« : Ekim 12, 2006, 11:04:34 ÖÖ » |
|
_NAZ_
|
:60: * ESKİDEN * :60:
Çember çevrilir, Su musluktan içilir, Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulurdu. Komşuda pişen bize; bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır. Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yansır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyolardan dinlenir, Çizgi roman okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, kesintisizdi… Her gün yaşanacak bir şey vardı, Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı. ŞİMDİ; Herkes YOĞUN, YORGUN, ve TEK BAŞINA…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Ekim 12, 2006, 09:57:12 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #2 : Ekim 12, 2006, 11:28:54 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #3 : Ekim 13, 2006, 02:40:30 ÖÖ » |
|
gofur
|
saftık eskıden bı dosya kagıdı kadar beyaz... buyuduk ve kırlendık dostlar.hayat aldı kalemı cızdı cızdı karaladı....ve işte ben kendı adıma karbon kagıdıyım sızı bılmem....
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Red"]HEPİMİZ TÜRK'ÜZ[/COLOR][COLOR="Red"]Kansızlık yoksa...[/COLOR]...
|
|
|
« Yanıtla #4 : Ekim 13, 2006, 11:18:24 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #5 : Ekim 13, 2006, 11:59:57 ÖÖ » |
ersinyildiz1964
|
Emine hanıma teşekkürler ,duygularımızı çok güzel yorumlamışsınız. Devamını bekliyoruz. selamlar
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #6 : Ekim 13, 2006, 02:05:00 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #7 : Ekim 13, 2006, 02:06:31 ÖS » |
|
umutzi
|
saftık eskıden bı dosya kagıdı kadar beyaz... buyuduk ve kırlendık dostlar.hayat aldı kalemı cızdı cızdı karaladı....ve işte ben kendı adıma karbon kagıdıyım sızı bılmem.... Harcanıyonnnnn sen buralardaaaa.Kardeşim benim....
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #8 : Ekim 21, 2006, 07:53:53 ÖS » |
karartı_22
|
Ne sağnaklar görmüşüz, yarılan gökyüzünden alnımız yıldırımlarla ağmış, ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda, coşkusundan kırılmış kaburgamız, dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız, aşmışız ne zifir uçurumlar, yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı gözlerinin yaşından incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği; şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş, sesimizde sendeleyen bir keder, uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin.
Ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz bir demet çiçek için, neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için, yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün bir hırçın yürek için; şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik, yabanıyız gittiğimiz her şehrin, çiğdemsiz, kükremesiz, kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen örümceğin zehrini; ziyanı yok, nasıl olsa nabzımızda durulanır yaşamanın iksiri. Ne güzel sevmişiz, ağzımızda mavi bir tat kekremiş, ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin çığlığını kuşanıp, şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp ne mintanlar yırtmışız, şimdi usulcacık ürpersek kara gece uykumuz kaçacak kadar delik üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz, örtüsüz, serin; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten, bakışımız lekesiz.
Ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş, kakmaları sedeften, ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz, huyumuz değişmemiş, hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan sırların ürünüdür; şimdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız, ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış, kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar inildesek açlıktan; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından.
Ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz. ne kudurgan günlerde elimizi dost eline titremeden vermişiz, bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden; şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk, nicesi elsıkışların sahtekar çıkmış.
- Bizi eşkiyalar soymamış abi muhabbet yıkmış!
|
|
|
|
|
Logged
|
[SIGPIC][/SIGPIC]
|
|
|
« Yanıtla #9 : Ekim 22, 2006, 12:29:36 ÖS » |
|
sezer
|
:60: * ESKİDEN * :60:
Çember çevrilir, Su musluktan içilir, Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulurdu. Komşuda pişen bize; bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır. Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yansır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyolardan dinlenir, Çizgi roman okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, kesintisizdi… Her gün yaşanacak bir şey vardı, Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı. ŞİMDİ; Herkes YOĞUN, YORGUN, ve TEK BAŞINA… HELAL OLSUN DİYORUM BAŞKADA Bİ ŞEY DEMİYORUM.Bİ DUYGU BU KADAR MI YOĞRULUR......BENCEDE HARCANIYON....
|
|
|
|
|
Logged
|
[FONT="Palatino Linotype"][SIZE="6"][COLOR="SlateGray"] BU SENE ŞAMPİYON GÖRELİM SİZİ ÖLMEDEN MEZAEA KOYMAYIN BİZİ KORKUTMAZ BİZLERİ MUSALLA TAŞI ÖLÜMÜNE SEWİYORUZ BİZ BEŞİKTAŞI [/COLOR][/SIZE][/FONT] [img]http://img381.imageshack.us/img381/807/nevzatkart001jk4gi3.gif[/im
|
|
|
« Yanıtla #10 : Aralık 12, 2006, 12:15:34 ÖÖ » |
|
gofur
|
Yapmayın arkadaşlar ya... Sigortaları indiresim geldi...
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Red"]HEPİMİZ TÜRK'ÜZ[/COLOR][COLOR="Red"]Kansızlık yoksa...[/COLOR]...
|
|
|
« Yanıtla #11 : Aralık 12, 2006, 08:12:39 ÖÖ » |
|
since
|
:60: * ESKİDEN * :60: Çember çevrilir, Su musluktan içilir, Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulurdu. Komşuda pişen bize; bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır. Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yansır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyolardan dinlenir, Çizgi roman okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, kesintisizdi… Her gün yaşanacak bir şey vardı, Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı. ŞİMDİ; Herkes YOĞUN, YORGUN, ve TEK BAŞINA… daha önce bu konuyu görmemiştim,iyi oldu.. insan bazen geçmişini ve eski alışkanlıklarını özlüyor.....
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
|