Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » BUYRUN MUHABBETE :)) » Yaşam
 İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu  (Okunma Sayısı 393 defa) Seçenekler Arama
« : Ağustos 10, 2006, 08:42:27 ÖÖ »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu

Bugünkü hazin tabloda telef olan sadece Lübnan ve Filistinliler değil;
Bugünkü hazin tabloda telef olan sadece Lübnan ve Filistinliler değil. Olup bitenler uluslararası hukuk ve diplomasinin de onulmaz yaralar aldığı bir dönemin taze kanıtı. Ortadoğu'nun tek demokrasisi olmasıyla övünülen İsrail tıpkı ABD gibi sadece kendine demokrat. Kaldı ki bu demokratlık sıfatı hızla, askerî çözüm yanlılarının ülkenin ve dolayısıyla bölgenin istikbalini belirleyen kararlarda üstün geldikleri bir siyasetle ikame ediliyor. Bu süreçte ülkenin kurucu iradesini temsil eden ve İsrail demokrasisinin temelini atan Avrupalı Museviler giderek yerlerini demokrasiden nasibini almamış Ortadoğulu Arap, Habeş ve Rus Musevîlerine terk ediyorlar. Hatta bunların artık göç ettikleri ve eski ülkelerine geri gittiklerine dair bilgiler mevcut. İsrail askerîleşiyor, ortadoğululaşıyor. ABD'nin gönlündeki "yeni" Ortadoğu bu olsa gerek.
Yegâne çare olarak yerleşen askerî çözüm bölgenin bekası açısından, bölge halklarının Batı ile olan ilişkileri açısından ve İran'ın bölgedeki konumu açısından muazzam tehlikelere gebe. Gidişat İsrail başta olmak üzere kimsenin hayrına değil. Kazanıyor gibi görünen İsrail'in uzun vadede kaybeden olacağını ve saldırının yeni bir intihar teşebbüsü olduğunu söylemek abartı olmayacak. Zira İsrail tüm ihtişamına ve muzaffer görüntüsüne rağmen korkuyla yani akıldışı hareket ediyor.
Hangi barışın gücü?
Uluslararası diplomatik lisanda dünyanın sıcak noktalarında görev yapan Birleşmiş Milletler (BM) barış gücü askerlerinin yaptığı işe umumiyetle "olmayan barışı koruma" denir. Lübnan'da 1978 yılından bu yana görev yapan "BM Geçici Barış Gücü" UNİFİL tam da bu konumda. Görev süresi tesadüfen 31 Temmuz'da dolan ve Güney Lübnan'daki Nakura'da üslenmiş olan UNİFİL, bugün 1990 kişilik bir birlikten oluşuyor.
UNİFİL 1978'de göreve başladıktan sonra görev tanımına giren hiçbir şey gerçekleşmedi. Sınır ötesi savaş devam etti, İsrail tamamen geri çekilmedi ve Lübnan hükümetinin güney bölgesindeki otoritesi yeniden tesis edilemedi. Haziran 1982'de İsrail alay edercesine Lübnan'ı tekrar işgal etti, kendi güvenlik bölgesini oluşturdu ve geri çekildiği Haziran 2000'de kadar orada varlığını sürdürdü. Bu işgal esnasında da Filistin mülteci kampları Sabra ve Şatila'da Maruniler tarafından gerçekleştirilen ve insanlığı ayağa kaldıran katliama seyirci kaldı. Tüm bunlar UNİFİL oradayken meydana geldi. Hizbullah ise sınır bölgesine Haziran 2000'de Mavi Hattın Lübnan'da kalan kısmı boyunca fiilî kontrol uygulamaya başlayarak yerleşti.
Barış koruma operasyonlarının üç temel ilkesi vardır: tarafların rızası, tarafsızlık ve meşru müdafaa dışında güç kullanmama. UNİFİL'in durumunda, pek çok benzer operasyonda da olduğu gibi, güç kullanmama ilkesine bağlılık, ciddî sorunlara yol açmış ve UNİFİL, genellikle kendilerinden daha ağır şekilde silahlanmış olan çeşitli gruplarla uğraşmak zorunda kalmıştır. İlgili hükümetlerin rızası ile sağlanan garantiler olmaksızın bir yarı savaş ortamında faaliyet göstermiştir. Üstelik ne 1982'deki ne de bugünkü İsrail saldın ve işgalini engelleyemediğinden yöre halkının gözünde pek bir itibarı kalmamış, bilakis suç ortağı konumuna düşmüştür.
İşte Türkiye'nin bu şartlardan hiç farklı olmayacak bir ortamda başta Hizbullah'ı silâhsızlandırmak üzere sorumluluk alması isteniyor. "Dünya gücü", "çok taraflı dış politika" gibi içi boş kavramların verdiği ehemmiyet hissiyle ve kimsenin ciddiye almadığı bir arabuluculuk sevdasıyla askerin oraya gönderilmesi isteniyor. Ne Musa'ya ne de Ali'ye yaranılamayacağını ve koruyacak barış bulunamayacağını bile bile...
Cengiz Aktar
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu
« Posted on: Mayıs 24, 2012, 10:50:33 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #1 : Ağustos 10, 2006, 08:43:39 ÖÖ »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu

Ortadoğu’da tarih dönüşüyor
Dünya kamuoyuna dinlerarası kavga, İsrail-Arap savaşı diye sunulan Ortadoğu’daki çatışmaların arka planını iyi görmek gerekiyorOrtadoğu’da “dünya düzeni yeniden yapılanıyor”, tarih dönüşüyor ve güç dengeleri savaşı yaşanıyor.
Tarihin işleyişinden biliriz: “Bir güç daima kendi karşıtını üretir.”
Tek kutuplu bir dünyada yaşıyoruz. Soğuk savaşın bitimiyle Rusya sahneden çekildi. ABD, “dünyanın tek hakimi” olarak kaldı. 11 Eylül, tek kutupluluğun doruk noktası oldu.
Bu noktada tarih devreye giriyor. Yeni bir kutup ve yeni bir güçler dengesi oluşumunun kavgası yaşanıyor. İran, Şii İslam’ın öncülüğü altında “rol çalmaya” uğraşıyor. Tahran “dünya fotoğrafına” girme hesabında. Rusya eski gücünden uzak ama derinden faaliyetler ve taktikler içinde.
Ben bugün Ortadoğu’da yaşananların bir “din kavgası” olduğuna inanmıyorum. Bugün Lübnan’da kiliselerde Hizbullah için dua ediyor insanlar. Bu kadar irrasyonel bir durum.
Yakın tarihte Balkanlar’da özellikle Bosna ve Kosova’da yaşanan katliamın sonucunda haritalar değişti. Küçük küçük devletler ortaya çıktı, sınırlar yeniden çizildi. Onbinlerin canına mal olan katliamlar bu sınır oluşturma operasyonunun bedeliydi ve dünya seyirci kaldı.
Ortadoğu’da bir “insanlık dramı” yaşanıyor. 21’inci yüzyıla hiç yakışmayan ağır bir trajedi ile karşı karşıyayız. Çocuk cesetleri enkazlardan çıkartılıyor. İnsanlar ülkelerini terk ediyorlar. Yaşananlar sadece Ortadoğu’ya ait değil. Bu çağda, dünyanın herhangi bir yerindeki çatışmayı sadece o bölgenin sorunu olarak göremeyiz. Mesafeler ne kadar uzak olursa olsun yaşanılan olaylar dünyanın bütün bölgeleri ve güçleriyle ilişkilidir. Yerkürenin tamamını saran ilişkiler ağı söz konusudur. “Kelebek etkisi” gibi, Suriye’de bir olay yaşanıyorsa, Avrupa, Çin, Rusya ve ABD’de yansımaları ve sebep-sonuç ilişkileri vardır.
İlginç ve anlamlı görüntüler...
Ortadoğu’da yaşanmakta olan savaşa karşı Avrupa sesini çıkarmıyor. Rusya’nın cılız sesini duymuyoruz. Çin ortada zaten yok, olamaz. Çünkü enerjiye sahip olmadan süper güç olunmaz.
Günün sonunda yeni bir soruyla da karşı karşıyayız: “Kim bu Hizbullah? Nasıl doğdu, bu füzeleri nereden buluyor. Nereden güç alıyor?”
Yeni bir yapılanma ile yüz yüze geliyoruz. Tek kutup ABD’ye karşıt güç oluşmadı. Birleşmiş Milletler gibi uluslararası organizasyonların gücü ve etkinliği kalmadı.
“Enerji yollarının kontrolü” oyunu oynanıyor. Parolası: Dünyada söz sahibi olmak ve gücü elinde toplamak.
Sahnede tutarsızlık göze çarpıyor. ABD tek başına. Oysa tarih karşıtlıklar üzerine bina ediliyor.
Anladığım kadarıyla bu bir gidiş. Tarihin akışı böyle. Şu anda tarih değişiyor.
İran enerji kaynağına sahip olmanın avantajını kullanıyor, oyunda “ben varım” diyor.
Görüntüye bakınız. On gün önce Venezuela’nın sosyalist Cumhurbaşkanı Chavez Tahran’daydı. İranlılar plaket verdikleri Chavez’i ayakta alkışladılar.
İki hafta önce İsrail’de bir gösteri yapıldı. Yahudiler savaş karşıtı eylem yaptılar. ABD’yi suçladılar ve “Biz bu topraklarda yaşayacağız. Suriye, Lübnan bizim komşularımız. ABD ortalığı karıştırmasın” dediler.
Bizden bir bilge ses, Demirel, “bugün küresel terör denilen olay İsrail- Filistin çatışmasından doğdu ve bu kavgadan beslendi, dünyaya oradan yayıldı” diyor. Çok anlamlı.
Ben, Güneydoğumuz’da artan terör olaylarının bir şekilde bu gelişmelerle bağlantılı olduğu kuşkusundayım. Soğukkanlı ve doğru okumalarla güçler dengesi içinde oyunu iyi anlamalıyız. Yeni dünya planı üzerinde Türkiye etkin adımlar atmak zorunda.
İsmail Küçükkaya
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
« Yanıtla #2 : Ağustos 12, 2006, 11:26:02 ÖS »
tofur
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 160


İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu

Alıntı sahibi: since
.
İki hafta önce İsrail’de bir gösteri yapıldı. Yahudiler savaş karşıtı eylem yaptılar. ABD’yi suçladılar ve “Biz bu topraklarda yaşayacağız. Suriye, Lübnan bizim komşularımız. ABD ortalığı karıştırmasın” dediler.
İsmail Küçükkaya


binlerce dansööööz var...:49:
Logged

BEN SADECE KADERİN PENÇESİNDE HAYALİM
« Yanıtla #3 : Ağustos 14, 2006, 09:05:48 ÖÖ »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu

Alıntı sahibi: tofur
binlerce dansööööz var...:49:
haklısın..
aynen kıvırıyorlar...
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
« Yanıtla #4 : Ağustos 16, 2006, 12:16:12 ÖS »
hikmetemre
GALATASARAY
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 157


İsrail'in savaşı, Türkiye'nin arabuluculuğu

hayreeeet bişiii
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions