Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Tarih Bölümü
 Askerleri Örten Bulut....


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Askerleri Örten Bulut....  (Okunma Sayısı 731 defa) Seçenekler Arama
« : Mart 17, 2007, 11:12:47 ÖS »
Sinan ERCAN
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 134


Askerleri Örten Bulut....

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=227787
Logged

[COLOR="DarkRed"]'Eğri olsam yay gibi elde tutarlar,doğru olsam ok gibi uzağa atarlar beni' Hz.Mevlana[/COLOR][/I]
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Askerleri Örten Bulut....
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 04:45:09 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #1 : Mart 17, 2007, 11:35:47 ÖS »
padişah
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 859


Askerleri Örten Bulut....

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN!! Bizlerin bugün rahatça yaşamamız için kendi canlarını feda ettiler.
Logged
« Yanıtla #2 : Mart 19, 2007, 09:09:33 ÖÖ »
since
sahip-ul edevat
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12011


Askerleri Örten Bulut....

Gelibolu’da oturmakta idim. Çanakkale’de 9. Tümen teşekkül edince gönüllü olarak kıtaya kaydoldum. Savaş ilerledikçe din görevlilerinin yerleri de belirsiz olmuştu. Bizim gibi gençler -o zaman 28 yaşındaydım- savaşın içinde görev yaparken, yaşlılar Sargıyeri ve hastanelerde görev ifa ediyorlardı. Ben, Seddülbahir Cephesi’nden savaş bitinceye kadar hiç ayrılmadım. Miladî 1915 yılında Ramazan, 13 Temmuz Salı günü başlamış. 11 Ağustos Çarşamba günü bitiyordu. Arife günü idi cephe kumandanı Vehip Paşa beni çağırdı.

“Hafız, askerin bir talebi var. Yarın Ramazan Bayramı, sabahleyin hep beraber bayram namazı kılmak istiyorlar. Eratın toplu bir halde bulunmaları tehlikeli ve düşman için bulunmaz bir fırsattır. Tekliflerini kabul etmedim. Sen de, münasip bir lisan ile anlatırsın!” dedi.

Paşanın yanından ayrılmıştım ki, zamanın ulularından gözü gönlü Hak adına bağlanmış arif, zarif bir zat çıktı karşıma. Bilgide kimse onunla yarışamazdı. Develer yükü okumuştu. Sohbette onu dinleyenler yangın içinde olsalar sohbetini bırakıp ateşten kaçamazlardı. Bu zat o gün orada idi.

Bana dedi ki: “Sakın ola ki erata bir şey söyleme, gün ola, hayır ola! Allah ne derse o, olur!”

12 Ağustos 1915 Perşembe günü Ramazan Bayramı’nın sabahı erken kalktım. Müslüman Türk askerleri, bayram namazını mutlaka eda edeceklerdi... Aynı göle dökülen sular gibi; Allah sevgisinde birleşen yüzlerce asker de ayakta idi. Hak katında birlikte secdeye varacaklardı. Hep beraber başımızı göğe kaldırdık; hevenk hevenk beyaz bulutlar göründü. Biraz sonra da bu bulutlar yere çöktü. Herkes “Allahü Ekber!” deyip yüzlerini toprağa sürdü. Hepimizin içinde ince bir huzur çiçeklenmiş ve Yüce Allah bizi bulutlar arasında görünmez hale getirmişti. Bu ulu kişi askerin karşısında baş kesti; sonra o derin, o tatlı ve yanık sesiyle, Hazreti Kur’ân’dan “Fetih Sûresi’nin 1’den 9. ayetine kadar okudu. Sonra iki rekat bayram namazı eda edildi. Namaz bitiminde, yüzlerce asker hep birden, “La ilahe İllallah Muhammedün Resûlullah” sözlerini devamlı tekrarlıyorlardı. Askerin betleri benizleri kül gibi olmuş, kimsenin yüreğinde dur durak kalmamıştı. Bu duruma taş olsa dayanamazdı. Görenler mi, söyleyenler mi dayanacak? “Allah! Allah!” diyen kendinden geçiyor, sanki birlikte göklerde uçmak istiyorlardı. Allah ile bir bütün olmanın ilahi ahengi içinde varlıklarından, benliklerinden soyunmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi.

Çanakkale zaferinde yaşanan bu duygu yüklü olayı bize aktardığınız için tşk.ler Sinan bey...
Logged

Eşini beğen,İşini beğen,Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

''Medeniyet Açmaksa Bedeni, Hayvanlar
Sizden De Medeni!''

M.Akif ERSOY


 
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions