Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » BUYRUN MUHABBETE :)) » Yaşam
 Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...  (Okunma Sayısı 921 defa) Seçenekler Arama
« : Haziran 29, 2006, 02:44:06 ÖS »
r a p u n z e l
uçan depik:)
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2671


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

arkadaşlar uzun biraz ama, okudukça haz alacaksınız, atalarımızla onur duyacaksınız... herkesle paylaşmak istedim... istedim ki bu konudan mağdur olduklarını sananlar ibret alsınlar...Umarım atalarımın bu çabaları bir gün gelir amacına ulaşır. Yorum sizin!!!


Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, yaklaşık 600 yıl 3 kıtada çeşitli milletlerden insanları barış içinde bir arada tutan Osmanlı hoşgörüsü ve adaletinin belgelere yansıyan örneklerini, ''Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak'' adlı kitapta topladı.

Kitapta yer alan belgelere göre, Batılıların ''Muhteşem Süleyman'' olarak tanıdıkları Kanuni Sultan Süleyman, 1560'da beylerine, ''Her türlü vergiyi sadece kanunlar çerçevesinde toplattırasın. Hiçbir kimseye fazladan bir akça dahi aldırtmayasın'' emrini verirken, 2. Abdülhamid, 1894'te binlerce kilometre uzaklıktaki Amerika'da orman yangınlarından zarar görenlere 300 lira yardım gönderdi. Abdülaziz, Sivas'tan Rusya'ya göç eden 30 kadar Rum ailenin tekrar Osmanlı devletine dönmek istemeleri üzerine yol masraflarının karşılanması için emir verirken, Genç Sancağının Akçasırt Köyünden 13 Ermeni eşkıya, pişmanlıklarından dolayı 2. Abdülhamit tarafından affedilerek iskan edildi.

FATİH'İN HOŞGÖRÜSÜ...
Batılılara Osmanlı hoşgörüsünü ilk tanıtan padişahlardan Fatih Sultan Mehmet, 4 Nisan 1478 tarihli Bosna ruhbanlarının dini hayatlarını serbestçe sürdürebilmeleri hakkındaki fermanında şöyle seslendi: ''Ben ki, Sultan Mehmed Hanım... İhsan edip Bosna rahiplerine buyurdum ki; Kiliselerinizde korkusuzca ibadet ve memleketimizde korkusuzca ikamet edin. Ne vezirlerimden ne de halkımdan kimse bunları incitmesin ve rencide etmesin. Allah'a, Peygamber'e, Kur'an'a ve kuşandığım kılıca yemin olsun ki, canları, malları ve kiliseleri bana itaat ettikleri sürece güvencem altındadır.'' Fatih Sultan Mehmed, Kudüs ruhbanlarının dini hayatlarını serbestçe sürdürebilmeleri hakkındaki 29 Eylül 1458 tarihli fermanında da şöyle emir verdi: ''Makamıma gelip yüz sürerek ellerinde mevcut olan Hz. Peygamber ve Hz. Ömer'den bu yana Kudüs-ü Şerif'teki Hz. İsa'nın doğduğu Beytüllahm Kilisesi, Kamame Kilisesi v.b. kutsal mekanlar ile ilgili sahip oldukları hak ve imtiyazları yeniden talep eden Kudüs Rum patriği Atnasyos ve ruhbanlarına aynı imtiyazları verdim. Bunları kimse rencide etmesin. Kim ki, bu hükmün feshini murad ederse Allah'ın ve Resulünün hışmına uğrasın.''

''KİMSEDEN FAZLA VERGİ ALINMASIN''
Kanuni Sultan Süleyman ise 16 Ağustos 1560 tarihli fermanında, halktan fazla vergi toplanmamasını istedi. Kanuni'nin fermanı şöyle: ''Semendire Beyine hüküm ki, Huzur içinde yaşayan halkımdan hiç kimseye hiç bir zaman zulmedilmesine rızam yoktur. Vergi toplama görevinde bulunanların kanuna aykırı olarak halktan fazla akça aldıklarını işittim ve buyurdum ki; Her türlü vergiyi sadece kanunlar çerçevesinde toplattırasın. Hiçbir kimseye fazladan bir akça dahi aldırtmayasın. Dinlemeyenleri yazıp bildiresin...''

YORTU GÜNÜNE RASTLAYAN PAZARIN KALDIRILMASI Abdülmecid, 30 Mart 1847 tarihli fermanında halkın rahatça ibadet edebilmesi için yortu gününe rastlayan pazarın başka günlere alınması için emir verdi. Abdülmecid fermanında, ''Yenişehir-i Fener'de öteden beri her hafta pazar, çarşamba ve cuma günleri kurulan pazarın, pazar günleri halkın yortu gününe rastlaması sebebiyle sadece çarşamba ve cuma günleri kurulması ve Defterhane-i Amire'deki kaydının da değiştirilmesi hususu emrim olmuştur'' dedi. 2. Abdülhamit ise 1895'te maddi sıkıntı içinde bulunan Ermeni Katolik Patrikhanesi'ne yardım yapılması için emir verirken, 3. Selim, çıkardığı fermanla İstanbul'da yaşayan Ermeni ve Rumların evlilikleri sırasında kanunsuz vergi alınmamasını istedi. 3. Selim, 14 Aralık 1793 tarihli fermanında, şöyle dedi: ''İstanbul ve civarında oturan Rum ve Ermenilerin evlilikleri esnasında resmi vergi ve harçlardan başka kanunlara aykırı yollardan akça talebiyle rencide edilmemelerine ve fakir halkın himayesine dikkat etmeniz hususunda fermanım sadır olmuştur. Buyurdum ki, emrime uyma konusunda son derece hassas ve dikkatli olasınız ve aksine hareket etmekten sakınasınız.'' Sultan 5. Mehmed Reşat da, 1914 tarihli yazısında, ''Beykoz'a bağlı Polonezköyü'nde Bezm'i Alem Valide Sultan Vakfı'na ait arsa üzerine okul, kilise ve çan kulesinin yapılmasına izin verdiğini'' bildirdi.

OSMANLI HOŞGÖRÜSÜNE SIĞINANLAR...
Osmanlı padişahları, topraklarına sığınan yabancılara da büyük hoşgörü ile yaklaştı. Sultan Abdülaziz, Horasan Hükümdarı'nın ilticasına ilişkin 1861 tarihli Erzurum Valisi'ne gönderdiği emirde şöyle dedi: ''Horasan hükümdarı iken otuz sene önce İran devleti tarafından Tebriz'e sürülen Muhammed Han, Osmanlı devletine sığınmak maksadıyla İstanbul'a gelmek üzere yola çıkmıştır. Bu gibi devlet adamlarına ikram ve ihsanda bulunmak yakışık alacağından kendisine en güzel şekilde yardımda bulunulması uygun olacağı görüşündeyim.'' Abdülaziz de 5 Eylül 1865 tarihli emrinde, ''Sivas'tan Rusya'ya göç eden 30 kadar Rum ailenin, tekrar Osmanlı devletine sığınmak istemeleri ancak maddi imkana sahip olmadıkları için kendilerine yol masrafı olarak Tiflis'teki Osmanlı devleti temsilcisi aracılığıyla ihtiyaçları olan paranın verilmesi''ni istedi.

İSPANYA VE PORTEKİZ'DEN KOVULANLAR...
Kitapta, İspanya ve Portekiz'den kovularak Osmanlı hoşgörüsüne sığınan Yahudilerin tahrir kayıtları da bulunuyor. 1519 tarihli tahrir kayıtlarında İspanya ve Portekiz'den kovulmalarıyla Osmanlı devletine iltica edip Edirne'ye yerleştirilen Katalan cemaatine ait 29 hane, Portekiz cemaatine ait 45 hane, Alman cemaatine ait 8 hane, İspanya cemaatine ait 42 hane, Bolye mahallesinden 33 hane ile Gerur cemaatinden haneler ile aile reislerinin isimlerine yer veriliyor.

ERMENİLERE GÖSTERİLEN HOŞGÖRÜ...
Paris'te A. Amadonu, Liyon Hıraçya, K. Mıhitarof, A. Kirkoryaniç, K. Milenyan, Y. Masisyan ve Ş. Kananyan adlı Ermeni komite reisleri, Osmanlı Sarayı'na gönderdikleri 1898 tarihli mektupta, yaptıklarından pişmanlıklarını şöyle dile getirdi: ''Bizler Ermeni milleti olarak, Osmanlı padişahlarının diğer tebaaya olduğu gibi Ermenilere de pek çok lütuf ve ihsanda bulunduklarına şahidiz. Zaten İslam ve Ermeni milletleri arasında eskiden beri dostluk münasebetleri mevcuttur. Bazı bozguncuların yalan sözlerine rağmen biz Osmanlı devletinin hizmetinde sadıkane çalışmaktan geri durmayacağız. Zira Osmanlı uyruğunda olmak, bizim için bir iftihar vesilesidir.'' Öte yandan 2. Abdülhamit, 1904 yılında Ermenilere gösterilen hoşgörünün bir örneğini daha sergiledi. Muş'un Akçasırt köyünden evlerini yakarak dağa çıkan 13 Ermeni pişmanlıkları dolayısıyla 2. Abdülhamit tarafından affedilerek iskan edildi.

FELAKET YAŞAYAN ÜLKELERE YARDIMLAR
Osmanlının hoşgörüsü, başka kıtalara da uzandı. 2. Abdülhamid, 18 Eylül 1894 tarihinde binlerce kilometre uzaklıktaki Amerika'da orman yangınlarından zarar görenlere 300 lira yardım gönderdi. Osmanlının bu yardımına karşılık, Washington Sefareti bir yazıyla teşekkürlerini bildirirken, bütün Amerikan gazeteleri de bu yardımdan övgü ile bahsetti. Abdülmecid, 1847'de İrlanda'da meydana gelen büyük kıtlık nedeniyle bu ülkeye cömert bir yardım yaparak diğer Avrupa devletlerine örnek olurken, 2. Abdülhamit 1900 yılında Hindistan'da kıtlık çeken halka Bağdat ve Basra'dan yeterli miktarda zahire satın alınarak gönderilmesi için talimat verdi.

''BİRLİKTE YAŞAMAK''
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay, kitaba ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı Devleti'nin yaklaşık 600 yıllık bir dönemde bünyesinde farklı din, millet, mezhep ve kültüre sahip bir insan topluluğunu adil bir yönetim anlayışıyla barış içinde yönetme kabiliyetini gösterdiğini söyledi. Osmanlı devletinin bu adil yönetimi sayesinde birbirinden çok farklı özelliklere sahip insanların, kendi dil, din ve kültürlerini serbestçe yaşayabildiklerini kaydeden Sarınay, şunları kaydetti: ''Bunun adı günümüz diliyle 'birlikte yaşamak'tır. Birlikte yaşamak demek, çok kültürlülük içinde birbirlerine hoşgörü gösterebilmesidir. Bugünün dünyasının temel sorunu olan bu konuda Osmanlı Devleti zengin bir tecrübeye sahiptir. İşte bu tecrübe, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığında belgeler ışığında hazırlanan 'Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak' isimli kitapla ortaya konulmaktadır.'' dedi.
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC][COLOR="Purple"][SIZE="4"][FONT="Palatino Linotype"]Uçurumun önünde, ölüme kafa tutarcasına sarkmaktayım, ifadelerinizi tartmaktayım, yabani yamyamlar tarafından yabana atılmaktayım!
Selametle!
[/FONT][/SIZE]
[/COLOR]
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 11:03:31 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Haziran 29, 2006, 02:59:56 ÖS »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Alıntı sahibi: nupelda
arkadaşlar uzun biraz ama, okudukça haz alacaksınız, atalarımızla onur duyacaksınız... herkesle paylaşmak istedim... istedim ki bu konudan mağdur olduklarını sananlar ibret alsınlar...Umarım atalarımın bu çabaları bir gün gelir amacına ulaşır. Yorum sizin!!!
 
 
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, yaklaşık 600 yıl 3 kıtada çeşitli milletlerden insanları barış içinde bir arada tutan Osmanlı hoşgörüsü ve adaletinin belgelere yansıyan örneklerini, ''Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak'' adlı kitapta topladı.
 
Kitapta yer alan belgelere göre, Batılıların ''Muhteşem Süleyman'' olarak tanıdıkları Kanuni Sultan Süleyman, 1560'da beylerine, ''Her türlü vergiyi sadece kanunlar çerçevesinde toplattırasın. Hiçbir kimseye fazladan bir akça dahi aldırtmayasın'' emrini verirken, 2. Abdülhamid, 1894'te binlerce kilometre uzaklıktaki Amerika'da orman yangınlarından zarar görenlere 300 lira yardım gönderdi. Abdülaziz, Sivas'tan Rusya'ya göç eden 30 kadar Rum ailenin tekrar Osmanlı devletine dönmek istemeleri üzerine yol masraflarının karşılanması için emir verirken, Genç Sancağının Akçasırt Köyünden 13 Ermeni eşkıya, pişmanlıklarından dolayı 2. Abdülhamit tarafından affedilerek iskan edildi.
 
FATİH'İN HOŞGÖRÜSÜ...
Batılılara Osmanlı hoşgörüsünü ilk tanıtan padişahlardan Fatih Sultan Mehmet, 4 Nisan 1478 tarihli Bosna ruhbanlarının dini hayatlarını serbestçe sürdürebilmeleri hakkındaki fermanında şöyle seslendi: ''Ben ki, Sultan Mehmed Hanım... İhsan edip Bosna rahiplerine buyurdum ki; Kiliselerinizde korkusuzca ibadet ve memleketimizde korkusuzca ikamet edin. Ne vezirlerimden ne de halkımdan kimse bunları incitmesin ve rencide etmesin. Allah'a, Peygamber'e, Kur'an'a ve kuşandığım kılıca yemin olsun ki, canları, malları ve kiliseleri bana itaat ettikleri sürece güvencem altındadır.'' Fatih Sultan Mehmed, Kudüs ruhbanlarının dini hayatlarını serbestçe sürdürebilmeleri hakkındaki 29 Eylül 1458 tarihli fermanında da şöyle emir verdi: ''Makamıma gelip yüz sürerek ellerinde mevcut olan Hz. Peygamber ve Hz. Ömer'den bu yana Kudüs-ü Şerif'teki Hz. İsa'nın doğduğu Beytüllahm Kilisesi, Kamame Kilisesi v.b. kutsal mekanlar ile ilgili sahip oldukları hak ve imtiyazları yeniden talep eden Kudüs Rum patriği Atnasyos ve ruhbanlarına aynı imtiyazları verdim. Bunları kimse rencide etmesin. Kim ki, bu hükmün feshini murad ederse Allah'ın ve Resulünün hışmına uğrasın.''
 
''KİMSEDEN FAZLA VERGİ ALINMASIN''
Kanuni Sultan Süleyman ise 16 Ağustos 1560 tarihli fermanında, halktan fazla vergi toplanmamasını istedi. Kanuni'nin fermanı şöyle: ''Semendire Beyine hüküm ki, Huzur içinde yaşayan halkımdan hiç kimseye hiç bir zaman zulmedilmesine rızam yoktur. Vergi toplama görevinde bulunanların kanuna aykırı olarak halktan fazla akça aldıklarını işittim ve buyurdum ki; Her türlü vergiyi sadece kanunlar çerçevesinde toplattırasın. Hiçbir kimseye fazladan bir akça dahi aldırtmayasın. Dinlemeyenleri yazıp bildiresin...''
 
YORTU GÜNÜNE RASTLAYAN PAZARIN KALDIRILMASI Abdülmecid, 30 Mart 1847 tarihli fermanında halkın rahatça ibadet edebilmesi için yortu gününe rastlayan pazarın başka günlere alınması için emir verdi. Abdülmecid fermanında, ''Yenişehir-i Fener'de öteden beri her hafta pazar, çarşamba ve cuma günleri kurulan pazarın, pazar günleri halkın yortu gününe rastlaması sebebiyle sadece çarşamba ve cuma günleri kurulması ve Defterhane-i Amire'deki kaydının da değiştirilmesi hususu emrim olmuştur'' dedi. 2. Abdülhamit ise 1895'te maddi sıkıntı içinde bulunan Ermeni Katolik Patrikhanesi'ne yardım yapılması için emir verirken, 3. Selim, çıkardığı fermanla İstanbul'da yaşayan Ermeni ve Rumların evlilikleri sırasında kanunsuz vergi alınmamasını istedi. 3. Selim, 14 Aralık 1793 tarihli fermanında, şöyle dedi: ''İstanbul ve civarında oturan Rum ve Ermenilerin evlilikleri esnasında resmi vergi ve harçlardan başka kanunlara aykırı yollardan akça talebiyle rencide edilmemelerine ve fakir halkın himayesine dikkat etmeniz hususunda fermanım sadır olmuştur. Buyurdum ki, emrime uyma konusunda son derece hassas ve dikkatli olasınız ve aksine hareket etmekten sakınasınız.'' Sultan 5. Mehmed Reşat da, 1914 tarihli yazısında, ''Beykoz'a bağlı Polonezköyü'nde Bezm'i Alem Valide Sultan Vakfı'na ait arsa üzerine okul, kilise ve çan kulesinin yapılmasına izin verdiğini'' bildirdi.
 
OSMANLI HOŞGÖRÜSÜNE SIĞINANLAR...
Osmanlı padişahları, topraklarına sığınan yabancılara da büyük hoşgörü ile yaklaştı. Sultan Abdülaziz, Horasan Hükümdarı'nın ilticasına ilişkin 1861 tarihli Erzurum Valisi'ne gönderdiği emirde şöyle dedi: ''Horasan hükümdarı iken otuz sene önce İran devleti tarafından Tebriz'e sürülen Muhammed Han, Osmanlı devletine sığınmak maksadıyla İstanbul'a gelmek üzere yola çıkmıştır. Bu gibi devlet adamlarına ikram ve ihsanda bulunmak yakışık alacağından kendisine en güzel şekilde yardımda bulunulması uygun olacağı görüşündeyim.'' Abdülaziz de 5 Eylül 1865 tarihli emrinde, ''Sivas'tan Rusya'ya göç eden 30 kadar Rum ailenin, tekrar Osmanlı devletine sığınmak istemeleri ancak maddi imkana sahip olmadıkları için kendilerine yol masrafı olarak Tiflis'teki Osmanlı devleti temsilcisi aracılığıyla ihtiyaçları olan paranın verilmesi''ni istedi.
 
İSPANYA VE PORTEKİZ'DEN KOVULANLAR...
Kitapta, İspanya ve Portekiz'den kovularak Osmanlı hoşgörüsüne sığınan Yahudilerin tahrir kayıtları da bulunuyor. 1519 tarihli tahrir kayıtlarında İspanya ve Portekiz'den kovulmalarıyla Osmanlı devletine iltica edip Edirne'ye yerleştirilen Katalan cemaatine ait 29 hane, Portekiz cemaatine ait 45 hane, Alman cemaatine ait 8 hane, İspanya cemaatine ait 42 hane, Bolye mahallesinden 33 hane ile Gerur cemaatinden haneler ile aile reislerinin isimlerine yer veriliyor.
 
ERMENİLERE GÖSTERİLEN HOŞGÖRÜ...
Paris'te A. Amadonu, Liyon Hıraçya, K. Mıhitarof, A. Kirkoryaniç, K. Milenyan, Y. Masisyan ve Ş. Kananyan adlı Ermeni komite reisleri, Osmanlı Sarayı'na gönderdikleri 1898 tarihli mektupta, yaptıklarından pişmanlıklarını şöyle dile getirdi: ''Bizler Ermeni milleti olarak, Osmanlı padişahlarının diğer tebaaya olduğu gibi Ermenilere de pek çok lütuf ve ihsanda bulunduklarına şahidiz. Zaten İslam ve Ermeni milletleri arasında eskiden beri dostluk münasebetleri mevcuttur. Bazı bozguncuların yalan sözlerine rağmen biz Osmanlı devletinin hizmetinde sadıkane çalışmaktan geri durmayacağız. Zira Osmanlı uyruğunda olmak, bizim için bir iftihar vesilesidir.'' Öte yandan 2. Abdülhamit, 1904 yılında Ermenilere gösterilen hoşgörünün bir örneğini daha sergiledi. Muş'un Akçasırt köyünden evlerini yakarak dağa çıkan 13 Ermeni pişmanlıkları dolayısıyla 2. Abdülhamit tarafından affedilerek iskan edildi.
 
FELAKET YAŞAYAN ÜLKELERE YARDIMLAR
Osmanlının hoşgörüsü, başka kıtalara da uzandı. 2. Abdülhamid, 18 Eylül 1894 tarihinde binlerce kilometre uzaklıktaki Amerika'da orman yangınlarından zarar görenlere 300 lira yardım gönderdi. Osmanlının bu yardımına karşılık, Washington Sefareti bir yazıyla teşekkürlerini bildirirken, bütün Amerikan gazeteleri de bu yardımdan övgü ile bahsetti. Abdülmecid, 1847'de İrlanda'da meydana gelen büyük kıtlık nedeniyle bu ülkeye cömert bir yardım yaparak diğer Avrupa devletlerine örnek olurken, 2. Abdülhamit 1900 yılında Hindistan'da kıtlık çeken halka Bağdat ve Basra'dan yeterli miktarda zahire satın alınarak gönderilmesi için talimat verdi.
 
''BİRLİKTE YAŞAMAK''
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay, kitaba ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı Devleti'nin yaklaşık 600 yıllık bir dönemde bünyesinde farklı din, millet, mezhep ve kültüre sahip bir insan topluluğunu adil bir yönetim anlayışıyla barış içinde yönetme kabiliyetini gösterdiğini söyledi. Osmanlı devletinin bu adil yönetimi sayesinde birbirinden çok farklı özelliklere sahip insanların, kendi dil, din ve kültürlerini serbestçe yaşayabildiklerini kaydeden Sarınay, şunları kaydetti: ''Bunun adı günümüz diliyle 'birlikte yaşamak'tır. Birlikte yaşamak demek, çok kültürlülük içinde birbirlerine hoşgörü gösterebilmesidir. Bugünün dünyasının temel sorunu olan bu konuda Osmanlı Devleti zengin bir tecrübeye sahiptir. İşte bu tecrübe, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığında belgeler ışığında hazırlanan 'Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak' isimli kitapla ortaya konulmaktadır.'' dedi.
olay budur..
işte OSMANLININ ADALETİ
işte OSMANLININ HOŞGÖRÜSÜ
tşk.ler bu değerli paylaşım için...
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
« Yanıtla #2 : Haziran 29, 2006, 03:02:09 ÖS »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Teşekkürler bilgiler için
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

« Yanıtla #3 : Haziran 29, 2006, 03:42:02 ÖS »
gofur
YALNIZ KURT
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2069


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

umutzi nupeldanın atesi var sanırım xantiden hastalık kapmıs bence... Smiley)eline saglık nupelda senden beklenmeyecek kadar güzel ve anlamlı bir yazı:)Smiley
Logged



[COLOR="Red"]HEPİMİZ  TÜRK'ÜZ[/COLOR]
[COLOR="Red"]Kansızlık yoksa...[/COLOR]...
« Yanıtla #4 : Haziran 29, 2006, 03:45:06 ÖS »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Alıntı sahibi: gofur
umutzi nupeldanın atesi var sanırım xantiden hastalık kapmıs bence... Smiley)eline saglık nupelda senden beklenmeyecek kadar güzel ve anlamlı bir yazı:)Smiley

Duydun dimi seni çekiştirdiğimizi kim haber verdi olum sana bakim.Smiley:)Gizli ajanın kim senin ha SmileySmileySmileySmileySmiley
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

« Yanıtla #5 : Haziran 29, 2006, 04:03:19 ÖS »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

teşekkürler nupelda
güzel bi konuyu paylaşmışsın
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
« Yanıtla #6 : Haziran 29, 2006, 04:11:46 ÖS »
r a p u n z e l
uçan depik:)
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2671


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Alıntı sahibi: gofur
umutzi nupeldanın atesi var sanırım xantiden hastalık kapmıs bence... Smiley)eline saglık nupelda senden beklenmeyecek kadar güzel ve anlamlı bir yazı:)Smiley

tongue tongue tongue

HERALDEM BENİM DE VAR Bİ KAPLİM, PARDON KALBİM... BENDE NORMAL İNSANLAR GİBİ DUYGUSALLANABİLİYOM DEMİ... TAMAM KABUL NADİREN OLUYO AMA OLUYO GÖRDÜN MÜ tongue tongue
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC][COLOR="Purple"][SIZE="4"][FONT="Palatino Linotype"]Uçurumun önünde, ölüme kafa tutarcasına sarkmaktayım, ifadelerinizi tartmaktayım, yabani yamyamlar tarafından yabana atılmaktayım!
Selametle!
[/FONT][/SIZE]
[/COLOR]
« Yanıtla #7 : Haziran 30, 2006, 10:45:09 ÖÖ »
gofur
YALNIZ KURT
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2069


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Hoşgörü,sağlam bi otorite,halkın otoriteye sonsuz güveni ve en önemlisi adalet...
Bu sağlanırsa toplumda düzen olur...
Yoksa kapkaç yapan yaşı küçük diye salınıp defalarca bu işi yaparsa...
Sokaklarda her türlü kabadayılık,serserilik mübahsa....
Sade vatandaş şunu yapmak kalıyor...
Evine çelik kapı taktır..
Alt katlarda oturuyosan evini hapishane gibi balkonlar dahil parmaklıklarla çevir.
Arabana direksiyon kilidi al.
Sokakta belli mevkilerde belli saatlerde kanun sensin ..Ona göre..
İşte Osmanlıyı Osmanlı yapan değerler....
Logged



[COLOR="Red"]HEPİMİZ  TÜRK'ÜZ[/COLOR]
[COLOR="Red"]Kansızlık yoksa...[/COLOR]...
« Yanıtla #8 : Haziran 30, 2006, 10:49:31 ÖÖ »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Kanunları AB'ye göre uygulamaya kalkarsan olacağı budur...
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

« Yanıtla #9 : Haziran 30, 2006, 10:50:09 ÖÖ »
yahya
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1645


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

damardan girmişiniz ha......

muhterem olsaydı şimdi en az beş sayfa yazmıştı valla.....
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
« Yanıtla #10 : Haziran 30, 2006, 01:29:25 ÖS »
reney45
zamanı az
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1258


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

süper  bir paylaşım ...
 
teşekkürler... nupelda...
Logged


  • [COLOR=darkslateblue]Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz.[/COLOR]
  • Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
[/COLOR][/SIZE][/SIZE]
« Yanıtla #11 : Haziran 30, 2006, 02:49:27 ÖS »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

Alıntı sahibi: gofur
Hoşgörü,sağlam bi otorite,halkın otoriteye sonsuz güveni ve en önemlisi adalet...
Bu sağlanırsa toplumda düzen olur...
Yoksa kapkaç yapan yaşı küçük diye salınıp defalarca bu işi yaparsa...
Sokaklarda her türlü kabadayılık,serserilik mübahsa....
Sade vatandaş şunu yapmak kalıyor...
Evine çelik kapı taktır..
Alt katlarda oturuyosan evini hapishane gibi balkonlar dahil parmaklıklarla çevir.
Arabana direksiyon kilidi al.
Sokakta belli mevkilerde belli saatlerde kanun sensin ..Ona göre..
İşte Osmanlıyı Osmanlı yapan değerler....
insanlar menfaatleri için birbirinin açığını kollar olmuş..
Gofur a tamamen katılıyorum..
nerede kaldı o eski güven ve huzulu ortamlar...
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
« Yanıtla #12 : Haziran 30, 2006, 03:28:09 ÖS »
muhterem KILINÇ
fakir
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1389


WWW
Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

YAVUZ Bahadıroğlu'NUN

BİZ OSMANLIYIZ
KİTABINI Bu vesaile ile tüm selendi.com forum üyelerine
tavsiye ediyorum.

ben bu kitabı okudum,  hava atıyorum arkadaşlar Cheesy   DİKKAAAT!;) Cheesy
Logged

"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
« Yanıtla #13 : Haziran 30, 2006, 03:28:39 ÖS »
muhterem KILINÇ
fakir
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1389


WWW
Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

ALINTI...

Osmanlı toplumu, bir 'sevgi, şefkat ve yardım toplumu'ydu. Devlet, 'hayat ve hayrat devleti', insan 'hayrat ve hasenat insanı'ydı.

Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuli şeylere yer yoktu.

Osmanlı insanı 'kıble yürekli'ydi. Faziletliydi, dürüsttü, çevreciydi, medeniydi, nazikti; cihana örnekti. Hedef ve gayret sahibiydi. Zaferler ve başarılar hayatın bir parçasıydı.

Osmanlı'da, insan hakları gözetilirdi. Herkes ibadetinde, kıyafetinde, seyahatinde, ticaretinde özgürdü.

Osmanlı'da 'güçlü olan haklı' değil, 'haklı olan güçlü'ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı.

Devlet milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada yaşamıştı.

Osmanlı, yetiştirdiği 'cevher insan'larla dünyaya nam salmıştı.

Tarih gerçek bir “ibret aynası” ve tam bir “tecrübe tahtası”dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. Bugün, geçmişimizden ders almanın ve “yeniden Osmanlı” demenin tam zamanı…
Logged

"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
« Yanıtla #14 : Haziran 30, 2006, 03:33:32 ÖS »
r a p u n z e l
uçan depik:)
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2671


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

teşekkürler hocam
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC][COLOR="Purple"][SIZE="4"][FONT="Palatino Linotype"]Uçurumun önünde, ölüme kafa tutarcasına sarkmaktayım, ifadelerinizi tartmaktayım, yabani yamyamlar tarafından yabana atılmaktayım!
Selametle!
[/FONT][/SIZE]
[/COLOR]
« Yanıtla #15 : Haziran 30, 2006, 10:12:29 ÖS »
h.kara
harbi üye
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 941


Belgeleriyle Osmanlı hoşgörüsü / Resmi kaynaklardan...

paylaşımlarınız için teşekkürler arkadaşlar.nupelda dan özür dilerim konu çok uzun olduğu için okuyamadım ama güzel bilgiler vermişsin. teşekkürle.
gelelim şimdiki iktidara adamlar nakadar fazla vergi alabilirizin hesabını yapıyorlar ha vergiyi kim veriyor köylü ürettiği üründen çalışanın eline bile geçmeden bordrosundan kesiliyor.ve bu vergilerle.kendilerinin azınlık olarak göstermeye çalışarak isyan eden ve vatanı bölmeye çalışan kesimin ödemediği elektrik ve su parası gibi şeyler ödenmiş oluyor yani..
zenginden ve işverenden ise ne kadar az vergi alırız diye habira düşürüyorlar vergi oranlarını. gerisini siz düşünün
nerede osmanlı adaleti nerede AKP adaleti....
Logged

ya bu vatanı sevecen yada çekip gidecen yok başka ötesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions