« : Mayıs 01, 2006, 06:02:58 ÖS » |
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Mayıs 01, 2006, 06:44:13 ÖS » |
|
reney45
|
herkesin düşüncesi farklılıklar taşıyacaktır... bazıları böyle düşünür, bazıları başka....
|
|
|
|
|
Logged
|
- [COLOR=darkslateblue]Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.[/COLOR]
- Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
[/COLOR][/SIZE][/SIZE]
|
|
|
« Yanıtla #2 : Mayıs 01, 2006, 06:49:52 ÖS » |
|
SAMED ARDA
|
Türbanlıları Arabistan'a gönderme fikrini Demirel'e deklare ettiren kim? Asıl çözüm, bu oluşumun oyunları bozulduğunda sağlanacaktır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #3 : Mayıs 02, 2006, 08:07:57 ÖÖ » |
|
since
|
Soru: Sizin Türban sorunu için çözümünüz ne? Türbanı çıkarmaları mı sizin çözümünüz? Cevap: Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, anayasa mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. orada okuyun. Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim. Bütün bunlara dayanarak söylüyorum ki, Türkiye geriye gitmez ! Türkiye Lalikten vazgeçemez. Herkes aklını başına toplasın. Yani bu ülkenin halkı yüzde 99'u müslüman diye, müslümanlığı istismar ederek, mu milleti arkamıza düşürürüz diye düşünen varsa aldanıyor. Hem de çok aldanmaktadır. Cumhuriyet 5'nci neslini yetiştirmiştir. ve bu nesil cumhuriyete sahip çıkmaktadır. Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir. son cümle gerçektende talihsiz bir açıklama olduğunun kanıtıdır... özgürlüğün tanımını sormak lazımdı sayın demirel e? türban takmayan özgür,takan gerici demiş?  yazık çok yazık.. T.C.devletinin cumhurbaşkanlığı makamında oturan bir şahsın bu düşünceleri taşıması ülkemizin neden ileriye dönük adımlar atamamasının göstergelerinden birisidir... 28 şubat olayları daha da düşündürücü bir boyut kazanıyor demekki? sayın demirel dönemin cumhurbaşkanıydı ve 28 şubat sonrası hükümeti kurma görevini kanunen verilmesi gereken Tansu hanımın yerine Mesut beye hükümeti kurma görevini vermişti... işte fark burada;Türbanın özgürlük olmadığını belirten bir cumhurbaşkanı kendine göre özgür davranarak anayasayı çiğnemiştir.. işte özgürlük anlayışı.... yazık çok yazık....
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #4 : Mayıs 02, 2006, 08:09:09 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #5 : Mayıs 02, 2006, 09:18:05 ÖÖ » |
|
umutzi
|
Sayın Hocam lütfen Süleyman DEMİREL'in konuyla ilgili tüm söylemiş oldukları yazılmamış burda.O lafı söyliyenceye kadar bir çok laf etmiştir.(Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim.) Bunlar Demirelin Arabistan lafını söyledikden sonra söylemiş olduğu sözlerdir.Buna gelmeden önce başörtüsü ve türbanla ilgili açıklama yapmıştır.Buraya bir şeyler yazılacaksa Süleyman DEMİREL'in konuyla ilgili tüm söylemlerinin yazılması gerekir.Sadece içinden ayıklanıp tepki çekecek şeyler değil.Bu hiç bir etiğe sığmaz...
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #6 : Mayıs 02, 2006, 09:28:22 ÖÖ » |
|
since
|
Dün: Başörtüsü yasağı mantıksız, hakkınızı arayın. Bugün: Başı bağlı okumak isteyen Arabistan'a gitsin..... Başörtülü okumak isteyen Arabistan’a gitsin.” sözleriyle büyük tepki toplayan eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, önceki yıllarda üniversitelerde uygulanan yasağı ‘mantıksız’ bulduğu ortaya çıktı. Demirel, 4 yıl önce başörtüsü konusunda kendisinden destek isteyen Demokrat Kadınlar Derneği üyelerine yasağın yanlış olduğunu Kur’an-ı Kerim’den ayetler okuyarak anlatmış ve şu tavsiyelerde bulunmuştu: “Bu yasağın mantığı yok. Ümitsizliğe kapılmayın, hakkınızı aramaya devam edin. Kur’an’da tesettürün olduğunu kabul ettirmek için zamanınızı harcayın.” “Dün dündür, bugün bugündür” sözüyle de tanınan Demirel, önceki gün Habertürk’te ilginç açıklamalarda bulundu. Önceki yıllarda bazı basına kapalı toplantılarda başörtüsü yasağının ‘anlamsız ve mantıksız’ olduğunu söyleyen Demirel, programda “Türbanlılar üniversiteye giremez. Türban özgürlük falan değildir, gericiliktir.” iddiasında bulundu. Demirel Yeni Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi Mehmet Ocaktan’ın “Peki başörtülü öğrenciler ne yapsın?” sorusuna da “İlla başı bağlı okuyacaksan, Arabistan’da öyle yerler vardır, oraya git.” cevabını verdi. Demirel’in 2002’de kendisini ziyaret eden Demokrat Kadınlar Derneği üyelerine ise “Başörtüsü yasağının mantığı yok.” dediği belirtildi. Dernek Başkanı Emine Toplayıcı, Demirel’in televizyondaki konuşmasını hayretler içinde dinlediğini söyledi. Bir insanın kısa sürede böylesine zıt fikirler beyan etmesine anlam veremediğini belirten Toplayıcı, Demirel’e ‘hayal kırıklığını’ içeren bir mesaj gönderdiğini kaydetti. Toplayıcı, şöyle konuştu: “Biz Demirel’i demokrat bir insan biliyorduk. İlk oyumu da ona verdim. Başörtülü bir insanım, bu nedenle çalışamıyorum. Demirel başörtüsüne ‘siyaset’ diyor. Peki ben ona oy verdim, onun emriyle mi örtündüm? Yıllardır demokrat olduğunu sandığımız insanlar bu çizgideyse ya kavramların içi boşalmış ya da biz yıllarca hayal görmüşüz. Demirel, derneğimizin kendisine yaptığı ziyarette ‘ümidinizi yitirmeyin’ demişti. Şimdi sarf ettiği sözlerle milyonlarca insanı ümitsizliğe sürükledi. Bu sözler ona hiç yakışmadı.” Demirel’le yapılan görüşmeye katılan Dernek Başkan Yardımcısı Aysun Çelebi, Demirel’in o gün kendilerine büyük destek verdiğini belirtti. Çelebi, “Demirel bizi çok sıcak karşılamıştı. Başörtüsü yasağının mantıksız ve haksız olduğunu anlatmış, bu konuda Kur’an’dan da ayetler okumuştu. Bize ‘hakkınızı aramaya devam edin, yanınızdayım’ mesajı vermişti.” dedi. Demirel’in önceki gün sarf ettiği sözleri duyduğunda hayal kırıklığına uğradığını belirten Çelebi, “Ortada büyük bir çelişki var, çok şaşırdım. Biz Demirel’i bize destek veriyor sanıyorduk. Madem biz o gün haklıydık, şimdi ne değişti anlayamadım.” 2002’de ne demişti? Hakikat inancı olan insanlar haklarını, davalarını anlatmaktan yorulmaz, kendini savunur. Benim anamın, nenemin, bacımın başı örtülüydü. Eşimin başı açık. Bizim aile bir araya geldiği zaman başı örtülü veya açıklar arasında hiçbir zaman kutuplaşma olmuyor. Başörtüsü yasağının mantığı yoktur. Kamuoyu desteğini önemsiyorum. Bu çok önemli. Kendinizi, derdinizi anlatmaya devam edin. Toplum bu tür yasaklara karşı çıkmalı. Hakkın savunuculuğunu üstlenmeli. Ancak bugünkü toplum bunu yapmıyor. Kâfi miktarda kamuoyu baskısı olsa zaten bu iş çok kolay çözülür. Başörtüsü yasağının okulların bahçesine, bazı askeri müzelere kadar indirilmesi çok yanlış bir olaydır. Makul olan, başörtüsünü takanların okul ve çalışma yerlerinde müsamaha ile bulunabilmeleridir. zaman
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #7 : Mayıs 02, 2006, 09:50:40 ÖÖ » |
|
since
|
Demirel'in "Başı bağlı okuyacaksan, Arabistan'a git" sözüne karşılık, binlerce başörtülü öğrenci, Avrupa ülkelerinde özgürce eğitim görüyor. Öğrenciler, "Türkiye'nin önemini kavrayabilen yeni bir nesil gerekiyor" diyor... Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde okuyan binlerce başörtülü öğrenci, gösterdikleri başarılarla, "İlla başı bağlı okuyacaksan, Arabistan'da öyle yerler vardır, oraya git" diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e cevap veriyor. Öğrenciler, master ve doktoralarını birbiri ardına tamamlayıp, dereceye girerken diplomalarını da bizzat rektörlerin elinden alıyor. Türkiye'nin dünyadaki önemini Avrupa'da daha iyi öğrendiklerini belirten öğrenciler, "Bu değeri ve önemi anlayacak yeni bir nesil gerekiyor. Bu nesil de ancak özgür bir üniversite ortamında yetişir" diyor Önceki gün Haber Türk Televizyonu'nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Demirel, "Başörtülüler üniversiteye giremez, türban özgürlük falan değildir, bu gericiliktir" demişti. Ankara Temsilcimiz Mehmet Ocaktan'ın "Sayın Demirel, galiba siz farkında değilsiniz ama, bu ülkede başlarını örten binlerce genç kız üniversite kapılarından geri çevriliyor. Bu yüzden, bütün bir Türkiye'de derin acılar ve dramlar yaşanıyor, peki bu kızlar ne yapsın?" sorusuna ise Demirel "Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, Anayasa Mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. Orada okuyun" şeklinde cevap vermişti. Demirel'in bu sözlerine cevap ise Viyana başta olmak üzere Almanya, Hollanda, gibi onlarca ülkede eğitimlerini sürdüren başörtülü öğrencilerden geldi. HİZMET İÇİN GELDİK Bu öğrencilerden biri olan ve Turkiye`de Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde okurken, başörtüsü yasağı nedeniyle Viyana'ya gitmek zorunda kalan Nur Akbıyık, aynı bölümde tamamladığı master tezinin diplomasını geçtiğimiz günlerde bizzat üniversite rektörünün elinden almıştı. Akbıyık şimdi aynı üniversitenin Felsefe Ana Bilim Dalı'nda doktora yapıyor. Viyana'ya, mecbur oldukları için gelmediklerinin altını çizen Akbıyık, Demirel'e cevap verircesine şunları söyledi "Demokrasinin temellerinden biri olan "din ve vicdan özgürlüğünü" tam anlamyla yaşamak üzere Amerika'ya, Avrupa'ya, Afrika ya da Arabistan'a gitmek bir zorunluluk degil; kendi memleketimizde bu hakka sahip olmayi istemek en tabii hakikattir. Bunu biz istedik. Kendimizi yetiştirmeyi istedik. O yuzden de bugün burdayız, yarın daha bir üst basamak için belki başka bir yerde, ama inşallah sonunda ülkemize hizmet için Türkiye' de olacağız." Akbıyık, "Türkiye'nin bu potansiyelini harekete geçirmek için daha özgür, daha verimli, daha donanimli bir nesil gerekiyor diye düşünüyorum. Daha verimli, daha objektif, daha bilinçli bir nesil hangi ortamlarda yetişebilir? Mukayese etmek cok da güç degil. Kalite; kesinlikle çeşitliliklere farklılıklara açık olmakla bağlantılı.Türkiye'nin de bu bağlamda onemli bir adım atması şart. Yani bazı gerçekleri gözardı edemezsiniz. Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkenin kızlarının başörtülü olarak okuma isteği de Türkiye'nin bir gerçeğidir ve olmaya devam edecektir. Bunun için çözüm arayışları içinde olunması da en tabii ve demokratik haktır." GERİCİLİK YASAKÇILIĞIN ADIDIR Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıftan başörtülü olduğu için atılarak Viyana'ya giden ve buradaki okulundan 2004 yılında mezun olarak Türkiye'ye gelen Emine Topaloğlu, başörtüsü takanları gericilikle suçlayan Süleyman Demirel'e "Sizin desteklediğiniz başötüsü yasağını Viyana'daki hocalarımız duyunca ne yazık ki onlar bizim başörtüsü takmamızı değil sizin yasağınızı çağdışı ve gerici buldular." diye konuştu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 3. sınıftan başörtüsü yasağı yüzünden atılan ve ardından Viyana'ya giderek eğitimi burada tamamlayan Elif Aşıkkutlu ise "Demirel'inki gibi benim de dedem bu topraklarda doğdu ve bu topraklarda öldü. Bu ülke onun olduğu kadar bizim de. Kimse bizi bu ülkeden kovamaz" diye tepkisini dile getirdi. KAPIDA KARŞILANIYORUZ Başörtülü olarak gittikleri Avrupa'da güleryüzle ve sevgiyle karşılandıklarını da sözlerine ekleyen Aşıkkutlu, "Avrupa'da hocalarımız bizi okul hayatımız boyunca kapıda karşıladı ve kapıdan uğurladı, mezuniyet töreninde ise bir görevli gelip törende diplomamızı verecek olan hocalarımızın elimizi sıkıp sıkmamasında bir mahzur olup olmayacağını öğrenmek istediğini söyledi. Saygıyla karşılandığımız okuldan yine hocalarımız bizi selamlayarak mezun ettiler. Ama biz yine de kendi ülkemizde yaşamak istediğimiz için diplomalarımızla geri döndük. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden başörtülü olarak atılıp Viyana'ya giden ve buradan mezun olup Türkiye'ye dönen Selma Coşkun ise, bu ülkenin vatandaşı olarak Demirel'in açıklamasından büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Coşkun, "Bu ülkede yaşamak onun olduğu kadar bizim de hakkımız. Neden Arabistan'a gideyim" dedi. Hem Avrupa'da hem de Türkiye'de entelektüel kesimden her zaman destek gördüklerini belirten Coşkun, örtüleri üzerinden siyaset yapılmasından ise son derece rahatsız olduklarını dile getirdi. RECEP YETER/AYŞE OLGUN/ALİ EYVAZ Sadece Avusturya'da 4 bin öğrenci var Bugün binlerce başörtüsü mağduru öğrenci, çeşitli Avrupa ülkeleri ve Amerika'da eğitimlerini sürdürüyorlar. Avrupa ve Amerika'ya gitmiş İHL'li ve başörtülü öğrenci sayısı 10 bini geçti. Ayrıca çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle Macaristan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Güney Kore, Malezya, Singapur ve Avusturalya'da da başörtülü olarak halen eğitim gören yüzlerce öğrenci bulunuyor. 1998 yılından bu yana, Ocak 2006 itibariyle sadece Avusturya'da okuyan öğrenci sayısı 5 bini buldu. Bunların yaklaşık 3 bin 700'ünü başörtülüler, diğerleri de ÖSS'deki katsayı adaletsizliğinin mağduru İHL mezunu erkek öğrenciler ile çeşitli meslek lisesi mezunlarından oluşuyor. Avusturya'daki başörtülü öğrencilerin en çok tercih etikleri bölümler ise sırasıyla bilgisayar mühendisliği, tıp, uluslararası ilişkiler, mimarlık, gazetecilik, radyo-televizyon, filoloji, matematik ve hukuk. YENİ ŞAFAK .
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #8 : Mayıs 02, 2006, 09:58:15 ÖÖ » |
|
since
|
Demek ki ortada yeni bir siyasî oluşum var; ya kendisi ya da birileri bu mirasa yaslanarak meydan almak istiyor. Acaba kıymet-i harbiyesi ne kadar? “Demirel tarzı” bugün ne kadar iş görüyor?" Zaman'dan Mümtazer Türköne'nin analizi: Basın Kulübü”nde, Türkiye’nin son kırk yılına ipotek koymuş, siyaset sahnesinin baş aktörlerinden birini dinledik. Demek ki ortada yeni bir siyasî oluşum var; ya kendisi ya da birileri bu mirasa yaslanarak meydan almak istiyor. Acaba kıymet-i harbiyesi ne kadar? “Demirel tarzı” bugün ne kadar iş görüyor? Karşınızda, savunduğu tezin tam zıddını aynı muhakeme ve delillerle hemen o anda savunabileceğinden emin olduğunuz bir demagoji ustası duruyor. Diyor ki: “Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, Anayasa Mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan’da falan.” Aynı adamdan şu sözleri de işitebilirdiniz: “Üniversite bu ülkenin üniversitesi değil mi? Danıştay, Anayasa Mahkemesi, yasama organı mı ki yasak koyuyor? Başı bağlı da olsa okumak istiyor; bilimin aydınlığını alacak. Niye engel oluyorsun? Ne yapsın? Arabistan’a mı gitsin?” Cumhurbaşkanlığı tartışmalarından söz açıldığında AK Parti liderine hitaben diyor ki, “% 26 ile cumhurbaşkanlığı olmaz”. (% 26, AK Parti’nin aldığı % 34’lük oyun oy kullanmayanlar da oy kullanmış ve başka bir partiye oy vermiş addedildiği zamanki oyu oluyor.) Ve hatırlayarak ekliyor: “Sayın Özal’ın da durumu böyleydi. Vefat etmeseydi orada barınabilir miydi?” Aynı Demirel, “Ben 9. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya çıkarken arkamda % 19’luk (91 seçimlerinde DYP’nin aldığı % 27’lik oyun, Demirel mantığındaki karşılığı) oy vardı. Üstelik rahmetli Özal, sivillere cumhurbaşkanlığı yolu açmasaydı, ben oraya çıkamazdım.” diyerek hem geçmiş hem de bugün için bir hakkı teslim edebilirdi. Herkes doksanına merdiven dayamış bu hitabet ustasının zihninin hâlâ çok açık, muhakemesinin hâlâ çok sağlam olduğunu, dolayısıyla görünmek istediği gibi göründüğünü düşünebilir. Ben, Demirel’in konuşurken “şecaat arzeden merd-i Kıptî” gibi kendini ele verdiğini düşünüyorum. Demokrasi sayesinde var olmuş, halk desteği ile bulunduğu makamlara tırmanmış bu siyasetçinin gerçekte halka karşı derin bir güvensizlik ve küçümseme ile baktığını anlatması gibi. Askerî müdahaleyi isteyen, askerî müdahaleyi alkışlayan halktan bahsederken, askerin devlet üzerindeki ağırlığını gerekçelendirirken söylediklerinde Demirel’in gerçek dünyası ortaya çıkıyor. “Bakın Silahlı Kuvvetler başka ülkelerin askerlerinden farklıdır. Kurtuluş Savaşı’nı askerler yapmıştır. Cumhuriyeti onlar kurmuştur.” diyor. Halktan yana olsaydı, tarihe saygılı şekilde gerçekleri dile getirir, “Askerin farkı sadece bir laftır. Her şeyin sahibi halktır. Kurtuluş Savaşı’nı Büyük Millet Meclisi yürütmüştür. Cumhuriyet’i oybirliği ile Meclis ilan etmiştir.” diyebilir ve Atatürk’ün askeri siyasetten uzak tutmak için getirdiği düzenlemeleri sıralayabilirdi. “Cumhuriyet din işleri ile dünya işlerini ayırmıştır. Cumhuriyet’le Kur’an-ı Kerim’deki ahlâk ayetleri (galiba muhkem ayetleri kastediyor) denen, dünyayı tanzim eden 230 ayet kaldırılmış, yerine kanunlar getirilmiştir. İşte bu Türkiye’yi Müslümanlıktan uzaklaştırdı mı uzaklaştırmadı mı tartışması başlamıştır.” sözünü söylemek yerine, bu sözü yerden yere vurabilirdi. Ve derdi ki, “Ne demek, yeni bir din mi tesis ediyorsunuz? Laik bir düzen, bir dinin kutsal bildiklerini değiştiremez, yerine hüküm tesis edemez. Bir harfine dokunmak haddine düşmez. İsteyen istediğine inanmaya devam eder. Sadece devlet tarafsız hale gelir. Başka türlü laiklik de yaşatılamaz.” Demirel, galiba konuşarak, bize kendini anlatarak 40 yıllık hatalarımızla bizi yüzleştiriyor. İnce dengeler üzerinde nasıl maharetle durduğunu, gücünü kaybettiği zaman güce nasıl boyun eğdiğini, korkunun siyasetine nasıl egemen olduğunu anlatıyor. Zoru gördüğü zaman, “idam edilen başbakan” imgesi ile nasıl geri adım attığını; hayatının hiçbir evresinde cesarete yer olmadığını, sadece güç dengelerine seslendiğini ve yaslandığını; bu yolda hiçbir ilke ve kural tanımadığını münasip bir lisanla özetliyor. Halkın oyu ile oturduğu koltukların en sonuncusu olan devletin zirvesinden nasıl “darbeci” sıfatını üstlenerek ayrıldığını hatırlatıyor. Önümüze, “Son kırk yılımızda Süleyman Demirel adında biri hiç olmasaydı, bugün Türkiye acaba nerede olurdu?” sorusunu koyuyor. Ahir ömrünün sonlarında, gelecekteki hatalarımıza emsal olmak üzere nabza göre şerbet veren bir siyasetçinin serencamını kendi ağzından naklederek bize hayat ve tarih dersi vermeye çalışıyor. not:zaman gazetesinden alıntıdır..
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #9 : Mayıs 02, 2006, 12:37:42 ÖS » |
yahya
|
TÜRKİYE RAHATSIZ
Bugün Türkiye'de kurumlar arası ahenksizlik var. Bunun yanısıra iki mesele daha rahatsızlık yaratıyor. Bunlardan biri terörün beraberinde gelen bölücülük tehlikesi, diğeri laikliktir.
TÜRBANLILAR ARABİSTAN'A GİTSİN. AKP TÜRBAN SORUNUNU ÇÖZEMEZ. DEMİREL, ARINÇ'I CANLI YAYINDA DÜELLO'YA DAVET ETTİ
Demirel:Bakın Cumhuriyet dünya işleri ile dünya işlerini ayırmıştır. Cumhuriyet'le Kur'an-ı Kerim'deki ahlak ayetleri denen, dünyayı tanzim eden 230 ayet kaldırılmış, yerine kanunlar getirilmiştir. İşte bu, Türkiye'yi müslümanlıktan uzaklaştırdı mı, uzaklaştırma dı tartışması başlamıştır. Bugünkü tartışma da budur. Türkiye'de Laiklik nedeniyle özgürlüklerin kısıtlandığı görüşüne katılmıyorum. Bugün Türkiye'de başörtüsüne karışan var mı? Başörtüsü ayrı bir olay, türban ayrı bir olay. Anadolu kadınının yüzde 60, 70'i başını yazma ile sarıyor. Buna bir şey diyen var mı? Sokakta, evde ona karışan var mı? Başörtüsüne bir şey diyen yok. Ne zamanki siz bunu dini simge olarak sarmak istiyorsunuz o zaman sıkıntı yaratır.
Türban sorunu icad edilmiş bir sorundur. Kim sorun var diyorsa, bunu icad etmiştir.
Soru: Arınç, Laikliği yeniden yorumlayalım dedi.
Cevap: Efendim Laikliği tartışalım. Neyini tartışacaksın. ( ARINÇ'A) Laikliği tartışalım. Peki gel tartışalım. Nesini yorumlayacaksın. Bu ülkede müslümanlığın en rahat yaşandığı ülkedir. Cumhuriyet bir devrimdir. Devrim diyor ki, bunları yapacaksınız. E efendim, o zaman yaptık da şimdi yapmıyoruz derseniz, bunu yapamazsınız. Ben şimdi kendimi ortaya koyuyorum, ben hazırım. Kim benimle laikliği tartışmak istiyorsa, ben hazırım. Ben buradayım.
Soru: O zaman biz bu davetinizi buradan sayın Meclis Başkanı Bülent Arınç'a iletiyoruz.
Cevap: Evet, Benimle tartışsın. Neyi beğenmiyorsa, gelsin tartışalım. Ben 40 yıldır bu ülkenin hizmetindeyim. Ben Laikliği de savundum, müslümanlığı da savundum. Gelsin tartışalım.
SORU: AKP TÜRBAN SORUNUNU ÇÖZECEK DÜZENLEMELERİ YAPABİLECEK KUDRETTE Mİ? BU SORUNU AKP ÇÖZEBİLİR Mİ? BUNA İNANIYOR MUSUNUZ?
CEVAP: Hayır inanmıyorum. Bunu yapamaz. Bunu yapamaz çünkü Anayasa Mahkemesinin kararı var, Danıştayın kararı var, AİHM'nin kararı var. Hadi aş bakalım bunları da görelim.
Soru: Anayasayı değiştirerek yapamazlar mı?
Cevap: Neyle değiştereceksin! Gel değiştir de görelim bakalım.! O işe kalktığınız zaman bakalım ne kadar destek göreceksiniz. Yani siz halktan aldığınız yüzde 26 oyla Türkiye'nin herşeyini mi değiştiereceksiniz. Türkiye'de başka güçler de var. Halk da var Türkiye'de. Siz halktan destek aldığınızı iddia ediyorsanız, hadi gidin bakalım yüzde 50'nin üzerinde oy alın da gelin göreyim. Mahkemeye kadıya mülk değildir. Sandığa gittiğinizde saç kesilir, önünüze düşer. Bir ülke düşünün ki 2.5 milyon insan işşiz. 19 milyon insan hayat şartlarının altında. 25 milyon köylü perişan. protestoler geçen yıla nazaran 4 misli artmış. Anadolu esnafının ağzını bıçak açmıyor. Ve burda siz yüzde 51 oy alacaksınız. Yüzde 41 oy alacaksınız. Bu olabilir mi? Böyle şey olur mu? Yani halk aç kalmaktan, işsiz kalmaktan memnun mu diyeceksiniz.
Soru: Sizin türban sorunu için çözümünüz ne? Türbanı çıkarmaları mı sizin çözümünüz?
Cevap: Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, anayasa mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. orada okuyun. Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim. Bütün bunlara dayanarak söylüyorum ki, Türkiye geriye gitmez ! Türkiye Lalikten vazgeçemez. Herkes aklını başına toplasın. Yani bu ülkenin halkı yüzde 99'u müslüman diye, müslümanlığı istismar ederek, bu milleti arkamıza düşürürüz diye düşünen varsa aldanıyor. Hem de çok aldanmaktadır. Cumhuriyet 5'inci neslini yetiştirmiştir. ve bu nesil cumhuriyete sahip çıkmaktadır. Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir.
|
|
|
|
|
Logged
|
[SIGPIC][/SIGPIC]
|
|
|
« Yanıtla #10 : Mayıs 02, 2006, 02:09:10 ÖS » |
seyman
|
Soru: Sizin Türban sorunu için çözümünüz ne? Türbanı çıkarmaları mı sizin çözümünüz? Cevap: Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, anayasa mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. orada okuyun. Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim. Bütün bunlara dayanarak söylüyorum ki, Türkiye geriye gitmez ! Türkiye Lalikten vazgeçemez. Herkes aklını başına toplasın. Yani bu ülkenin halkı yüzde 99'u müslüman diye, müslümanlığı istismar ederek, mu milleti arkamıza düşürürüz diye düşünen varsa aldanıyor. Hem de çok aldanmaktadır. Cumhuriyet 5'nci neslini yetiştirmiştir. ve bu nesil cumhuriyete sahip çıkmaktadır. Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir. beyanatın başı ve sonu başka anlam taşıyor, ortası başka. demirel iyi siyasetçidir lafını bilir diye düşünüyorum ama bu sölediklerine şaşırdım doğrusu.
|
|
|
|
|
Logged
|
Havaya bakar hava alırsın, Toprağa bakar dua alırsın...
|
|
|
« Yanıtla #11 : Mayıs 02, 2006, 03:33:08 ÖS » |
ALPASLAN Yakup
|
Sayın Hocam lütfen Süleyman DEMİREL'in konuyla ilgili tüm söylemiş oldukları yazılmamış burda.O lafı söyliyenceye kadar bir çok laf etmiştir.(Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim.) Bunlar Demirelin Arabistan lafını söyledikden sonra söylemiş olduğu sözlerdir.Buna gelmeden önce başörtüsü ve türbanla ilgili açıklama yapmıştır.Buraya bir şeyler yazılacaksa Süleyman DEMİREL'in konuyla ilgili tüm söylemlerinin yazılması gerekir.Sadece içinden ayıklanıp tepki çekecek şeyler değil.Bu hiç bir etiğe sığmaz... Sayın Umutzi kardeşim yazının tamamına yakınını okudum. Yazının diğer bölümleri tamamen mevcut hükümeti kötülemek ve felaket tellallığı yapmaktan başka bir şey içermiyordu. Üstelikte beni fazla ilgilendirmiyordu. İslam dinine enbüyük özgürlüğü Türkiye'de Kenan EVREN vermiştir.Bunun içindede insanların inançlarını da sömürmemiştir. Bilim adamlarıyla görüşmüş ve gereğini yapmıştır. Demirel bu memelketin insanının oyunu almak için mason locasından mason olmadığna dair belge almıştır. Türkiye'de çoksayıda İHL açmıştır. Amma ve lakin 28 Şubat'ta bunun bedelini inanaçlı insanlara ağır ödetmiştir. Cumhur başkanı omadan önce İslamköylü nurlu Süleyman olmuştur. Amma Cumhurbaşkanı olduktan sonra şarap kadehini kaldırma konusunda hiç tereddüt yaşamamıştır. Türkiye'de yapılan camilerin % 99'unu vatandaş çoluk cocuğunun rızkından kısarak yapmıştır. Camiler Kominist ideolojiye sahip olan memelketlerin dişinda her ülkede açık. Üstüne üstlük caminin işlevide pek çok hırıstiyan ülkesinde bizimkinden çok daha fazla. Dünyanın hiçbir ülkesinde istisnalar olabilir ama 11 yaşından önce kanunla din eğitimi yasaklanmıyor. Bunlarmı dine verdiği özgürlük? Demirelin din konusunda pembe tablolar çizmesi artık inasanlarıa inandırıcı gelmiyor. Din Kültürü dersinde okutulan kitaplarıda hepimiz biliyoruz. Muhteviyatında neler var. Bu derste eğitim dersi değil din öğretimidir.Tamamen bilgi vemeye yöneliktir. Bütün dinler hakkında bilgiler içermektedir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #12 : Mayıs 02, 2006, 03:45:04 ÖS » |
|
hcan
|
son cümle gerçektende talihsiz bir açıklama olduğunun kanıtıdır... özgürlüğün tanımını sormak lazımdı sayın demirel e? türban takmayan özgür,takan gerici demiş?  yazık çok yazık.. T.C.devletinin cumhurbaşkanlığı makamında oturan bir şahsın bu düşünceleri taşıması ülkemizin neden ileriye dönük adımlar atamamasının göstergelerinden birisidir... 28 şubat olayları daha da düşündürücü bir boyut kazanıyor demekki? sayın demirel dönemin cumhurbaşkanıydı ve 28 şubat sonrası hükümeti kurma görevini kanunen verilmesi gereken Tansu hanımın yerine Mesut beye hükümeti kurma görevini vermişti... işte fark burada;Türbanın özgürlük olmadığını belirten bir cumhurbaşkanı kendine göre özgür davranarak anayasayı çiğnemiştir.. işte özgürlük anlayışı.... yazık çok yazık.... galiba siyasete bir şekilde dönüş var.... can çıkar huy çıkmaz....
|
|
|
|
|
Logged
|
KADINLAR ZAYIFTIR;AMA ANALAR KUVVETLİDİR...
|
|
|
« Yanıtla #13 : Mayıs 02, 2006, 03:57:46 ÖS » |
|
umutzi
|
TÜRKİYE RAHATSIZ Bugün Türkiye'de kurumlar arası ahenksizlik var. Bunun yanısıra iki mesele daha rahatsızlık yaratıyor. Bunlardan biri terörün beraberinde gelen bölücülük tehlikesi, diğeri laikliktir. TÜRBANLILAR ARABİSTAN'A GİTSİN. AKP TÜRBAN SORUNUNU ÇÖZEMEZ. DEMİREL, ARINÇ'I CANLI YAYINDA DÜELLO'YA DAVET ETTİ Demirel:Bakın Cumhuriyet dünya işleri ile dünya işlerini ayırmıştır. Cumhuriyet'le Kur'an-ı Kerim'deki ahlak ayetleri denen, dünyayı tanzim eden 230 ayet kaldırılmış, yerine kanunlar getirilmiştir. İşte bu, Türkiye'yi müslümanlıktan uzaklaştırdı mı, uzaklaştırma dı tartışması başlamıştır. Bugünkü tartışma da budur. Türkiye'de Laiklik nedeniyle özgürlüklerin kısıtlandığı görüşüne katılmıyorum. Bugün Türkiye'de başörtüsüne karışan var mı? Başörtüsü ayrı bir olay, türban ayrı bir olay. Anadolu kadınının yüzde 60, 70'i başını yazma ile sarıyor. Buna bir şey diyen var mı? Sokakta, evde ona karışan var mı? Başörtüsüne bir şey diyen yok. Ne zamanki siz bunu dini simge olarak sarmak istiyorsunuz o zaman sıkıntı yaratır. Türban sorunu icad edilmiş bir sorundur. Kim sorun var diyorsa, bunu icad etmiştir. Soru: Arınç, Laikliği yeniden yorumlayalım dedi. Cevap: Efendim Laikliği tartışalım. Neyini tartışacaksın. ( ARINÇ'A) Laikliği tartışalım. Peki gel tartışalım. Nesini yorumlayacaksın. Bu ülkede müslümanlığın en rahat yaşandığı ülkedir. Cumhuriyet bir devrimdir. Devrim diyor ki, bunları yapacaksınız. E efendim, o zaman yaptık da şimdi yapmıyoruz derseniz, bunu yapamazsınız. Ben şimdi kendimi ortaya koyuyorum, ben hazırım. Kim benimle laikliği tartışmak istiyorsa, ben hazırım. Ben buradayım. Soru: O zaman biz bu davetinizi buradan sayın Meclis Başkanı Bülent Arınç'a iletiyoruz. Cevap: Evet, Benimle tartışsın. Neyi beğenmiyorsa, gelsin tartışalım. Ben 40 yıldır bu ülkenin hizmetindeyim. Ben Laikliği de savundum, müslümanlığı da savundum. Gelsin tartışalım. SORU: AKP TÜRBAN SORUNUNU ÇÖZECEK DÜZENLEMELERİ YAPABİLECEK KUDRETTE Mİ? BU SORUNU AKP ÇÖZEBİLİR Mİ? BUNA İNANIYOR MUSUNUZ? CEVAP: Hayır inanmıyorum. Bunu yapamaz. Bunu yapamaz çünkü Anayasa Mahkemesinin kararı var, Danıştayın kararı var, AİHM'nin kararı var. Hadi aş bakalım bunları da görelim. Soru: Anayasayı değiştirerek yapamazlar mı? Cevap: Neyle değiştereceksin! Gel değiştir de görelim bakalım.! O işe kalktığınız zaman bakalım ne kadar destek göreceksiniz. Yani siz halktan aldığınız yüzde 26 oyla Türkiye'nin herşeyini mi değiştiereceksiniz. Türkiye'de başka güçler de var. Halk da var Türkiye'de. Siz halktan destek aldığınızı iddia ediyorsanız, hadi gidin bakalım yüzde 50'nin üzerinde oy alın da gelin göreyim. Mahkemeye kadıya mülk değildir. Sandığa gittiğinizde saç kesilir, önünüze düşer. Bir ülke düşünün ki 2.5 milyon insan işşiz. 19 milyon insan hayat şartlarının altında. 25 milyon köylü perişan. protestoler geçen yıla nazaran 4 misli artmış. Anadolu esnafının ağzını bıçak açmıyor. Ve burda siz yüzde 51 oy alacaksınız. Yüzde 41 oy alacaksınız. Bu olabilir mi? Böyle şey olur mu? Yani halk aç kalmaktan, işsiz kalmaktan memnun mu diyeceksiniz. Soru: Sizin türban sorunu için çözümünüz ne? Türbanı çıkarmaları mı sizin çözümünüz? Cevap: Orası üniversite, oranın kuralları var. Danıştay, anayasa mahkemesi karar vermiş. İlle başı bağlı okumak istiyorsan, başı bağlı olarak okunabilen yerler var, oraya git. Arabistan'da falan öyle yerler vardır, oraya gidin. orada okuyun. Ben bu ülkede imamlara müezzinlere maaş bağlayan kişiyim. Eğer bu ülkede 70 bin camide 5 vakit ezan okunuyorsa, ben bunun destekçisiyim. Bütün bunlara dayanarak söylüyorum ki, Türkiye geriye gitmez ! Türkiye Lalikten vazgeçemez. Herkes aklını başına toplasın. Yani bu ülkenin halkı yüzde 99'u müslüman diye, müslümanlığı istismar ederek, bu milleti arkamıza düşürürüz diye düşünen varsa aldanıyor. Hem de çok aldanmaktadır. Cumhuriyet 5'inci neslini yetiştirmiştir. ve bu nesil cumhuriyete sahip çıkmaktadır. Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir. Eyvallah kardeşim evet tam metin böyledir.Buradan sadece "GİTSİNLER ARABİSTANDA OKUSANLARI" alınca adamın dedikleri güme gidiyor.YİĞİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME.Teşekkürler REİS kardeşim...
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #14 : Mayıs 02, 2006, 04:26:18 ÖS » |
|
umutzi
|
Sayın Umutzi kardeşim yazının tamamına yakınını okudum. Yazının diğer bölümleri tamamen mevcut hükümeti kötülemek ve felaket tellallığı yapmaktan başka bir şey içermiyordu. Üstelikte beni fazla ilgilendirmiyordu. İslam dinine enbüyük özgürlüğü Türkiye'de Kenan EVREN vermiştir.Bunun içindede insanların inançlarını da sömürmemiştir. Bilim adamlarıyla görüşmüş ve gereğini yapmıştır. Demirel bu memelketin insanının oyunu almak için mason locasından mason olmadığna dair belge almıştır. Türkiye'de çoksayıda İHL açmıştır. Amma ve lakin 28 Şubat'ta bunun bedelini inanaçlı insanlara ağır ödetmiştir. Cumhur başkanı omadan önce İslamköylü nurlu Süleyman olmuştur. Amma Cumhurbaşkanı olduktan sonra şarap kadehini kaldırma konusunda hiç tereddüt yaşamamıştır. Türkiye'de yapılan camilerin % 99'unu vatandaş çoluk cocuğunun rızkından kısarak yapmıştır. Camiler Kominist ideolojiye sahip olan memelketlerin dişinda her ülkede açık. Üstüne üstlük caminin işlevide pek çok hırıstiyan ülkesinde bizimkinden çok daha fazla. Dünyanın hiçbir ülkesinde istisnalar olabilir ama 11 yaşından önce kanunla din eğitimi yasaklanmıyor. Bunlarmı dine verdiği özgürlük? Demirelin din konusunda pembe tablolar çizmesi artık inasanlarıa inandırıcı gelmiyor. Din Kültürü dersinde okutulan kitaplarıda hepimiz biliyoruz. Muhteviyatında neler var. Bu derste eğitim dersi değil din öğretimidir.Tamamen bilgi vemeye yöneliktir. Bütün dinler hakkında bilgiler içermektedir. Hocam ilk önce Süleymen DEMİREL'in masunluk söyleminize bir cümle ekliyeceğim.Yıl 1990 Atatürk Ünv okuyorum o yıl tüm siyasetçiler Ünv.davetlisi olarak bizleri ziyaret ettiler.Dönemim başbakanı Yıldırım AKBULUT dahil.Süleyman DEMİREL konferansa başladı sözlerini bitirdi sorular başladı.İlk soru siz masunmusunuz oldu bu adama.Bunca dert,problem,sıkıntı varken ilk soru bu oldu ve yanıtı her zamanki gibi siyasi bir yanıt oldu.Bir adama durmadan kara derseniz ya kara olur yada kara olmadığını gider ispat eder.İkincisi bu ülkede yeterince cami ve mescit var hocam. 500 metre aralıklar her yerde cami var.İnsanlar ibadethaneleri ayaklarının dibinde olsun diye uzağa gitmeyeyim diye çoluk,çoğun rızkından kesip kapı kapı dolaşıp para toplayıp cami ve mescit yaptırıyor.Ama iş eğitim ve sağlık olunca kapı kapı dolaşan ve çoluğun,çocuğun rızkından kesen yok.O devletin işi ve görevi oluyor.Selendide veya bir başka yerde yeni yapılacak cami için mi daha çok para toplanır yoksa bir okul veya sağlık ocağı için mi?Elinizi vicdanınıza koyun cevap verin. Ondan sonra Süleyman DEMİREL'e kızıyorsunuz konuşmalarının %90 hükümet aliyhine diye.Gerçi beni ilgilendirmiyor diyorsunuz ama bal gibi ilgilendiriyor yoksa öyle bir tepki vermezdiniz.Şu hükümetin artık tutanacak bir dalı kalmamıştır.%26 tüm Türkiye değildir.Süleyman DEMİREL'in en son açıklaması çok ilginçti.Bizim hükümetimiz döneminde insanlarda tepki vardı diyor.Şuanki tepkisizliği işlerin yolunda gitmesine kimse bağlamasın diyor.Her şey güllük gülistanlık demiyor ve elinde bir çok gazete küpürü ile kanıt olarak getirdiği haberler var.Bundan korkmak lazım.Bu sessizlik hayra alamet değildir.Gün gelir bu sessizlik öyle bir patlar ki kimse bunun hesabını veremez diyor.Ve söyledikleri doğru.AB gireceğiz diye yapmadıkları şey kalmadı.Çeteler liselere kadar indi.Ülkenin en güzide kurumlarını yabancı sermayeye sattılar.5 milyon insan geçim derdin de.Başbakan Türkiyede durmuyor.Benim paramla cayır cayır geziyor.Elde ne var kocaman bir sıfır.Gün geçtükçe batıyoruz.Allah sonumuzu hayır eyliye...
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #15 : Mayıs 02, 2006, 04:50:04 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #16 : Mayıs 02, 2006, 05:03:45 ÖS » |
ALPASLAN Yakup
|
.Ama iş eğitim ve sağlık olunca kapı kapı dolaşan ve çoluğun,çocuğun rızkından kesen yok.O devletin işi ve görevi oluyor.Selendide veya bir başka yerde yeni yapılacak cami için mi daha çok para toplanır yoksa bir okul veya sağlık ocağı için mi?Elinizi vicdanınıza koyun cevap verin.[/B][/COLOR] Eğitime yapılan yardıma örnek olsun diye veriyorum. Bu hafta okulum teftiş geçiriyor.Bu gün hesbıyla okul aile birliği hesabına yapılan bağışa baktım.69.000,00 ytl civarındaydı. Bu ülkenin insanları kadar cömert bir insan bulamazsınız .Sen sadece bu insanlara hizmet ver. Onlar senin için canını verir. Yeterki dürüst ol. Her yıl okullara onbinlerce yüzbinlerce YTL yardım yapılıyor. Okullar nasıl ayakta duruyor zannediyorsunuz. Artık bu ülkenin insanına haksızlık yapmayalım arkadaşalar. Yok camiye yardım ediyor da okula yapmıyor.Böyle basmakalıp sözlerle insanlarımızın günahını almayalım. Bizim mahallemizde 2.5 milyon YTL' ye okul yaptı. İçine girdiğinde kendini Belkıs'ın sarayında sanırsın. Bunun gibi yüzlerce binlerce örnek. Ama sen deveyi hamuduyla götürürsen bu insanlarda aptal değiller.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #17 : Mayıs 02, 2006, 06:38:11 ÖS » |
|
muhterem KILINÇ
|
bu ülkede herkes konuşsun, ama demirel sussun bence... usta ve kurt devlet adamı!
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
|
|
|
« Yanıtla #18 : Mayıs 02, 2006, 08:57:03 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #19 : Mayıs 02, 2006, 11:47:29 ÖS » |
|
tolga
|
bende karsiyim since turbana avrupa ozgur amerika ozgur ama burada tr de turbani siyasi simge yaptilar onun icin bende karsiyim nasil pkk sorununu kurt sorunu yaptilar aynisi onun icin....sevgiler
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #20 : Mayıs 03, 2006, 12:01:21 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #21 : Mayıs 03, 2006, 07:29:07 ÖÖ » |
|
since
|
bende karsiyim since turbana avrupa ozgur amerika ozgur ama burada tr de turbani siyasi simge yaptilar onun icin bende karsiyim nasil pkk sorununu kurt sorunu yaptilar aynisi onun icin....sevgiler bak işte onu çok doğru söyledin kardeş.. bende türbanın siyasi bir simge gibi gösterilmesine karşıyım.. siyaset ve dini görevler birbirinden ayrılmalı.. abd olsun avrupa olsun özgürlükler açısından çok daha ileri seviyedeler.. bizim ülkemizde giyim kuşama karışılır,düşünce ve fikirlere saygı gösterilmez,insan haklarına saygı gösterilmez vb.. hatırlarsanız şu anki başbakan şiir okuduğu için hapis yatmıştı?? bu yasakçı zihniyet sürdüğü sürece ülkemizin hem ekonomik hem kültürel anlamda ilerlemesi mümkün değil..artık bu konuları aşmamız lazım,ülkemizin ilerlemesi için...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #22 : Mayıs 03, 2006, 07:49:16 ÖÖ » |
|
since
|
500 metre aralıklar her yerde cami var.İnsanlar ibadethaneleri ayaklarının dibinde olsun diye uzağa gitmeyeyim diye çoluk,çoğun rızkından kesip kapı kapı dolaşıp para toplayıp cami ve mescit yaptırıyor.Ama iş eğitim ve sağlık olunca kapı kapı dolaşan ve çoluğun,çocuğun rızkından kesen yok.O devletin işi ve görevi oluyor.Selendide veya bir başka yerde yeni yapılacak cami için mi daha çok para toplanır yoksa bir okul veya sağlık ocağı için mi?Elinizi vicdanınıza koyun cevap verin.
umutzi dostum darılmaca gücenmece olmasın ama bu söylediklerinin bazılarına katılmıyorum.. daha önceki yıllarda seninde dediğin gibi eğitim,öğretim ve sağlık kuruluşlarına bağış fazla yapılmaz herşey devletten beklenirdi..ama son yıllarda bu gelenek değişti.. artık eğitim kurumlarına,köprü yol,su,elektrik,sağlık gibi konularada ülkemiz insanı gerekli yardımı yapıyor.. en güzel örnek ilçemiz köylerinden ÇORTAK köyüne hayırsever bir köylümüz(çortaklı kendisi)eski paramızla tam 600 milyar lira okul yapılması için bağışta bulundu..vede şuanda okul yapılmakta... düşünsene umutzi kardeşim çortaklı bir vatandaşımız okul için 600 milyar lira bağış yapıyor.. şimdi soruyorum ilçemizde kim cami yapımı için 600 milyar lira bağış yapar?  insanlar cami için en olsa 1 veya 5 ytl verir ama cami için 600 milyar lira verilebiliyor? demekki senin bahsettiklerin geçmişte kalmış... ilçemiz köylerinden akçakertil köyünde evlerde hala su kullanılamıyor.. köylü toplanarak hep beraber su deposu yapıyorlar,çünkü devlet artık eskisi gibi her yere hizmet götüremiyor.. eskiden devlet eğitim ve sağlık alanındaki hizmetlerini yeterince götürdüğü için halk ta hayır işlerine yöneliyordu en başta cami yapımına.. ama artık devir değişti,devlet eskisi kadar güçlü değil ve hizmetlerini yerine getirememeye başladı.. devletin bu hale gelmesinin sebebleride ülkemizin insanı değil??? zamanında şapka sallayarak kandırdılar insanlarımızı? gümrük birliğine girdik (94 de sanırım)ve ardından ekonomik krizlerin başlaması,28 şubat krizi ve 2001 anayasa fırlatma hadisesi??? bu ülkenin bu hale gelmesindeki sebeblerden bazıları....
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #23 : Mayıs 03, 2006, 07:52:58 ÖÖ » |
|
umutzi
|
Sayın Umutzi kardeşim yazının tamamına yakınını okudum. Yazının diğer bölümleri tamamen mevcut hükümeti kötülemek ve felaket tellallığı yapmaktan başka bir şey içermiyordu. Üstelikte beni fazla ilgilendirmiyordu. İslam dinine enbüyük özgürlüğü Türkiye'de Kenan EVREN vermiştir.Bunun içindede insanların inançlarını da sömürmemiştir. Bilim adamlarıyla görüşmüş ve gereğini yapmıştır. Demirel bu memelketin insanının oyunu almak için mason locasından mason olmadığna dair belge almıştır. Türkiye'de çoksayıda İHL açmıştır. Amma ve lakin 28 Şubat'ta bunun bedelini inanaçlı insanlara ağır ödetmiştir. Cumhur başkanı omadan önce İslamköylü nurlu Süleyman olmuştur. Amma Cumhurbaşkanı olduktan sonra şarap kadehini kaldırma konusunda hiç tereddüt yaşamamıştır. Türkiye'de yapılan camilerin % 99'unu vatandaş çoluk cocuğunun rızkından kısarak yapmıştır. Camiler Kominist ideolojiye sahip olan memelketlerin dişinda her ülkede açık. Üstüne üstlük caminin işlevide pek çok hırıstiyan ülkesinde bizimkinden çok daha fazla. Dünyanın hiçbir ülkesinde istisnalar olabilir ama 11 yaşından önce kanunla din eğitimi yasaklanmıyor. Bunlarmı dine verdiği özgürlük? Demirelin din konusunda pembe tablolar çizmesi artık inasanlarıa inandırıcı gelmiyor. Din Kültürü dersinde okutulan kitaplarıda hepimiz biliyoruz. Muhteviyatında neler var. Bu derste eğitim dersi değil din öğretimidir.Tamamen bilgi vemeye yöneliktir. Bütün dinler hakkında bilgiler içermektedir. Ya hocam şu yazmış olduğunuz son paragrafta öyle şeyler yazmışsınız ki sanki Türkiyede İslamiyetin üzerine şiddetle giden bir rejim veya yönetim var.Hiç kimse bu kadar masum değil.Bu ülkeyi kimin nereye götürmek istediği belli.Dünyada Müslümanlığın en rahat ve en iyi uygulandığı din olduğunu unutmayınız.Son paragraftaki yazınızdan sanki dininizi rahat yaşayamadığınıza dair şeyler çıkarıyorum hele hele çoluk cocun rızkından kesilerek cami yapımı cümlesi tümüyle demogoji...
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #24 : Mayıs 03, 2006, 08:03:27 ÖÖ » |
|
since
|
bu ülkede herkes konuşsun, ama demirel sussun bence... usta ve kurt devlet adamı! bencede ama yinede o da bir insan ve düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahip.. 28 şubat süreci ülkemizi en az 10 yıl geriye götürmüştür. kriz sonrası bir çok dükkan ve işyeri kapanmıştır,birçok holding ve şirket ülkemize yapmış olduğu yatırımlardan vazgeçerek alternatif ülkelere yönelmiştir,ve fabrikalarda haliyle kapanmıştır.. 2001 krizi ise ilk yumruğun sersemliğini atlatamayan ülkemiz insanını nakavt etmiştir.. artık kapanan işyeri sayısı ve işsiz kalan insanların sayısı milyonları bulmuştur.. birçok fabrika yine başka ülkelere yönelmiştir.özellikle Denizlide faaliyet gösteren fabrikalar bulgaristan ve romanaya ya yönelmiştir.. Salihli ilçesinde kriz öncesi 33 adet olan tuğla fabrikasından sadece 2 tanesi devam edebilmiştir. krizler sonrası Salihlide 31 adet tuğla fabrikası kapanmıştır.. artık ülkemizin önde gelenleri yatırımlarını başka ülkelerde yapmaktadır.. günümüzdede halen işsizlik hızla artmaktadır,ekonomide gözle görülür iyileşmeler olsada yinede işsizlik artmakta ve insanların alımgücü zayıflamaktadır.. benim kanaatim bu günlere gelmemizde sayın demirel in rolü büyüktür?çıktı meydanlara salladı şapkayı,işte bizim insanlarımız bu kişiye inandı ve güvendi sonuç ne oldu sanki bu krizlerin sebebi ihl.leriymiş,türban mış gibi bu insanları hak ve özgürlükleri elinden alındı???
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #25 : Mayıs 03, 2006, 08:29:25 ÖÖ » |
|
umutzi
|
umutzi dostum darılmaca gücenmece olmasın ama bu söylediklerinin bazılarına katılmıyorum.. daha önceki yıllarda seninde dediğin gibi eğitim,öğretim ve sağlık kuruluşlarına bağış fazla yapılmaz herşey devletten beklenirdi..ama son yıllarda bu gelenek değişti.. artık eğitim kurumlarına,köprü yol,su,elektrik,sağlık gibi konularada ülkemiz insanı gerekli yardımı yapıyor.. en güzel örnek ilçemiz köylerinden ÇORTAK köyüne hayırsever bir köylümüz(çortaklı kendisi)eski paramızla tam 600 milyar lira okul yapılması için bağışta bulundu..vede şuanda okul yapılmakta... düşünsene umutzi kardeşim çortaklı bir vatandaşımız okul için 600 milyar lira bağış yapıyor.. şimdi soruyorum ilçemizde kim cami yapımı için 600 milyar lira bağış yapar?  insanlar cami için en olsa 1 veya 5 ytl verir ama cami için 600 milyar lira verilebiliyor? demekki senin bahsettiklerin geçmişte kalmış... ilçemiz köylerinden akçakertil köyünde evlerde hala su kullanılamıyor.. köylü toplanarak hep beraber su deposu yapıyorlar,çünkü devlet artık eskisi gibi her yere hizmet götüremiyor.. eskiden devlet eğitim ve sağlık alanındaki hizmetlerini yeterince götürdüğü için halk ta hayır işlerine yöneliyordu en başta cami yapımına.. ama artık devir değişti,devlet eskisi kadar güçlü değil ve hizmetlerini yerine getirememeye başladı.. devletin bu hale gelmesinin sebebleride ülkemizin insanı değil??? zamanında şapka sallayarak kandırdılar insanlarımızı? gümrük birliğine girdik (94 de sanırım)ve ardından ekonomik krizlerin başlaması,28 şubat krizi ve 2001 anayasa fırlatma hadisesi??? bu ülkenin bu hale gelmesindeki sebeblerden bazıları.... Ben hayırsever vatandaşlara bir şey demiyorum zaten.Yaparlarsa onlar yapıyor.Yani okulu yaptıranlar maddi durumu çok iyi insanlar.Burda benim demek istediğim farklı şeydi.Cami yaptırmaya gelince toplumda ortak dayanışma ve yardımlaşma hat sayfada ama aynı şeyi (son 5 yılı çıkaralım içinden) okul ve sağlıkda çok fazla görmüyoruz.Okul ve sağlıkda yapılan yardımlaşma sadece ulusal basında ciddi anlamda haber veya kampanya yapılırsa oluyor.Ama cami için böyle değil.Bir cuma namazında bulunmaları yetiyor.Söylenecek daha bir çok şey var ama yanlış anlaşılmak istemiyorum.Cevap verilirse devamını getiririm...
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
« Yanıtla #26 : Mayıs 03, 2006, 08:30:13 ÖÖ » |
|
since
|
zamanın birinde elektrik sıkıntısı ile ilgili sayın demirel e sormuşlar? demişlerki elektrik sıkıntısını çözmek için ne gibi önlemler aldınız? cevabını hemen vermiş sayın demirel: kışın biz bulgaristandan elektrik alacağız,yazında bulgaristan bize verecek... bu cevabın üzerine hiç bir medya kuruluşundan tık yok... çünkü herkes yazın bizim vereceğimizi düşünmüş.. işte kurt siyasetçi demirel...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #27 : Mayıs 03, 2006, 08:47:13 ÖÖ » |
|
since
|
Ben hayırsever vatandaşlara bir şey demiyorum zaten.Yaparlarsa onlar yapıyor.Yani okulu yaptıranlar maddi durumu çok iyi insanlar.Burda benim demek istediğim farklı şeydi.Cami yaptırmaya gelince toplumda ortak dayanışma ve yardımlaşma hat sayfada ama aynı şeyi (son 5 yılı çıkaralım içinden) okul ve sağlıkda çok fazla görmüyoruz.Okul ve sağlıkda yapılan yardımlaşma sadece ulusal basında ciddi anlamda haber veya kampanya yapılırsa oluyor.Ama cami için böyle değil.Bir cuma namazında bulunmaları yetiyor.Söylenecek daha bir çok şey var ama yanlış anlaşılmak istemiyorum.Cevap verilirse devamını getiririm... burada herkes kendi fikrini beyan ediyor,herkesin fikrinede saygılı olduğumuza göre yanlış anlaşılma olmaması lazım.. evet seninde belittiğin gibi son 5 yılı çıkarırsak eğitime ve sağlığa hiçbir şekilde halk tarafından yardıma pek rastlanmıyor.arada tek tük çıkıyordu.. ama bence bunun nedenlerinden biriside devletimizin 5 yıl öncesine kadar güçlü bir yapıya sahip olması nedeniyle eğitim,öğretim,sağlık,ulaşım,su,köprü vs.hizmetlere yeterince cevap verebilmekte olmasıdır.. ama son yıllarda devletimiz ekonomik anlamda çok zayıfladığı için bu hizmetlere cevap veremez hale gelmiştir.. artık burada görev biz vatandaşlarada düşüyor.. herşeyi devletten beklememeliyiz,bir olup birlik olmalıyız...
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #28 : Mayıs 03, 2006, 10:20:24 ÖÖ » |
sempati
|
umutzi dostum darılmaca gücenmece olmasın ama bu söylediklerinin bazılarına katılmıyorum.. daha önceki yıllarda seninde dediğin gibi eğitim,öğretim ve sağlık kuruluşlarına bağış fazla yapılmaz herşey devletten beklenirdi..ama son yıllarda bu gelenek değişti.. artık eğitim kurumlarına,köprü yol,su,elektrik,sağlık gibi konularada ülkemiz insanı gerekli yardımı yapıyor.. en güzel örnek ilçemiz köylerinden ÇORTAK köyüne hayırsever bir köylümüz(çortaklı kendisi)eski paramızla tam 600 milyar lira okul yapılması için bağışta bulundu..vede şuanda okul yapılmakta... düşünsene umutzi kardeşim çortaklı bir vatandaşımız okul için 600 milyar lira bağış yapıyor.. şimdi soruyorum ilçemizde kim cami yapımı için 600 milyar lira bağış yapar?  insanlar cami için en olsa 1 veya 5 ytl verir ama cami için 600 milyar lira verilebiliyor? demekki senin bahsettiklerin geçmişte kalmış... ilçemiz köylerinden akçakertil köyünde evlerde hala su kullanılamıyor.. köylü toplanarak hep beraber su deposu yapıyorlar,çünkü devlet artık eskisi gibi her yere hizmet götüremiyor.. eskiden devlet eğitim ve sağlık alanındaki hizmetlerini yeterince götürdüğü için halk ta hayır işlerine yöneliyordu en başta cami yapımına.. ama artık devir değişti,devlet eskisi kadar güçlü değil ve hizmetlerini yerine getirememeye başladı.. devletin bu hale gelmesinin sebebleride ülkemizin insanı değil??? zamanında şapka sallayarak kandırdılar insanlarımızı? gümrük birliğine girdik (94 de sanırım)ve ardından ekonomik krizlerin başlaması,28 şubat krizi ve 2001 anayasa fırlatma hadisesi??? bu ülkenin bu hale gelmesindeki sebeblerden bazıları.... ilçemiz köyü çortak a 600.000.000 tl.bağışlayan bu hayırsever abimize tşk.ü borç biliyoruz.. ilçemizde eğitime önem veren insanların olması bizleri son derecede memnun ediyor..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #29 : Mayıs 03, 2006, 10:22:55 ÖÖ » |
sempati
|
bencede ama yinede o da bir insan ve düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahip.. 28 şubat süreci ülkemizi en az 10 yıl geriye götürmüştür. kriz sonrası bir çok dükkan ve işyeri kapanmıştır,birçok holding ve şirket ülkemize yapmış olduğu yatırımlardan vazgeçerek alternatif ülkelere yönelmiştir,ve fabrikalarda haliyle kapanmıştır.. 2001 krizi ise ilk yumruğun sersemliğini atlatamayan ülkemiz insanını nakavt etmiştir.. artık kapanan işyeri sayısı ve işsiz kalan insanların sayısı milyonları bulmuştur.. birçok fabrika yine başka ülkelere yönelmiştir.özellikle Denizlide faaliyet gösteren fabrikalar bulgaristan ve romanaya ya yönelmiştir.. Salihli ilçesinde kriz öncesi 33 adet olan tuğla fabrikasından sadece 2 tanesi devam edebilmiştir. krizler sonrası Salihlide 31 adet tuğla fabrikası kapanmıştır.. artık ülkemizin önde gelenleri yatırımlarını başka ülkelerde yapmaktadır.. günümüzdede halen işsizlik hızla artmaktadır,ekonomide gözle görülür iyileşmeler olsada yinede işsizlik artmakta ve insanların alımgücü zayıflamaktadır.. benim kanaatim bu günlere gelmemizde sayın demirel in rolü büyüktür?çıktı meydanlara salladı şapkayı,işte bizim insanlarımız bu kişiye inandı ve güvendi sonuç ne oldu sanki bu krizlerin sebebi ihl.leriymiş,türban mış gibi bu insanları hak ve özgürlükleri elinden alındı??? o dönemden salihli gibi gelişmiş bir yer bile çok etkilenmişti.. inşallah ülkemiz bu ve benzeri krizleri bir daha yaşamaz..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|