyi
Bahçende gülün güllenmiş Şeyda bülbülün dillenmiş Koynunda memen kirlenmiş Emilmeyi emilmeyi
Mendilin yudum, arıttım Gülün dalında kuruttum İsmin ne idi unuttum Sorulmayı sorulmayı
Seğirttim ardından yettim Eğildim yüzünden öptüm Adın bilirdim unuttum Çağırmayı çağırmayı
Benim yârim bana küsmüş Zülfünü gerdana dökmüş Muhabbeti benden kesmiş Sevilmeyi sevilmeyi
Çağır Karac'oğlan çağır Taş düştüğü yerde ağır Yiğit sevdiğinden soğur Sarılmayı sarılmayı
KARACAOĞLAN
-------------------------------
ELİF
İncecikten bir kar yağar, Tozar Elif, Elif deyi... Deli gönül abdal olmuş, Gezer Elif, Elif deyi...
Elif’in uğru nakışlı, Yavrı balaban bakışlı, Yayla çiçeği kokuşlu, Kokar Elif, Elif deyi...
Elif kaşlarını çatar, Gamzesi sineme batar. Ak elleri kalem tutar, Yazar Elif, Elif deyi...
Evlerinin önü çardak, Elif'in elinde bardak, Sanki yeşil başlı ördek Yüzer Elif, Elif deyi...
Karac'oğlan eğmelerin, Gönül sevmez değmelerin, İliklemiş düğmelerin, Çözer Elif, Elif deyi... KARACAOĞLAN
|