Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Şiir ve Edebiyat
 Aslolan (can dündar)


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Aslolan (can dündar)  (Okunma Sayısı 664 defa) Seçenekler Arama
« : Şubat 08, 2006, 10:35:39 ÖÖ »
DünyA
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30


Aslolan (can dündar)

ASLOLAN
‘Aşkın en sağlam sigortası mesafedir’ der Enis Batur,Cogito’nun ‘Aşk’ sayısına yazdığı önsözde…
Yıllar yılı hasretle beklediği ışığa kavuşan bir hücre mahkumu nasıl körleşirse,aşk da körelir yakına gelince…
Sanki özlemdir aşkın çimentosu;özlem çekildi mi aşk kumsalda şehvetinden soyunmuş yatan çıplak bir beden kadar sıradanlaşır,ehlileşir,söner.
Belki ondandır aşkların en güzelinin mektuplara yazılmış,şarkılara dökülmüş,telefonlarda söylenmiş oluşu…
Mutlu aşkta yazılacak bir şey bulunamamıştır çünkü…
_*_*_*_*_

Nazım Hikmet’in hayatı bu tezin ispatıdır adeta…
Nazım’ın hep uzağındaki kadınları sevdiği söylenebilir.
Piraye ile 1935’te evlendi.Ertesi yıl tutuklanarak içeri girdi.
‘Adını kol saatinin kayışına tırnağıyla kazıdığı’ bu kadınla 1950’de çıkana kadar yazıştılar.
17 yıllık ilişkileri boyunca yazılan 581 mektubu Piraye Hanım’ın oğlu Mehmet Fuat yayınladı geçenlerde…Nazım,karısına şöyle yazıyordu:

‘Seni nasıl seviyorum biliyor musun?Ot yağmuru nasıl severse,ayna ışığı nasıl severse,balık suyu ve insan ekmeği nasıl severse,sarhoşun şarabı,şarabın billur kadehi sevdiği gibi,annenin çocukları,çocukların anneleri sevdikleri gibi,Lenin’in inkılabı ve Marx’ı sevdiği kadar,velhasıl senin Nazım Hikmet’in Hatice Zekiye Pirayende Piraye’yi sevmesi gibi seviyorum!’


O mektuplardan birinde Nazım ‘Çıkarsam ve sana kavuşursam,bu öyle dayanılmaz bir saadet olacak ki,gebereceğim,diye korkuyorum’ diyordu.Oysa öyle olmadı.Taze bir ekmek hayaliyle yıllar yılı aç yaşayanbiri,hasretle dişlediği somunun dördüncü diliminde ne hissederse onu hissetti Nazım;ot yağmura,ay ışığına kavuştuğunda ne olursa,o oldu.
Alışıldı.
Sarhoş şaraptan bıktı,şarap kadehten taştı,inkılap Marx’ı aştı.
Aşk bitti ve ayrıldılar.
Nazım yeni bir aşktaydı çoktan…1949’da Bursa Cezaevinde dayısının kızı Münevver’e tutulmuştu.Boşandığı 1951 yılında Münevver’den bir oğlu oldu.
Yeniden içeri alınacağını hissedince ‘Yedi tepeli şehirde bırakıp gonca gülünü’ yurtdışına kaçtı.Vatandaşlıktan çıkarıldı ve yeniden başladı hasret mektupları…Bu kez mektupların üzerinde Münevver’in adresi yazılıydı:

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
Belini sarmayalı
Gözünün içinde durmayalı
Aklının aydınlığına sorular sormayalı
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Yüz yıldır bekliyor beni
Bir şehirde bir kadın
Aynı daldaydık,aynı daldaydık
Aynı daldan düşüp ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık


Sonra yüzyıldır bekleyen o kadın,oğlunu sırtlayıp çıkageldi bir gün;yüz yıllık yolu aşarak…
Lakin hasret bitince bitti aşk.
Nazım yeni bir aşktaydı çünkü…
1959’da Vera ile evlendi.1963’te öldü.
_*_*_*_*_

3 Haziran,35.ölüm yıldönümü Nazım’ın…
Tesadüfe bakın ki,uzaktaki bir kadına yazdığı mektupların yayınlandığı hafta ‘yüzyıldır bekleyen’ öbür kadının ölüm haberi geldi uzaklardan…
Münevver’in kansere yenik düşüğünü öğrendiğimiz hafta Piraye ‘ye yazdığı mektuplar vardı gazetelerde...Şöyle diyordu mektuplardan biri: ‘ Canım karıcığım.birbirimizden uzak olmak,birbirimize sokulmamak ne korkunç bir şey,fakat bu korkunçluğun ne tuhaf,ne acı bir tadı var.’Galiba en çok bu tadı sevdi Nazım…Aslına O’nun sevdiği,kadınlar değil,sevme fikriydi…Kadınlar sadece öznesiydi o sevginin;nesnesi oldukları anda değiştirdi onları…O’na aşkı anlatabilmek için vesileler,ilhamlar lazımdı…Son şiirlerinden birinde, ‘Üstümüze yazdıklarımın hepsi yalan’ dedi, ‘Onlar olan değil,olmasını istediklerimdi aramızda…’Sevgiyi,yaşamaktan çok yazmayı sevdi…Ve onca aşktan damıttığını iki sözcüğe sıkıştırıp özetledi:

‘Aslolan hayattır.’
Logged

Yaşamak Değil Beni Bu Telaş Öldürecek ! (Ö.Asaf)
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Aslolan (can dündar)
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 04:50:39 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #1 : Şubat 08, 2006, 10:43:04 ÖÖ »
Ex45
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


WWW
çok hoş gerçekten

, , , , , ,, ,
« Son Düzenleme: Şubat 08, 2006, 10:47:56 ÖÖ Gönderen: Ex45 » Logged

E  R S İ N
« Yanıtla #2 : Şubat 08, 2006, 10:45:04 ÖÖ »
DünyA
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30


Aslolan (can dündar)

şiir değildi.can dündar a ait denemeydi.
Logged

Yaşamak Değil Beni Bu Telaş Öldürecek ! (Ö.Asaf)
« Yanıtla #3 : Şubat 08, 2006, 10:48:20 ÖÖ »
Ex45
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


WWW
Aslolan (can dündar)

düzeltmesi yapildi
Logged

E  R S İ N
« Yanıtla #4 : Şubat 08, 2006, 11:17:12 ÖÖ »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Aslolan (can dündar)

çok güzel teşekkürler dünya.
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
« Yanıtla #5 : Şubat 08, 2006, 01:39:34 ÖS »
slandoss
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3457


Aslolan (can dündar)

teşekkurler dünya
Logged

www.manisaliyiz.com
 
yeni forumumuza tüm manisalıları bekliyoruz.
« Yanıtla #6 : Nisan 09, 2006, 11:11:03 ÖÖ »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Nisandir

NİSANDIR
 
Nisandır, gözlerinizi kapatırsınız. Ilık bir rüzgar, mis kokulu. Mor salkımlar yakalar köşe başlarında. Fulya kokuları, nergisler peşinizi bırakmaz. Mavi mine çiçekleri işlemek istersiniz her yere. Aşk mevsimi gelmiştir.
 
Sabahları daha erken kalkılır. Bu, kahvaltı yapabilmek demektir. Ne demiştir Cemal Süreya , "Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem, ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı"... Üşenmeyip gidip, simit alınır, meyve suyu sıkılır, yumurta haşlanır.
 
Bazen küçük yürüyüşlere bile zaman kalır. Şu köşede bir fırın açılmıştır, az ilerde bir çiçekçi. Mahalleye beyaz bir köpek gelmiştir. Eski dost, dişi kedi Sultan, ağaç tepelerinde çapkınlığa başlamıştır. Dönüşte asansörü kullanmaz, merdivenleri ikişer üçer çıkarsınız.
 
Tüm vitrinleri eflatunlar, pembeler, maviler kaplamıştır. Ucuzluğu bekleyecek haliniz yoktur. İçinizdeki renk dışavursun istersiniz. Kazıklandığınızı bile bile birkaç parça şey almadan çıkmazsınız mağazadan. Kutular açılır, yazlık takılar bulunur. Hava daha çok ısınmamıştır. Zemheri zürafası gibi olsanız da fark etmez. Bir kere içiniz ısınmıştır.
 
"Ben her bahar aşık olurum" şarkısı aslında herkes için yapılmıştır. Evli bekar, genç yaşlı hiç fark etmez. Etrafta aşık olunacak birileri hep vardır. Yavaş yavaş flört etmeye başlarsınız. Çift anlamlı sözcükler, küçük kahkahalar, çapkın bakışlar. "Bir şey var aramızda" şiiri dilden dile dolaşır. Sokakta yürürken, çalışırken, ya da alakasız yerlerde kendi kendinizi gülümserken yakalarsınız. Fark edip soranlara "Beni bu havalar mahvetti.", ya da "Yok bir şey, aklıma bir şey geldi de..." yollu yanıtlar verirsiniz. Aslında bir şey vardır, tam yüreğinizin ortasında kanat çırpmaktadır. Bir heyecan dalgası geçer ara sıra. Hep böyle olsam dersiniz. Bu işle doğrudan ilgisi olmayanları da etkileyen bir olumluluk sinmiştir üstünüze. Başka zaman olsa, bar bar bağıracağınız durumlarda olgunca gülümsersiniz. "Bırak ben yapayım" dersiniz, "Önemli değil" dersiniz. Bir sevecenlik akar gider üzerinizden tüm canlılara.
 
Durmadan bir şeyleri unutursunuz. Anahtarı kapının üzerinde, çantanızı iş yerinde. Yolunuzu kaybedersiniz. "Aman sarsağın biriyim zaten" diye geçiştirirsiniz. Kışın böyle şeyler olmamıştı. Neyse ki enerji dolusunuzdur. Oraya koşturur, buraya koşturur, yüklersiniz akılsız başınızın cezasını ayaklarınıza.
 
Şiirler karalarsınız oraya buraya. Ne çok Nisan şiiri yazılmış şaşarsınız. Şarkılar mırıldanırsınız. Islık çalarsınız biteviye. Her sevgilinin bir şarkısı vardır. Şarkılardan fal tutarsınız.
 
Filmlerin en vurucu bölümleri gözlerinizin önüne gelmeye başlar. "Singing in the Rain"de Gene Kelly ile danseder, "The Way We Were"de Barbra Streisand'ın ayakkabısını bağlarsınız. "Love Story"de "Aşk hiçbir zaman pişmanlık duymamaktır" sözleriyle bağlarsınız işin sonunu.
 
Nisan yağmurları vardır sonra. Yağmurda ıslanmak için şemsiye almazsınız. Nisan yağmurları kısa sürer bilirsiniz, hayatınız gibi. Bir damlasını bile ziyan etmemek için çabalarsınız. Hele leylaklar da görünmeye başladı mı sağda solda kaçış yoktur. Dayanamaz, tüm çiçeklerinizi açarsınız. CAN DÜNDAR
 
CAN DÜNDAR
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions