
geceydi..cok uzaklardan geliyordu;
savaşmaktan yorgun,bitkindi..carpısmalardan cıkmıs bedenini bir agac dibinde dinlendirmeyi düşündü..durmadı. çünkü aklına memleketi düşmüştü birkere..
birkere aklına düşmüştü işte.. memleketinin dagları,oranın güneşi,kıraç toprakları.. herşey farklıydı..güneş memleketinde başka bir yakardı bedenini...başka türlü rüzgarlar eser,her rüzgar ona başka çiçeklerin kokusunu getirirdi uzaklardaki yaylalardan..daha da hızlandı..
ve aslında hiç memleketinden gitmedigini farketti aslında hiç gitmemişti ki; ruhu hep memleket hasretiyle yanmıstı..aslında hep memleketinde yasamıstı.. o uzak gurbetlerde ruhsuz yaşamıstı.. bunu memleketine yaklaştıkca yanan yüreğinden anlamıştı,parlayan gözlerinden,yüreğinin carpmasından,nefes alıs verişinden...
hızlanmalıydı memleketi saclarını dağıtmıs,kollarını acmıs,onu sinesine almayı bekliyordu.. vakit durma vakti degildi.. 
[COLOR="Blue"]yalnızca üzerimi örtecek kadar topraktır benim memleketim.. yalnızca gözlerimi kapatacak kadar bir yer verin.. fazlasında gözüm yok...[/COLOR]
tamamen benden..