« : Mayıs 12, 2006, 11:39:32 ÖÖ » |
|
umutzi
|
[FONT='Times New Roman']Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar; Kimdir bu? Vali yanıt verir; Efendim kendisi ŞIH'tir. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan"der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir. Şıh; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir. Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar.Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır.
Atatürk telefonu kapatır,kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış... Şıh gelir Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka görünüme bürünülmüştür. Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp; "Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim" der. Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...
Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman anlatmış olan Ata'mızın kemiklerini sızlatmamak dileğiyle... Şimdi üst makamlarda, milletvekili koltuklarında oturan, fakat aynı yukarıda anlatılan zihniyetle bu ülkeyi yöneten insanlara hitab edilmişcesine yaşanmış ve yazılmış bu yazıyı, değer yargılarımızı ve ilkelerimizi,en önemlisi de Atatürk'ün bize miras bıraktığı bu ülkeyi korumak adına tanıdığınız herkeze iletmenizi ve bu yazıyı okuyup,geçmişi ve geleceğimizi, yakın geçmişi unutmadan! yeniden analiz etmenizi rica ediyorum.
[/FONT]
|
|
|
|
|
Logged
|
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA
|
|
|
|
|
« Yanıtla #1 : Mayıs 12, 2006, 12:02:22 ÖS » |
|
since
|
güzel bir yazı tşk.ler dostum... ulu önder ATATÜRK ; daha o günlerde bile insanların mevkii ve makam için savunduğu değer ve yargılarından vazgeçebileceğini göstermiştir.. 
|
|
|
|
|
Logged
|
Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! ''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar Sizden De Medeni!'' M.Akif ERSOY  
|
|
|
« Yanıtla #2 : Mayıs 12, 2006, 02:50:28 ÖS » |
|
hikmetemre
|
güzel bir yazı. sağolun burada bizlerle paylaştığınız için..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #3 : Mayıs 12, 2006, 02:56:07 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #4 : Mayıs 23, 2006, 11:28:22 ÖÖ » |
|
|
|
« Yanıtla #5 : Mayıs 23, 2006, 12:54:41 ÖS » |
oğuz
|
bu günkü minareleri süngü yapanları düşündüğün zaman ata büyük adam dı.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #6 : Mayıs 23, 2006, 05:16:00 ÖS » |
|
SAMED ARDA
|
Ah bi de kapalı kapılar arkasında Atatürk'e etmedikleri küfür kalmayıp, meydanda bir numaralı Atatürkçü olanlar olmasa! Ozaman herşey daha net olur da....... Neyse!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #7 : Mayıs 23, 2006, 09:48:06 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #8 : Mayıs 24, 2006, 10:20:01 ÖÖ » |
batuhan
|
Büyük ATATÜRK'ün ölümünden iki hafta önce din ile ilgili bildirisi, büyük anlam taşımaktadır.
Bakınız sözleri şöyledir!...
[COLOR="Red"]“Bütün dünya Müslümanları, Allah'ın son Peygamberi Hz. Muhammed (S.A.V.) in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmelidir. Bütün Müslümanlar Hz. Muhammed'i (S.A.V.) örnek alarak onun gibi hareket etmeli ve İslamiyet'in bütün hükümlerini bilakayd-ı şart yerine getirmelidir. Zira insanlık ancak bu şekilde kurtulup kalkınabilir” [/COLOR] “Laikliği dinsizlik addeden düşüncedekilerin” Atatürk'ü İslamiyet'in yıkıcısı olarak göstermeye çalışan gerici zihniyete yukarıdaki sözleri açık bir cevaptır. ATATÜRK'ün tüm görüntüsünü LAİK DEVLET GÖRÜŞÜ ve sosyal çerçeve, “Devletin Ülkesi ve Milletiyle Bölünmez Bütünlüğü” içinde değerlendirmek olacaktır. ATATÜRK'ün ilke ve inkılaplarını, Atatürk'ün anlatımına, sunuş ve görüntüsünü tek bir çizgide, düz ve temiz göstermek amacında olmamız bizleri yüceltecek tek felsefe görüşüdür.
Atatürk Türk Dünyasının birlik ve beraberlik içinde çağdaş dünyadaki hür ve parlak geleceğinin geliştirdiği ilke ve inkılapları içinde Türk Ulusal Birliği İçinde de oluşacağına inandığını bildiren sözleri Türk Milletinin birleştiriciliğinin özü olarak kabul edilmelidir.
Bizler de büyük ATATÜRK gibi Türk Birliğinin zamanla kurulacağına, dünyanın Türk Birliği kuruluşuyla sükuna kavuşacağına, Türkün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacağına, güneşin ne demek olduğunun o zaman görüleceğine inanıyoruz.
Anadolu Trakya insanı aynı terbiye içinde, aynı bayrağı taşıyan, aynı geleneklere ve tarihe ve dile sahip bir duygu içinde milleti Kültür bağını yaratarak oluşturmuştur. Onun için Anadolu ve Trakya'da yaşayan insanımızın büyük ismi Türk'tür.
Türklerin Müslümanlık anlayışı içindeki birleştirici olgu, kardeşlik bağının kaynağı ile Ulus olma duygusu ve damarındaki asil kanının birleşimidir. Büyük Atatürk'ün NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE sözlerinde bu birleştiriciliği görürüz.
Ne dinden vazgeçeriz ne Türklükten. Ne dilimizden.
Çünkü kanımızın asilliği Türk ismiyle varolmuştur.
|
|
|
|
|
Logged
|
[SIZE="4"][/SIZE][COLOR="Red"]NE dinsiz TÜRKÜM, ne de soysuz MÜSLÜMANIM!
İkisinden de RABBİME sığınırım; el aman.
MÜSLÜMANIM-TÜRKÜM, kur'anımdır tek rehber,
Kalbimde iman,dilimde tekbir;ALLAHU EKBER[/COLOR]
|
|
|
|