tefenli
tefenli
|
Buda Böyle Yarım Kalsın
Seni sana rağmen yaşadım ben. Hep kaçışlarla dolu, hep eksik… Bir yanımı tamamlasam, mutlaka başka bir yerden açık veriyordum. Tamamlamaya uğraştıkça senin gizlerinde kaybolup gidiyordum. Bedenine değil, ruhuna taliptim ben. Bu yüzden bu kadar zorlanıyordum. Ben bir adanın değil, bir kıtanın keşfiydim. Yola çıkmıştım bir kere, dönüşüm yoktu ama öyle çok duraklıyordum ki, geriye dönüp baktığımda başladığım yerden birkaç metre bile uzaklaşamadığımı fark ediyordum. Üstelik menzilin ucundaki sen, benden daha hızlı kaçıyordun. Ufukta bile görünmeyen seraptın artık. Kaç kez “vazgeç” dedim kendime, kaç kez o yolun kenarındaki bir ormana girip yok olmayı düşündüm. Zaten yaşadığım da bu değil miydi? Seninle birlikte varlık bulduğumu düşünürken, senin olmaman yokluk hissinden başka ne verebilirdi ki bana? Oysa nasıl da coşku doluydum başlarken… Gecelerimi de gündüzlerimi de sana adamaya hazırdım. Her gün yeni bir yönünü öğrenip şaşıracaktım. Sen, sonbahar rüzgar’ın da kopmuş, serseri dolaşan bir defne yaprağı, ben sana dal olacaktım. Hangimiz yaprak hangimiz dal karıştırıyorum artık. Ben bu uykuları uyuyalı çok olmuştu. Şimdi aynı uykuları yeniden uyuyorum. Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu… Bir gece birinin, bir gece diğerinin sonsuzluğun da kayboluyordum. Gidiyorum. Geride yaşanmış zamanları bırakarak. Sen de ürkekliğinle baş başasın… Hep tamamlanacak değil ya, bu da böyle yarım kalsın…
|