Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » ENTELLEKTÜEL BOARD » Şiir ve Edebiyat
 Ak Yurdum...


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Ak Yurdum...  (Okunma Sayısı 369 defa) Seçenekler Arama
« : Aralık 19, 2005, 12:53:36 ÖS »
alperen
Üye Bilgileri Selendili
*****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 741


Ak Yurdum...

AK YURDUM...
 :
 Gönlümdeki sevgiyle anlatsam da hep seni
Belki kusur eylerim, bağışla, affet beni.
Şunu demeli baştan, pek kutsi bir ülkesin
Tarihler yazar bunu, açık-seçik ve kesin!
Adın bile ne güzel, huzur, saadet verir
İçerde ve dışarda insana kuvvet verir

İki büyük kıtayı tutturmuşsun elele
Bu yüzden çıkmamış mı her döğüş, her velvele?

Bir dünya harbi olmuş, horca işgal etmişler
Nice sevenlerini vahşice katletmişler...
Bağrından bir kumandan, yiğitler çıkarmışsın
Onu ve erlerini sımsıcacık sarmışsın
Sen ne kadar temizsin, ne kadar vefalısın
Sen ne kadar çileli, ne kadar cefalısın...

Bunu tefekkür ettim, bunu düşündüm, durdum
Kar bile huzurunda lekelidir ak yurdum!

Kuzeyde Karadeniz, seni sarar, kucaklar
Batıda nazlı Ege, seni sorar, kucaklar
Bir zamanlar Türk gölü olmuş olan Akdeniz
Olur muydu Akdeniz, çekinme, söyle, sensiz?
Ya Kıbrıs’a ne denir, mahzun mahzun boynunu
Uzatmış sana doğru, açmış bekler koynunu...
Bin cefalar etse de yine atmaz yabana
Bırakmaz yavrusunu, kuzusunu bir ana...
Ağrı, Süphan, Erciyes... yazın dahi üşürler
Fırat, Dicle, Sakarya... seninle öpüşürler
Sen vermişsin her zaman, bir kez yok dememişsin
Giymemiş giydirmişsin, yedirmiş yememişsin
Asırlardır böylesin, benim aziz vatanım
Öz canımın cananı, canımın canı, canım...

Bir İstanbul’un var ki, tarife gücüm yetmez
Londra, Paris, Bağdat, Şam; yarım İstanbul etmez!

Her köşesi bir tarih, her semtinde bir eser
Rüzgar bile burada bir başka türlü eser
Her çağın şaheseri, camilerin her biri
Koca Sinan hünerle yüceltmiş bu şehiri.
İzmir, sırtını vermiş, Ege’ye bakar durur
Menderes’in, Gediz’in nazlıca akar durur
Gözümün nuru yurdum; havam, suyum, her şeyem
Varlığın varlığımdır; kimim sensiz, ben neyim?
Sen ne kadar asilsin, merhametlisin bize
Küsmessin, darılmazsın, kızmazsın birimize
Zaman oldu, kin güttük, isyan ettik hiç için
Geçip te karşımıza, bir kez sormadın „niçin?“
Toprağın bereketli, insanların mutludur
Gelecekten korkusuz, yarından umutludur

Türkistan’da atılan tohum sende yeşermiş
Sana gönlünü sermiş, sana kutsilik vermiş
Bir koskocaman tarih senin ile yoğrulmuş
Sana yaslanaraktan bir aşiret doğrulmuş
Hükmetmiş üç kıtaya altıyüzyıl boyunca
Adaletle yönetmiş töresince, soyunca
Aşkınla yana yana, adını ana ana
Kalkıp, bağrına gelmiş Horasan’dan Mevlana…
Derviş Yunus her ilde bir izini bırakmış
Gönüllere taht kurmuş, bir sözünü bırakmış
Nasrettin Hoca gelmiş, insanları güldürmüş
Her fıkranın içine bir ince fikir sürmüş
Her karış toprağında yatar yüzlerce şehit
Buna zaferler şahit, buna bir tarih şahit…
Bu şehitler değil mi, seni azizleştiren?
Bir kuru coğrafyaya vatan adını veren!

Köroğlu, Dadaloğlu dağlara türkü yakmış
Esrarlı güzelliğin her çağda Türk’ü yakmış…

Sayısız uygarlığa sen analık etmişsin
Sayısız kavimlere, milletlere yetmişsin
Eserler var görkemli, ta geçmişten seslenen
Sendeki hava ile insan ile beslenen
Lidya’lılar, Hitit’ler birkaçıdır bunlardan
Efes’ler, Bergama’lar miras kalmış onlardan

Ne yiğitler yaşamış, tarihe mühür vurmuş
Bütün istilalardan seni korumuş, durmuş...
Bereketler fışkırır topragından, taşından
Bu sebepten değil mi, dert eksilmez başından!

Beynimin içi gibi kıvrım kıvrım Toroslar
Bir kez erken ötmemiş Denizli’de horozlar
Destan olmuş dillerde Diyarbakır karpuzu
Şereflikoçhisar’ın yemeklerdedir tuzu
Çukurova pamuğu beyaza beyaz demez
Afyon’un da kaymağı, gel beni de yaz demez.
Eskişehir anılır lületaşı denince
Kayseri hatırlanır pastırması yenince
Dört ayaklı dostunu, çoban bulur Kangal’dan
Ne ağıtlar dinlersin elindeki kavaldan...
Yudumlarken Rize’nin tavşan kanı çayını
Türk’ün zevkleri dedim, değişmiyor, hep aynı...

Küme küme yıldızlar göz kırpar, duruverir
Gecen dahi insana bir başka zevk, haz verir...

Davullu-zurnalıydı bir başkaydı düğünler
Cazlı-cuzlu oldu hep, gider, gelmez o günler
Kim bilmezdi „misketi“, kim çekmezdi „halayı“?
Nerden girdi yer tuttu, tabak kırmak, balayı?
Bursa’da Ulu Cami, Sivas’ta Gök Medrese
Sahip Ata’yı dese, Yıldırım’dan bahsetse…
Her yörende Türklük’ten bir işaret bulurum
Her dem sende olurum, hep sen de kaybolurum…

Ezan sesleri ile uyanırsın her sabah
Anlatılmaz bir his bu, inkar edemem, günah!
Bir gerçek var apaydın, su gibi temiz, berrak:
Yorgan olmuş üstüne, ayyıldızlı al bayrak!


Anam gibi sar beni, anam gibi kucakla
Al Beni Anadolu’m, müşfik bağrında sakla!
Logged

Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: Ak Yurdum...
« Posted on: Mayıs 22, 2012, 03:30:45 ÖÖ Â»

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions