Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » BUYRUN MUHABBETE :)) » Yaşam
 Asker Arınç'ı Alkışlamadı


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Konu: Asker Arınç'ı Alkışlamadı  (Okunma Sayısı 2240 defa) Seçenekler Arama
« Yanıtla #30 : Nisan 25, 2006, 04:20:55 ÖS »
muhterem KILINÇ
fakir
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1389


WWW
Asker Arınç'ı Alkışlamadı

Sulandırmaya gerek yok

Dünkü gazetelerin büyük çoğunluğunda Bülent Arınç’ın açıklamaları manşetti. 23 Nisan kutlamaları çerçevesinde konuşan Meclis Başkanı, kritik bir dönemeçte tarihî tespitlerde bulunuyordu.


Samimi bir konuşmaydı bu. Siyasetin genlerine sızmış telepatik mesaj alışkanlığından çok uzaktı. Dürüstçe, dostça, mertçe yapılan bu konuşmayı yadırgayanlar da oldu şüphesiz. Ancak Başkan’ın uyarılarını önyargılardan sıyrılarak değerlendirmek gerekiyor. Böyle yapıldığında Arınç’ın sözlerinin altına imza atmayacak aydın olduğunu düşünemiyorum.

Meclis Başkanı, tek bir şey istiyor: Şeffaflık. Cumhuriyet ve demokrasinin felsefesi de bu değil mi? Acı olan, bu konuşmanın Cumhuriyet’imizin 86. yaş gününde yapılıyor olması. Bunca yıllık emeğe rağmen Türkiye hâlâ rejim tartışması yaşıyorsa, bu ülkede hâlâ laiklik kavgası yapılıyorsa, hâlâ kurumlar arası çekişmeler gözleniyorsa vs., kabahat bunları bütün çıplaklığıyla gündeme getirende mi, bu problemleri bunca yıldır öteleyende mi?
Logged

"Ufukta BAHAR var, unutma sakın !"
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Asker Arınç'ı Alkışlamadı
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 04:40:52 ÖÖ Â»

Logged
« Yanıtla #31 : Nisan 25, 2006, 10:44:09 ÖS »
yalcin
Üye Bilgileri Selendili
*

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

kendisi laikligin nesinden sikayetciymis acaba?
ben olsam bende alkislamazdim.
Askeriyeye güveniyorum.
Logged
« Yanıtla #32 : Nisan 25, 2006, 11:27:41 ÖS »
Serk@N
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1912


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

halk herşeyin farkında dostlar. burda birbirinize girmenin anlamı yok.
  • onlarca yıldır hükümet olcaz diye bekleyenleri,beklemekten öte birşey yapmayanların,sadece belli bir kesime hitap edenlerin
  • 30 bin şehidimizin kanına giren kişiyi asıcaz diyerek oy toplayıp,sonradan geri adım atanları ve sonra ne hale düştüklerinin
  • en zıt kutuplarda olmasına rağmen kimlerin sadece hükümette olmak adına koalisyon kurduklarının
  • dinci hükümet olarak görünüp imam hatip liselerinin önlerini tıkayanların
  • biz değişmedik geliştik,eski fikirlerimizi attık diyenlerin
hep farkındayız. halk seçimini buna göre yapmaktadır,yapacaktır. daha fazla konuşmanın anlamı yok diye düşünüyorum.
Logged
« Yanıtla #33 : Nisan 26, 2006, 07:52:51 ÖÖ »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Kivirmak !!!!!

ALINTIDIR....
 
Kıvırmak...


MERT değiller.

Yiğitlikleri yok.

Yürekleri yetmiyor.

Mustafa Kemal’in laik cumhuriyetine karşılar. Ama mertçe, yiğitçe bunu söyleyemiyorlar.

Açık değiller.

Dönüp duruyorlar.

Kıvırıyorlar.

*

23 Nisan’daki törende "Eskiden böyleydi" diye çocuklara kara çarşaf giydiriyorlar.

Sanki biz eskiyi bilmiyoruz...

Peki, o töreni izleyen bir tek kişi olsun "Aaaa... Eskiden de nasılmış?.." demiş olabilir mi?

(......)

Atatürk’ün anıtına çelenk koyuyor ama çiklet çiğneyerek.

İyi ki pijamasını giymemişti arkadaş.

"Sarmısak yedim, o yüzden sakız çiğniyorduk" bahanesine bakılırsa, Atatürk büstünün sorma olasılığı var mıydı:

"Ne yedin çocuk öyle?..."

"Sarmısak..."

(......)

Çocuk bayramında Meclis’te malum konuşmayı yapan imam hatipli 21 yaşında.

Ben hiç 21 yaşında çocuk görmedim.

Yine de şükretmelisiniz ki eline balon verip Nakşibendi şeyhini getirmediler, "Bu daha bebek ama konuşuyor" diye...

(......)

Laiklik tartışması keza...

Açık açık "Biz laikliğe karşıyız" diyemiyorlar.

Tıpkı çarşafla çağdaş topluma karşı olduklarını... Çikletle Atatürk Cumhuriyeti’ne kızdıklarını ima ettikleri... 21 yaşındaki çocukla rejimi eleştirdikleri gibi...

Tek başlarına iktidardalar.

Akşam gördükleri rüyayı sabahleyin kanunlaştırma olanakları var. Ki herkesin karşı çıktığı birçok kanun yaptılar, gördünüz.

O zaman beğenmedikleri, karşı oldukları cumhuriyet ilkelerini istedikleri şekilde Meclis’te düzeltemezler mi?

Ama ne yapacaksınız.

Mert değiller.

Yiğitlikleri yok.

Yürekleri yetmiyor.
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

« Yanıtla #34 : Nisan 26, 2006, 07:53:18 ÖÖ »
seyman
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4196


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

‘Hayatımızı cezaevine çevirmeyin’

26 Nisan 2006 Çarşamba
> Haber Merkezi

* Törene Cumhurbaşkanı Sezer ve TBMM Başkanı Bülent Arınç da katıldı.

ANKARA - TBMM Başkanı Bülent Arınç, “Laiklikle ilgili sözlerime karşı çıkan varsa, bunun zeminini doğru göstersin, küçültücü ifade kullanmasın. Hayatı cezaevine çevirecek laiklik anlayışı mı, yoksa inancın özgürce yaşanacağı bir anlayış mı? Laiklikten ne anladığınızı açıkça ortaya koymalısınız” dedi. Anayasa Mahkemesi’nin 44. Kuruluş Günü törenine katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç, buradan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Arınç, bir gazetecinin, “TBMM’deki ‘manifesto’ olarak değerlendirilen konuşmanız büyük takdir topladı. Ancak bazı kesimlerden eleştiriler var?” şeklindeki sözlerine karşılık, “Ben Meclis’in başkanıyım. Meclis’in açıldığı bir günde bazı konulara temas etmem, bu konular üzerindeki düşüncelerimi ifade etmem normaldir” ifadesini kullandı.

Toplumsal barış
Şu anda Türkiye’de en çok ihtiyaç duyulan şeyin toplumsal barış olduğunu söyleyen Arınç, “Toplumsal barış projemizi gerçekleştirmek zorundayız. Toplumsal barışın gerçekleşebilmesi için bazı konularda elbirliği yapmamız gerekir. Bu laikliğin yorumlanmasıdır. Laiklik ilkesine ne benim, ne başka bir kimsenin hiçbir zaman ciddi bir itirazı olmaz. Ama laiklikten ne anladığınızı ortaya koymalısınız. Katı laiklik uygulamasıyla insanlara sosyal hayatı, bir cezaevine çevirecek anlayışlar ne kadar zararlıysa laikliği bir barış ve özgürlük, din ve vicdan hürriyeti olarak tanımak ve insanların inançlarına müdahale etmemek de o kadar toplumsal barışa hizmet edecektir” şeklinde konuştu.

“Ben fikrimi söyledim”
Yasama yetkisini elinde bulunduran Meclis’in, millet adına vereceği kararlara müdahale edilmesi bir yana yardımcı olunması gerektiğini belirterek, toplumun bunu istediğini ve bunu beklediğini söyleyen Arınç, “Ben fikir adamıyım, fikirlerle tartışmaktan, konuşmaktan memnunum. Benim söylediklerime karşı çıkanlar varsa bunların zeminini doğru göstermek mecburiyetindedir. Bunları hiçe sayarak, küçültücü, alay edici, hakaret edici ifadeler, sadece o kişileri bağlar, bu kişilerin seviyesini ortaya koyar” dedi.

> “Eleştiri seviyeli olmalı”
ANKARA- Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, “Doğruyu bulmak adına yapılacak eleştiriler belirli bir nitelikte olmalıdır. Mahkemenin ve üyelerinin kişiliğine saldırı niteliğindeki eylemler ciddi eleştiri olarak kabul edilemez” dedi. Anayasa Mahkemesi’nin 44. kuruluş yıldönümü nedeniyle mahkeme toplantı salonunda tören düzenlendi. Törende konuşan Tuğcu, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin ve bağlayıcı olmasının, onların eleştirilemez olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek, şunları söyledi: “Bir hukuk devletinde yargı kararlarının eleştirilebilmesi doğaldır. Bir hukuk devletinde mahkeme kararlarının gerek akademik çevrelerde, gerekse uygulayıcılar tarafından ele alınıp incelenmesi gerekli ve yararlıdır. Bu tür eleştirilerin yargıya yeni ufuklar açma ihtimali her zaman vardır. Bununla birlikte; doğruyu bulmak adına yapılacak bu eleştirilerin belirli bir düzeyde ve nitelikte olması gerektiği de kuşkusuzdur” dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 44. yıldönümü dolayısıyla Tuğcu’ya bir mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Sezer; kişi hak ve özgürlüklerini üstün kılan ve tam olarak yaşatılmasını sağlayan Anayasa’nın varlığı kadar, Anayasa’da yer alan ilkelerin hayata geçirilerek uygulanmasının da büyük önem taşıdığını belirtti. Başbakan Erdoğan da; Anayasa Mahkemesi’nin “hukukun üstünlüğünü temel alan tarafsız yapısı” ile demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin asli kurumlarından biri olduğunu kaydetti.
Logged

Havaya bakar hava alırsın,
Toprağa bakar dua alırsın...
« Yanıtla #35 : Nisan 26, 2006, 08:16:39 ÖÖ »
ALPASLAN Yakup
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 202


Demokrasi Projesi.

Alıntı sahibi: umutzi
ALINTIDIR....
Çocuk bayramında Meclis’te malum konuşmayı yapan imam hatipli 21 yaşında.
 
Ben hiç 21 yaşında çocuk görmedim.
 
Yine de şükretmelisiniz ki eline balon verip Nakşibendi şeyhini getirmediler, "Bu daha bebek ama konuşuyor" diye...
Alıntı sahibi: umutzi
ALINTIDIR....
 
Bak güzel umutzi kardeşim Bakanlığın demokrai projesi diye bir uygulaması var.Okul öğrencileri  kendi temsilcilerini seçiyor.Okul temsilcileri ilçe temsilcilerini, ilçe temsilcileri de il temsilcisini seçiyor. İltemsilcilerinden de Türkiye çocuk yada gençlik meclisi oluşuyor.
Zannediyorum bu mecliste kendi meclis başkanını seçiyor.
Düşüncelerinizden sosyal demokrat!... bir arkadaş olduğunuz anlaşılıyor.Sosyal demokrat biri olarak buna itirazınız yoktur herhalde.
Yoksa İHL temsilcileri bu mecliste olmamalımıydı.Onlar bu ülkenin evletlerı değilmi.İsterseniz Amerika başkanı Buşh'a söyleyelim onları guatanamoya getirsin!.... Bu tamamen meclisin başkanının tasarrufu dışında olan bir olay. Herzaman olduğu  olduğu gibi yine bilmeden konuyu irtica malzemesi yapmanın gayreti içindesiniz.
Ayriyyeten şunuda söyleyeyim benim okulumu temsil eden öğrencim gayet modern bir ailenin kızıydı.Temsil gücü kuvvetli diye seçilmesine yardımcıda oldum.Onun için gönlünüz rahat olsun.
Esenlik ve barış dileğiyle.
Logged

« Yanıtla #36 : Nisan 26, 2006, 08:28:48 ÖÖ »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

Peki Hocam bu nedir?Bunada bir cevap verirseniz sevinirim....
 
Bu kim?!


ELİME geçen bir kitabı okumaya koyuldum! İçinde, ülkemizin nereye sürüklendiğini gösteren bölümler var. Kitabın adı:


"Ekranın Büyüsüne Kapılmadan"

Yazarının adını hiç duymamıştık: Abbas Abalı!

Kitapta öyle şeyler var ki, insanı yerinden hoplatmaya yetiyor... Çünkü kitap baştan aşağı İslami radyo-televizyonu savunuyor.

Merak edip soruşturduk. Kimdir bu Abbas Abalı? Böyle biri yok. Demek ki takma isimle yazılan bir kitap. Bu şahsın kim olduğunu doğrusu merak etmiştik.

Çiğdem Toker hadiseyi araştırdı. "www.kameraarkasi.org" sitesine girince gerçeğe ulaştı. Sözü edilen kitabı takma isimle yazan kişinin adı Muhsin Mete idi.Sonra çorap söküğü başladı. Muhsin Mete, RTÜK’ün AKP’li üyeleri tarafından seçilip hükümete TRT Genel Müdürlüğü için gönderilen üç isimden biriydi.

Kendisi halen TRT’de Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor. TRT’nin giderek nasıl dini kanal olduğunu buradan yola çıkarak hep birlikte izliyoruz!

* * *

Şimdi kitaptan bazı alıntılar yapalım:

"Yıllarca cami hoparlörüne karşı çıkan zihniyet..."

"Müslümanlarca il ve ilçelerde pek çok radyo ve televizyon kuruldu. Dört koldan İSLAM GEMİSİNİ yüzdürmeye koyulduk."

"
(Televizyonlar için) Düşünülecek çözüm, dini bir kanal oluşturmaktır..."

"Resmi radyomuz
(TRT) demokrat olmak yerine cumhuriyetçi olmayı tercih etmiştir. Laik ve KEMALİST olmak din programlarında bile ihmal edilmemiştir. Resmi radyonun 70 yıllık REJİM ÇIĞIRTKANLIĞINDAN gına getirenler..."

"Lokman Suresinin 6. ayetinde şöyle buyurulmaktadır..."

"TRT kuruluşundan bu yana kültürel değerlerimize sırtını, Batılı değerlere yüzünü dönmüştür. Bu tavrını sola ve KEMALİZME yaslanarak sürdürmüş, sağ iktidarlara ayakbağı olmuştur."

"Milli Güvenlik Kurulu direktiflerine uymak ve siyasi otoriteye boyun bükmekle kamu hizmeti yapılmaz. Olsa olsa PAŞALARIN, beylerin saltanatına hizmet edilir."

"Televizyonlarımız LAİK, Batıcı ve liberal değerleri empoze eden yayın anlayışını benimsemiş durumdadır."

"Dini yayınlar televizyonlarımızın en yetersiz ve zayıf kaldığı yayın türüdür."

"TRT dinsiz radyo televizyon imajı yaratmamalıdır. Ülkemizde son yıllarda İslami eğilimler artmakta, İslamcı olduğu varsayılan bir parti seçimden birinci çıkmakta, buna rağmen TRT’deki dini yayınlar azalmaktadır. Bu uygulamalarla MALUM ÇEVRELER ve LAİKPERESTLERE HİZMET EDİLDİĞİ sanılıyorsa da, bu yayınların hiç yapılmaması daha iyidir."

"Asıl olan din programları yayınlamak değil, mihenk taşı DİN olan bir yayın anlayışını benimsemektir."

"İlahi kanunlar
(din kuralları) dışında kalan kanunlara (devletin kanunlarına) mükemmeliyet izafe edemeyiz. (Mükemmel göremeyiz.)"

* * *

Şimdi soruyorum: Bu sözleri takma isimli kitabında yazan şahıs halen Yayınlardan Sorumlu TRT Genel Müdür Yardımcısı olan Muhsin Mete midir, değil midir? TRT’yi elbirliği ile bu doğrultuda mı yönetmektedirler?

Dikkat ediniz, şimdiki Genel Müdürvekili Ali Güney de köy imamı.

RTÜK
genel müdürlük için üç aday belirleyip hükümete gönderdi, biri Muhsin Mete.

Arkadaşımız Çiğdem Toker bu şahsı aradı ve aralarında şu konuşma geçti:

- Bu kitabı takma isimle siz mi yazdınız?

- Ne amaçla ilgileniyorsunuz?

- İnternet sitelerinde bu bilgi veriliyor.

- Ne evet derim ne hayır derim. Doğru veya yanlış demiyorum. Siz nasıl değerlendiriyorsanız öyle değerlendirin.

Bu sözlerin Türkçe’ye tercümesi "Evet ben yazdım" oluyor.

* * *

Şimdi ben de burada kendisine soruyorum ve açıkça yanıt vermesini bekliyorum:

Bu kitabı siz mi yazdınız?

Şu anda TRT’de Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyorsunuz. Yukarıdaki görüşlerinizi TRT yayınlarına hangi hakla yansıtıyorsunuz?

Sevgili okuyucularım, TRT’yi gerçekten de din kanalı yaptılar. Hangi kanalını açsanız dini yayın var. Buna diziler, filmler, söyleşiler, Arapça yazılar ve levhalar, Osmanlıcılık, padişahçılık, her şey dahil. Üzerine iktidar borazanlığını da ekleyin.

Bu kafayla TRT’nin izlenilirliğini en alt düzeye indirdiler.

Muhsin Mete’den yanıt bekliyorum, bu kitap kimin?

TRT hangi kafaların elinde?
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

« Yanıtla #37 : Nisan 26, 2006, 09:32:28 ÖÖ »
yahya
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1645


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

Alıntı sahibi: aslanalp
halk herşeyin farkında dostlar. burda birbirinize girmenin anlamı yok.
  • onlarca yıldır hükümet olcaz diye bekleyenleri,beklemekten öte birşey yapmayanların,sadece belli bir kesime hitap edenlerin
  • 30 bin şehidimizin kanına giren kişiyi asıcaz diyerek oy toplayıp,sonradan geri adım atanları ve sonra ne hale düştüklerinin
  • en zıt kutuplarda olmasına rağmen kimlerin sadece hükümette olmak adına koalisyon kurduklarının
  • dinci hükümet olarak görünüp imam hatip liselerinin önlerini tıkayanların
  • biz değişmedik geliştik,eski fikirlerimizi attık diyenlerin
hep farkındayız. halk seçimini buna göre yapmaktadır,yapacaktır. daha fazla konuşmanın anlamı yok diye düşünüyorum.



evet halk seçimini buna göre yapacaktır... Halk kaba tabirle gördüğüne duyduğuna devamlı sıkıştığında para aldığının sözünü dinler.
Dava insanları seçimini çoktan yapmıştır zaten kazansada kaybetsede.

sen turgutludasın seçimini nasıl yaptın bilmiyorum ama evet sana katılıyorum turgutluya en az ayda 2 sefer gelen birisi olarak seçimini yapan insanları görüyorum, ve eski seçimlerinden dolayı çok pişman olanlarıda...
Logged

[SIGPIC][/SIGPIC]
« Yanıtla #38 : Nisan 26, 2006, 10:45:12 ÖÖ »
ALPASLAN Yakup
Üye Bilgileri Selendili
***

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 202


Yorumsuz

Toplantı sonrasında Başkan Tuğcu, Meclis Başkanı Arınç'ı odasına kahve içmeye davet etti. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in, Anayasa Mahkemesi'nin eski ve yeni üyelerinin de bulunduğu kahve sohbeti samimi bir ortamda gerçekleştirildi. Sohbet sırasında Başkan Tuğcu, herkesin duyabileceği bir şekilde "Bugün (dün) yapacağım konuşmada Sayın Meclis Başkanı Arınç'a cevap ve tepki vermemi isteyen çok insan oldu. Ama ben cevap vermedim. Ayrıca, Meclis Başkanı'nın konuşması tepki verilecek bir konuşma değildi. Son derece düzeyli bir konuşmaydı" diyerek, bir bakıma 'demokrasi' ve 'hukuk dışı' taleplerin de önünü kesmiş oldu.
 
Bu arada, Anayasa Mahkemesi'ndeki bir başka dikkat çekici ayrıntı ise, Başkan Tuğcu'nun odasındaki sohbete katılan Danıştay Başkanvekili Tansel Çölaşan'ın yaklaşımıydı. Tansel Çölaşan da, Arınç'ın konuşmasını beğendiğini söylüyordu.
Logged

« Yanıtla #39 : Nisan 28, 2006, 09:44:08 ÖÖ »
umutzi
Marjinal Üye
Üye Bilgileri Selendili
*****


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5124


Asker Arınç'ı Alkışlamadı

Alıntı sahibi: umutzi
Peki Hocam bu nedir?Bunada bir cevap verirseniz sevinirim....
 
Bu kim?!


ELİME geçen bir kitabı okumaya koyuldum! İçinde, ülkemizin nereye sürüklendiğini gösteren bölümler var. Kitabın adı:
 
"Ekranın Büyüsüne Kapılmadan"

Yazarının adını hiç duymamıştık: Abbas Abalı!

Kitapta öyle şeyler var ki, insanı yerinden hoplatmaya yetiyor... Çünkü kitap baştan aşağı İslami radyo-televizyonu savunuyor.
 
Merak edip soruşturduk. Kimdir bu Abbas Abalı? Böyle biri yok. Demek ki takma isimle yazılan bir kitap. Bu şahsın kim olduğunu doğrusu merak etmiştik.
 
Çiğdem Toker hadiseyi araştırdı. "www.kameraarkasi.org" sitesine girince gerçeğe ulaştı. Sözü edilen kitabı takma isimle yazan kişinin adı Muhsin Mete idi.Sonra çorap söküğü başladı. Muhsin Mete, RTÜK’ün AKP’li üyeleri tarafından seçilip hükümete TRT Genel Müdürlüğü için gönderilen üç isimden biriydi.
 
Kendisi halen TRT’de Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor. TRT’nin giderek nasıl dini kanal olduğunu buradan yola çıkarak hep birlikte izliyoruz!
 
* * *
 
Şimdi kitaptan bazı alıntılar yapalım:
 
"Yıllarca cami hoparlörüne karşı çıkan zihniyet..."

"Müslümanlarca il ve ilçelerde pek çok radyo ve televizyon kuruldu. Dört koldan İSLAM GEMİSİNİ yüzdürmeye koyulduk."

"(Televizyonlar için) Düşünülecek çözüm, dini bir kanal oluşturmaktır..."

"Resmi radyomuz (TRT) demokrat olmak yerine cumhuriyetçi olmayı tercih etmiştir. Laik ve KEMALİST olmak din programlarında bile ihmal edilmemiştir. Resmi radyonun 70 yıllık REJİM ÇIĞIRTKANLIĞINDAN gına getirenler..."

"Lokman Suresinin 6. ayetinde şöyle buyurulmaktadır..."

"TRT kuruluşundan bu yana kültürel değerlerimize sırtını, Batılı değerlere yüzünü dönmüştür. Bu tavrını sola ve KEMALİZME yaslanarak sürdürmüş, sağ iktidarlara ayakbağı olmuştur."

"Milli Güvenlik Kurulu direktiflerine uymak ve siyasi otoriteye boyun bükmekle kamu hizmeti yapılmaz. Olsa olsa PAŞALARIN, beylerin saltanatına hizmet edilir."

"Televizyonlarımız LAİK, Batıcı ve liberal değerleri empoze eden yayın anlayışını benimsemiş durumdadır."

"Dini yayınlar televizyonlarımızın en yetersiz ve zayıf kaldığı yayın türüdür."

"TRT dinsiz radyo televizyon imajı yaratmamalıdır. Ülkemizde son yıllarda İslami eğilimler artmakta, İslamcı olduğu varsayılan bir parti seçimden birinci çıkmakta, buna rağmen TRT’deki dini yayınlar azalmaktadır. Bu uygulamalarla MALUM ÇEVRELER ve LAİKPERESTLERE HİZMET EDİLDİĞİ sanılıyorsa da, bu yayınların hiç yapılmaması daha iyidir."

"Asıl olan din programları yayınlamak değil, mihenk taşı DİN olan bir yayın anlayışını benimsemektir."

"İlahi kanunlar (din kuralları) dışında kalan kanunlara (devletin kanunlarına) mükemmeliyet izafe edemeyiz. (Mükemmel göremeyiz.)"

* * *
 
Şimdi soruyorum: Bu sözleri takma isimli kitabında yazan şahıs halen Yayınlardan Sorumlu TRT Genel Müdür Yardımcısı olan Muhsin Mete midir, değil midir? TRT’yi elbirliği ile bu doğrultuda mı yönetmektedirler?
 
Dikkat ediniz, şimdiki Genel Müdürvekili Ali Güney de köy imamı.

RTÜK genel müdürlük için üç aday belirleyip hükümete gönderdi, biri Muhsin Mete.

Arkadaşımız Çiğdem Toker bu şahsı aradı ve aralarında şu konuşma geçti:
 
- Bu kitabı takma isimle siz mi yazdınız?

- Ne amaçla ilgileniyorsunuz?

- İnternet sitelerinde bu bilgi veriliyor.

- Ne evet derim ne hayır derim. Doğru veya yanlış demiyorum. Siz nasıl değerlendiriyorsanız öyle değerlendirin.

Bu sözlerin Türkçe’ye tercümesi "Evet ben yazdım" oluyor.
 
* * *
 
Şimdi ben de burada kendisine soruyorum ve açıkça yanıt vermesini bekliyorum:
 
Bu kitabı siz mi yazdınız?

Şu anda TRT’de Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyorsunuz. Yukarıdaki görüşlerinizi TRT yayınlarına hangi hakla yansıtıyorsunuz?

Sevgili okuyucularım, TRT’yi gerçekten de din kanalı yaptılar. Hangi kanalını açsanız dini yayın var. Buna diziler, filmler, söyleşiler, Arapça yazılar ve levhalar, Osmanlıcılık, padişahçılık, her şey dahil. Üzerine iktidar borazanlığını da ekleyin.
 
Bu kafayla TRT’nin izlenilirliğini en alt düzeye indirdiler.
 
Muhsin Mete’den yanıt bekliyorum, bu kitap kimin?

TRT hangi kafaların elinde?

 
Bu soruya cevap geldi.Bugünkü Hürriyet gazetinde Muhsin METE (TRT Yayınlardan Sorumlu GMY) bu kitabı kendisinin takma bir isimle yazdığını açıkladı.Evet bu kafalarla nereye gittiğimiz belli oluyor.
Logged


 
HEPİMİZ İNSANIZ...AZICIK AR DUYGUMUZ VARSA

 
 
 

Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions