Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » BUYRUN MUHABBETE :)) » Yaşam
 Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım  (Okunma Sayısı 814 defa) Seçenekler Arama
« : Haziran 22, 2007, 08:52:09 ÖÖ »
selendii
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 326


Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

Genelkurmay bildirisi gerçekleri korkutabilir mi?  Shocked

Türkiye'de dokunulmazlığın sadece milletvekillerine, cumhurbaşkanına ait bir ayrıcalık olduğu sanılır.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti'nde birçok kurum ve bu kurumlardaki bürokratların dokunulmazlıklarının yanında milletvekillerinin sahip oldukları dokunulmazlıklar devede kulak kalır.

Üstelik milletvekillerinin dokunulmazlıkları Meclis isterse ya da bürokrasi karar verirse bir gecede kaldırılabilir. Dokunulmazlığa sahip milletvekilleri birkaç saat içinde sıradan bir suçlu muamelesine tâbi tutulabilirler, tartaklanarak Meclis'ten çıkartılıp gözaltına alınabilirler. Haklarında onlarca yıllık cezalar dahi kesilebilir.

Ayrıca milletvekillikleri sona erince dokunulmazlıkları da kalktığı için kesintiye uğrayan bir yargı süreci varsa o da yeniden işlemeye başlar.

Netice olarak milletvekili dokunulmazlığı öyle kutsal bir şey değildir. Kişiye ömür boyu güvence, adeta kutsal bir dokunulmazlık sağlamaz.

Oysa bürokrasi için aynı şeyleri söylemek zordur.

Türkiye'de özellikle 1982 Anayasası ile getirilen darbe rejimi bu dokunulmazlık meselesini inanılmaz boyutlara vardırdı.

Sıradan yarı demokratik rejimlerde bile görülmedik bir bürokratik despotizm ve neredeyse kutsallık atfedilen bir sorumsuz dokunulmazlık sistemi oluşturuldu.

Türkiye'de milletvekillerine ve hatta son 'cumhurbaşkanı seçememe' olayında görüldüğü gibi Meclis'e dahi dokunulabilir, ama bazı kurumlara ve bu kurumların tepelerinde hüküm süren bürokratlara dokunulamaz. Hatta bunların bazılarına emekliliklerinde de dokunulamaz.

Örnek mi istiyorsunuz. Çok uzağa gitmeye gerek yok.

Şemdinli meselesini hatırlayın. Olayla ilgili Van cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianemede adı geçen Orgeneral Yaşar Büyükanıt”ın yine iddianamede adı geçen 'asker kişilerden oluşan çete' ile ilgili olarak ifadesine başvurulması gündeme gelmişti.

Gerçi bu iddialarda bulunduğu için Genelkurmay'ın talebiyle meslekten çıkartıldı ama, unutmayalım yargılama bu iddianameye göre yapıldı.

İşte o günlerde şöyle bir durum ortaya çıktı:

Türkiye'de Genelkurmay başkanlarını, hatta duruma göre kuvvet komutanlarını yargılayacak bir Anayasa maddesi, yasa hükmü ve bir mahkeme bulunmuyor.

Kanunlar herkes için çıkartılıyor ama bazı görevler ve görevliler mutlak dokunulmazlıklara sahip kılındıkları için kimse o makamlara ve o makamlarda oturanlara dokunmak bir yana hesap dahi soramıyor.

1982 Anayasası'nı hazırlayan cunta bu konuda hiçbir ayrıntıyı ihmal etmedi.

Bu sayede bazı kurumlar ve makamlar dokunulmazlık açısından eskiye nazaran daha da donanımlı hale getirildi.

O kurumlar da hem bazı Anayasa ve yasa maddelerine dayanarak hem de bazı ilkelere, tarihi değerlere kutsallık atfederek, bu değerleri dokunulmaz ilan ederek zırhlarını pekiştirdiler.

Kendilerini uzun yıllar boyunca neredeyse erişilmez, konuşulmaz, tartışılmaz kurumlar gibi kamuoyuna sundular.

Hâlâ “Onlar ne yaparsa yeridir. Bu kurumların yaptıkları kesinlikle denetlenemez, hesap sorulamaz” deniliyor.

Bazı kurumlara mesela orduya, yargıya dokunulmak bir yana hesap dahi sorulamıyor. Bir süre öncesine kadar tartışmak dahi mümkün değildi.

Şimdi biraz tartışılıyor ama, bu bile hâlâ riskler içeriyor.

Çünkü tartışma açanlar, karşı çıkanlar ve hele eleştirenlere karşı bürokrasinin diğer mekanizmaları hemen çalışmaya başlıyor.

Çünkü biliyorlarlar ki bu eleştiriler ve ardından denetim talepleri bir yaygınlaşıp yerleşmeye başlarsa artık imparatorluk benzeri ilahi yetkileri (!) dokunulmazlıkları ve en önemlisi ulvilikleri kalmayacak. Sıradanlaşacaklar. Sorgulanacaklar. Denetlenecekler.

Olması gereken gibi olacaklar. Bu ise onların işine gelmiyor.

Bakın şu son olup bitenlere ve Genelkurmay bildirilerine.

Koskoca Genelkurmay bir gazetenin ABD muhabiri ile çekişiyor. Ben böyle bir Genelkurmay'a niçin saygı duyayım?

Genelkurmay, şu Hudson Enstitüsü'nde tartışılan Türkiye'ye ilişkin felaket senaryolarıyla ilgili haberler nedeniyle malum, klasik suçlamaya sığınıyor.

“Silahlı Kuvvetler yıpratılıyor” diyor. Olayı, 'olmamış' kabul etmemizi istiyor.

Dokunulmazlık zırhına sığınarak “Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım” demek istiyor.

Şemidinli'de de öyle yaptı. Son gece yarısı bildirilerinde de öyle yaptı. Şimdi de bu dokunulmazlık zırhına sığınarak bir olayı, 'olmamış' kabul etmemizi istiyor.

Kusura bakmasınlar ama daha öncekilerde olduğu gibi bu mesele de ben onlara değil gerçeklere inanıyorum.

Ne yapılırsa yapılsın gerçekler yerinde duruyor. Üstelik gerçeklerin silah gücünden ya da dokunulmazlık zırhından falan korktukları da görülmüş değil.

Koray Düzgören...

Logged

allame-i ulul arz  a bağlandım...
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 11:09:21 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Haziran 25, 2007, 12:43:25 ÖS »
selendii
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 326


Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

arkalarında art niyetli yalakaları olduğu sürece ve askerden tırsan medya ile siyasetçiler olduğu sürece bu ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değil...
Logged

allame-i ulul arz  a bağlandım...
« Yanıtla #2 : Haziran 27, 2007, 08:14:07 ÖÖ »
selendii
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 326


Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

eskişehirde bir operasyon....
ümraniye ve bursadan sonra eskişehirdede bu operasyonun bağlantılarına ulaşıldı...

Evde bulunan malzemeler: 1 kalaşnikof, 1 kanas tüfek, kanas dürbünü, 12 el bombası, 2 bıçak, 1 gaz bombası, 15 kg. C 3 patlayıcı, saniyeli fitiller, 1 tabanca ve susturucu.

Eskişehir'deki operasyonda hakkında tutuklama kararı bulunan emekli binbaşı annesinin evinde ele geçirildi. Evde çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi...

hergün çöp toplayan insanlar ekmek paralarını bu yolla kazanıyorar derim ama yanılmışım...
meğer çöp toplayanlar emekli askerlermiş....
ordumuzun kullanmayıp çöpe attığı silahlar,bombalar,askeri teçhizatları toplayıp evlerine yada yakınlarının evlerine götürerek
BOMBA  koleksiyonu
 yapıyorlarmışta haberimiz yokmuş...
yakında bu adamların evinde tanklar,roketatarlar,uçaksavarlar çıkarsa şaşmamalıyız?
nede olsa ordumuz bu malzemeleride çöpe atar....


bu haberlerle ordunun yıpratılmak istendiği falan yok..
burada yanlış giden birşeyler var;emekli olan askerlerin evlerinde nasıl olurda orduya ait mühimmat olur?
bu adamlar ordu malları ilemi yatıp kalkıyorlar?
neden genelkurmay bu olayın üzerine gidip kendini temize çıkarmıyor?
 
Logged

allame-i ulul arz  a bağlandım...
« Yanıtla #3 : Haziran 27, 2007, 08:58:29 ÖÖ »
volkan
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

eskişehirde bir operasyon....
ümraniye ve bursadan sonra eskişehirdede bu operasyonun bağlantılarına ulaşıldı...

Evde bulunan malzemeler: 1 kalaşnikof, 1 kanas tüfek, kanas dürbünü, 12 el bombası, 2 bıçak, 1 gaz bombası, 15 kg. C 3 patlayıcı, saniyeli fitiller, 1 tabanca ve susturucu.

Eskişehir'deki operasyonda hakkında tutuklama kararı bulunan emekli binbaşı annesinin evinde ele geçirildi. Evde çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi...

hergün çöp toplayan insanlar ekmek paralarını bu yolla kazanıyorar derim ama yanılmışım...
meğer çöp toplayanlar emekli askerlermiş....
ordumuzun kullanmayıp çöpe attığı silahlar,bombalar,askeri teçhizatları toplayıp evlerine yada yakınlarının evlerine götürerek
BOMBA  koleksiyonu
 yapıyorlarmışta haberimiz yokmuş...
yakında bu adamların evinde tanklar,roketatarlar,uçaksavarlar çıkarsa şaşmamalıyız?
nede olsa ordumuz bu malzemeleride çöpe atar....


bu haberlerle ordunun yıpratılmak istendiği falan yok..
burada yanlış giden birşeyler var;emekli olan askerlerin evlerinde nasıl olurda orduya ait mühimmat olur?
bu adamlar ordu malları ilemi yatıp kalkıyorlar?
neden genelkurmay bu olayın üzerine gidip kendini temize çıkarmıyor?
 
asker; gider amerikada ülkeyi kana bulama toplantısında kubat talabani ile çayını yudumlar yemeğini yer ama kimseden yeterince ses çıkmaz.
ama bir şehit haberimiz geldimi hükümet hedef alınır o askerlerimizden sorumlu olan genelkurmay değil?
şehit cenazelerinde bakanlara,başbakana,milletvekillerine ve hatta meclis başkanına katil diyenler neden pkk liderlerinin teslimine karşı çıkan iki tuğgenerale ses çıkarmaz?
asker yapınca paşam,sivil yapınca paryam öylemi?

ayrıca:ümraniye,bursa ve en son eskişehirde asker evlerinde çıkan cephanelikle ilgili;

27 Nisanda e-bildirge yayayınlayan Genel Kurmay Başkanlığından bir e-açıklama bekliyoruz.
İnsanlar Peygamberine sevgisinden dolayı kutlu doğum etkinlikleri düzenliyor diye, irtica yaygarası yapanlardan şimdi de sizden e-açıklama beklememiz hakkımız olsa gerek.
 O kadar silah ve patlayıcının emekli bir binbaşının evinde ne işi var.
 Kanal kanal dolaşıp Hükümete Başbakana hakaretler yağdıran emekli genaraller; cephane ev sahipleri emekli subayların komutanları olmasın sakın?
Logged
« Yanıtla #4 : Haziran 27, 2007, 11:28:48 ÖÖ »
muhterem KILINÇ
fakir
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1389


WWW
Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

eskişehirde bir operasyon....
ümraniye ve bursadan sonra eskişehirdede bu operasyonun bağlantılarına ulaşıldı...

Evde bulunan malzemeler: 1 kalaşnikof, 1 kanas tüfek, kanas dürbünü, 12 el bombası, 2 bıçak, 1 gaz bombası, 15 kg. C 3 patlayıcı, saniyeli fitiller, 1 tabanca ve susturucu.

Eskişehir'deki operasyonda hakkında tutuklama kararı bulunan emekli binbaşı annesinin evinde ele geçirildi. Evde çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi...

hergün çöp toplayan insanlar ekmek paralarını bu yolla kazanıyorar derim ama yanılmışım...
meğer çöp toplayanlar emekli askerlermiş....
ordumuzun kullanmayıp çöpe attığı silahlar,bombalar,askeri teçhizatları toplayıp evlerine yada yakınlarının evlerine götürerek
BOMBA  koleksiyonu
 yapıyorlarmışta haberimiz yokmuş...
yakında bu adamların evinde tanklar,roketatarlar,uçaksavarlar çıkarsa şaşmamalıyız?
nede olsa ordumuz bu malzemeleride çöpe atar....


bu haberlerle ordunun yıpratılmak istendiği falan yok..
burada yanlış giden birşeyler var;emekli olan askerlerin evlerinde nasıl olurda orduya ait mühimmat olur?
bu adamlar ordu malları ilemi yatıp kalkıyorlar?
neden genelkurmay bu olayın üzerine gidip kendini temize çıkarmıyor?
 
asker; gider amerikada ülkeyi kana bulama toplantısında kubat talabani ile çayını yudumlar yemeğini yer ama kimseden yeterince ses çıkmaz.
ama bir şehit haberimiz geldimi hükümet hedef alınır o askerlerimizden sorumlu olan genelkurmay değil?
şehit cenazelerinde bakanlara,başbakana,milletvekillerine ve hatta meclis başkanına katil diyenler neden pkk liderlerinin teslimine karşı çıkan iki tuğgenerale ses çıkarmaz?
asker yapınca paşam,sivil yapınca paryam öylemi?

ayrıca:ümraniye,bursa ve en son eskişehirde asker evlerinde çıkan cephanelikle ilgili;

27 Nisanda e-bildirge yayayınlayan Genel Kurmay Başkanlığından bir e-açıklama bekliyoruz.
İnsanlar Peygamberine sevgisinden dolayı kutlu doğum etkinlikleri düzenliyor diye, irtica yaygarası yapanlardan şimdi de sizden e-açıklama beklememiz hakkımız olsa gerek.
 O kadar silah ve patlayıcının emekli bir binbaşının evinde ne işi var.
 Kanal kanal dolaşıp Hükümete Başbakana hakaretler yağdıran emekli genaraller; cephane ev sahipleri emekli subayların komutanları olmasın sakın?

tüm cümlelerine katılıyorum ...AYNEN...
Logged

"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
« Yanıtla #5 : Haziran 27, 2007, 01:59:07 ÖS »
selendii
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 326


Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

eskişehirde bir operasyon....
ümraniye ve bursadan sonra eskişehirdede bu operasyonun bağlantılarına ulaşıldı...

Evde bulunan malzemeler: 1 kalaşnikof, 1 kanas tüfek, kanas dürbünü, 12 el bombası, 2 bıçak, 1 gaz bombası, 15 kg. C 3 patlayıcı, saniyeli fitiller, 1 tabanca ve susturucu.

Eskişehir'deki operasyonda hakkında tutuklama kararı bulunan emekli binbaşı annesinin evinde ele geçirildi. Evde çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmat ele geçirildi...

hergün çöp toplayan insanlar ekmek paralarını bu yolla kazanıyorar derim ama yanılmışım...
meğer çöp toplayanlar emekli askerlermiş....
ordumuzun kullanmayıp çöpe attığı silahlar,bombalar,askeri teçhizatları toplayıp evlerine yada yakınlarının evlerine götürerek
BOMBA  koleksiyonu
 yapıyorlarmışta haberimiz yokmuş...
yakında bu adamların evinde tanklar,roketatarlar,uçaksavarlar çıkarsa şaşmamalıyız?
nede olsa ordumuz bu malzemeleride çöpe atar....


bu haberlerle ordunun yıpratılmak istendiği falan yok..
burada yanlış giden birşeyler var;emekli olan askerlerin evlerinde nasıl olurda orduya ait mühimmat olur?
bu adamlar ordu malları ilemi yatıp kalkıyorlar?
neden genelkurmay bu olayın üzerine gidip kendini temize çıkarmıyor?
 
asker; gider amerikada ülkeyi kana bulama toplantısında kubat talabani ile çayını yudumlar yemeğini yer ama kimseden yeterince ses çıkmaz.
ama bir şehit haberimiz geldimi hükümet hedef alınır o askerlerimizden sorumlu olan genelkurmay değil?
şehit cenazelerinde bakanlara,başbakana,milletvekillerine ve hatta meclis başkanına katil diyenler neden pkk liderlerinin teslimine karşı çıkan iki tuğgenerale ses çıkarmaz?
asker yapınca paşam,sivil yapınca paryam öylemi?

ayrıca:ümraniye,bursa ve en son eskişehirde asker evlerinde çıkan cephanelikle ilgili;

27 Nisanda e-bildirge yayayınlayan Genel Kurmay Başkanlığından bir e-açıklama bekliyoruz.
İnsanlar Peygamberine sevgisinden dolayı kutlu doğum etkinlikleri düzenliyor diye, irtica yaygarası yapanlardan şimdi de sizden e-açıklama beklememiz hakkımız olsa gerek.
 O kadar silah ve patlayıcının emekli bir binbaşının evinde ne işi var.
 Kanal kanal dolaşıp Hükümete Başbakana hakaretler yağdıran emekli genaraller; cephane ev sahipleri emekli subayların komutanları olmasın sakın?
olurmu olur...
çünkü zamanında terörle mücadelede yeteri kadar başarılı olamamışlar şimdide tv.de çıkıp terörün nasıl bitirileceğini ve kökününnasıl kazınılacağı dersi veriyorlar..
iyide paşalar zamanında niye kökünü kurutamadınız terörün?
Logged

allame-i ulul arz  a bağlandım...
« Yanıtla #6 : Haziran 29, 2007, 09:54:38 ÖÖ »
selendii
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 326


Ynt: Ben güçlüyüm. Dokunulmaz ve tartışılmaz olan benim. Öyleyse ben haklıyım

CHP'li Hacaloğlu'ndan ÇETE yorumu

Çeteler, yabancı istihbaratların kullanımına açık.

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu'nun ismini Türkiye, 1995'te insan haklarından sorumlu devlet bakanlığı yaptığı dönemde tanıdı. Şu günlerde İstanbul 1. Bölge'de seçim çalışmalarını sürdüren Hacaloğlu, devlet içindeki çeteleşmelerden kaygılı.

Bakanlık yaptığı dönemde bu yapılanmalar konusunda önemli tecrübeleri bulunan Hacaloğlu, "Her türlü çeteleşmeye, illegal duruma müdahale edilmeli. Bütün iddiaların üzerine gidilmeli." diyor. Özellikle son birkaç yılda ortaya çıkarılan çetelere dikkat çekerken, bunların bazılarının münferit olduğunu, bazılarının ise Türkiye'yi kurtarma misyonuna soyunduğunu kaydediyor. Söz konusu oluşumların yabancı istihbarat servisleri tarafından kullanılmaya müsait olduğuna da işaret eden CHP Genel Sekreter Yardımcısı, çetelerin üzerine gidilmesi için polis teşkilatının güçlendirilmesini istiyor.

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu, partinin kurmaylarından. İstanbul 1. Bölge'de İlhan Kesici'nin ardından ikinci sırada. Hemen her gün seçmenleriyle buluşan Hacaloğlu, 22 Temmuz'u iple çekiyor. AK Parti'yi büyük bir yenilgiye uğratacaklarını düşünüyor. DSP ile yaptıkları ittifakın ve Cumhuriyet mitinglerinin kendilerine oy getireceğine inanıyor. Hükümetin icraatlarının toplumda güvensizlik meydana getirdiğini savunan CHP'li vekil, ekonomide istenilen başarının sağlanamadığı kanaatinde. Hacaloğlu'nun muhtemel Kuzey Irak operasyonu konusundaki görüşleri ise partisinin düşüncesinden farklı. Türkiye'nin güvenliğinin sağlanması için Kuzey Irak'a girilmesinin şart olmadığını vurguluyor. "Kalkıp da dağlara bayırlara askerlerimizi sürüp maceraya girmemize gerek yok." ifadesini kullanıyor. Sorunun çözümünün 'ABD karşısında dik bir duruş sergilemek' olduğunu belirtiyor. Kuzey Irak kaynaklı terörün son bulması için, "ABD'nin vidayı sıkması"nın yeterli olacağı tespitini yapıyor. Bölgedeki asıl gücün Talabani ve Barzani olmadığını anlatırken ikilinin arkasındaki ABD desteğine göndermede bulunuyor.

Hacaloğlu, medyada yer alan kamuoyu anketlerine itibar etmiyor. AK Parti'nin oy kaybedeceğini söylüyor. İktidara geldiklerinde sosyal politikalara ağırlık vereceklerini anlatan CHP'li vekil, "Sigortaları olmayan ve üyelerinden kimsenin çalışmadığı ailelere ayda 350 YTL ödeme yapacağız. Herkesi sağlık sigortası kapsamına alacağız." diyor. Hacaloğu, tarımsal desteği de iki katına çıkaracakları sözünü veriyor. Türkiye'nin AB'ye mahkum olmadığının altını çiziyor. Sosyal ve ekonomik alandaki iyileşmelerin, ülkenin öz kaynaklarıyla sağlanabileceğini öne sürüyor. Türkiye gündeminden düşmeyen laiklik tartışmasından bahsederken, laikliğin inançlara karşı bir tehdit olarak algılanmamasını istiyor.

Çetelere karşı polis güçlendirilmeli

Bir dönem insan haklarından sorumlu devlet bakanlığı görevini üstlenen Hacaloğlu'nun en hassas olduğu hususlardan biri devlet içindeki çeteler. Gayri hukuki oluşumlara karşı olduklarını vurgulayan Hacaloğlu, "Her türlü çeteleşmeye, her türlü illegal duruma müdahale edilmeli. Bütün iddiaların üzerine gidilmeli." diyor. Hacaloğlu, son birkaç yılda ortaya çıkarılan çetelere dikkat çekiyor. Bu çetelerin bazılarının münferit, bazılarının Türkiye'yi kurtarma misyonuna soyunduğunu vurguluyor. Söz konusu oluşumların yabancı istihbarat servisleri tarafından kullanılmaya müsait olduğunu kaydediyor. Çetelerin üzerine gidilmesi için polis teşkilatının güçlendirilmesini talep ediyor. Polis teşkilatına siyasi müdahalelerin önüne geçilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.

Zaman
 
Logged

allame-i ulul arz  a bağlandım...
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions