|
cankurtaran
|
[COLOR="Black"][/COLOR]
[COLOR="Red"] MFÖ’nün yeni albümü AGU’da İsmet Özel’in bazı şiirlerinin Mazhar Alanson tarafından kolaj yapılarak
kullanılması ve Müslüm Gürses’in albümü için şairlerin şarkı sözü yazması tartışmalara yol açtı.
Müslüm Gürses’in yeni albümü için bazı tanınmış şairlerin şarkı sözü yazması ve Mazhar Alanson’un İSMET ÖZELl’in birkaç şiirini kolaj yaparak AGU isimli albümlerine dahil etmesi eski bir tartışmayı yeniden başlattı:
Şiir bestelenebilir mi, şairler şarkı sözü yazar mı ya da şiirlerde değişiklik yapılabilir mi? İLHAN BERK, şiirin
şarkı sözü olamayacağını savunurken Hilmi Yavuz, önceden yazılmış olması şartıyla bunu olumlu
karşılıyor. Müslüm Gürses’in “Aşk Tesadüfleri Sever” albümü için şarkı sözü yazan şair Birhan Keskin, bazı
bestelerin şiiri şiir olmaktan çıkardığını, bazı bestelerin ise onu daha değerli kıldığını söylüyor. Şiirin
bestelenmek için doğmadığını hatırlatan Ömer Erdem, böyle bir duygu taşıyan şairin, şairliğin dışına
çıkacağını düşünüyor. İhsan Deniz, Yahya Kemal’in şiirlerini Münir Nurettin gibi bir ustanın bestelediğini
hatırlatarak “Bugün o çapta çalışmalar olamayacağına göre şiirlerimi kimseye teslim etmem.” diyor.
Şiirler değiştirilebilir mi?
Attila İlhan’ın “O mahur beste çalar, Müjgan’la biz ağlaşırız” dizelerini Ahmet Kaya’dan, Orhan
Veli’nin “Dedikodu”sunu Levent Yüksel’den, Yahya Kemal’in eserlerini Münir Nurettin’den dinledik. Pek
çok şiire kitaplardan değil, plaklardan aşina olduk. ‘Mazhar- Fuat-Özkan’ın çiçeği burnunda albümü
AGU’da yine şiirler çıktı karşımıza, ama biraz karışıkça. Mazhar Alanson, ‘Milli Park’ şarkısının sözlerini,
İsmet Özel’in birkaç şiirinden dizeleri alıp, araya kendi sözlerini katarak oluşturmuş. Şiirlerin iyi bir
bestekârın elinde müzikle birleşmesinden memnun olan ve bazı eserleri Gönül Paçacı tarafından
bestelenen Hilmi Yavuz, sözlerin değiştirilmesini doğru bulmuyor. Yavuz, “Şiirlerimi iyi bir bestekârın
eline seve seve veririm, ama herhangi bir değişiklik yapılmasını hiçbir nedenle kabul edemem.” diyor.
Bazı yorumları bazı şiirlere çok yakıştıran Haydar Ergülen, “Hatta bazı şiirler söylenmek için yazılmış gibi.
Mesela ATTİLA İLHAN’ın ‘O mahur beste çalar, Müjgan’la biz ağlaşırız’ dizeleri... Kendi şiirlerimi FİKRET KIZILOK’tan ve HÜMEYRA’dan dinlemek isterim.” diyor. Ancak o da, Özel’in şiirlerine kolaj yapılarak yazık
edildiği kanısında. Ergülen, şiirin kısaltılması dışındaki değişikliklerin kabul edilemeyeceğini söylüyor.
MÜSLÜM GÜRSES’in “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünde, MURATHAN MUNGAN’dan TUNA KİRETMİTÇİ’ye,
AHMET GÜNTAN’dan BİRHAN KESKİN ve BARIŞ PİRHASAN’a pek çok şair eski şarkılara söz yazdı. Var olan şiirin
bestelenmesine sıcak bakan HİLMİ YAVUZ, özellikle şarkı sözü olarak yazılan şiirlere karşı. Gürses’in albümü
için iki ayrı şarkı sözü yazan BİRHAN KESKİN ise bunun tamamen başka bir şey olduğunu söylüyor.
Bir şiirin
şarkıya dönüştürülmesinin onu şiirlikten çıkaracağını belirten İHSAN DENİZ, bunu kabul eden şairlere
şarkı sözü yazmalarını öneriyor: “Murathan Mungan ve İsmet Özel için şiirlerinin şarkı sözü olarak
kullanılması ihtiyaçtır belki. Ben şiirlerimin bu yollarla desteklenmesini istemem. Bir şiirin şarkı sözü olması
onu şiirlikten çıkarır, şarkı sözü olarak anılmasının yolunu açar. Bunu kabul eden şairler şarkı sözü yazsın.”
ÖMER ERDEM’in dikkat çektiği husus ise bir şiirin şiir olarak değer bulması. Erdem, “Şiirin kitlelere,
kalabalıklara ulaşmak gibi bir isteği yok. Bir tek insanda konaklamayı da tercih edebilir.” diyor. İsmet
Özel bu konuda görüş vermekten kaçınırken Mazhar Alanson, şarkıda kafiye ve matematiğe ihtiyaç
olduğu için şiirleri bozup karıştırdığını; ama bütün bunların İsmet Özel’in bilgi ve beğenisi altında
gerçekleştiğini söylüyor.
MAZHAR ALANSON:: Şiirleri bozdum ama...
“Cemal Süreya’nın, Edip Cansever’in, Sabahattin Ali’nin şiirlerinden kolaj yapmıştım. Hepsinin ailesi
müsaade etti. İsmet Özel’e gelince; onun şiirlerinden daha önce de alıntı yapmıştım. Güzel olacağına
inanmasa izin vermez zaten. Ben onun deli belasıyım. Hoş görür beni. Kabul ediyorum, şiirleri bozdum;
ama şarkıda kafiye ve matematiğe ihtiyaç var. Sonuçtan o da memnun ben de. Ben ona ‘Abi kapalı
kapılar arkasında oturuyorsun, gel meşhur edeyim...’ diye takılırım, çok güler.”[/COLOR] alıntıdır.
|