Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Şiir ve Edebiyat
 hiç olmak istermisin


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: hiç olmak istermisin  (Okunma Sayısı 427 defa) Seçenekler Arama
« : Mart 11, 2006, 03:51:54 ÖS »
basyigit
Root
Administrator
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1262

basyigit@selendi.com


WWW
hiç olmak istermisin

Hiç Olmak İstermisin?


Kısacık bir öykü bu... Ama hayatımıza yön veren bir öykü...

Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atının üstünde şatafat içinde girer şehre... Yol kenarlarında insanlar iki büklüm el pençe divan selamlarlar...valiyi... Bütün bu şatafatlı itaat gösterileri arasında valinin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbir şey ile ilgilenmeyen bir adama takılır...

Perişan kılıklı, saçı sakalına karışmış bu adamın olduğu yere sürer atını vali... Atının üstünden inmeden,vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır adama,

- "Behey adam, herkes benim şehre gelişimi el pençe karşılarken sen kimsin ki yerinden bile kıpırdamıyorsun?

" Perişan kılıklı adam istifini hiç bozmadan,sakallarının ve uzun saçlarının arasından belli belirsiz gözüken gözlerini valiye çevirerek :

- "Ben hiçim" der... Vali daha da hiddetlenir, - "Ne demek hiç, senin bir adın, şanın unvanın yok mu bre adam" der...

- "Senin var mı? " der bu kez adam... Vali iyice şaşırır ama cevaplar,

”Gafil adam, nasıl anlamazsın, ben valiyim” der. Adam aynı ses tonu ile sorar yine...

- "Peki daha sonra ne olacaksın?"

-"Sadrazam olacağım." der vali...

- "Peki daha sonra?"

- "Padişah olacağım..."

- "Peki ya daha sonra?" Kısa bir an duraksar vali ve;

- "Hiç" der...
- Sadece gülümser perişan kılıklı adam...

Yazarın görüşü:

Bu kısa öyküyü ilk duyduğumda, benim ruhumun hiç kimse olmak isteyen adamının öyküsünü bulduğumu anlamıştım... Hepimiz hep başka birileriyiz... Sevdiğimiz, beğendiğimiz, örnek aldığımız, kıskandığımız, yerinde olmak istediğimiz birilerinin seslerini, sözlerini,bakışlarını ve tavırlarını alıyor,sanki bize aitmiş gibi kullanıyoruz...

Sabahları kalkıp elbise dolabımızın önünde durduğumuzda, giyeceğimiz elbiseye ve yanına gideceğimiz insanlara en çok uyacak maskeyi de seçiyoruz, elbiselerimizin yanında duran maskelerimizin arasından....

Hep daha fazlasını isterken, aslında giderek hep daha az alıyoruz... Bütün ömrünü kariyer, güç ve para peşinde gece gündüz çalışarak geçiren insanların, günün birinde bütün kazandıklarını, elindekileri kazanırken yitirdikleri sağlıklarına harcadıklarını görüyoruz...

Bir ömrün sonunda evleri, arabaları ve para kasaları olan insanların, bütün bunları kazanırken kim bilir kaç gerçek aşkı yitirdiğini ve günün birinde yaşlanıp başlarını yaslayacakları bir sevgili omuzu aradıklarındaysa,soğuk ev duvarlarının, lüks araba koltuklarının ve çelik para kasalarının bir sevgilinin yerini tutmadığını, acı içinde fark ettiklerine şahit oluyoruz
Logged

www.selendi.com
Kalplerin buluştuğu yer....
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: hiç olmak istermisin
« Posted on: Mayıs 24, 2012, 09:35:03 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #1 : Nisan 03, 2006, 11:44:19 ÖÖ »
cankurtaran
kndini affetmyn
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1574


hiç olmak istermisin

Çok güzel bir yazı sağolun.
Logged

« Yanıtla #2 : Nisan 03, 2006, 11:59:00 ÖÖ »
ÜNAL TÜZ
KINIKLI
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 667


hiç olmak istermisin

Bir ömrün sonunda evleri, arabaları ve para kasaları olan insanların, bütün bunları kazanırken kim bilir kaç gerçek aşkı yitirdiğini ve günün birinde yaşlanıp başlarını yaslayacakları bir sevgili omuzu aradıklarındaysa,soğuk ev duvarlarının, lüks araba koltuklarının ve çelik para kasalarının bir sevgilinin yerini tutmadığını, acı içinde fark ettiklerine şahit oluyoruz__________
 zaten hep geç kalmış oluyoruz.esnasında yani olaylar yaşanırken farkedenimiz yoktur bu değerleri.yaşlılar hep derler şunun kıymetini bunun kıymetini bilin diye..adamlar yaşamış tecrübe etmiş ve tecrübelerini aktarıyolar bizlere.aynı acıları biz yaşamayalım aynı hataların cezasını çekmeyelim diye.
   fakat bizler umursamayız hiç.ama onların dediği yere 30 sene sonrada olsa varırız.belki onlarda biliyordur söyledikleri öğütlere kulak asmayacağımızı..belki onlarada söyleyenler olmuştur zamanında.onlarda kulak asmamıştır.tercih etmişizdir hep herşeyi yaşayarak öğrenmeyi.
   sonunda çok kayıp vermiş ve çok acı çakmiş olsakta...
   Hiç bilinmeyen bir yere bir harita yada klavuz eşliğinde mi gitmek daha kolaydır yada rasgelemi?
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions