Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt



+ ...:::Selendi Forum:::... » HABER BÖLÜMÜ » Selendiden haberler
 20 Mart 2006 Pazartesi Gazetesi


Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: 20 Mart 2006 Pazartesi Gazetesi  (Okunma Sayısı 1070 defa) Seçenekler Arama
« : Mart 21, 2006, 11:45:38 ÖÖ »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


20 Mart 2006 Pazartesi Gazetesi

Logged
Sponsored
Links
*****
Offline Offline

Links: 1


View Profile
Re: 20 Mart 2006 Pazartesi Gazetesi
« Posted on: Mayıs 18, 2012, 08:08:26 ÖS »

Logged
« Yanıtla #1 : Mart 21, 2006, 11:49:24 ÖÖ »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


Kahramanlık Destanı’nın yazıldığı tarih




Birinci Dünya Savaşı içinde ayrı bir özelliği olan, tarihin kaderini değiştiren, yaşamak hakkına şerefi ile ulaşan bir milletin kahramanlık destanının yazıldığı tarihin, Çanakkale Deniz Zaferi'nin 91. yıldönümü tüm yurt genelinde olduğu gibi, ilçemiz Selendi’de de düzenlenen bir törenle kutladı.  

Yersiz bir gururun Karanlık Liman'da boğuluşunun tarihlere kaydedildiği gün olan 18 Mart 1915 günü, Çanakkale Savaşları’nda kazanılan Deniz Zaferi’nin önemli bir yeri vardır. Geçtiğimiz cumartesi günü Hükümet Konağı önünde düzenlenen kutlama programına; İlçe Kaymakamı Metin Maytalman, Garnizon Komutanı Ekrem Kaynar, Belediye Başkanı Mürsel Uçan, Cumhuriyet Başsavcısı Barbaros Arslan, siyasi parti başkanları, oda başkanları, daire amirleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Çelenk sunumu ile başlayan, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden kutlama programında günün anlam ve önemini belirten konuşmayı İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan Jandarma Üst Çvş. Salih Akgün yaptı. Akgün, yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi, “Türkler Tarihte adından söz ettiren ilk Türk Devleti olan Hunlardan Türk adını kullanan ilk devlet olan Göktürkler’den başlayarak, tarihsel süreç içerisinde sürekli olarak, yurt saydıkları toprakları korumak, hür ve bağımsız yaşamak için mücadele etmişler, savaşmışlar ve bu uğurda ölmeyi büyük onur olarak kabul etmişlerdir. 840 yılında Doğu ve Batı Kürkistan’da egemenlik kuran Karahanlılar’ın İslam  dinini benimsemesinden itibaren bütün Türk Devletleri, Dinimizce kutsal sayılan, vatan müdafası, şan, şeref ve namuslarını korumak için düşmanla savaşmayı ve bu uğurda gerektiğinde ölmeyi, ölenlerin şehit sayılacağını inancıyla kutsal bir mücadele haline dönüştürmüşlerdir. Yurdumun semalarında, denizlerinde, Malazgirt’te, Kosova’da, Niğbolu’da, Yemen’de, Galiçya, Kafkasya, Sarıkamış, Çanakkale, Kocatepe, Kore, Kıbrıs, Irak, Hakkari, Van, Şırnak’da dağ başında, bir köyde şehit o lanlar hep aynı ruh, aynı inançla mücadele etmişlerdir. Vatan aşkı her Türk’ün en büyük tutkusudur. Her Türk evladı vatan sevgisini her şeyin üstünde tutarak, bu uğurda gerektiğinde canını seve seve vermekten kaçınmaz. Bilir ki bunun sonunda şehitlik mertebesi vardır. Bu mertebeye ulaşmak her Türk için ulaşılabilecek en büyük rütbe ve kazanılan en büyük şereftir. Çanakkale Muharebeleri, Türk tarihinde en fazla şehit verdiğimiz ve düşmana ‘ÇANAKKALE GEÇİLMEZ’ dedirten, Türk vatanının parçalanamayacağının tüm dünyaya haykırıldığı gündür. Bu nedenle Yüce Meclisimiz 22 Haziran 2002 gün ve 4768 sayılı yasa ile 18 Mart tarihini Şehitler Günü olarak kabul etmiştir. Anadolu’nun neresine bakarsanız bakın, şehit ve gazilerimiz ile ilgili manevi izler, hatıralar, eserler görürsünüz. Ecdadımız, fedakarlık ve kahramanlık konusunda o kadar haklı bir şöhret yapmıştır ki, tarihin her sayfası ibret alınacak dersler ile doludur. Bu kadar bir kompozisyonu iki gerçeğe borçluyuz. Birincisi; Türk Milleti’nin özünde bulunan kahramanlık cevheri. İkincisi; bu cevheri bulup getiren, ölürsem şehit, kalırsam gazi inanışı ve bu inancı sağlayan terbiye sistemidir. Şurası unutulmamalıdır ki savaşı; araç gereç ve silah değil, bunları kullanan insan kazanır. Aziz Şehitlerimiz; yazdığınız destanlar ve isimleriniz hiçbir zaman unutulmayacaktır. Birlik ve bütünlüğümüz, yurt sevgimizin, bağımsızlık ve özgürlüğümüzün ölümsüzleşen değerleri olan sizler her zaman kalbimizde yaşayacaksınız. Türk vatanının kutsallığını, Türk Milleti’nin ve Türk milleti’nin Bayrağı’nın şanını canından üstün tutan şehitlerimiz, ne mutlu size ki en kutsal emanetinizi aldığınız gibi lekesiz ve tertemiz sahibine ulaştırdınız. Bizlere bırakmış olduğunuz kutsal emanet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, sizlerden aldığımız güç, inanç ve özveri ile Atatürk İlke ve Devrimleri doğrultusunda, gözümüzü kırpmadan canımızı feda ederek, sonsuza kadar koruma ve yaşatma azim ve kararlılığında olduğumuzu bir kez daha teyid ediyoruz. Ülkemi bölmek, parçalamak isteyen, milletimin huzuruna göz diken hainler, hangi maskeyi takarsanız takın, artık hainliğinizi gizleyemiyorsunuz. Bir elinizde yıldırım, diğer elinizde tufan taşısanız, denizleri taşırıp üzerimize akıtsanız, güneşi yaklaştırıp dünyayı kavunsanız dahi, şehitlerimizden aldığımız kuvvetle karşınızda daima bizi bulacaksınız. Her zaman olduğu gibi kanımızla boğulacak, ateşimizle yanacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin özgürlük ve bağımsızlığı için tüm yaşamını adamış, Ulu Önder ve Baş Komutanımız Mustafa Kemal, Atatürk’ün bize emanet ettiği bu toprakları onun ilkelerini, nesilden nesile aktaracak ve inkılaplarını sonsuza dek yaşatacağız. Bu duygu ve düşünceler içinde, görevini layıkıyla yapmış olmanın haklı gururu içerisinde gönüllerimizde ve kabirlerinde sessiz ve huzur içinde yatan siz aziz şehitlerimizi rahmet ve nimetle anar, yakınlarına sabır dilerim. Ruhları şad olsun.”
Tören sunuculuğunu Üçeylül İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Şeref Koçyiğit’in yaptığı 18 Mart Şehitleri Anma Günü Programında günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından öğrenciler tarafından şiir okundu. Atatürk Anıtı önündeki programın tamamlanmasının ardından, Şehit ailelerine ve törene katılanlara İlçe Jandarma Komutanlığı’nda ikram ve çay servisi yapıldı. Ayrıca Törene katılan Şehit Jandarma Er Kemal Davulcu’nun babası Hüseyin Davulcu’ya İlçe Kaymakamı Metin Maytalman tarafından hediye verildi.
Logged
« Yanıtla #2 : Mart 21, 2006, 11:51:53 ÖÖ »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


Tütüncü çaresiz

Tütüncü çaresiz…

Selendili tütün üreticileri geçen yılki mahsullerini Selendi Yaprak Tütün İşletmesi’ne teslim etmeye başladılar. Öte yandan kota fazlası tütünlerle ilgili olarak bir açıklama yapan Yaprak Tütün İşletmesi Müdürü Ünal, kota fazlasını ancak %10’a kadar alabileceklerini söyledi.

 
Selendi Yaprak Tütün İşletmesi Müdürü Ünal, merkez ve köylerde bulunan muhtarlarla biraya gelerek, tütün alım işlemine neredene başlanacağı konusunda kura çektiklerini belirterek, “Selendi ve köylerinin tütün teslimatları kısa bir zaman sonra bitecek. Üreticilerimizin de en geç 1 ay içinde 2005 dönemine ait tütün paralarının dağıtımına başlanacaktır. Diğer taraftan üreticilerin sürekli olarak sordukları kota fazlası tütünler şuan itibari ile alınmayacak. Kota fazlası %10’u geçmeyenlerin ise işletme tarafından alınacaktır” dedi.
Logged
« Yanıtla #3 : Mart 21, 2006, 12:01:44 ÖS »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


Hastanemiz güzelleşiyor



Selendi Devlet Hastanesi Başhekimliğine yaklaşık 8 ay önce getirilen Serkan Aslanalp, yapmış olduğu başarılı çalışmalar nedeniyle taktirle karşılanıyor. Öncelikle Acil Servis’i ele alan Aslanalp, Acil Servis’teki yatak sayısını 4’den 12’ye çıkardı. Hastane içerisinde de bakım ve onarım çalışması yapıldığını dile getiren Başhekim Aslanalp, “Her şey daha sağlıklı bir sağlık hizmeti verebilmek içindir.” dedi.
 
ÖNCE ACİL SERVİS DÜZENLENDİ
Selendi Devlet Hastanesi’ne başhekim olarak atandıktan sonra hastane içerisinde ve çevresinde değişiklikler yapan Hastane Başhekimi Serkan Aslanalp, “Hastanemizin Acil Servisi’nde büyük bir değişiklik yaptık. Pansuman ve iğne odasını muayene odası olarak düzenledik. Daha önce Acil Servis’te hastalar muayene olurken rahatsız oluyorlardı. Şimdi ise özel muayene odası var. Ayrıca Acil Servimizdeki yetersiz olarak yatak sayısını da 4’den 12’ye çıkardık. Böylelikle acil durumlarda müşahade altına alınan hastalarımıza daha  rahat hizmet verebileceğiz.” dedi.
ANABİNA TADİLATTAN GEÇİRİLDİ
Eski bir görünüme sahip olan ana binada büyük çaplı bakım ve onarım çalışması yaptırdıklarını dile getiren Başhekim Aslanalp, “Hastanemizde yaptırdığımız büyük çaplı bakım ve onarım çerçevesinde yerlere fayans döşendi. Duvarlar alçı saten boya ile boyandı. Pencereler PVC oldu. Son yapılan çalışmalarla hastanemiz daha temiz, modern ve içaçıcı bir görünüm kazandı.” şeklinde konuştu.
LABORATUVAR ZENGİNLEŞTİRİLDİ
Devlet Hastanesi laboratuarına kazandırılan yeni cihazlar sayesinde; hemogram, biokimya, serolojik vb testlerinde artık ilçemizde yapılmakta olduğunu kaydeden Başhekim Aslanalp, “Ayrıca her doktorumuza bir poliklinik odası tahsis ettik. Bunun yanı sıra Hastanemize de bir de hasta kayıt odası yaptık. İki bilgisayarın yer aldığı odada hastalarımız kayıt yaptırmak için uzun süre beklemeyecekler. Hem zamandan kazanmış, hem de görünüm olarak güzel bir görünüme kavuşturulmuş oldu.” dedi.
ÇEVRE DÜZENLEMESİ YAPILACAK
Son olarak çevre görünümünde de değişiklik yapacaklarını dile getiren Hastane Başhekimi Serkan Aslanalp, “Hastanemizin bahçe düzenlemesinin yapılabilmesi için istediğimiz 50 bin YTL ödenek çıkartıldı. Önümüzdeki haftalarda ihalesi gerçekleştirildikten sonra bahçe ve çevre düzenlemesine başlanacak. Yaz sezonunda tamamlanacak olan bahçe düzenlemesi sayesinde; bahçemizde havuz, otopark, oturma grupları ve ağaçlandırma çalışmaları yapılacak.” şeklinde konuştu.
Logged
« Yanıtla #4 : Mart 21, 2006, 12:08:01 ÖS »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


Yılmaz, “Çanakkale Geçilmez,böyle bir Millet bölünmez”

Selendi Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Yılmaz, bu yıl 91. yıldönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.


91.’sini kutladığımız Çanakkale Zaferi ile ilgili olarak gazetemize bir basın açıklaması yapan Selendi Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Yılmaz, şunları dile getirdi, “Bu hafta Çanakkale Zaferi’nin 91. yıldönümü idi. Çanakkale nezdinde Türk topraklarına saldıranların öncelikli amacı, Boğaz’ı geçip İstanbul’u işgal etmekti. Winston Churchill savaş öncesi yaptıkları bir toplantıda Çanakkale üzerine yapılacak seferi ikinci bir Truva Savaşı’na benzetmiş, eski Yunan medeniyet ve kültürünün tek temsilcisi olan İngiltere’nin, barbar Türkleri Anadolu’dan atacağını, hatta Orta Asya’ya kadar süreceğini iddia etmişti. 18 Mart günü Boğaz’a ilk giren savaş gemisi eski Yunan kültürünün temsilcisi sayılan İngilizlerin Queen Elizabeth gemisi oldu. Hemen arkasında, Truva Savaşı’nı çıkaran Yunan Kralı Agamemnon’un adını taşıyan gemi vardı. İlginç olan ise, savaş alanından kaçan ilk geminin de bu olmasıdır.  l915 “Çanakkale Zaferi”nin 91. yıldönümü ve “Şehitleri Anma Günü”. Sebebiyle Selendi Ülkü Ocakları olarak biz de Merkez Yenicami de Bütün şehitlerimizin ruhuna mevlid-i Şerif okuttuk. Allah (c.c.) kabul etsin. Katılanlardan da  razı olsun.  Mart ayının diğer önemli bir olayı da Büyük Vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un mısralarında can bulup bütün Türk  Milleti’nin yüreğinde ses bulan İstiklal Marşımızın kabulünün 85. yıl dönümü olmasıdır. Bu vesile ile de İstiklal Marşımızın kabulünün 85. yıldönümünü kutluyorum. Ve ayrıca Her yıl Mart’ın 21’in de kutlanan nevruz bayramı ile de ilgili bir iki şey söylemek de fayda var. Nevruz geleneği ne Sünnilikle, ne Alevilikle, ne Bektaşilikle doğrudan doğuş bağlantısı olmayan, İslâmiyetten çok öncelere giden bir gelenektir. Yani bir dinin veya mezhebin bayramı değildir. Bu yüzden de herhangi bir şekilde bir mezhep adına, bir din adına, bir etnik menşe adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştır. Tarihin ve kültürün bütün gerçeklerine aykırıdır. 1990 yılında bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri'nde Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan ile Rusya Federasyonu bünyesindeki Tataristan 21 Mart Ergenekon/Nevruz Bayramı'nı "Milli Bayram" olarak ilan etmişlerdir. Bu günün coşkuyla kutlanmasına büyük önem vermektedirler. Türk kültüründen kaynaklanan Ergenekon/Nevruz bayramı, her yönüyle Türk gelenek ve görenekleriyle zenginleşmiş ananevi ve temeli beş bin yıllık Türk tarihine dayalı milli bir bayramdır. Türkiye'de de 1991 yılında Türk Dünyası ile birlikte ortak bir gün olarak resmi tatil olmaksızın bayram ilan edilmiştir. Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak "ortak kültür ocağı"nda binlerce ruhu ısıtacaktır. Avrasya’nın, Türk âleminin Nevruz toyu kutlu olsun, Nevruz gülleri geleceğe umutlar taşısın.”
« Son Düzenleme: Mart 21, 2006, 02:24:45 ÖS Gönderen: yılmaztuna » Logged
« Yanıtla #5 : Mart 21, 2006, 02:27:51 ÖS »
yılmaztuna
haberci
Üye Bilgileri Selendili
****

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 435


Çanakkale Sergisi düzenlendi



Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Belediye Saray Düğün Salonu’nda Selendi Çok Programlı Lisesi tarafından Çanakkale Sergisi düzenlendi.



 
Selendi Çok Program Lisesi öğretmenlerinden Sedat Atlaş, Ramazan Yılmaz, Serdar Arslan, Hülya Kılınç ve resim öğretmeni serdar Akar’ın organize ettiği kutlama programı İstiklal Marşı’nın okunması ve Çanakkale şehitlerine saygı duruşu ile başladı. Ramazan Yılmaz’ın yapmış olduğu açılış konuşması dinleyicilerine duygulu anlar yaşattı. Etkinlikler öğrencilerin şiir okuması ile devam etti. M. Akif Ersoy’un Kronolojisi anlatıldı ve resim sergisi düzenlendi.  Selendi Çok programı lisesi Tarih Kulübü ve Kültür Kulübü’nün ortaklaşa düzenlediği kutlamalar, görsel olarak ta sinevizyonla desteklendi.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Powered by sincX Solutions