|
r a p u n z e l
|
[COLOR="Red"]evlilik –
birleştiriyor iki kıyıyı
eski bir köprü[/COLOR]
Oraya Kenneth’in arka bahçesinden giriyorum. Sadece küçük bir ağaç ve üstünde birkaç yaprak var. Bahçede sonbaharı hissediyorum, boş, kasvetli, benim hissettiğim gibi. Kenneth, Fiona’nın eşyalarını kaldırmak için benden yardım istedi, ben de şimdi onun evine varıyorum.
Evi oda oda dolaşıyoruz, ve o bana neyin onun, neyin karısının olduğunu anlatıyor. Ben bütünlük olarak görüyorum, ne onun, ne de onun. Birlikte yaşadıkları birkaç kısa ayda, Fiona bu evin her yerinde. Benim işim Fiona’nın eşyalarını bulup boş kutulara koymak.
[COLOR="red"]Boşanmak –
Onun ve karısının değil
Karısının ve onun değil[/COLOR]
Mutfaktayken, üstüne şükran bayramı yazılmış bir takvim görüyorum. Yarın şükran bayramı. Karısının eşyalarını toplarken, aklıma, sıcak yemeklerin paylaşıldığı bu odada, boş bir oda geliyor.
[COLOR="red"]Şükran gecesi –
son yapraklar yakında
düşecek ağaçtan[/COLOR]
Yatak odasında, Fiona’nın giysilerini topluyorum, dokunmamam gerektiğini düşündüğüm özel eşyaları. Kokusunu alıyorum ve giysilerinin onun ruhunu taşıdığını düşünüyorum. Narin bir giysi görüyorum, onun içinde Kenneth’le yürürken hayal ediyorum, zamanlar daha iyiyken – mutlu zamanlar, birkaç hafta önce.
[COLOR="red"]artık gitti o
hala yastığımda duruyor ama
o lavanta kokusu[/COLOR]
Onun eşyalarını toplarken, Kenneth, ilişkilerinin onu duygusal ve parasal açıdan zor bir duruma soktuğunu söylüyor. Ona geri dönmemesini söyleyen bir avukatın mektubuna aldırmayacağından korkuyor. Geri geleceğini, nefret dolu mesajlar bırakacağını, camları kıracağını, kapıyı tekmeleyeceğini düşünüyor. Bana dediklerine göre bunları daha önce yapmış.
Etrafı toparlamayı bitirip kamyona koyuyoruz. Endişesi bana da bulaştı ve buradan kaçmak istiyorum, yakalanmadan eşyaları kamyona yüklemek istiyorum. Fiona’yı tanımıyorum, ama buraya gelerek, eşyalarını ona sormadan kaldırarak ona ihanet etmiş gibi hissediyorum.
[COLOR="red"]ihanet –
bekliyor söz verilen aramayı
sessiz bir telefon[/COLOR]
Sonunda bitirdik! Kenneth küçük arka bahçeye dönüyor, arda kalan tek şeyleri alıyor, iki tane tuğla, ve garaja koyuyor. Kaşlarımı “neden” anlamında kaldırıyorum. “Son kavga ettiğimizde camdan dışarı bir tuğla attı” diye açıklıyor.
Yaptığımızdan etkileniyorum – bazılarının depresyonun siyah köpeği dedikleri şeyin ağzında yakalandım. Sadece Fiona’nın eşyalarını kaldırmadığımızı biliyorum. Bir hayalet alayında yürüyorduk, benim hayaletleri, kaybolmuş arkadaşlar ve aşıkların hayaletleri, gerçek ve hayali ihanetlerin hayaletleri.
Bunu yazarken, bu sonbahar takip ettiğim bir ırmak geliyor aklıma … ilk açıkta güneşli açıkta dolanıyordu. Sonra az güneş ışığı alan küçük bir ormana giriyordu. Irmağı takip ettikçe, içimde büyüyen geri dönme isteğiyle savaştım. Ama devam ettim … eski bir av patikasını takip ettim. Sonunda, ırmak yine açığa çıktı. Kendimi mutlu hissediyordum – bir daha geri dönüp ırmağı daha kolay takip edebileceğimi düşünüyordum, belki de av patikası daha açık olacaktı.
[COLOR="red"]İlişkiler –
iç içe örülmüş eski av patikaları
ağaçlarla[/COLOR]
|