yahya
|
bu milliyetçi düşmanlarına en güzel cevabı sayın abimin birisi vermiş,,,,
Galiba Gözümüzden bazı şeyleri kaçırıyoruz değerli fikirdaşlarım…
Zaman gazetesinde Etyen Mahçupyan adlı provakatörün sayfa arkadaşı etnik kimliği meçhul bu adam Türklüğe hakaret ediyor: “Türklüğün sembolü köpek olmalıymış.....” Köpekliğe özenip yaltanan bu Türk ve Türklük düşmanı yaratığı tanıyalım ve unutmayalım...
MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE ZAMAN 04.06.2006; PAZAR
Atabeyler ve Ergenekon
……………..Ergenekon, kaynağı tartışmalı olan çok eski bir efsanedir. Bu efsaneye ilk defa yer veren ünlü tarihçi Reşidüddin, Ergenekon’u bir Moğol efsanesi olarak kaydeder. Bu efsanede ön planda bir kurt bulunur. Düşmanlardan kaçıp bir vadiye sığınan Türkler, çoğalıp yeniden dünyaya yayılmak istediklerinde yolu bulamazlar. Bir bozkurt onlara yolu gösterir. Dağ eritilir, yol açılır ve Türkler eski ülkelerine kavuşurlar. Bu efsane ile Kürtlerin “Kawa” efsanesi, kurt figürü dışında hemen hemen aynıdır. [COLOR="Red"]Bu efsane ile, Kürtlere ait Kawa efsanesi hemen hemen aynıdır diyor bu aymaz. Oysaki Demirci Kawa efsanesi ile Bilge Tonyukuk benzerlik gösterirler. Bu konuyu Töre dergisi 2004 / 5 sayıda yayınlanan Demirci Kawa mı? Bilge Tonyukuk mu? Başlıklı yazımızda kapsamlı ve belgeli olarak anlatmıştık. Yeterince kişiye ulaştıramadığımızı düşünmeye başladığımdan önümüzdeki günlerde bu yazıyı Gruba da tekrar atmaya karar verdik. Zaman’da seciyesini ve seviyesini gösteren sözkonusu dikte yazıcı. Tasmasının sapındaki ABD güdümlü elleri yalamaktan fırsat bulursa okur belki ve ahkam kestiği konun gerçek yüzünü öğrenir. [/COLOR]Zaman’ın dikte yazıcısı devam ediyor: ……………Derin Devlet içindeki çetelerin tarihten süzülen kavramları ve efsaneleri isim olarak seçmeleri tesadüf olamaz. Tarih, bugüne dair hükümlerinizi ve tercihlerinizi meşrulaştırmak için ayıklanır, duruşunuzun ve yaptıklarınızın dayanaklarını oluşturur. Çatışan ideolojiler, çatışan farklı tarih yorumları olarak ortalıkta dolaşır. Öyleyse çetelerle baş edebilmek için, içinde çetelerin de yer aldığı ama çok daha geniş kesimleri temsil eden bu tarih yorumları ile baş etmemiz gerekir…………………. [COLOR="red"]Bu hezeyanlar, “Ağabeylerinin” iktidardan aldıkları destekle kurguladıkları “Milliyetçileri Sindirme” uygulamasının açığa çıkmış olmasının telaşından olsa gerek. Yoksa ortada harhangi bir “Milliyetçi Çete” görünmüyor. Bu denli özenle ve Tüm (besleme) yaygın basını; siyasi erki; güçlerinin yettiği atanmışları yanlarına alarak araştırdıkları, soruşturdukları halde herhangi bir ipucu bulurlardı.[/COLOR] ……………..“Toplum reşid değil, kendi kendini yönetemez”, öyleyse, demokrasiyi sadece dünyayı kandıracak bir oyun olarak sürdürelim. Ülkeyi, ellerinde silah da bulunan vasiler, yani Atabeyler yönetsin. Ülkemiz dört yanı ateş çemberi ile çevrilidir. Her köşe başını düşmanlar tutmuş, zayıf anımızı kollamaktadır. Son vatan parçasından, yani Ergenekon’dan ancak kurtların önderliğinde yeryüzüne güçlü bir millet olarak çıkabilir ve bekamızı sağlayabiliriz.” Bu satırların akıllı uslu görünen bazı kurumlar ve kesimler için ne kadar temsil edici olduğunu düşünüyorsanız, çetelerin yeşerdiği bataklık da o kadar güçlü ve verimli demektir. [COLOR="red"]Evet “Bazılarınca Değerli” kalemşör, bu cümlede haklısın…Haklılığın; içinde debelendiğin o bataklık konusunda sadece…Evet 25 yıldır kurutulmayan, cüruf halini almış ve içinde milletin bekası olan evlatlarımızın beyinlerini çürüttüğünüz o bataklıkla sınırlı. Bu bataklığın içinde yaşayan vatansız ve köksüz hilkat garibelerinin Türk Mitolojisine ve destanlarımıza bakışı ancak bu olabilirdi. Yıllarca BİZDEN görünüp, bizim için ne düşündüğünüzü bu kadar net anlatamazdınız. Evet kurtlar Börtücine’nin izinden giderken, kar üzerinde onun bastığı izlere basarak yürürler. Bu yüzden kurt izinden asla bir sürünün mü, yoksa tek bir kurdun mu geçmiş olduğu anlaşılmaz. Evet, Ergenekon’dan ancak Börtücine’ler önderliğinde çıkılabilir, tasmalı çoban köpeklerinin önderliğinde değil!..[/COLOR] ………………..O zaman bu vesayet ve kurt masallarına bir nokta koymak gerekir. Gerçekte kurt, göçebe-otlakçı Türk topluluklarının en çok korktuğu yaratıktır. Bu kadar önemsenmesi ve tabu haline getirilmesi korkulmasındandır. Bugün Anadolu’da kurda canavar denmesinin sebebi de bu tabudur. [COLOR="red"]İçinde hasbelkader yaşadığı Milletin tarihini, Batı dayatması tarih tezi çerçevesinde anlayabilmiş kalemşör, Yüce Türk Milletine “göçebe-otlakçı Türk toplulukları” şeklinde hitab etmekten de utanmıyor. Gerçekte Türklerin “Göçebe değil”, “Göçmen” olduklarını, Dünyaya yazı ve uygarlığı yaydıklarını biz değil içine girmek için kuyruk salladığı Batı’lı bilim adamları belirttiği halde bunu anlayamamış, okumamış, işitmemiş olduğu açık. En basit örnekler olarak: İtalya, Toskana, Ferrara Üniversitesi genetik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Guido Barbudjani’nin, benim şahsen başında bulunduğum Ön-Türk Uygarlığı Araştırmaları Merkezi’ne 30 Haziran 2005 tarihinde göndermiş olduğu ve TÖRE Dergisinin 2005 / 7 sayısında kapaktan yayınladığımız “ETRÜSKLER TÜRKTÜR” başlıklı makaleyi gösterebiliriz. Ayrıca Bugün, Uygur Özerk Bölgesi adıyla Çin işgalinde olan, kadim Türkistan’da Çinli bilim adamlaru tarafından bulunan, Çöl seviyesinin 60 mt. Altından inşa edilmiş olan ve 5000 (Beş bin) kilometreyi bulan Karız su “göçebe-otlakçı Türk toplulukları” mı inşa etmişlerdir. Biraz iz’an…Bilmiyorsanız öğrenin. Öğrenmeden dikte ettirilenlerin altına imzanızı atmayın. [/COLOR]Bir Türk olarak tüyleriniz ürpermeden bu bölümü okuyamazsınız: ……………..Türk milletinin tarih boyunca en büyük dostu, sürülerini koruyan ve sonuna kadar sadık kalan köpek olmuştur. Şayet Türk milletini bir hayvanla sembolize etmek gerekirse, bu sıfata layık tek canlı, damarlarında yüzde yüz Türk kanı dolaşan asil Kangal köpeği olabilir. [COLOR="red"]Buna verilecek cevabı burada yazmaya Terbiyem, Törem, Eğitimim ve DİNİM müsaade etmiyor. Ama sizler anlamışsınızdır. “damarlarında yüzde yüz Türk kanı dolaşan asil Kangal köpeği”….Atasözlerimiz bu günler için türetilmiş: Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş…Efendi: Türk asla tasma takmaz o bakımdan da kurtla özdeşleşebilir, ama sizlerin taktırdığınız tasmalar kıtalar ötesinde üretildi. [/COLOR]…………………..Malûm, göçebelerin tek serveti olan sürülerin baş düşmanı kurtla baş edebilen tek köpek cinsi de Kangal’dır. Tevazuun, asaletin, cesaretin, kanaatkârlığın ve sadakatin sembolü olan ve insanla hayvan arasında yer alan bu canlı türü, Türk milletini hakkıyla temsil edebilir………….. [COLOR="red"]Ama malum mihrakların kalemşörü burada yine haklı, hakkı teslim etmek, vicdani olarak borcumuz . Ne diyor? “baş düşmanı kurtla baş edebilen tek köpek cinsi” Töresi töresine, dini dinine, dili diline, genetiği genetiğine yabancıların sofra artıklarıyla beslenmeyi yaşam biçimi olarak algılayanların tabii ki en büyük, hatta tek düşmanı “tasmasız Kurtlardır” “kanaatkârlığın ve sadakatin sembolü olan ve insanla hayvan arasında yer alan bu canlı türü, Türk milletini hakkıyla temsil edebilir… Kimliğini, kişiliğini zayi etmek ancak bu kadar olabilir. Köpek cinsi fıtrat itibarıyla adından bellidir. Köpek ancak kapı beklemek için yaratılmıştır. Oysa Türk asla kapı beklemez, özellikle din kardeşini, komşusunu işgal edenin, hatta vatanını işgale yeltenenin kapısını asla beklemez ve o düşmana sığınmaz. Sığınamaz. Öyle yaşamaktansa ölmeyi yeğler. [/COLOR]……………. -jakobence adıyla sürü- için tehdit oluşturan hain kurtları kovmak, gerçekten koruyuculuk yapacak Kangalları seferber etmek gerekir………. [COLOR="red"]Yukarıda anlatmaya çalıştım ama bu dikte yazıcılar tabii ki boyunlarının üstünde anlamaktan yoksun bir doku yığını taşıdıkları için altını çizerek yinelemem gerek; Evet kurtlar Börtücine’nin izinden giderken, kar üzerinde onun bastığı izlere basarak yürürler. Bu yüzden kurt izinden asla bir sürünün mü, yoksa tek bir kurdun mu geçmiş olduğu anlaşılamaz. Bilmem anlatabildin mi? Evet, Ergenekon’dan ancak Börtücine’ler önderliğinde çıkılabilir, tasmalı çoban köpeklerinin peşinde değil!..[/COLOR] S. Kemal ERMETİN TÖRE DERGISI KÜLTÜR VE TÖRE DERNEGI ÖN-TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Kemal Ermetin Cep Tel: 0532 502 50 02
|