|
ÜNAL TÜZ
|
"Sevgililer Günü" için... CEPHEDEN GELEN MEKTUP !..
Bugün “Sevgililer Günü.” Ben size, “vatan ve insan sevgisi” ne çok güzel bir örnek oluşturan, bilinmeyen bir “aşk mektubundan” söz edeceğim. İçinde bulunduğumuz koşullarda (politikacıların birbirlerine ve halka hitapları, yabancıların Türkiye’ye saldırıları, v.b.), okunması gereken çok uygun bir mesaj diye düşünüyorum.
Aşağıda, kısaltarak verdiğim mektup; Kurtuluş Savaşı’nın Kütahya Cephesi’nde şehit olan, 24.Tümen, 30.Alay Komutanı Kurmay Yarbay Mehmet Cemal’in, daha önceki Çanakkale Savaşı sırasında, 29 Ocak 1915’te, cepheden çocuklarına yazdığı mektup. Aradan tam 91 yıl geçmiş.
Mehmet Cemal, 41 yıllık kısa ömrünün (1880-1921) 14 yılını, 4 ayrı cephede geçirmiş ve 4 madalya kazanmış. Bu mektubun açığa çıkarılması için torunu, İnşaat Yük.Müh. Yılmaz Genya çabalıyor. Mektubun eski yazıdan Türkçeleştirilmiş şekli, Silahlı Kuvvetler Dergisi’nin Temmuz 2004 sayısında yayınlanmış. Bizi “silahla kurtaran” subayımız, Türklük, vatan sevgisi ve görev anlayışı ile dolu mektubunda, “ahlâken de kurtuluş yolu” gösteriyor. Basında hep, “Amerikalı yazar babaların” mektupları edebî metinler olarak yayınlanıyor. İşte bir “Türk babanın” mektubu.
“BABANIZI HATIRLIYOR MUSUNUZ?”
Sevgili yavrularım! Bilmem sizi pek çok seven, her zaman sizi gezmeye götüren doğal olarak sizin de onu çok sevdiğiniz belli olan babanızı hatırlıyor musunuz?
O babanız ki, hayatını sizin en ufak arzunuzun gerçekleşmesine adamış, bütün amacı sizi düşünmekten ibaret, o babanız ki, vatanın üşenmek bilmez, yorulmaz, gayretli, namuslu bir askeridir. O babanız ki, hayatında hiçbir zaman alçalmayı hatırına getirmemiş, onursuz yaşamaya katlanmamış (cesur olduğu söylenen) bir subaydır. Bu sesleniş, size şimdi belki bir masal gibi gelecek fakat, siz babanızın bu vezin ve kafiyeden uzak, fakat gerçek olan sözlerini dinleyin, daima söyleyin...
Yavrular! Size öğüdüm şu üç kelimedir: Namuslu, görevine bağlı, özbeöz Türk olunuz. Çünkü namuslu adam, hiç kimseden utanmaz, korkmaz, kimseye karşı yüzü kara değildir. Mutsuz insanlar o insanlardır ki, bir kişiye karşı olsa bile, yüzü kara olsun, daima onun bakış ve etkisi altında kalsın! Mutlu insanlar onlardır ki, hiç kimseden utanacak, sıkılacak bir kusuru bulunmasın!
“TÜRK KUTSALDIR”
Namuslu olmak çok kolaydır: Fenalardan uzak olmak, güveni kötüye kullanmamak, emanete kendi malı gibi bakmak, ırz ve namusa ilişkin konularda gayet asabî davranmak, hatta ırz ve namus için her tehlikeyi göze almaya değer. Boşboğazlık, her durumda namusa aykırıdır.
Türk kutsaldır, evet hem çok kutsaldır. Çünkü bin seneden fazla zamandır, senin atan olan Türkler, Avrupa’ya karşı kutsal dinin olan İslâmiyet’i savunuyorlar. Türkler en zayıf zamanlarında bile din için, İslâmiyet için ölmekten çekinmemişler.
“FAKİRLİK, ÇALIŞKAN İÇİN ONURDUR”
Ciğer parelerim! Çalışın, önce okula devam edin, derslere çaba gösterin. Yoksulluk, parasızlık, yamalı elbise sizi ümitsiz değil, gayretli etsin. Fakirlik kesinlikle ayıp değil, çalışkan için onurdur. Ancak ayıp olan, başkasının yardımına, çabasına ihtiyaç duymaktır. Çok fakir adamlar, yoksullukla büyüyenler, sonra büyük adam, vatanın namuslu hizmetkârları olmuştur. Siz de öyle olun. Özellikle genç iken birbirinizden hiç ayrılmayın. Annenize karşı göreviniz çok büyüktür.
Kısaca, babanız size utanç değil bir şeref, bir şan bırakmaya çalışıyor. O şerefi siz korumaya ve çoğaltmaya çalışın. Sizin şimdi körpe, sonra güçlü omuzlarınız üzerinde vatan, Türklük, insaniyet yükselir.
Haydi evlâtlar, haydi yavrular, haydi kuzular, haydi benim teselli kaynağım olan ciğer parelerim. Çalışın, namuslu ve görevinize sadık olun; ümitsiz olmayın, sizi hiçbir felâket ümitsizliğe düşürmesin. İnsanlığa yardım, dine, Türklüğe hizmet edin, kutsal insanlar: Hayrettin Kaya, Turgut... Sizi çok seven babanız Cemal
Hulki CEVİZOĞLU alıntıdır
|