alperen
|
Hepsi O’nun döneminde
Türkiye, Aksu’nun İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemlerde kanlı suikastlerle sarsıldı. Muammer Aksoy’un öldürülmesiyle başlayan zincirin son halkası kanlı Danıştay baskını oldu
Son Danıştay saldırısından sonda eleştirilen isimlerden birisi de İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu. Ancak “Kanlı Tesadüf” olarak nitelenebilecek olaylar zinciri, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun yakasını bırakmıyor. Aksu’nun, İçişleri Bakanı olduğu her dönemde Türkiye’de önemli suikastler ve cinayetler birbirini takip etti.
1989’da Bakan... İlk olarak 46’ıncı Hükümette yani 2’inci Turgut Özal Hükümeti’nde 31 Mart 1989 günü İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Aksu, daha sonra 9 Kasım 1989 tarihinde Yıldırım Akbulut Başbakanlığı’nda kurulan 47’inci Hükümetin de İçişleri Bakanı oldu. Aksu’nun bu ikinci döneminde görevine başlamasının üzerinden çok geçmeden Türkiye bir suikastle sarsıldı. 31 Ocak 1990 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği kurucusu Prof. Dr. Muammer Aksoy evinin önünde uğradığı bir suikastle hayatını kaybetti.
Arkası kesilmiyor Bu suikastın kanı bile kurumadan 1,5 ay sonra 7 Mart 1990’da bir başka suikast daha yapıldı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, 7 Mart 1990’da İstanbul’da arabasının içinde öldürüldü. 1990 yılı bir bakıma suikastler yılı oldu. Sırasıyla 6 Eylül 1990 tarihinde Turan Dursun, 26 Eylül 1990 tarihinde MİT Müsteşar Yardımcılığı da yapmış olan Hiram Abas, 10 gün sonra 6 Ekim 1990’da İlahiyatçı Bahriye Üçok öldürüldü.
Askerler de hedefte
Aksu’nun İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturduğu dönemlerde sadece aydınlar öldürülmedi, bir çok asker de terör örgütlerinin uzantısı olduğu tahmin edilen hainlerin kurşunlarına hedef oldu. İşte kanlı cinayetlerin kronolojisi: * 9 Ocak 1991 tarihinde Emekli Yarbay Ata Burcu, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayı TİKKO üstlendi. * Emekli Korgeneral Hulusi Sayın, 30 Ocak 1991 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. * 7 Nisan 1991 tarihinde Emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk, İstanbul Üsküdar’daki evine gelen kimliği belirsiz kişiler tarafından şehit edildi. * Emekli Korgeneral İsmail Selen 23 Mayıs 1991 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. * Aynı gün Adana Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz, makam otosunda saldırıya uğradı. Hastaneye kaldırılan Tuğgeneral Cingöz, tüm müdahalelere rağmen 27 Mayıs 1991 tarihinde şehit oldu. * 1978 yılında MİT Müsteşarlığı yapan Emekli Orgeneral Adnan Ersöz, 13 Ekim 1991 tarihinde İstanbul’daki evinde teröristlerin silahlı saldırısına maruz kalarak hayatını kaybetti. * Yine Aksu döneminde dönemin SHP Milletvekili Erol Güngör’ün oğlu Mustafa Güngör öldürüldü.
Hablemitoğlu’yla başladı
Aksu’nun ikinci dönemi de bir suikastle başladı. 2002 yılında AKP’nin iktidara gelip, Abdullah Gül Başbakanlığı’ndaki 58’inci Hükümet kurulunca İçişleri Bakanlığı görevini Abdülkadir Aksu üstlendi. Aksu’nun bakanlığa başlamasından tam bir buçuk ay sonra,18 Aralık 2002 tarihinde, yaptığı araştırmalarla Batılı güçlerin tepkisini çeken Doç.Dr. Necip Hablemitoğlu evinin önünde uğradığı bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Aksu, suikastin ardından Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Kim ya da kimler tarafından, hangi maksatla işlendiği konusunda bir şey söylemek için henüz çok erken” dedi. Aksu, olayı şiddet ve nefretle kınarken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak, bütün boyutlarıyla devam ettiğini ifade etti.
Tantan Aksu’yu eleştirdi
İçişleri eski Bakanı ve Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Abdulkadir Aksu’nun görev yaptığı dönemlerde Türkiye’nin güvenlik zaafiyetiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Danıştay’a saldırının arkasında Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya çalışan küresel güçler olduğunu vurgulayan Tantan şunları söyledi: “Bu saldırıyı, AKP’yi iktidara getiren güçler yapmıştır. Amaçları siyasette kamplaşmayı arttırıp, olası bir erken seçimde kendi güdümlerinde bir hükümet yaratmaktır. Bu saldırıyla siyasette darbe yapıyorlar. Burada adrese teslim bir operasyon yürütüldüğü ortada. Kullanılan aktörlerin isimleri değişiyor ama Türkiye’nin hassas olduğu kırılma noktaları olarak bilinen hassas değerler tahrip edilirken, halk geriliyor, ayrıştırılıyor ve büyük bir güvensizlik ortamı yaratılıyor.” Tantan, Abdülkadir Aksu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemlerde siyasi suikastlerdeki artışı da “Demek ki bir güvenlik zafiyeti söz konusu” şeklinde yorumladı. Bu olayları Şemdinli, Mersin, Trabzon ve başka yerlerdeki olaylarla bağlantısız düşünülemeyeceğini de kaydeden Tantan, siyasi iktidarın Türk Milleti’ne ve asırlık kurumlara karşı saldırı yürüttüğünü kaydetti.
alıntı yeniçağ gazetesi
|