
Kırkağaç Tütün Tarım Satış Kooperatifi tarafından tütün üreticilerinin sorunları ışık tutması için bir miting düzenlendi. İlçemizdeki ve beldelerdeki tütün üreticilerinin yanı sıra sendika temsilcileri ve bazı tarım örgütlerinin katılımıyla dışarıdan gelen çiftçi guruplarının birlikteliğinde hükümetin gerçekleştirdiği tütün politikaları eleştirildi. Kırkağaç Tütün Satış Koop. Başkanı Halil İbrahim EREN ‘’ Bugün sustuk yarın susacağız bu işin sonu nereye varacak biz bu ülkeye %12 kazandırıp %6 pay alıyoruz bu adaletsizliğe dur demek için hakkımız olanı almak için buradayız. Bize sus diyenler, gözünüzü toprak doyursun diyenler var Arkadaşlar bundan böyle her zaman bir olacağız birlik olacağız karşıdan bakmayacağız omuz omuza vereceğiz biz yıllarca sustuk ama bize Ulu Önder Atatürk çok güzel bir paye verdi. Çiftçi Milletin Efendisidir. Biz hep efendi kalacağız yabancı sigaradan 1.20 YTL vergi alınırken bizim yerli sigaramızdan da aynı oranda vergi alınmakta kaçak sigara her yerde alabildiğine satılmakta bunları göz önüne alarak uygulanan tütün politikasının anlaşılır olmadığı gün gibi açıktır. Biz hakkımız olanı almak için buradayız ve sonuna kadar hep birlikte bu hakkı arayacağız.’’ Dedi.
Ayrıca mitingde Tütün Üreticileri Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent ERDEM’de şunları söyledi.’’ Hepinizi Tütün Üreticileri Sendikası Tütün-Sen adına saygıyla selamlıyorum. Bizler bugün burada toplandık çünkü tütün üreticileri Cumhuriyet tarihimizin en zor günlerini yaşıyorlar. Bugüne benzer zor günleri çok değil iki üç kuşak önce dedelerimizde yaşamışlardı. O zamanda yabancıların gözlerini ilk diktikleri ürün bugün olduğu gibi tütündü. Tütünün ekimini, denetimini ve pazarlamasını REJİ Adlı bir Fransız şirketine vermişlerdi. Hepimizi daha da yoksullaştıran tarımdaki değişim süreci 24 Ocak 1980 IMF Uyum Programı ile başladı. 1999 yılında IMF ile imzalanan Stand-By anlaşması ve 2001 yılında Dünya Bankası ile imzalanan ‘’Tarım Reformu’’ ile devam etti. Gerek IMF, gerek Dünya Bankası ve DTÖ istiyordu ki ;
Tüm Tarımsal yapımızı dağıtalım
Çiftçilere verdiğimiz destekleri kaldıralım
Tarımımızı Şirketleştirelim
İŞTE ONUN İÇİN
Tekel’de dahil tarımsal Kitler özelleştirilmeye başlandı.
Destekleme alımlarından vaz geçildi.
Tüm tarımsal yapımız dağıtılmaya çalışıldı.
TSKB’lerin şirketleştirilmesinin önü açıldı.
Amaçları, gayet açıktı.ülkemiz tarım sektöründe çok uluslu dev tarım şirketlerinin egemenlik kurmalarının önü açılıyor. Türkiye tarımı şirketleştiriliyor. Üreticileri, Çiftçileri iflas ettirecek politikalar uygulanıyor. Son 15 yıl içinde Tarımdaki istihdam oranı %45 lerden %29’lara geriledi. 400 yıldır bu topraklarda üretilen tütün artık bu topraklardan kovulmak isteniyor. Şekerde ve bir çok ürünümüzde olduğu gibi. Bu nedenle ‘’15 günde 15 yasa’’ diyerek Tütün Yasını, Şeker Yasasını çıkardılar. Hem de tüm mualefet ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER’in yasayı veto etmesine rağmen.
Peki 2002 yılının Ocak ayında ‘’Tütün Yasası’’ çıktıktan sonra ne oldu?
Alıcını belirlediği kiloya, Alıcının belirlediği fiyata, Paramızı zamanında alamamamıza itiraz etme şansı bile bırakılmadı.
Şimdi soruyoruz. Bizler bu zor koşullar altında kalırken bizlerin seçtiği hükümetler ne yaptılar? Tütüncüler açısından rahatlıkla söyleye biliriz ki ‘’ Tütün Yasası’’ nı çıkartıp bizleri çok uluslu şirketlerle baş başa bırakırlarken, çiftçilerin örgütlenmesini ve şirketlerin karşısında birlikte hareket edebilmelerini kolaylaştıra bilecek bir düzenleme bile yapmadılar.
Bitirilen sadece dünyaca ünlü tütünlerimiz değildir. Bitirilen Türkiye tarımıdır. Bitirilen tütün üreticileri olan bizleriz, insanların karnını doyuran, sırtını giydiren biz çiftçileriz, sizlersiniz, hepimiziz! Türkiye tarımı ve bizler çitçiler bitirilirken iktidar olanlar ne yapmıştır. Kim gelirse gelsin, kim hükümet olursa olsun bizler oy verirken bizlere verdikleri sözleri unutmuşlardır. Onların unutmadıkları IMF, Dünya Bankası ve DTÖ’ye verdikleri sözlerdir.
Bugün örgütsüz olmamız nedeni ile alıcı firmalar gittikçe daha fütursuzca hareket etmektedir. Onun için örgütlenmeliyiz. Kooperatiflerde örgütlenmeliyiz. Birlikler kurmalıyız. Sendikalaşmalıyız. Başka ürünlerde örgütlenen arkadaşlarımızla yan yana gelmeliyiz. Ancak böyle yapabilirsek ayakta kalabilme şansımız var. Bundan dört beş ay önce Manisa’da bir araya geldik ondan önce Alaşehir’de, Turgutlu’da, Keşan’da Aydın’da da çiftçiler alanlardaydı.bugün Kırkağaç’tayız hükümetlerin tarım politikaları değişiyorsa biz çiftçilerde değişiyoruz. Hükümeti uyarıyoruz. Ya DTÖ’nün IMF’nin ve Dünya Bankasının dediklerini yapacaklar ya bizim sesimize kulak verecekler.’’ Dedi.