« : Şubat 09, 2006, 01:24:53 ÖÖ » |
hayal
|
Dudaklarımı Mühürledim Kalbimi Gömdüm Kavuşmayı Mahşere Sakladım
Yüreğimin haykırıslarıyla yazıyorum Yazıyorumda nedense bir türlü anlatamıyorum Yazdıklarım yetmiyor seni anlatmaya Yada anlattıklarım bitirmiyor içimdekileri
Tutmuyor artık ellerim bir başka eli Görmüyor gözlerim başka gözleri Dilim söylemiyor senin isminin dışında Kelimelerim çıkmıyor senden başkasına Kalemim anlatmıyor senin dısında
Ama yetmiyor yetmiyor işte Ne yazılan onca kelime Ne söylenen onca sözcük Nede kurulan bu kadar cümle
Yetmiyor yetmiyor işte Sanki ne kadar uzun zamandı ki Ne kadar sey yasandı ki Niye anlatamıyorum neden tükeniyorum
Nedenlerim yok Sorgularım yok Cevaplarım yok Sen Yoksun Hiç Bişey Yok
Hiç Bir Sorunun Cevabı Yok Dudaklarımı Mühürledim Kalbimi Gömdüm Kavuşmaları Mahşere Sürdüm Bekliyorum, Bekliyorummmm Dokunma Bana Ben Bekliyorumm
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"]hiç bir zindan gözlerinden dar degil.... eylül gözlüm herseye kıyarımda kara gözlerine kıyamam....[/COLOR]
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Şubat 09, 2006, 02:53:06 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #2 : Şubat 09, 2006, 07:39:59 ÖÖ » |
hayal
|
cok güzeldi gercekten buaralar okudugum en samimi siir emegeine saglık ramazankara......
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"]hiç bir zindan gözlerinden dar degil.... eylül gözlüm herseye kıyarımda kara gözlerine kıyamam....[/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #3 : Şubat 09, 2006, 03:07:06 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #4 : Şubat 09, 2006, 03:14:04 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #5 : Şubat 09, 2006, 05:45:24 ÖS » |
hayal
|
tesekkürler mazhar basyigit ve emrah..... ilginiz için
|
|
|
|
|
Logged
|
[COLOR="Blue"]hiç bir zindan gözlerinden dar degil.... eylül gözlüm herseye kıyarımda kara gözlerine kıyamam....[/COLOR]
|
|
|
« Yanıtla #6 : Şubat 15, 2006, 05:54:47 ÖS » |
|
ÜNAL TÜZ
|
Yalnızlık yorucudur, yalnızlık ağırdır. Yalnızlık insanı kendi kalbinin üstüne oturtur. Bir insanın kendisiyle yaşamasını öğrenmek çoğu zaman bir yabancıyla yaşamasını öğrenmesinden daha zordur. Yalnız insan, içindeki kendi kalabalıklarıyla baş başa kalır ve onlarla iyi geçinmekten gayrı çaresi yoktur. Evin dış kapısını hep anahtarla açmaktır yalnızlık, kahveyi hep kendin yapmak ve hep kendine ikram etmektir.
Yalnızlık varlığında sıkıcı olan, yokluğunda aranmasına rağmen pek de sevilmeyen bir duygudur. Varlı olanların kurtulmak, yoksun olanların sahip olmak istedikleri belalı bir arzudur yalnızlık.
İnsanın ruhunun ve geçmişinin dillendiği bir ortamdır yalnızlık; kendine gülmesi, kendine kızmasıdır; tanıksız yaşamaktır; yaşamı paylaşmadan tüketmektir; sevgisiz hatta bencil bile olamayan bir yaşantıdır.
Ama aynı zamanda yalnızlık, adı üstünde yalındır; insanın en yalın, kendine en yakın olabildiği varoluşudur. Kendini bilmek, kendiyle tanışmak ve en mühimi kendiyle hesaplaşmak isteyen herkesin ihtiyaç duyduğu bir duygu ortamıdır. Kapısı ağırdır yalnızlığın; bir kere kapandı mı insanın üstüne, tek başına açmak çetrefil bir şifreyi çözmek gibidir..
Yalnızlık çeken insanın sırf yalnızlığından dolayı kötü veya iyi olduğu söylenemez. Nice iyiler vardır yapayalnız göçer giderler bu dünyadan; nice kötüler vardır yalnızlığı hiç tanımazlar.. İstisnasız herkes yalnız kalabilir; ancak hayatın ve kendi yaşamının bilincine ermiş, erdemli ve kendini bilir kişiler yalnızlık ÇEKMEZLER. Onlar yaşam yolculuklarını başladıkları gibi değil, erdemli bilgeliğe ermiş bir makbul insan olarak bitirebilmek için kendilerini adam etmeye o kadar çok inat ve sabırla azmederler ki, yalnız bırakılsalar bile hiç yalnızlık çekmezler; çünkü yanlarında kendilerinden olma ve sürekli olgunlaşma hedefiyle değişime uğramış birçok kişilikle birlikte yürürler.. Kendileriyle barışık yürürler.. Günahıyla sevabıyla, iyi kötü neleri varsa, küçümsemeden ve inkar etmeden bütün bu olmuş kendilerini bir kişisel müze gibi bilinçlerinde taşırlar, ve yalnız da kalsalar yeni bir kişilikli kendin oluşturmak için yürümeyi sürdürürler..
Yalnızlık çekmek, seyircisiz bir tiyatroda tek kişi sahne almaktır. Perdeyi hep yalnız kapatır insan..
Yalnız kalıp da yalnızlık çekmeyen insan da bomboş bir tiyatroda tek kişilik sahne alır; ancak perdeyi asla kendisi kapatmaz.. Perdeyi hiç kapatmaz.. O ölür gider ve perde açık kalır..
Evet, öyle ya da böyle, yalnızlık tek kişilik bir oyundur; sıkıcı olmaması için yaşam sanatı ve zanaatında ustalaşmaya değer vermek gerekir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #7 : Şubat 16, 2006, 08:35:57 ÖÖ » |
|
since
|
arkadaşlar çalışmalarınızı devamlı okumaya çalışıyorum,hepinize tşk.ler
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
|