« : Mayıs 22, 2006, 04:27:44 ÖS » |
ALPASLAN Yakup
|
Tekin'den çıkan gizli belge
Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırıların kilit ismi eski subay Muzaffer Tekin’in evinden Milli Güvenlik Siyaset Belgesi çıktı. Kırmızı Kitap olarak da bilinen ‘çok gizli’ belge, daha önce Sauna Çetesi liderinin kasasında bulunmuştu. Danıştay saldırısının azmettiricisi olduğu iddiası ile gözaltına alınan eski subay Muzaffer Tekin sorgulanmak üzere Ankara’ya gönderildi. Yoğun güvenlik önlemleri altında Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yerleştirilen Tekin’in evinde yapılan aramada ilginç belgelere ulaşıldı. Meclis’in dahi bilgisi dışında hazırlanan ve ‘Kırmızı Kitap’ şeklinde de adlandırılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB), kilit isim Muzaffer Tekin’in evinden çıktı. Aramada ele geçen çarpıcı belgelerden biri de saldırgan Alparslan Arslan’a ait bir üyelik kartı. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, daha önce Sauna Çetesi lideri Kasım Zengin’in kasasında da bulunmuştu. Meclis Başkanı Bülent Arınç, ülkenin iç ve dış siyasetine büyük etkisi olan MGSB’nin Meclis’in bilgisi ve denetimi dışında hazırlanmasından yakınmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen eski askere ait Kadıköy’deki dairede dokümanlar, ağırlıkla ulusalcı yayınlardan oluşuyor: Annan Planı’na Hayır kitapçığı, İleri dergisi, Türk Solu gazetesi, Ulusal Güç Birliği Hareketi kitapçığı, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Tüzüğü, Türkeli dergisi. Arslan’ın evinde bulunan istihbarat ve gerilla el kitabı Tekin’in evinde de görüldü. Tekin’in saklandığı Beykoz’daki villadan da bir grup emekli asker çıktı. Tekin’in yaralandığı sırada villada bulundukları belirlenen evin sahibi emekli Başçavuş Mahmut Öztürk, emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk ile yine emekli bir astsubay olan Musa Çakmak dün gözaltına alınarak Beykoz Adliyesi’ne götürüldü. Saldırıda Arslan’a yardım ettiği gerekçesi ile adliyeye sevk edilen Osman Yıldırım’ın diğer zanlı Saim Özden ve Nusret Aras’la birlikte büyüdüğü ortaya çıktı. Zanlıların bir süre semt pazarlarında pazarcılık yaptığı da belirtildi. Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırılara ilişkin Nihat G. adlı bir kişi daha gözaltına alındı. Bu arada Sauna Çetesi’nde Kırmızı Kitap’ın yanı sıra başka önemli belgeler de ele geçirildi. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Nuri Bozkır’ın, çeteye askerî kozmik bilgileri içeren 68 CD’yi sızdırdığı belirlendi. Genelkurmay Askerî Savcılığı, Bozkır hakkında TCK’nın 329. maddesindeki “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemişti. Bozkır’ın çeteye verdiği CD’lerde; bakanlar ve milletvekilleri hakkında fişleme bilgileri, gayri nizami harp usulleri, köprü ve tünellerin krokileri ile Ankara’daki bazı alışveriş merkezlerinin ayrıntılı krokileri bulunduğu da öğrenilmişti. Danıştay saldırısının kilit ismi Tekin, tedavi gördüğü Acıbadem Hastanesi'nden dün akşam saatlerinde taburcu edildi. Yoğun güvenlik önlemleri altında tedavisi yapılan Tekin’in, Ankara'ya gönderilişi de aynı şekilde oldu. Sabiha Gökçen Havaalanı'na polis kordonu altında ambulansla götürülen Tekin'i taşıyan ambulansa kar maskeli Özel Harekat polisleri eskortluk etti. Ambulansın etrafında ilerleyen emniyet güçleri, yol boyunca gazetecilerin görüntü almasını engellemeye çalıştı. THY’nin 18.30 tarifeli Şırnak isimli uçağıyla gönderilen zanlının, sedyeyle uçağa bindirildiği sırada da Özel Tim polisi geniş güvenlik önlemleri aldı.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 26, 2006, 03:13:36 ÖS Gönderen: ALPASLAN Yakup »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Mayıs 23, 2006, 07:43:06 ÖÖ » |
|
since
|
Bir tarafta bu türden olayları tezgahlayanlar,diğer taraftada bu tür olaylardan nemalanmaya çalışan,utanmadan kan üzerinden siyaset yapan bu insanlar. Diğer tarafta da büyük bir oy potansiyeliyle iktidara gelmiş bir hükümetin bakanlarına yapılan saldırılar ve bu olayları büyük bir metanetle seyreden millet,tabiki son sözü bir yerlerden nemalanan üç beş bin kişi değil,işte bu millet söyleyecek. Hepimizin söyleyeceği söz şu olmalıdır.Milletin kararı kararımdır.
Kocatepede gördüğümüz birisinin deyimiyle bu hassas vatandaşlarımızı eli kanlı eşkiyalar tarafından şehit edilen asker ve polislerimizinde cenazelerinde görmek isteriz. Bizim insanlarımız hala akıllanmadı. hala muhafazakarlık deniyor tuhaf tuhaf şeyler söyleniyor. ya arkadaşlar bu ülkenin %90 ı müslüman ne beklersiniz, bu muhafazakar kelimesini nasıl söylersiniz. sırf hükümet müslüman olan halkı ile aynı düşüncelerde diye kuyusunu kazmaya çalışıyorlar. artık bunu kabullenmeliler. bu halkı ser sefil edenlerin, bir gecede trilyonluk olanların devri kapandı. bitti onlar. ben akp li değilim ama destekliyorum. ecevitin zamanını ne çabuk unuttunuz. o günlere geri mi dönmek istiyorsunuz. sabah her kalktığınızda şuna zam yapıldı, buna zam yapıldı diye uyanmak mı istiyorsunuz. anlaşılan o günleri özleyenler var veya kurt puslu havayı sever diyenler var aramızda. hepsi geldi bu ülke için ne yaptılar ya bir Allah(c.c.) ın kulu çıksın yazsın ya . dsp ne zaman gelse kriz çıktı. ülke elden gidiyordu. şu beyinlerinizi değiştirin artık ülke menfaatleri için düşünün. objektif olun artık kuru kuruya yandaş olmayıbırakın. iyinin yanında olun. bu hükümet çokmu süper değil ama doğruları yanlışlarından kat kat fazla. çıkan olaylara gelince adam ölmüş kimin umrunda.cenazesinde bile hükümet aleyhini provakasyon yapanlar var. ya bunlara aptallar bile artık gülüyor. hükümet mi gidin öldürün dedi. kargaşa isteyen, kaos isteyen, o sefil günlerin geri gelmesini isteyen, ceplerini doldurmak isteyen, halkı sefalete sürüklemek isteyen o zavallıların oyunları bunlar. ölü bahane ortam şahane. vur vura bildiğin kadar amaç o yani, yıprat yıprata bildiğin kadar. biliyorlar bunlara seçimle felan bişey yapamayız saldırıyorlar. ya bi ülkede cumhurbaşkanı bile taraf tutuyorsa ne beklenir artık bu ülkeden. %90 ı müslüman olan ülkenin baş örtüsü ile uğraşıyorlar, kıldığı namazla uğraşıyorlar. millet uzaya gidiyor biz, kendi kabuğumuzun dışına çıkamıyoruz. uğratığımız şeylere bakın. irtica, şudur budur. ya bu ülke 85 yıldır var yeni mi irtica oldu, yeni mi laikliğe saldıranlar var.kimse aptal değil. bu görüşler tamamen şahsımındır ve hiç bir tarafada taraf değilim.tarafsızım doğrunun, iyiyi yapanın, halkın yanında olanın yanındayım ve destekçcisiyim.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #2 : Mayıs 23, 2006, 07:44:24 ÖÖ » |
|
since
|
Bu memleket ne zaman içirilen zehirin etkisinde kurtulup tam gözünü açacakken önce kafasına tokmakla sürekli vuruluyor eğer tokmağa dayanırsa en son yine zehirli iğneyle tekrar uyutuluyor...bu zehirli iğnelerin her biri bizi 25-50 yıl geride bırakıyor... ...Ellerindeki çelik çomak zaten belli "Dinciler hortladı,eyvah laiklik elden gitti"...aynı sinsi ve ürkütücü sesler...ama artık karşılarında 1970 ve 1980 lerin gaza gelen ve körü körüne sabit fikircilik yapan nesli yok...öyle kolay kolay gaza getiremezsiniz artık... ...Bu Millet dışa dayanaklıdır ama içteki Vatan Hainleri bizi bir kurt gibi kemiriyorlar...Bu kurtlardan kurtulmadıkça bu Canım Vatanıma rahat yok...Bu millet asrlardır dış mihraklara boyun eğmemiş ama içteki hainler yüzünden çok çekmiştir... ...İnşallah Oyunları Başlarına Yıkılır ve 21. y.y.da bu Memleket Atatürkün Hedef Gösterdiği Yüksek Medeniyetler Seviyesine Kavuşur.. cumhuriyetin kuruluş aşamasından bu yana bu ve benzeri olaylar hep karşımıza çıkmış ve hep de biz sadece konuşmuşuzdur ...çünkü bu tür olayları yapanların kimler olduğunu hiç bir zaman öğrenememişizdir...ara ara bazı onurlu emniyet müdürleri veya bakanlar bu tür işlerin üstüne gitseler de sonunda onların da ipi çekilmiştir..en basit örneği;sadettin tantanın içişleri bakanlığı döneminde yolsuzluklar-derin devlet-mafya ve bakan ilişkileri vgünyüzüne çıkarılacak ve biz bu ilişkilerin cumhurbaşkanından tutun da başbakana kadar uzadığını görecekken...maalesef söz konusu bakan bi gece aniden turizm bakano oldu..akabindeki istifa ve bakanın onurlu davranışlarını sanırım siz de hatırlarsınız...evet herşey derin devletin işidir demek de çözüm deil ama...bu ülkede maalesef birileri halen biz varız ve istediğimiz gibi herşeyi de yönlendirmeye muktediriz demeye getiriyolar...hatta isterseniz yakın geçmişe bi kaç ay öncesine dönelim..diyarbakır-hakkari-batman hattındaki olayları hatırlarsınız...nerde faiiler...? niye paşa yargılanamadı? niye savcı bi cümlesinden dolay görevden ihraç edildi? nerde uğur mumcunun katilleri?nerdeler ?vs...vs....tüm bunları biliyosunuz...hiç boşa konuşmayalım..çünkü hiçbirşeyi onlar istemedikçe biz değiştiremeyiz..asla..
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #3 : Mayıs 23, 2006, 07:45:16 ÖÖ » |
|
since
|
Bu senaryo Kemal Sunal Filmi gibi devamlı karşımıza çıkmaktadır. Ey millet size kısa bir hikayeyle özetleyeyim konuyu. NAZİLER onu götürmeye geldiklerinde, kilisedeki papaz o ünlü sözünü söylemişti: Önce Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım, arkasından aydınları götürdüler, sesimi çıkarmadım sonra iktidarı götürdüler, sesimi çıkarmadım peşinden inananları götürdüler, sesimi çıkarmadım, peş peşe demokratları, din adamlarını, liberalleri götürdüler.... sesimi çıkarmadım, En sonunda beni götürmeye geldiklerinde ses çıkartacak kimse kalmamıştı...''
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #4 : Mayıs 23, 2006, 09:12:22 ÖÖ » |
|
since
|
BİNBAŞI ÖZTÜRK DE AZMETTİRİCİYİ ARIYOR  Danıştay saldırısı soruşturması kapsamında İstanbul'da gözaltına alınarak sorgulanmak üzere Ankara'ya götürülen emekli binbaşı M. Zekeriya Öztürk'ün "Önce Vatan" adlı gazetede köşe yazarı olduğu ve yakalandığı günkü yazısında "Danıştay'a Kurşun'un arkasında kim var? " başlıklı yazıyı kaleme aldığı ortaya çıktı. Danıştay saldırısı soruşturması kapsamında İstanbul'da gözaltına alınarak sorgulanmak üzere Ankara'ya götürülen emekli binbaşı M. Zekeriya Öztürk'ün "Önce Vatan" adlı gazetede köşe yazarı olduğu ve yakalandığı günkü yazısında "Danıştay'a Kurşun'un arkasında kim var? " başlıklı yazıyı kaleme aldığı ortaya çıktı. Makalesinde, suikasti provokasyon olarak yorumlayan ve asıl amacın Türkiye'de kargaşa çıkarmak olduğunu ifade eden emekli binbaşı Öztürk, "Bir istihbarat servisinin ülkede ciddi bir kargaşa yaratmak için bu eylemi yaptırdığı gözardı edilmemelidir" yorumunu yaptı. 2001'de yayın hayatına atılan Önce Vatan'ın yazı kadrosunda KKTC'nin eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, emekli Tümgeneral Cumhur Evcil ve emekli albay İlhan Çiloğlu'nun yanı sıra ilginç bir isim daha göze çarpıyor. Bu isim, 1995'te Azerbaycan'da Haydar Aliyev'e karşı başarısız darbe girişimine adı karışınca dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in özel uçağıyla Türkiye'ye kaçırılan Dr. Ferman Demirkol. ULUSAL'DAN MESAJ TV'YETanıyanlar, emekliliğine birkaç ay kala ordudan ayrılan M. Zekeriya Öztürk'ü, "Şamanist sayılabilecek kadar Türkçü'ydü. Son yıllarda Ulusalcı çizgideki medya organlarında çalışıyordu. Ulusal Kanal'da ve Mesaj TV'de program yapıyordu. Politik konularla çok ilgiliydi. Orduda iken de bu tip konulara yakından ilgi duyardı" diye anlatıyor. Bugün
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #5 : Mayıs 23, 2006, 09:54:10 ÖÖ » |
|
since
|
Emniyet ve MİT’e göre, çetenin başında emekli bir paşa var Kilit isim Muzaffer Tekin’in, Danıştay saldırısında emirleri emekli bir komutandan aldığı üzerinde duruluyor. MİT ve Emniyet'in hazırladığı örgüt şemasında en tepeye yerleştirilen yüksek rütbeli paşanın ismi, tetikçi Arslan’ın babasının ifadesinde de yer alıyor. Muzaffer Tekin'in, eylemleri emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği üzerinde duruluyor. Kamuoyunun yakından tanıdığı yüksek rütbeli emekli subayları da dinlemeye alan MİT ve Emniyet İstihbarat Dairesi, örgütün şemasını hazırladı. Savcı Hamza Keleş'e sunulan örgüt yapısının başında, kilit isim Muzaffer Tekin'in üstü konumunda olan Silahlı Kuvvetler'den emekli ‘yüksek rütbeli bir subay'ın bulunduğu öne sürüldü. Emniyet, Danıştay baskınının hemen ardından örgütün en aşağıdan en tepeye kadar tespit edilmesini, aylardır süren çalışmalara bağlıyor. Veli Küçük ile kilit isim aynı eylemde Danıştay saldırısının kilit ismi Muzaffer Tekin ile ismi Susurluk olayına karışan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, yaklaşık 40 gün önce aynı eyleme katılmış. İkiliyi aynı karede gösteren bu fotoğraf 9 Nisan 2006 tarihli. Yer İstanbul Beyazıt Meydanı. Küçük Paşa ile eski Yüzbaşı Tekin, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey anısına düzenlenen törene birlikte katılmış. Küçük Paşa (kasketli) fotoğrafı çekilirken Hukukçular Birliği Genel Başkanı Kemal Kerinçsiz yanında görülüyor. Sol başta görülen Tekin ise fotoğrafının çekilmesinden rahatsızlık duyuyor ve eliyle saçını düzelterek yüzünün görüntülenmesini engellemeye çalışıyor. İşçi Partisi'nin desteklediği eyleme eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek de iştirak etmişti. ‘Tekbir getirdi’ iddiası yalan çıktı Danıştay saldırısının hemen ardından saldırganın ‘tekbir getirdiği’ yönünde açıklama yapan Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan’ın bu iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Olaydan yaralı kurtulan üyeler, saldırgan Alparslan Arslan’ın odaya girerken ve ateş ederken hiçbir şey söylemediğini bildirdi. Gazeteci Emin Çölaşan’ın eşi Tansel Çölaşan, Arslan’ın 2. Daire Başkanı Mustafa Birden’in odasına girerken tekbir getirdiğini, ateş ederken de “Allah’ın elçisiyiz, askeriyiz, türban kararının cezasını çekeceksiniz.” dediğini söylemişti. Ancak olayı bizzat yaşayan üyeler, saldırganın odaya girerken ve ateş ederken hiçbir şey söylemeden sırayla herkese ateş ettiğini anlattı. Saldırıdan masanın altına girerek kurtulan üye Kamuran Erbuğa, Arslan’ın olay sırasında ‘Allahüekber’, ‘Allah’ın askeriyiz’ gibi şeyler söylemediğini, söylediyse de hatırlamadığını anlatmıştı. Saldırıda el bileğinden yaralanan ve önceki gün taburcu olan üye Ayfer Özdemir de saldırganın olay sırasında tekbir getirmediğini, sessiz bir şekilde sırayla herkese ateş ettiğini belirtti. Dün Sabah gazetesinin manşetinde de Özdemir’in olayı yakınlarına şöyle anlattığı aktarıldı: “09.30 sıralarında heyetimiz gündemdeki dosyaları değerlendirmek üzere toplanmıştı. Odacı arkadaşımız çay servisi yapıyordu. İlk çayı başkanın önüne koyduğu sırada, kapının açıldığını duyduk. Başkan, ‘Arkadaşlar hemen masanın altına girin.’ diye bağırdı. O sırada silah seslerini duydum. Katil kin ve nefretle kaşlarını çatmıştı. Bir şey demeden ateşe başladı. Öyle kin ve nefretle ateş ediyordu ki, gazetede temiz yüzlü birini görünce inanamadım. İlk Başkan’ın vurulduğunu gördüm. Katil sesini çıkarmıyor, sırayla herkese ateş ediyordu. Sıranın bana geleceğini anladığımda masanın altına saklanmaya çalıştım. Kamuran Bey de masanın altındaydı. Birden silah sesleri kesildi, arkadaşlarımın inlemelerini duyuyordum. Kapıya doğru baktığımda, katilin hâlâ orada olduğunu gördüm. Birimiz hareket etse yine ateş edecek gibiydi. Kıpırdayamadım. Sonra gitti.” Bu arada Danıştay 2. Dairesi’ne yönelik saldırıda yaralanan tetkik hakimi Ahmet Çobanoğlu taburcu edildi. Ayla Gönenç’in de bugün taburcu edilebileceği kaydedildi. Mustafa Birden’in tedavisinin ise birkaç gün daha süreceği açıklandı. Bana ulaşan ‘tekbir getirdi’ bilgisiyle yazdım Hürriyet gazetesi yazarı Ali Atıf Bir dünkü köşesinde “dinci gazete” diye nitelediği yayın organlarını eleştirerek, şunları dile getiriyor: “Danıştay üyelerine yapılan saldırının ilk dakikalarından itibaren izlemediğim haber, okumadığım gazete kalmadı. Dinci gazetelerden hiçbiri anlaşmışlar gibi saldırıdan sonraki üç gün içinde tetikçinin ‘tekbir getirerek silahını ateşlediğini’ yazamadı.” Danıştay üyesi Özdemir’in saldırgan Arslan’ın ateş ederken bir şey söylemediğine yönelik sözlerini hatırlattığımız Bir, bugüne kadar gelen bilgilere göre o satırları yazdığını söylüyor. Danıştay üyesi Özdemir’in sözlerini değerlendirmeye alacağını belirten Bir, “Tekbir getirmediği halde tekbir getirdi diye yazılıyor olamaz mı?” şeklindeki sorumuza “O daha kötü bir şey” diye cevap verdi. ‘Türk Solu’na maddi destek veriyorum Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin şeref defterine yapıştırdığı yazıda başbakan, bakanlar ve AK Partili vekiller aleyhinde ağır ifadeler kullanan Mehmet Fethi Dördüncü, Danıştay’a yapılan saldırıyla adını duyuran Türk Solu Dergisi’ne maddi destekte bulunduğunu açıkladı. Türk Solu’nun bütün etkinliklerinde konuşma yaptığını anlatan Dördüncü, dergiye verdiği röportajda, “Türk Solu ailesine saygı ve hürmetlerimi yollarken, Tanrı’dan başarılarının devamını diliyorum. Elimden geldiği kadar maddi ve manevi yardım da yapıyorum. Sizleri takdir ediyorum.” dedi. Dördüncü, Türk Solu’nun toplantılarının birinde tanıştığı emekli Orgeneral Necati Özgen için “Mükemmel bir insan.” ifadesini kullandı. Akaryakıt ofisi, kuvvacıların buluşma noktası Danıştay saldırısının kilit ismi eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in ağabeyi Rıza Tekin'in 4 yıl önce faaliyetine son verdiği Kadıköy'deki akaryakıt ofisinin, olayda adı geçen emekli askerlerin buluşma noktası olduğu ileri sürüldü. İşhanındaki işyeri sahipleri, emekli subayların bazı günler ofiste buluştuklarını belirtti. Bu arada Tekin’in 2004’te Türk Ortodoks Kilisesi’nin kuruluş yıldönümü için düzenlenen ayin törenine katıldığı ortaya çıktı. Ayine Tekin’in yanı sıra Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Şuayip Özcan, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in oğlu Mehmet Perinçek gibi isimlerin de katıldığı belirtildi. Danıştay saldırısında Peker bağlantısı Danıştay'a saldırı düzenleyen Alparslan Arslan'dan sonra eylemi azmettirdiği öne sürülen TSK'dan ihraç edilmiş Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in de Sedat Peker grubuyla irtibatlı olduğu ortaya çıktı. İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerinin 2003 yılında ‘Kelebek' operasyonu kapsamında yaptığı telefon dinlemelerine eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in, Sedat Peker grubunda yer alan kişilerle görüşmeleri takıldı. Yener Keskin ile Muzaffer Tekin arasındaki ilk telefon görüşmesinin metni: Y.K: Komutanım saygılar. M.T: Sağ ol. Her şey yolunda mı? Y.K: Komutanım askerlik sorunu dışında her şey yolunda. M.T: Tamam halledeceğiz. Benden haber bekle. Y.K: Sağ olun komutanım, ellerinizden öpüyorum. Bu görüşmeden 2 gün sonra Muzaffer Tekin, Yener Keskin'i arayarak kendisinin işlemleri ile ilgili bilgi veriyor. Telefon tutanaklarından Muzaffer Tekin, Jandarma'da görevli Binbaşı Ali Dilek ile görüştüğünü; ancak evrakların Ankara'ya gittiği için bir işlem yapılamayacağını belirtiyor. 2002 yılının Aralık ayında ise Muzaffer Tekin, Sedat Peker'in adamlarından Boğaçhan Murathan'ı arayarak cezaevindeki bir adama yardımcı olmaları direktifini veriyor. İşte o telefon görüşmesi: M.T: Bak bu çocuk bizim adamımız. Muhammed Sadun, buna sahip çıkın. B.M: Tamam abi. Hangi cezaevinde? M.T: Paşakapısı Cezaevi'nde yatıyor. Bak kollayın bu çocuğu, yanlış yapmasınlar. B.M: Tamam komutanım. Merak etmeyin 9 Şubat 2004'te saat 11.34'te ise Sedat Peker'in adamlarından Gaffar Kardemir ile X kişi arasında geçen konuşmanın konusunu ise Muzaffer Tekin oluşturuyor. G.K: Bi şey diyicem. X: Buyur. G.K: Dedi ki ben aradım işte ağanın haberi var mı yok mu bu işten? Dedim ki ağanın haberi yok. Haberi olması gerekiyorsa haberi olur dedim. Dedi ki, bu dedi reise yakın. Abi dedim yanlış anlaşılma var galiba. Ben reisin evladı gibiyim, en azından kendimi öyle görüyorum. Benim başkalarını dolandırmaya hakkım var mı, reisin yakınıyım diye. Söyler misin abi dedim borcu vermiyor arkadaş 4 ay olmuş, daha ne istiyor bu adam. Tüccar için 3-4 ay büyük zamandır. O zaman dedi ki, bu akşam görüşeceğim. Bunun bi abisi var. Muzaffer Albay. Emekli. X: Kimin? G.K: Muzaffer diye birisi var. X: Kimin ama? G.K: Bu Muzaffer Tekin, Ali Rıza Tekin'in kardeşi. X: Hı hı. Sauna ile Danıştay baskınının ortak ismine arama kararı Danıştay 2. Daire Başkanlığı’na dönük silahlı saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmada Ata Ocakları eski Başkanı Ayhan Parlak hakkında arama kararı çıkarıldı. Sauna Çetesi’ne yönelik yürütülen Küre soruşturmasında da adı geçen Parlak, Danıştay baskını ile Sanuna Çetesi soruşturmasında kesişme noktası olarak ortaya çıkmıştı. Sauna Çetesi’ne dönük yürütülen Küre soruşturmasında tutuklanarak cezaevine konulan eski başkomiser Tamer Topsakal ile Ayhan Parlak’ın irtibatlı olduğu tespit edilmişti. Parlak’ın aracında ‘Glock’ bulunmuştu Kameralar saldırıdan bir gün önce bozulmuş Danıştay girişindeki görüntü kayıt sisteminin silahlı saldırıdan bir gün önce arızalandığı, arızanın “teknik nedenden kaynaklandığı'' belirlendi. Danıştay 2. Dairesi'ne yönelik saldırının ardından yapılan inceleme sonucu, Danıştay girişinde bulunan görüntü kayıt sisteminin saldırıdan bir gün önce 16 Mayıs Salı günü saat 16.00'da arızalandığı saptandı.Yetkililer, arıza nedeniyle bilgisayarın harddiskindeki önceki kayıtların da silindiğini bildirdi. Görüntü kayıt sisteminin daha önce de birkaç kez arızalandığı, her defasında sistemi kuran firmanın arızayı giderdiği öğrenildi. aa
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #6 : Mayıs 23, 2006, 10:00:59 ÖÖ » |
|
since
|
TEKİN'İN SUSURLUKÇU ŞAHİN'LE FOTOĞRAFI ÇIKTI  Danıştay saldırısını azmettirmekten yakalanan eski subay Muzaffer Tekin'in Susurluk'la yakın ilişkisi çıktı. Tekin, Susurluk davasını da izlediDanıştay saldırısını azmettirmekten yakalanan eski subay Muzaffer Tekin'in Susurluk'la yakın ilişkisi çıktı. Tekin, Susurluk davasını da izledi.Danıştay saldırısının azmettiricisi olarak Ankara'da sorgulanan eski subay Muzaffer Tekin'in, Susurluk davasının baş sanıkları İbrahim Şahin ve Korkut Eken'le çok yakın arkadaş olduğu, son dönemde çok sık görüştükleri ortaya çıktı. ÖZEL HARPÇİLERŞahin'in eski koruması Musa Çakmak da iyi tanıdığı Tekin'i şöyle anlattı: "Yüzbaşı'nın çevresinde özel harpçiler de vardı. Doğu Türkistanlılar davasına da destek veriyordu. Cem Ersever'le çok yakındı." VATANSEVER KUVVETLER"Muzaffer Yüzbaşı'nın daha önce Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ile ilişkisi vardı. Kurucu Tamer Ünal ile görüşürdü. Ama ona güvenmezdi. Üçkâğıtçı vatansever, derdi." Bombalariçin itirafCumhuriyet'e bombadan aranan Erhan Timuroğlu teslim olup itiraf etti: Emirleri Osman Yıldırım'dan aldım. Polis bize bir şey sormadıVatansever Güç Birliği Derneği kurucusu Tamer Ünal: "Bizimle ilgili çok haber çıktı. Ama polis ne aradı ne sordu." Çekin sahibi gözaltındaDanıştay saldırganı Arslan'ın otomobilinde bulunan 20 bin YTL'lik çekin sahibi işadamı gözaltına alındı. KÜÇÜK'LE GÖRÜŞMÜŞTekin'in Susurluk skandalının kilit isimlerinden emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile de telefonla görüştüğü belirlendi. Polis görüşmenin içeriğini araştırıyor. 'Albay' Muzaffer Tekin Susurluk'tan bakıyor Danıştay'ın planlayıcısı olduğu ileri sürülen Muzaffer Tekin'in Susurluk Davası'nda sanıklara destek için mahkemeye gittiği ortaya çıktı. Sanıkların yanında ayakta, görüntülenen Tekin'i intihar girişiminin ardından hastaneye götüren isim ise İbrahim Şahin'in eski koruması Musa Çakmak. Danıştay 2. Ceza Dairesi'ni kana bulayan saldırının ardından olayın azmettiricisi olarak aranırken Beykoz Çavuşbaşı'nda bir villada intihar girişiminde bulunduğu gerekçesiyle kaldırıldığı Acıbadem Hastanesi'nde gözaltına alınan 'Albay Muzaffer' lakaplı Muzaffer Tekin'in Susurluk Davası sanıklarından Özel Harekat Dairesi eski başkanvekili İbrahim Şahin ve Özel Harekat Dairesi eski Başkanı Korkut Eken ile yakın arkadaş olduğu ortaya çıktı. Yüzbaşı rütbesindeyken 1983 yılında TSK'dan re'sen emekli edilen Tekin'in, Susurluk Skandalı'nın ardından açılan 13 sanıklı davanın tüm duruşmalarına arkadaşlarına destek olmak için katılmaya özen gösterdiği öğrenildi. Tekin'in, davanın 12 Şubat 2001 tarihinde İstanbul 6. Nolu DGM'de görülen karar duruşmasında da yakın arkadaşlarına destek olmak için hazır bulunduğu fotoğraflarla belgelendi. Muzaffer Tekin, İbrahim Şahin, Korkut Eken ile 'Arnavut Sami' lakaplı Sami Hoştan ve polis memurları İbrahim Şahin, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Ziya Bandırmalıoğlu ve Sedat Bucak'ın şoförü Abdülgani Kızılkaya'nın 'çete kurmak, cürüm işlemek için çete oluşturmak ve yönetmek' suçundan hapis cezalarına çarptırıldığı duruşmada sanıkların hemen yanında onlarca polisin yanında yer alıyor. Muzaffer Tekin'in yalnız bırakmadığı karar duruşmasında Eken ile Şahin 6'şar yıl, diğer sanıklar ise 4'er yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı. HASTANEYE GETİREN ŞAHİN'İN ESKİ KORUMASITekin'i kalbinde bıçak yarasıyla hastaneye götüren ise İbrahim Şahin'in eski korumalarından Musa Çakmak. Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan ve SABAH'a konuşan Çakmak, Tekin'in "fikir adamı" olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Korkut Eken, İbrahim Şahin, Mehmet Emin Yurdakul iyi arkadaşıdır. Yüzbaşı ve çevresindekiler arasında Özel Harpçiler vardır. Olayı askerin üzerine yıkmak için Yüzbaşı Tekin'in ismini kullanıyorlar. O avukat meczuptur. Yüzbaşıyla telefongörüşmesi olmadığı ortaya çıkacak." Daha önce İbrahim Şahin'e gönüllü korumalık  yaptığını belirten Çakmak, hafızasını kaybettikten sonra bir güvenlik firmasında çalışmaya başladığını söyledi. Çakmak, Tekin ile ilişkisini ise "Aynı zamanda Sürgünde Doğu Türkistan Parlementosu'nun milletvekiliyim. Muzaffer Yüzbaşı, Doğu Türkistanlılar'ın davasına destek veriyordu. Yanındaki askerlerin çoğunluğu da öyledir. O sebeple görüşüyorduk. Kendisi fikir adamıdır. Herkes O'nu tanır" şeklinde anlattı. Muzaffer Tekin'in hakkındaki iddialar nedeniyle bunalıma girdiğini bu nedenle eski askeri olan emekli astsubay Mahmut Öztürk'e sığınıp saklandığını anlatan Çakmak, polis ve MİT mensuplarının ardından Jandarma tarafından sorgulandıklarını, baskı altına alındıklarını öne sürdü. Çakmak, "Yüzbaşıyı sanki biz bıçaklamışız gibi bir hava yaratmaya çalıştılar. Muzaffer Tekin, eski askeri olduğu için Öztürk'ün yanına sığınmış. Mahmut Öztürk ve Yunus Çağman, Zekeriya Öztürk ile birlikte Yüzbaşı'yı hastaneye kaldırdı"şeklinde konuştu. Emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk'ün Özel Harp Dairesi'ne bağlı olarak geçmişte görev yaptığını vurgulayan Musa Çakmak, "Bunu bildikleri için özellikle Danıştay saldırısını eski askerlerin içinde bulunduğu bir gruba yüklemeye çalışıyorlar. Olaya 'askerler yaptı' havası vererek Yüzbaşı'ya komplo kuruyorlar" dedi. 'SEMİH TUFAN GÜNALTAY İLE ARASI AÇIKTI'Yüzbaşı Tekin'in JİTEM kurucusu Cem Ersever ile de yakın arkadaş olduğunu belirten Çakmak, "Semih Tufan Günaltay, Yüzbaşıyı kurduğu partiye davet etti. Yüzbaşı Tekin kendisine güvenmediği için partiye katılmadı. O yüzden son zamanlarda araları açıktı" şeklinde konuştu. Yüzbaşı Tekin'in Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi ile daha önce ilişkisi olduğunu kaydeden Çakmak, "Hareketin başındaki Tamer Ünal ile görüşürlerdi. Ancak Ünal'a hiç güvenmezdi. O'nun için üçkağıtçı vatansever' diyordu" dedi. 
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #7 : Mayıs 23, 2006, 10:03:15 ÖÖ » |
|
since
|
'ÇETENİN BAŞINDA EMEKLİ BİR PAŞA OLABİLİR' Kilit isim Muzaffer Tekin’in, Danıştay saldırısında emirleri emekli bir komutandan aldığı üzerinde duruluyor. MİT ve Emniyet'in hazırladığı örgüt şemasında en tepeye yerleştirilen yüksek rütbeli paşanın ismi, tetikçi Arslan’ın babasının ifadesinde de yer alıyor. Danıştay saldırısı ile ilgili soruşturma derinleştikçe kanlı eylemin arkasındaki bağlantılar da bir bir gün yüzüne çıkıyor. Saldırının azmettiricisi olduğu iddiası ile gözaltına alınan Muzaffer Tekin'in, eylemleri emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği üzerinde duruluyor. Kamuoyunun yakından tanıdığı yüksek rütbeli emekli subayları da dinlemeye alan MİT ve Emniyet İstihbarat Dairesi, örgütün şemasını hazırladı. Savcı Hamza Keleş'e sunulan örgüt yapısının başında, kilit isim Muzaffer Tekin'in üstü konumunda olan Silahlı Kuvvetler'den emekli ‘yüksek rütbeli bir subay'ın bulunduğu öne sürüldü. Emniyet, Danıştay baskınının hemen ardından örgütün en aşağıdan en tepeye kadar tespit edilmesini, aylardır süren çalışmalara bağlıyor. Üst düzey bir Emniyet yetkilisi "Saldırganın yakalanmasıyla ilişkiler çorap söküğü gibi ortaya döküldü." diyor. Aynı yetkili geçmişte önemli görevlerde bulunmuş emekli subayın, delillerin toplanmasıyla gözaltına alınabileceğine dikkat çekerek, söz konusu kişinin Tekin'le yaptığı görüşmelerinde suç unsuru bulunmadığını, asıl görüşmelerin yüz yüze gerçekleştiğini anlatıyor. EMNİYET 6 AYDIR TAKİP EDİYOR Öte yandan Tekin'i Emniyet ve MİT’in 6 ay önce takibe aldığı belirtildi. Edinilen bilgilere göre, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ekseninde yürütülen teknik takip mahkeme kararı ile gerçekleşti. İstihbarat raporunda Yüzbaşı Tekin için şu tanımın kullanıldığı öğrenildi: “Ülkede kaos yaratmak isteyen, eski sabıkalıları para vaadiyle taşeron tetikçi gibi kullanan yasadışı örgütün üst düzey yöneticisi.” Raporda, tetikçi Alparslan Arslan'ın da ismi geçiyor. AV. ARSLAN'IN BABASININ İFADESİ ‘Oğlumu Tekin yönlendiriyordu’ Baba İdris Arslan’ın ifadesinde konu ile ilgili bilgiler şöyle anlatılıyor: “Oğlum, Muzaffer Tekin’le tanıştıktan sonra çok değişti. Onunla birlikte Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi’ne gidip gelmeye, toplantılarına katılmaya başladı. Alparslan’ın arkadaşlarıyla da zaman zaman konuşuyordum. Oğlum, Muzaffer Tekin’in kontrolü ve yönlendirmesi altındaydı. Alparslan’ın değişik tehditlerle korkutularak bu eylemde kullanıldığını düşünüyorum. Oğlumun yakın çevresinden Muzaffer Tekin’in emekli bir paşa ile ilişkide olduğunu duyuyordum.” dedi. TEKİN'İN EVİNDE EL BOMBASI BULUNDU Avukat Arslan ile kilit isim Muzaffer Tekin’in kullandıkları cep telefonlarının incelenmesinde ise her iki ismin birbirleriyle çok az görüştükleri belirlendi. En son görüşme yaklaşık 20 gün önce bir dakikayı bulmamış. İstihbarat takibine düşmemek amacıyla Arslan ve Tekin’in birbirleriyle görüşmemeye özen gösterdiği tahmin ediliyor. Soruşturmayı yürüten birimler, İstanbul’da Muzaffer Tekin’in ofisi ve evinde yaptıkları aramalarda ise MKE yapımı ve fünyesi çıkarılmış iki el bombası buldu. Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan saldırıda da polis MKE yapımı bombaların atıldığını belirlemişti. Tekin’in evinde ayrıca Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği’nin tüzüğü ile Türk Solu isimli dergilerin tam sayısı ele geçirilmişti. Polis yetkilileri, Tekin’in Danıştay saldırısının finansmanını sağladığına dönük önemli ipuçlarına ulaştığını kaydediyor. Soruşturmada, Muzaffer Tekin’in İstanbul’da bir Rus kadın ile gönül ilişkisi olduğu gündeme gelirken kokain kullandığını itiraf eden ve para karşılığı eylemlere katıldığını söyleyen İsmail Sağır’ın da bir nataşa ile ilişkisi tespit edildi. Öte yandan dün Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde hareketli saatler yaşandı. Önceki gece Ankara’ya getirilen Muzaffer Tekin’le birlikte gözaltına alınan emekli Başçavuş Mahmut Öztürk emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk’le Cumhuriyet Gazetesi’ne bombalı saldırıyla ilgili önceki gün gözaltına alınan Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi’nden Nihat G. Ankara Emniyeti’nde sorguya alındı. Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, bizzat Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelerek soruşturmaya katıldı. Soruşturmada MİT’ten üst düzey yetkililer de bulundu. Polis şimdi emekli subayların, saldırının kilit ismi Tekin ile ilişkilerini araştırıyor. a.a.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #8 : Mayıs 23, 2006, 01:14:07 ÖS » |
oğuz
|
olayları tabii ki tasvip etmek yanlış ama kocatepede hükümete yönelik eylemlere iyi diyorum. keşke yumurtada getirselerdi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #9 : Mayıs 25, 2006, 02:43:27 ÖS » |
|
since
|
Çeteye yeni bir paşa ismi daha karıştı: D.S. .25.05.2006 Danıştay saldırısıyla ilgili ortaya çıkan ilginç ilişkilere her gün yenileri ekleniyor. Emniyet ve MİT’in, saldırıların arkasında emekli bir paşanın bulunduğu bilgisine ulaşmasının ardından Hürriyet Gazetesi, bir emekli paşanın ismini daha ortaya attı.
‘Ergenekon yapılanması’ başlıklı haberde, paşanın ismi D.S. kısaltmasıyla verildi. D.S.’nin 28 Şubat’ın önemli isimlerinden emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu olduğu iddia ediliyor.
Cumhuriyet Gazetesi’nde köşe yazısı yazan 58 yaşındaki Silahçıoğlu, 28 Şubat döneminde İstanbul’da zırhlı tugay komutanı olarak görev yaparken, Refah Partili belediye başkanının görev yaptığı Sultanbeyli ilçesi meydanına Atatürk heykeli dikmesi ve belediye başkanıyla tartışmaya girmesiyle adından söz ettirmişti. Hürriyet gazetesinde yer alan ‘Ergenekon yapılanması’ başlıklı haberde, “Saldırıların ardında olduğu iddia edilen ve çeteyle bağları araştırılan emekli paşanın ise D.S. olduğu öne sürüldü. İddialara göre D.S.’nin ismi geçen pazar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun da katıldığı güvenlik zirvesinde ortaya atıldı. Ancak Emniyet’teki üst düzey yetkililerin, deliller oluşmadan paşa hakkında işlem yapmanın yanlış olduğunu söylediği iddia edildi.” denildi. Haberde, Muzaffer Tekin’in Sedat Peker ve adamlarıyla da ilişki içinde olduğu hatırlatılarak Peker’in emekli Tuğgeneral Veli Küçük’le irtibatına değinildi.
Kamuoyu, emekli Paşa Doğu Silahçıoğlu ismine yabancı değil. Silahçıoğlu, 28 Şubat’ın etkili isimlerinden. 1997’de İstanbul’daki görevinden sonra gittiği Samsun’da da yaptığı çıkışlarla dikkat çekti. Emekliliğinin ardından kaleme aldığı yazılar ve ortaya attığı görüşlerle yeniden ilgi odağı oldu. Silahçıoğlu, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Atatürk’ konulu konferansta söylediği “Türkiye Cumhuriyeti tehdit altındadır. Vatan elden gidiyor.” sözleriyle gazetelere haber olmuştu. Silahçıoğlu, Fatih Sultan Mehmet’in resminin slayt gösterisi ile aksettirildiği bir programda, “Bu adam Türk’e benziyor mu?” sorusuyla da hafızalarda yer etti.
Hürriyet’in haberinde ayrıca eski Yüzbaşı Tekin’in ilginç ilişkiler yumağına işaret ediliyor. Polise göre ilişkiler ‘Ergenekon’ yapılanmasında yer alan kişileri işaret ediyor. NATO ülkelerinde Gladio, Rüzgar Gülü, Süper Nato, Gehlen Harekatı gibi isimlerle kurulan gizli yapının Türkiye’deki versiyonunun ismi Ergenekon. 1960’ta kurulan Ergenekon yapılanmasında asker, bürokrat, sanayici, sivil toplum örgütleri, güvenlik şirketleri, nakliyat şirketleri, vakıf, dernek ve basın mensupları bulunuyor. Ergenekon, Türkiye’deki mevcut rejimin gerçek hâmisi olduğuna inanıyor. Ve bu inanç güç ile birleşince belirlediği ‘iç düşmanları’ yok etmek, pasifize etmek hatta ortadan kaldırmak için her yolu meşru kabul ediyor. Bu yöntemler arasında, tertip, komplo, iftira ve suikast da yer alıyor. Bugüne kadar örgütlenmenin sağ ayağı ortaya çıkarıldı. Ancak sol ayağı halen net olarak bilinmiyor. Ergenekon’un teknik olarak faaliyet alanları yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere ikiye ayrılıyor. Gizli yapıda en önemli eksik olarak görülen ‘sivil’ yapılanmaya yöneliyor. Sivil örgütlenmeyi desteklemek için vakıflar kurulmasına hız verilmesi öngörülüyor. Basın yayın organlarını da etki altına almak için özel çalışmalara ağırlık verilmesi isteniyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #10 : Mayıs 25, 2006, 02:47:02 ÖS » |
|
since
|
bu ülkede ortamı bir şekilde bozmak isteyen değişik düşüncede şahıs, kurum veya grupların olduğu muhakkak.bazısı gerçekten ülkeyi felakete sürüklemek isterken bazılarıda vatanseverlik adına gruplar kurmaya çeteleşmeye hatta ve hatta devleti ele geçirmeye çalışmaktalar.bunlar ileriyi hiç düşünmüyorlarmı acaba onlara sormak isterim.diyelimki istediğiniz oldu.gerçekten ülkeyi istenilen duruma getirebilecekmisiniz?şu ülkede 70 milyon insan varsa 70milyon tanede fikir var.Hangi birisini memnun edeceksiniz. Halk içerisinde türbanlıydı,yok imamhatipli idi,yok alevi sünni,yok laik antilaik kardeşim bu ülkede böyle bir sorun yok aslında!sorun yetkili olarak görülen asker,siyasi,muhalefet,yürütme ve bunlara bağlı kalan idarecilerde var bunlar tartışma olsun zaman geçsin gündem oluşturalım dalgasındalar. Böyle devam ederek yerlerinde kalacaklarını sanıyorlar.Halka bir şeyler yapmak isteyenleride iftiralarla yalanla dolanla uzaklaştırmak istemektedirler.Olan yine vatandaşa,garibana,işşize oluyor. Bu ülkenin safsatalarla,yalanla,dolanla kaybedecek zamanıyok,bıraksınlar bunlar bu oyunları, artık prim yapmıyor.yetkili olanlarda olayları iyi süzüp erken konuşmadan aklı selim bir şekilde yorumlarını yapsınlar.Burdan muhalefetede bir sözüm olacak kendileri ve parti gruplarıda paranoyak davranıyorlar.Önce ne inceleme yaptınız kimi dinledinizde hemen yorum yapıp cumhuriyetin tehlikede olduğunu ,geçmiş tarihle ilişkilendirip saçma sapan iddialar öne sürüyorsunuz.Komik duruma düşüyorsunuz.25.05.06 13:33 alıntı
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #11 : Mayıs 25, 2006, 02:48:01 ÖS » |
|
since
|
Memlekette çamur atmadık insan bırakmadılar. olayın ilk günü hemen ülkücü etiketi yapıştırıldı . birgün sonra ulusalcı oldu. bir hafta sonra emniyet kayıtlarında 5 defa pkk'nın dağ kadrosuna katıldığı söylendi. islamcı olduğu söylendi. ben anlayamadım bir insan nasıl hem ülkücü,hem pkk'lı,hem islamcı hemde ulusalcı oluyor.diğer bir konu bu soruşturmayla ilgili bu gizli bilgiler kimler tarafından medyaya servis ediliyor.şimdi biraz aklı selim düşünme zamanı gelmiştir bence.bu olay şemdilli olayının bir kopyası.her iki olaydada hedef alınan asker ,ulusalcılar ve ülkücülerdir.her iki olayın sonuçlarını değerlendirdiğimizde zararlı çıkan ,gözden düşürülmek istenen bu kesimler olmuştur.bunun nedeni de gayet açıktır: akp hükümetinin yanlış uygulamalarını önünde üç engel var.birincisi asker .asker her zaman bu hükümet için en büyük tehdit olmuştur.ikincisi ülkücüler,yani türk milliyetçileri.özellikle pkk konusunda ve milli konularda hükümetin yanlışları ve bölücülere pirim tanımaları önünde çok büyük bir engel.üçüncüsüde ulusalcılar.onlarda özellikle son bir yıldır hükümeti bayağı zorladılar.hem şemdinli ,hemde danıştay olayları bu kesimleri yıpratırken hükümetin elini güçlendirmiştir.o halde bu olayların düzenlenmesinde gizli bir el varsa bu karlı çıkanın elidir.ancak karlı çıkan taraf böyle organizasyonlar yapabilecek istihbarat kuruluşlarına sahipmi ,yoksa başka ülkelerdemi var
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #12 : Mayıs 26, 2006, 02:19:13 ÖS » |
|
since
|
Danıştay saldırısıyla ilgili ortaya çıkan ilginç ilişkilere her gün yenileri ekleniyor. Danıştay saldırısının azmettiricisi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Muzaffer Tekin’in, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadıköy ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Abdülkadir Çelik ile bir dönem ortak olduğu ortaya çıktı. Muzaffer Tekin ile Abdülkadir Çelik, Çekmeköy’de tasfiye halindeki Doğuş Factoring AŞ adlı şirketin yönetim kurulunda birlikte görev yapmış. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Ahmet Çekelkıran’ın yaptığı şirkette Muzaffer Tekin başkan yardımcılığı, Abdülkadir Çelik ise üye olarak gözüküyor. Doğuş Factoring’de kuruluş sermayesi olarak Tekin ve Çelik’in 2 milyar 800 milyon TL’si bulunuyor. Şirketin yönetim kurulu üyelerinden Müzeyyen Keleş aynı zamanda yurtdışına kaçtığı öne sürülen Ayhan Parlak’ın sahibi olduğu Tema Otomotiv’in yönetim kurulunda yer alıyor. Tekin’le Doğuş Factoring’in yönetiminde birlikte görev yaptıklarını ve en son 1-1,5 yıl önce görüştüklerini ifade eden Abdülkadir Çelik, “Onunla aynı yönetim kurulunda bulunuyor olmam aynı dünya görüşlerini paylaştığım anlamına gelmez.” diye konuştu. kaynak: www.haber10.comNOT :bu haberi siteye eklemek istedim ama nasıl ekleneceği konusunu bilemediğim için bu şekilde gönderdim sadece sitemize haber amaçlı gönderiyorum herhangi biyazıya cevap niiteliği taşımaz.MEVLUT.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #13 : Mayıs 26, 2006, 03:02:33 ÖS » |
|
since
|
DANUIŞTAY SALDIRISINDA 1 GÖZALTI DAHA  Danıştay 2. Dairesi üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesine yönelik saldırılara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul'da yakalanan bir kişi, Ankara'ya gönderildi. Danıştay 2. Dairesi üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesine yönelik saldırılara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul'da yakalanan bir kişi, Ankara'ya gönderildi. Saldırılara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kadıköy'de düzenlenen operasyonda, Hüseyin G. adlı kişi gözaltına alındı. Bu kişi, daha sonra Ankara'ya gönderildi.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #14 : Mayıs 26, 2006, 03:04:35 ÖS » |
|
since
|
 Emekli Orgeneral Necati Özgen, Danıştay saldırısının azmettiricisi olmakla suçlanan Muzaffer Tekin’i yakından tanımadığını, ancak bildiği kadarıyla “Atatürkçü bir çocuk” olduğunu söyledi. Özgen, “Müstafi yüzbaşı Muzaffer Tekin’i yakından tanımıyorum. Ancak bildiğimiz kadarıyla milliyetçi, vatanperver, Atatürkçü bir çocuktur. Hiçbir subay, emekli de olsa laikliğe ihanet edemez” dedi. Tempo dergisinin sorularını cevaplandıran Özgen, Danıştay vak'asının ordunun üstüne yıkılmak istendiği şeklinde bir görüntünün olduğunu ileri sürerek, “Bizi Hollanda, Belçika gibi ülkelerle mukayese etmesinler. Türkiye’de ordu yoksa vatan da yoktur. Vatan giderse bir daha gelmesi de çok zordur. Ordu giderse, vatan da gider. Sen ordunun moralini neden bozuyorsun, nasıl bozarsın?” diye konuştu. Yeni Asya
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #15 : Mayıs 26, 2006, 03:09:01 ÖS » |
|
since
|
Başbakan Yargiyi Suçladi Diye Emekli Generaller Ve Bütün Susurlukçular Harekete Geçip Daniştay üyelerini Ortadan Kaldirmaya Karar Verdiler öyle Mi? Pekiyi, Daniştay'in Kameralarinin Olaydan Bir Gün önce ""oyak Güvenlik"" Tarafindan Sökülmesinin Ve Hard Diskteki Eski Görüntülerin Silinmesinin Başbakanla Olan Ilgisini De Açiklar Misin?
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #16 : Mayıs 26, 2006, 03:10:09 ÖS » |
|
since
|
PARLAK 3 KEZ DE KÜÇÜK PAŞAYI ARAMIŞ!  Danıştay saldırısından bir hafta önce Almanya'ya gittiği öğrenilen Ayhan Parlak'ın saldırgan Arslan ile 65, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile de 63 kez telefonda görüştüğü tespit edildi. Parlak 3 kez de Veli Küçük Paşa'yı aramış.
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #17 : Mayıs 26, 2006, 03:10:51 ÖS » |
|
since
|
Danıştay'a saldırısının kilit isimlerinden Ata Ocakları eski Genel Başkanı Ayhan Parlak'ın bir başkası adına kayıtlı telefondan, 56 kez saldırgan Alparslan Arslan, 63 kez eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin, 3 kez Veli Küçük Paşa ve 1 kez de İsçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile görüştüğü saptandı. Görüşmelerin, Parlak'ın Almanya'ya gititği 11 Mayıs tarihinden sonra, Cumhuriyet saldırılarının ardından gerçekleştiği belirtildi. KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI "Organize suç örgütü mensubu olmak'' gibi hakkında birçok polis kaydı bulunan Ayhan Parlak'ın Düzce Emniyet Müdürlüğü'nden 6 Mayıs'ta aldığı pasaportla 11 Mayıs'ta Almanya'ya gittiği tespit edildi. Cumhuruyet gazetesine yönelik saldırıların ardından Almanya'ya giden Parlak hakkında Kırmızı Bülten çıkarılması için girişim başlatıldı. Parlak'ın uluslararası düzeyde aranması için mahkeme kararı çıkarıldı. Danıştay olayını soruşturan savcıların talebi üzerine mahkeme, Ayhan Parlak hakkında arama kararı verdi. Bu kişinin yurtdışında olması nedeniyle söz konusu aramanın uluslararası düzeyde yapılması için karar, Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı'na gönderildi. ALMANYA'DAN ARSLAN, TEKİN VE VELİ KÜÇÜK'LE SIK SIK GÖRÜŞMÜŞ Saldırıyı gerçekleştiren çetenin bağlantılarıyla ilgili soruşturmayı yürüten polis yeni kanıtlara ulaştı. Saldırgan Arslan'ın arabasında ve üzerinde bulunan SİM kartlardan Parlak'ın bir başkasına ait telefondan yaptığı görüşmeleri tespit eden polis, Ahyan Parlak'ın saldırıdan önce, yaklaşık bir haftalık süre içinde Danıştay'a saldıran katil zanlısı Alparslan Arslan ile 56 kez, gözaltına alınan emekli Binbaşı Muzaffer Tekin ile 63 kez telefonla görüştüğünü belirledi. Parlak'ın ayrıca emekli tuğgeneral Veli Küçük ile 3 kez, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ile de 1 kez konuştuğu belirlendi. GİZLİ BELGELER ARABASINDAN ÇIKTI Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 2004'te BMW marka bir araçta bulunan Ayhan Parlak ve 4 arkadaşını gözaltına almıştı. Bu kişilerin üzerlerinde yapılan aramada 3 Glock marka silah bulunmuştu. Araçta yapılan aramada ise, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Almanya'da öldürülen uyuşturucu kaçakçısı Ertuğrul Yılmaz'ın öldürülmeyisye ilgili Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün gizli yazışma ve soruşturma evrakları ele geçirilmişti. SAUNA'DAN TOPSAKAL ARKADAŞI Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne sorguya alınan zanlılara ilgili Asayiş Daire Başkanlığı'nda görevli Başkomiser Tamer Topsakal, meslektaşlarıyla tartışmış, bunun üzerine gözaltına alınmıştı. Topsakal'ın Emniyet Genel Müdürlüğü'nün cinayet olayıyla ilgili gizli dokümanı Ayhan Parlak'a verdiği tespit edilmişti. Meslekten ihraç edilen Topsakal daha sonra "Sauna Çetesi''ne yönelik yönelik "Küre'' operasyonunda gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Yeni Şafak
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #18 : Temmuz 29, 2007, 04:31:32 ÖS » |
Azize
|
PARLAK 3 KEZ DE KÜÇÜK PAŞAYI ARAMIŞ!  Danıştay saldırısından bir hafta önce Almanya'ya gittiği öğrenilen Ayhan Parlak'ın saldırgan Arslan ile 65, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile de 63 kez telefonda görüştüğü tespit edildi. Parlak 3 kez de Veli Küçük Paşa'yı aramış.
|
|
|
|
|
Logged
|
______________ ____________ __________
At kendini denize Geride bekleyenin mi var Neyli yon sen...
______________ ______________ _______
|
|
|
« Yanıtla #19 : Temmuz 30, 2007, 05:14:21 ÖS » |
|
|
|
|